Kolombiya'da uyuşturucu kartelleri tecrit ilan etti: Uymayanlar öldürülüyor

Yoksul ve suç oranı yüksek bir Kolombiya şehri olan Tumaco'da silahlı gruplar halkın balıkçılık yapmasını yasakladı (AP)
Yoksul ve suç oranı yüksek bir Kolombiya şehri olan Tumaco'da silahlı gruplar halkın balıkçılık yapmasını yasakladı (AP)
TT

Kolombiya'da uyuşturucu kartelleri tecrit ilan etti: Uymayanlar öldürülüyor

Yoksul ve suç oranı yüksek bir Kolombiya şehri olan Tumaco'da silahlı gruplar halkın balıkçılık yapmasını yasakladı (AP)
Yoksul ve suç oranı yüksek bir Kolombiya şehri olan Tumaco'da silahlı gruplar halkın balıkçılık yapmasını yasakladı (AP)

Kolombiya'da uyuşturucu kartelleri ve diğer silahlı gruplar kendi koronavirüs tecritlerini uyguluyor ve buna uymayan sivilleri öldürüyor. İddia, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) yeni raporundan.
Asscoiated Press'in aktardığına göre, son aylarda bu grupların kısıtlamalarına karşı çıkan ya da dikkate almayan en az 9 kişi öldürüldü.
Bunlardan biri 8 Haziran'da Putumayo eyaletindeki San Miguel kasabasında öldürülen halk lideri ve aktivist Edison Leon Perez'di. Perez, aşırı sağ paramiliter örgütlerle bağlantılı La Mafia adlı bir uyuştucu çetesinin uyguladığı tecrit önlemlerine karşı hükümete çağrı yapmasından sonra öldürüldü.
Bir diğer vakadaysa bir cep telefonu tamircisinde alkol alarak tecrit önlemlerini ihlal ettikleri için iki Venezuelalı işçi öldürüldü.

32 eyaletin 11'inde silahlı gruplar tecrit önlemleri uyguluyor
HRW raporuna göre yasadışı silahlı gruplar ülkedeki 32 eyaletin en az 11'inde Kovid-19'un yayılmasını önlemek için kendi tecrit uygulamalarını zorla hayata geçirdi. Bu bölgelerde yaşayan kişilere WhatsApp mesajları ya da broşürler yoluyla uyarılar gönderildi.
HRW Amerika Kıtası Direktörü José Miguel Vivanco pandemiyi halk üzerindeki kontrülünü sıkılaştırmak için kullanan ve çoğunlukla kırsal bölgelerde faaliyet gösteren bu gruplar arasında uyuşturucu çetelerinin yanı sıra hükümetle yaptığı barış anlaşması sonrası dağılan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nden (FARC) ayrılan ve silah bırakmayı reddeden gruplar, Ulusal kurtuluş Ordusu (ELN) ve sağcı paramiliter gruplar olduğunu söyledi.
Independent Türkçe'nin haberine göre, ülkenin kuzeyinde ELN'nin bu yıl yayımladığı bir broşürde, "savaşlarının hayat kurtarmak için bazı kişileri öldürmesiye mecbur kaldığının" söylendiği ve sadece gıda satan yerler, fırın ve eczanelerin çalışmasına izin verdiği uyarısının yer aldığı açıklandı.
Raporda Büyük Okyanus kıyısındaki Tumaco şehrinde çetelerin şehir sakinlerinin balıkçılık yapmasını yasakladığı, hükümetin ülke genelinde uyguladığı tecrit şarlarından daha ağır sokağa çıkma yasakları ilan ettiği belirtildi.
Raporda konuşan insani yardım çalışanları ülke genelinde çetelerin insanların hasta olsalar dahi evden çıkmalarına izin vermediğini söyledi. Cauca ve Guaviare bölgelerinde silahlı grupların kısıtlamaları ihlal eden kişilerin motosikletlerini yaktığı söylendi.
HRW, raporda Kolombiya hükümetini sivillerin korumaya ve onların sağlık hizmeti, gıda ve içme suyuna erişimini  garanti altına almaya çağırdı.
Vivanco" Bu bozuk toplumsal kontrol hükümetin uzun süredir ülkenin ücra bölgelerinde anlamlı bir devlet varlığı göstermesinde başarısızlığını yansıtıyor" dedi.



