Filistin’de ön cepheden canlı yayın yapan mobil basın

Filistinli gazeteciler birçok zorluk ve tehlike ile karşı karşıya kalıyor. (Getty)
Filistinli gazeteciler birçok zorluk ve tehlike ile karşı karşıya kalıyor. (Getty)
TT

Filistin’de ön cepheden canlı yayın yapan mobil basın

Filistinli gazeteciler birçok zorluk ve tehlike ile karşı karşıya kalıyor. (Getty)
Filistinli gazeteciler birçok zorluk ve tehlike ile karşı karşıya kalıyor. (Getty)

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin doğusunda yaşayan gazeteci Hasan Eslayeh, iş hayatında gece ve gündüz arasındaki farkı bilmiyor. İsrail'in saldırıları veya ulusal eğlence ve toplumsal faaliyetler gibi çeşitli etkinlik yerlerine gitmeye 24 saat boyunca hazır olan Hasan, cep telefonunu aracılığıyla gittiği bölgelerden ses kaydediyor, fotoğraf ve videolar çekerek bunları düzenliyor. Ayrıca telefonundan yazdığı haberleri çalıştığı medya kurumlarına göndererek daha sonra haberlerini aktif olduğu Telegram, Instagram ve Facebook gibi çeşitli sosyal medya platformlarında, kendisini acil haberlerin "ilk kaynağı" olarak gören on binlerce takipçisiyle paylaşıyor. 
Hasan Eslayeh Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda yaşadığı deneyimle ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Cep telefonu çalışmamı çok daha kolay hale getirdi. Yaklaşık 6 yıl önce gazeteciliğim için tek bir araç olarak kullanmaya başladım. 2014’te Gazze'deki son savaşı, 2018'de başlayan geri dönüş yürüyüşlerini, şehitlerin cenazelerini, mahkumların faaliyetlerini, çeşitli toplumsal faaliyetleri ve Gazze Şeridi boyunca koronavirüs krizinin etkilerini telefonumla kaydediyorum.”
Eslayeh, geniş bir gazeteci ve vatandaş kitlesinin telefonuyla çalışmasının önemini kavradığını ve ona sahada çalışmak için iyi bir alan sağladığını belirterek cep telefonuyla onlar için hazırladığı hikayeleri ve klipleri gördükten sonra mutluluklarını dile getirdiklerini ifade etti.
30’lu yaşlarındaki gazeteci Hasan Eslayeh, çalışması boyunca bazıları sosyal medya platformlarında milyonlarca etkileşime ulaşan ve birçok uluslararası medya kuruluşu tarafından paylaşılan binlerce fotoğraf ve video yayınladı. Bu sayede birçok uluslararası haber ajansının önünde tecrübesinden bahsetme fırsatı bularak akıllı telefonun bir gazetecilik aracı olarak kullanılmasının gerekli olduğunu, "mobil gazetecinin" ağır ekipmana ihtiyaç duymadığını ve malzemelerinin gönderilmesi için uzun süre beklemek zorunda olmadığını ifade etti. Aynı zamanda bu araçlar olmadan daha rahat hareket edileceğine dikkat çeken Eslayeh, en büyük sıkıntısının her bölgede bir internet ağı olmamasından kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca, Filistin hakkındaki içeriklerle mücadele eden elektronik uygulamalara sahip şirketler tarafından hesaplarının sürekli kapatıldığına dikkat çekti.
Gazeteci Eslayeh’in telefonla olan ilişkisi bölgedeki tek örnek değil. Filistin'de, büyük miktarda para ve çaba gerektiren çeşitli geleneksel basın araçlarına alternatif olarak cep telefonunu hikayeler ve filmler hazırlamak için sahada kullanan birçok gazeteci var. Filistin gerçekliği ve mobil basın arasındaki ilişkiyi ele alan bazı araştırma çalışmalarına göre gazetecilerin daha fazla telefon kullandığı zamanlar İsrail krizleri ve ihlalleri sırasında gerçekleşiyor.
Bu araştırmalar arasında, 2016 yılında Gazze İslam Üniversitesi'nden Said Rıdvan tarafından “Filistinli Gençlerin Kriz Zamanlarında Mobil Gazeteciliğe Bağımlılığı” başlıklı yüksek lisans tezi yer alıyor. Rıdvan’ın söz konusu çalışmasına göre kriz zamanlarında Filistinli gençlerin mobil gazeteciliği kullanma oranı yüzde 79,4. Gençler mobil gazetecilerden aldıkları haberlere basındakilere göre yaklaşık yüzde 72 daha fazla güveniyor. Çalışma, sosyal medya platformlarının gençlerin bilgiye erişmek için kullandıkları en önemli araç olduğunu ve ikinci sırada “mobil tarayıcılar” ve ardından haber uygulamaları, ses ve video platformlarının geldiğini kaydetti.
