Suudi Arabistan, Hac güvenliği için hazırlıklarını tamamladı

Mekke’nin etrafında bir güvenlik kordonu oluşturuldu. Bazı küçük istisnalar dışında planda değişiklik yapılmayacak
Mekke’nin etrafında bir güvenlik kordonu oluşturuldu. Bazı küçük istisnalar dışında planda değişiklik yapılmayacak
TT

Suudi Arabistan, Hac güvenliği için hazırlıklarını tamamladı

Mekke’nin etrafında bir güvenlik kordonu oluşturuldu. Bazı küçük istisnalar dışında planda değişiklik yapılmayacak
Mekke’nin etrafında bir güvenlik kordonu oluşturuldu. Bazı küçük istisnalar dışında planda değişiklik yapılmayacak

Suudi Arabistan güvenlik birimleri, Hac sezonu öncesi hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Mekke’ye giriş ve çıkışlarda, sadece işçiler ve özel izin belgesi taşıyanların istisna tutulacağı bir güvenlik kordonu oluşturuldu.
Hac Güvenlik Kuvvetleri Komutanı ve Kamu Güvenliği Müdür Yardımcısı Tümgeneral Zayid et-Taviyan, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bu yılki hacıların sayıca az olmasının, hac kuvvetlerinin her yıl yerine getirdikleri güvenlik önlemleri ve ihtiyati tedbirlere yönelik planlarında değişiklik meydana getirmeyeceğini vurgulayarak, hacı sayısındaki eksikliğin, her yılki etkinlikler düzeyinde gerçekleştirilen güvenlik planlamalarında herhangi bir gevşemeye veya rahatlamaya neden olmayacağına dikkat çekti.
Taviyan, kamu güvenliği ve katılımcı sektörler tarafından temsilen İçişleri Bakanlığı’nın, hac farizasının yerine getirilmesi için hazırlıklarının tamamladığını belirterek, tüm insanların güvenliğini ve İslam hukukunun insan canının korunması prensibinin gereğini yerine getirmek için tüm önleyici tedbirlerin takip edileceğine dikkat çekti. Taviyan, dün Mekke’de düzenlenen Hac Güvenlik Kuvvetleri Liderleri Konferansında yaptığı konuşmada, tüm birimlerin sağlık protokollerini ve önleyici tedbirleri uygulamak için hazırlıklarını tamamladıklarını ifade etti. Ayrıca kutsal mekanların çevresinde kapsamlı bir güvenlik kordonu oluşturulduğunu, bu nedenle, yetkili makamlar tarafından verilen yasal izni olanlarla sınırlı sayıdaki kişilerin dışında, kutsal alanlara girilmesine izin verilmeyeceğini vurguladı. Ayrıca, kutsal mekanlarda bulunan hacıların bir yerden başka bir yere nakillerinin yanı sıra, onlara hizmet edenleri de kapsayacak bir güvenlik kordonu oluşturulduğunu belirtti.
Talimatlara uymayan ve kuralları çiğneyenlere, bu yıl onaylanan 10 bin riyal para cezasına ek olarak önceki cezaların da uygulanacağını ve ihlallerin tekrar etmesi halinde cezanın iki katına çakacağını vurguladı. Ayrıca, bu yılki hac organizasyonunda, Suudi Arabistan geçici ikamet sahipleri ve vatandaşlarının yanı sıra 160 farklı milletten hacının yer alacağını, Suudi Arabistan sakinlerinin toplam hacıların yüzde 70’ini oluşturacağını, geri kalanını ise Suudi vatandaşlardan meydana geleceğini açıkladı. Ayrıca, herhangi bir hac kampanyası veya ofisinin faaliyet göstermeyeceğini, hac kampanyalarını varlığını iddia edenlerin yönlendirmelerine itibar edilmemesi gerektiği çağrısında bulundu.
Konferansta söz alan Hac Yolları Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tümgeneral Halid ed-Dubayb, bu yılki Hac Yol Güvenliği Özel Kuvvetleri’nin yollar üzerinde kapsamlı bir güvenlik ve emniyet sağlamak ve hac görevini yerine getirmek için 6 misyon üstleneceğini belirtti. En önemli görevlerinden birinin insani görevleri yerine getirmek olduğunu, kutsal şehir içindeki tüm yolların yanı sıra, Mekke ile Taif ve Cidde şehirleri arasındaki bağlantı noktalarıyla Mekke’deki giriş çıkışlarda devriye gezilmesini yoğunlaştırarak trafiğin güvenlik seviyesinin artırılacağını vurguladı.
General Dubayb, kutsal belde Mekke üzerinde güçlü bir güvenlik kordonu oluşturan geçici güvenlik kontrol merkezlerinin, Suudi Arabistan yetkili makamlarından izinsiz hac yapmak isteyenlerin engellenmesi, özel izne veya talimatlara tabi olanlar dışındaki herkesin Mekke’ye girmesinin önlenmesi için kurulduğunu ifade etti. Ayrıca görev gücü ve hızlı müdahalenin mevcudiyetinin, Kâbe’yi ziyaret eden hacıları olumsuz yönde etkileyecek gelişmelerin kontrol altına alınması ve ülke sakinleri ve vatandaşların güvenliğinin sağlanması anlamına geldiğini ifade etti. Suudi Arabistan Hac Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, tüm hacıların güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak kararlaştırılan sağlık protokolleri kapsamında, bu yılki hac farizasının icrası için sağlık standartları ve koşullarını sağlayan hacılara 7 günlük ev karantinası uygulanacağını duyurdu.



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından yayımlanan son veriler, ülke ekonomisinin 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergilediğini ortaya koydu. Buna göre reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Ekonomideki bu ivme özellikle 2025’in dördüncü çeyreğinde daha belirgin hale geldi ve söz konusu dönemde ekonomi yüzde 5 oranında büyüme gösterdi.

GASTAT’ın verilerine göre büyüme tek bir sektörle sınırlı kalmadı; başlıca ekonomik faaliyetlerin tamamında artış yaşandı. Petrol faaliyetleri yüzde 5,7’lik büyümeyle başı çekti. Bu artışın, üretim seviyelerindeki istikrar ve küresel talebin güçlü seyriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik çeşitlendirme kapsamında petrol dışı sektörler de olumlu performansını sürdürdü. Petrol dışı faaliyetler yüzde 4,9 oranında büyüyerek ülkenin ekonomik tabanını genişletmeye ve petrole bağımlılığı azaltmaya yönelik ulusal stratejilerin sonuç verdiğini gösterdi. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında daha sınırlı ancak istikrarlı bir büyüme kaydetti.


Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.