Küba Amerika Birleşik Devletleri ile "diyaloğa hazır" ancak "baskı olmadan"

Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
TT

Küba Amerika Birleşik Devletleri ile "diyaloğa hazır" ancak "baskı olmadan"

Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)
Küba'da yakıt krizi nedeniyle bir benzin istasyonunda araç kuyruğu oluştu (Reuters)

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile "diyaloğa hazır" olduğunu, ancak Washington'dan "baskı olmadan" görüşme yapılması gerektiğini belirtti. ABD, komünist adaya yönelik tehditlerini artırmıştı.

Ulusal televizyonda dün yayınlanan basın toplantısında Díaz-Canel, "Küba, ABD ile diyaloga hazır; görüşmek istediğimiz her konuda diyaloga hazırız. Şartlar neler? Baskı olmadan, ön koşulsuz" dedi. Görüşmelerin "eşit şartlarda, egemenliğimize, bağımsızlığımıza ve kendi kaderimizi tayin etme hakkımıza saygı gösterilerek" ve "iç işlerimize müdahale edilmeden" yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, son aylarda komünist yönetim altındaki Küba'yı defalarca tehdit ederek petrol tedarikini kesme tehdidinde bulundu ve adanın "çöküşün eşiğinde" olduğu konusunda uyardı. Küba, ekonomik bir krizle boğuşuyor. ABD ordusu sosyalist başkanı Nicolas Maduro'yu geçen ay devirene kadar, yıllardır Venezuela'dan gelen petrol tedarikine bağımlıydı.

ABD başkanı, o zamandan beri ülkesinin Venezuela'nın petrolünü kontrol ettiğini iddia ederek Küba'ya petrol tedarikini kesmek ve yardım etmeye çalışan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti. Bu baskı taktikleri, Küba'yı karanlığa sürüklemekle tehdit ederken, elektrik santralleri yakıt kıtlığı nedeniyle üretim yapmakta zorlanıyor.

Ülkenin doğusunda yüz binlerce kişi, dün şebeke arızası nedeniyle saatlerce elektriksiz kaldı.

Diaz-Canel, ülkesinin "ciddi bir yakıt kıtlığı" durumuyla karşı karşıya kalırken, hâlâ isimsiz dostları olduğunu vurguladı. "Yaptığımız her şeyi kamuoyuna açıklayamayız, ancak Küba yalnız değil" ifadelerini kullandı.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bu hafta, ülkesinin Küba'ya ham petrol sevkiyatının yeniden başlamasını sağlamak için mevcut tüm diplomatik kanalları kullandığını, ancak ABD'nin cezalandırıcı gümrük vergilerine maruz kalma riskini göze almayacağını ifade etti.

Diaz-Canel, Küba'nın karşı karşıya kaldığı baskıların, daha çevre dostu enerji kaynaklarına yönelme ve başkalarına olan bağımlılığını azaltma çabalarının önemini vurguladığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı yakın zamanda yayınlanan resmi verilere dayanarak yaptığı analize göre, ada geçen yıl elektrik ihtiyacının sadece yarısını karşılayabiliyor. Havana bunu, gıda ve ilaç tedarikini de etkileyen katı ABD yaptırımlarına bağlıyor.

Ancak, ülke ekonomisinin kötü yönetimi ve COVID-19 pandemisinin ardından turizmin çökmesi, ada sakinlerinin çektiği acıları daha da artırdı. Trump, Küba yönetimiyle "bir anlaşma yapmak" istediğini defalarca dile getirdi, ancak bu anlaşmanın ne olacağını belirtmedi.


Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
TT

Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)

Bölgede artan askeri teyakkuz ve yaklaşan savaş tehdidi ortamında, İran ve Amerikan yetkilileri bugün Umman'ın başkenti Maskat'ta niyetleri değerlendirmek amacıyla görüşmeler yapıyor.

