Filistinlilerden harita uygulamalarından Filistin’i silen Google ve Apple’a tepki

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki (Arşiv- Reuters)
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki (Arşiv- Reuters)
TT

Filistinlilerden harita uygulamalarından Filistin’i silen Google ve Apple’a tepki

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki (Arşiv- Reuters)
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki (Arşiv- Reuters)

Filistinliler, iki ABD şirketi Google ve Apple’ı harita uygulamalarından Filistin’i silmelerine tepki gösterdi ve iki şirketi İsrail'in tarafını tutmakla suçladılar.
Filistin resmi haber ajansı WAFA, Filistin davasının belgelenmiş tarihsel gerçeklerini gözardı etmesi nedeniyle Filistinlilerin “#FreePalestine” etiketi ile Google ve Apple’a karşı bir kampanya başlattığını bildirdi.
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, iki şirketi İsrail'in "baskı ve şantajına" boyun eğmekle suçlayarak, Filistin haritasının silinmesini protesto etmek için iki şirketin yönetimine resmi bir mesaj gönderdiğini açıkladı. Maliki, resmi Filistin radyosuna yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"İki şirketin harita uygulamalarında Filistin devletinin adının silinmesi bir uluslararası hukuk ihlalidir ve İsrail'in baskı ve şantajına boyun eğdiklerinin göstergesidir. Geri adım atmazlarsa onlara karşı dava açacağız. İki şirkete dava açmak için başvuracağımız uluslararası yasal organı belirlemek için çalışmalar yapılıyor. İki şirketin yetkilileri uluslararası hukuka aykırı olmakta ısrar ederse yargılanmaları kolay olacak.”
İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı İshak Sidr yaptığı açıklamada iki şirketin Filistin devletini haritalarından silme kararına cevaben Bakanlığın, Rusların veya Çinlilerin uygulamaları gibi Google’a alternatif bir arama motoru benimseme olasılığını görüştüklerini belirtti.
Sidr WAFA’ya yaptığı açıklamada, “Google ve Apple şirketinin Filistin Devleti'nin adını haritalarından silmesi işgalci İsrail’in tarafını tutmanın açık bir delili” değerlendirmesinde bulundu. Sidr, Bakanlığın, konuyla ilgilenmek için bazı Filistinli şirketlerin kullandığı hizmetler -veya sunucular aracılığıyla iki şirket üzerinde baskı yaratan birden fazla adım attığını belirtti.
Sidr, dava açmak gibi yasal adımların atılacağına dikkat çekerek "şirketlerin söz konusu kararının uluslararası yasaları ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal ettiğini ve bu çerçevede sistematik ve bilimsel olarak çalışma yapacak bir çalışma grubu ve kriz ekibi oluşturulacağını" belirtti.
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Google ve Apple’ı kınayarak, "Atılan adım, İsrail'in tarafını tutma ve tarihi gerçekleri inkardır" ifadelerini kullandı.
Açıklamasının devamında, Google ve Apple’ın gerçeği ve adaleti ihlal ettiğini belirten Kasım, “Bu adım İsrail’in işgaline karşı bir onay ve Filistin halkına karşı Amerikan ırkçılığının kanıtıdır” değerlendirme bulundu.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.