BMGK, Husilere uzmanların Safer tankerine erişim izni vermesi için çağrı yaptı

Safer petrol tankeri.  (SABA arşiv)
Safer petrol tankeri.  (SABA arşiv)
TT

BMGK, Husilere uzmanların Safer tankerine erişim izni vermesi için çağrı yaptı

Safer petrol tankeri.  (SABA arşiv)
Safer petrol tankeri.  (SABA arşiv)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Husilere yaptığı çağrıda mümkün olan en kısa sürede Safer petrol tankerine erişim izni verilmesini’ istedi. BMGK, tankerin çevresel felaketlere yol açabilecek bir saatli bombaya dönüştüğüne dikkat çekti. ABD ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere birçok ülke, Kızıldeniz’de meydana gelebilecek bir petrol sızıntısından İran destekli grubun sorumlu olacağını bildirdiler.
BMGK üyeleri, video konferans aracıyla düzenlenen bir toplantı sonrasında yaklaşık 5 yıldır Yemen’deki Ras İsa Limanı’nda bulunan tankere ilişkin kararı oybirliğiyle aldı. Üyeler, tankerin patlama ihtimalinin Kızıldeniz’deki tüm ülkeler için ciddi bir tehdit olduğunu belirttiler.
BMGK’nın temmuz ayı başkanlığını yürüten Alman Temsilci Christoph Heusgen’e göre BMGK üyeleri, ‘tankerin sızdırma veya patlama riskinin artması, Yemen ve komşuları için çevresel, ekonomik ve insani bir felakete yol açma’ ihtimali dolayısıyla endişelerini dile getirdiler. Yemen hükümetinin daveti sonrasında, İngiltere’nin talebi üzerine düzenlenen toplantıya Yemen Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hadrami, Suudi Arabistan’ın BM Daimi Temsilcisi Abdullah bin Yahya el-Muallemi ve Mısırlı mevkidaşı Muhammed İdris de katılı.
İnsani ve Acil Durum Yardımlarından Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock mayıs ayında, Safer tankerinin kendilerini büyük bir çevresel felakete yakınlaştırdığını bildirmişti.
Lowcock geçen hafta yaptığı açıklamada da “Husi yetkilileri, uzun zamandır planlanan bir adım olarak BM misyonunun depoya girişlerini kabul edeceklerini yazılı olarak onayladı” dedi. İlerleyen haftalarda bu adımın atılacağını söyleyen Lowcock, BM’nin geçen yıl ağustos ayında benzer güvenceler alındığını, bir ekip oluşturulduğunu ve ekipmanlar sağlandığını belirtti. “Ancak Husiler bu adımı depoya gitmeden bir gece önce iptal etti” dedi.
Yemen hükümeti, değerlendirme hususunda uzlaşı sağlarken Safer tankerine ulaşmak için çaba sarf ettiklerini duyurdu.
Mark Lowcock, deniz suyunun makine dairesine sızmasının tankerin zarar görmesine ve batmasına yol açacağına dair uyarıda bulunurken bu durumun daha fazla sızıntıya sebebiyet vereceğini söyledi. Yapılan açıklamalar tankerin 1,1 milyon varillik petrol içerdiği yönünde.
Lowcock açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Hudeyde Limanı olası bir petrol sızıntısında haftalarca veya muhtemelen birkaç ay boyunca kapalı kalabilir. Şu anda Sana, Saada, İb ve kıyıdan uzak diğer bölgelerdeki yoksul vatandaşlar da dahil milyonlarca Yemenli çifte acı yaşıyor.”
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Direktörü Inger Andersen, olası bir petrol sızıntısının etkisinin Cibuti, Eritre ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Kızıldeniz’e komşu tüm ülkelere de hızla yayılacağı uyarısında bulundu.
Andersen konuya dair şunları söyledi:
“Olası bir sızıntı, Kızıldeniz’deki tüm balıkları etkileyecektir. Her yıl Bab-ul Mendeb’den geçen 20 binden fazla geminin hareketlerini de etkileyecek ve bu da dünyanın en yoğun ticaret yollarından birinde felce neden olacaktır. Zaman azalıyor. Çevresel, ekonomik ve insani bir felaketi önlemek için koordineli bir şekilde hareket etmek zorundayız.”
Suudi Arabistan’ın BM Daimi Temsilcisi Abdullah el-Muallemi, BMGK’ya ‘bölgenin güvenliğini sağlamak için birincil sorumluluğu üstlenme’ çağrısı yaptı. Muallemi, olası bir sızıntıdan yayılan zehirli gazların ve kara bulutların Yemen ve Suudi Arabistan’ın tarım arazilerine ve çiftliklere zarar vereceği uyarısında bulundu. Abdullah el-Muallemi, bu durumun da zarar gören bölgelerde büyük göçlere neden olacağını kaydetti.
Suudi Arabistan’ın, bu durumun sorumlusu olan Husilerin eylemlerini kınadığını belirten Muallemi, BMGK’ya da farkında olma, durumla başa çıkmak için güçlü ve belirleyici tedbirler ilan etme çağrısı yaptı.
Abdullah el-Muallemi, Safer tankerinin Yemen’i, dünyayı ve uluslararası seferleri tehdit ettiğini belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Husiler, herkesi büyük bir felaketle tehdit eden Safer tankeri meselesiyle dünyaya şantaj yapıyor. Safer’in deposundan olası bir sızıntının yol açacağı büyük riskler, hayatın birçok yönünü etkileyecektir. Onarılması yıllar alacak bir felakete yol açacaktır.”
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft da Husilerin Safer tankerini saatli bir bombaya dönüştürdüğünü belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir sızıntı meydana gelirse veya daha da kötüsü patlama yaşanırsa felaketin sorumlusu Husiler olacaktır. Tankeri, siyasi ve ekonomik etkilerini artırmak için bir pazarlık kartı olarak kullanıyorlar.”
İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Yardımcısı Jonathan Allen da Husilere, BM uzmanlarına tankerlere erişim izin verme çağrısı yaptı. Allen, “Bu kötü durum, şu an Kızıldeniz’e milyonlarca litre petrol sızıntısı olabileceği anlamına geliyor” diyerek Kızıldeniz’de bin 200’den fazla balık türü bulunduğuna dikkat çekti.
Yemen Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hadrami de bu yıkıcı felaketin çözümünün, BM ekibine petrol tankerine erişim izni verilmesinden geçtiğini söyledi. Hadrami sözlerini şöyle sürdürdü:
“Husi milislerin zaman içinde Safer tankerinin bizim ve uluslararası toplum için ne kadar önemli olduğunu anladıklarının farkındayız. Nihayetinde bunu barış süreci müzakerelerinde baskı kartı olarak kullanmaya karar verdiler.”
Hadrami, Kızıldeniz’e bir milyondan fazla ham petrolün sızmasının Yemen’de hayati öneme sahip limanın aylarca kapatılmasına ve milyonlarca insanın zehirli gaza maruz kalmasına yol açacak bir felakete neden olacağını belirtti. Bu felaketin korkutucu sonuçlarından kaçınmak için herkese harekete geçme çağrısında bulundu.
Mısır’ın BM Temsilcisi Muhammed İdris de ülkesinin, ilgili BMGK kararları doğrultusunda meşruiyet ve istikrarı geri kazanmaya katkıda bulunacak şekilde çatışmanın barışçıl yollarla çözülmesi için kapsamlı bir siyasi çözüm çağrısında bulunmaya devam ettiğini vurguladı.



Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte, ‘Beşli Komite’deki büyükelçilerin 10 Mayıs'ta yapılması planlanan meclis seçimlerinin ertelenmesinden yana olduklarını belirterek “Onlara bunu reddettiğimi ve (Beşli Komite'den) diğer büyükelçilere de teknik olarak parlamento seçimlerinin ertelenmesini veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasını desteklemediğimi bildirdim” dedi.

Berri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin teknik nedenlerle ertelenmesi veya uzatılması konusunda beni kişisel olarak suçlamaya çalışanları engellemek için seçimlere ilk aday olan bendim. Bu yüzden hem ülke içinde hem de dışında ilgili kişilere, son dakikaya kadar bu konuyu takip edeceğime dair bir mesaj vermek istedim.”

 (Lübnan'ın doğusunda) Bekaa Vadisi’nin orta kesimlerindeki ve kuzeyindeki beldeleri hedef alan İsrail saldırılara değinen Berri, tüm bunları ‘Lübnan'ı Tel Aviv'in koşullarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan yeni bir savaş’ olarak nitelendirdi.


DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
TT

DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, DEAŞ’ın açıklamasından birkaç saat sonra, Rakka'nın kuzey kırsalında kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda bir askerin ve bir sivilin öldüğünü duyurdu.

DEAŞ tarafından yapılan açıklamada, Suriyeli yetkililere karşı ‘yeni bir saldırı aşaması’ başlatıldığı duyuruldu. Suriye'nin doğusunda düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ, terör eylemlerini artırdı.

DEAŞ, cumartesi günü geç saatlerde yayınlanan bir sesli mesajda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya saldırarak, onun kaderinin de devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kaderine benzeyeceğini öne sürdü. Mesajda, dünyanın dört bir yanındaki DEAŞ destekçilerini önceki yıllarda yaptıkları gibi Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı çağrısı yapıldı.


İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.