Washington, Tahran'ın füze programını ve bölgesel rolünü görüşmelere dahil etmeyi amaçlarken, Tahran ise görüşmeleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor. Tahran, zenginleştirme ve füze yeteneklerinin dokunulmaz kırmızı çizgiler olduğunu savunuyor.

ABD elçisi Steve Wittkoff, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den önce Maskat'a geldi; bu sırada birçok bölgesel ülke, gerginliğin artmasını ve savaşı önlemek için temas ve çabalarını yoğunlaştırdı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran liderliğinin mali hamlelerinin Tahran'da "sonun" yaklaştığını gösterdiğini söylerken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran ile müzakerelerin, ABD'nin Yüksek Lider Ali Hamaney ile doğrudan temasının olmaması nedeniyle karmaşıklaştığını ifade etti.

İran, Hürremşehr-4 füzelerinin konuşlandırıldığını duyururken, İran askeri sözcüsü ABD üslerine erişimin "kolay" olduğunu ve bunun da üslerin "zaafiyetini" artırdığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, üst düzey bir savunma komitesinin başına atandı.

İsrail'de Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Tahran'ın savaşa girmesi durumunda ordunun sürpriz saldırılara hazır olduğunu ifade etti.


Davos Forumu, başkanının Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini araştırıyor

Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
TT

Davos Forumu, başkanının Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini araştırıyor

Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Davos Forumu Başkanı ve CEO'su Borge Brende, forumun arifesinde düzenlenen basın toplantısında (EPA)

Her yıl Davos zirvesini düzenleyen Dünya Ekonomik Forumu, dün yaptığı açıklamada, genel başkanının hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan ilişkisini soruşturacağını duyurdu.

Eski Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende (60), 2017'den beri Dünya Ekonomik Forumu'nun başkanlığını yürütüyor. Forum, dünyanın en zengin ve etkili insanlarının İsviçre'nin Davos kentindeki yıllık buluşmasını düzenliyor.

Dünya Ekonomik Forumu, yaptığı açıklamada, "CEO'su Borge Brende'nin Jeffrey Epstein ile üç iş yemeğine katılması ve ardından e-posta ve kısa mesaj yoluyla yaptığı yazışmalarla ilgili son ortaya çıkan bilgileri açıklığa kavuşturmayı amaçladığını" belirtti.

Açıklamada ayrıca, bu durum ışığında, "yönetim kurulunun denetim ve risk komitesinden konuyu incelemesini istediği ve komitenin bağımsız bir inceleme başlatmaya karar verdiği" ifade edildi.

Forum, Brende'nin inceleme sürecine katılmadan görevine devam edeceğini belirtti.

Brende'nin adı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen hafta yayınlanan Epstein ile ilgili milyonlarca yeni belgede 60'tan fazla kez geçti.

Dosyalarda adının geçmesi, mutlaka herhangi bir suç işlediği anlamına gelmez.

Epstein, 2019'da hapishane hücresinde intihar etmeden önce cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarına muhataptı.

Brende yaptığı açıklamada, 2018'de New York'a yaptığı bir ziyaret sırasında eski Norveç Başbakan Yardımcısı Terje Rod-Larsen'den, diğer bazı liderlerin yanı sıra "kendisine Amerikalı bir yatırımcı olarak tanıtılan Jeffrey Epstein" ile birlikte bir akşam yemeğine katılma daveti aldığını söyledi.

"Ertesi yıl, diğer diplomatlar ve iş insanlarıyla birlikte Epstein'le benzer iki akşam yemeğine katıldım. Bu akşam yemekleri ve birkaç e-posta ve kısa mesaj, onunla olan etkileşimlerimin tamamını oluşturdu" ifadelerini kullandı.

"Epstein'in geçmişinden ve suç faaliyetlerinden tam olarak haberdar değildim," diye devam ederek sözlerine şöyle sürdürdü: "Eğer bilseydim, ilk akşam yemeği davetini ve daha sonraki tüm davetleri veya temasları reddederdim."