Gazze'nin içinden yazılı ve görsel insan hikayeleri hazırlamada uzmanlaşmış bir gazeteci olan Hani Ebu Rızk, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, güzel fotoğraf çekebilme yeteneğini farkettiğini ve geleceği için tartışmasız çok yararı olduğunu bildiği için cep telefonunu birkaç yıl önce iş başında kullanmaya başladığını söyledi. Birden fazla eğitim kursuna katılan Hani, telefonunu basında kullanmak için gerekli becerileri sağlama konusunda uzmanlaştığını, tüm meslektaşlarını telefonlarını sahada kullanmaya teşvik ettiğini ve onları bazı temel beceriler kazandıran rehberlere yönlendirdiğini belirtti.
Mobil ve geleneksel gazetecilik etrafındaki tartışmalara dikkat çeken Ebu Rızk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Günümüzde akıllı telefonlar, televizyon kanalları tarafından kullanılan yayın cihazlarının sağladıklarını aşabilecek yüksek kalitede video yayınlayabiliyor. Bir gazetecinin sahip olduğu telefonun kalitesi çalışmalarında onu kullanma tutkusunu gösteriyor. Daha fazla özellik ve kalite söz konusu olduğunda performans da güçlü, hızlı ve etkili olacaktır. Geleneksel kameraları destekleyen tüm araçlar artık daha küçük boyutta ve daha düşük bir fiyatla akıllı telefonlarda mevcut.”
Gazetecilerin yeteneklerini geliştirmekle ilgilenen birçok Filistinli kurum, son beş yılda mobil gazetecilik alanında özel kurslar düzenledi ve telefonlarını ve bazı destek araçlarını kullanarak birçok film ve hikaye üreten yüzlerce gazeteci, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde iki şubesi olan Filistinli Kadınlar Vakfı da dahil olmak üzere onlardan yararlandı. Filistinli Kadınlar Vakfı, Media Club programı ve Avrupa tarafından finanse edilen bazı projeler aracılığıyla kadın ve erkek gazetecilerin yeteneklerini geliştirmek için çalışıyor. Vakfın Gazze’deki Koordinatörü Mine Hadar yaptığı açıklamada, "Mobil gazeteciliğe odaklanmamız, yeni küresel medyaya ayak uydurma ve gelişmelere katılma çerçevesinde geliyor. Filistin basınında çalışanların sayısını artırmak ve işlerini kolaylaştırmak için çalışıyoruz” dedi.
Batı Şeria’nın kuzey ve güney bölgelerinde ‘Canlı Yayın Gazetecisi’ olarak adlandırılan Mu’tasım Sekaf el-Hayt, neredeyse her gün Facebook sayfasında takipçileri için canlı yayın yapıyor. Yayın süresince İsrail'in vatandaşlara yönelik saldırılarını ve tüm protestoları aktaran Hayt, cep telefonuyla olan deneyiminin, yaşam tarzını tamamen değiştirdiğini ve birçok yerel ve Arap medya ve televizyonu ile çalışmak için önünün açıldığını ifade etti. Hayt “herkesin ondan işini "mobil" yapmasını istediğini, çünkü tüm mesajları ve görüntüleri iletmek için yeterli olduğunu çok iyi bildiklerini” söyledi.
Yakın gelecekte akıllı telefonların geleneksel kamera ve stüdyo araçlarının yerini tamamen alabileceğini düşünen Hayt, “200 dolar ile bir gazeteci artık profesyonel ve entegre bir şekilde işini tamamlamasını sağlayan bir akıllı telefona sahip olabilir” dedi.
Serbest gazeteci Emel Berikeh ise, kısa süre önce sadece mobil cihaz kullanarak bir dizi film ve görsel hikaye üretmeye başladı. Bu sayede toplumsal konulara ve çeşitli zorlu öykülere değindi ve bunları çeşitli yollarla yayınladı. En sonuncusu Temmuz 2019'da Gazze'deki Kadın İşleri Merkezi tarafından düzenlenen "Kadınlar Mobil Film Festivali" olmak üzere mobil filmlere özel bir dizi festivale katıldı. 15 filmin gösterildiği Festival’de filmlerin tamamı birkaç gün boyunca yoğun eğitim gören kadın gazeteciler tarafından akıllı telefonlarla çekildi.
Arap Araştırma ve Çalışmalar Merkezi’nin web sitesinde yayınlanan bir makalede Dr. Şerif el-Laban, akıllı telefonların entegre bir medya aracına dönüştüğünü, özellikle "akıllı telefonların sürekli olarak yeni teknolojilerin ve uygulamaların geliştirilmesi sayesinde mobil gazeteciliğin bir büyüme aşamasında olduğunu kaydetti. Çağdaş ve modern çağdaki konumu sayesinde akıllı telefonların kademeli olarak medya çalışması alanına girdiğini belirten Laban “yıllar önce acil mesajlaşma hizmetleriyle başlayıp gelişen mobil haber endüstrisi için tam bir kurum haline geldiğini” ifade etti.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.