Mısır Dışişleri Bakanı, siyasi süreç çabalarını savunmak için Ramallah’ta

Devlet Başkanı Abbas, 20 Temmuz’da Ramallah’ta Mısır Dışişleri Bakanı ile görüştü (Reuters)
Devlet Başkanı Abbas, 20 Temmuz’da Ramallah’ta Mısır Dışişleri Bakanı ile görüştü (Reuters)
TT

Mısır Dışişleri Bakanı, siyasi süreç çabalarını savunmak için Ramallah’ta

Devlet Başkanı Abbas, 20 Temmuz’da Ramallah’ta Mısır Dışişleri Bakanı ile görüştü (Reuters)
Devlet Başkanı Abbas, 20 Temmuz’da Ramallah’ta Mısır Dışişleri Bakanı ile görüştü (Reuters)

Mısır Dışişleri Bakanı, ilhak planıyla mücadele eden Filistinlilere destek mesajı verirken, Ramallah’a sürpriz bir ziyarette bulunarak, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya geldi.
Abbas, cumhurbaşkanlığı binasında Amman’dan gelen Mısırlı Bakan’ı kabul etti ve kendisine, ‘İsrail’in ilhak planını uygulamasını önlemek amacıyla Filistin tavrına yönelik uluslararası desteği seferber etmek için, siyasi ve diplomatik çabaların yanı sıra’ Filistin meselesine ilişkin son gelişmeler hakkında bilgi verdi.
İlgili Filistinli kaynakların Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamaya göre Şukri, siyasi süreci canlandırmak ve Filistin topraklarının ilhakına karşı durmak üzere Mısır’ın Filistin’e desteğine dikkati çekti. Kaynaklar, uluslararası dörtlü himayesinde ve Arap barış inisiyatifine göre siyasi süreci canlandırma meselesinin, Devlet Başkanı ve konuğu arasında görüşme masasında olduğunu belirtti. Kaynaklara göre Abbas, Şukri’ye uluslararası meşruiyet doğrultusunda müzakerelere dönmeye hazır olduğu konusunda bilgi verirken, Mısır’a ‘İsrail’i ilhak sürecinden caydırmak ve yeni bir müzakere sürecinin başlamasına yardımcı olmak için mümkün olan tüm nüfuzunu kullanma’ çağrısında bulundu.
Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki de görüşmenin ardından bir basın toplantısı düzenlerken, “Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi temsil eden Bakan Şukri’nin gerçekleştirdiği bu ziyaret, Mısır’ın Filistin meselesini destekleme konusundaki tarihi ve Arap konumunu yansıtıyor” dedi. Bakan Şukri, Cumhurbaşkanı Sisi’nin ‘ilhak planı karşısında mümkün olan her şeyi sağlamaya’ hazır olduğu bilgisi verirken, Maliki de Mısır’ın çabalarına övgüde bulundu. “İlhakı önlemek için kardeş Mısır’ın önderliğinde çalışıyoruz’ diyen Riyad el-Maliki, “İlhakın önlenmesi için çabaların koordine ve takip edilmesi, uluslararası meşruiyet ve üzerinde anlaşılan kriterler uyarınca müzakerelere nasıl geri dönüleceğine dair uygun atmosferin sağlanması hususlarında uzlaşı sağlandı” ifadelerini kullandı.
Mısır Dışişleri Bakanı da ülkesinin ‘uluslararası meşruiyet kararları uyarınca Arap barış girişimi ve Filistin halkının meşru hakları için uygun çerçeveyi bulma, siyasi süreci canlandırma, Filistin ve İsrail halkının barış içinde yaşamalarını sağlayan en iyi çözüm olduğu göz önüne alındığında iki devletli bir çözüme katkı sunacak müzakereleri canlandırma’ çabalarına dikkati çekti.
Samih Şukri, “Mısır’ın Devlet Başkanı Abbas tarafından temsil edilen Filistin liderliğine verdiği destek, zorunludur. Tüm Arap ülkeleri ile koordinasyon ve ortak çalışma çerçevesinde her adımda iletişim kurmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bakan Şukri, ülkesinin bu çabaları desteklemek için uluslararası ortaklarla ilişkileri çerçevesinde çaba sarf etmeyi sürdüreceğini vurguladı.
Samih Şukri, Devlet Başkanı Abbas’a bir mesaj iletmek üzere Ramallah’a geldiğini söylerken, bu mesajın ‘bir destek mesajı, Filistin halkının meşru haklarını savunmak üzere kalıcı bir Mısır taahhüdü’ olduğunu ifade etti. Mısırlı Bakan, “İlgili son görüşmeleri ele alma, iki devletli çözümü ve uluslararası meşruiyet kararlarını onaylamak üzere Filistin halkının meşru çıkarlarını yerine getirmek, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulmasını sağlamak için ortak bir vizyon belirleme çerçevesinde Devlet Başkanı ve Filistin liderliğiyle uzun süreli bir toplantı yapmaktan onur duydum” değerlendirmesinde bulundu. Şukri, “Filistin meselesi, birçok zorlukla karşı karşıyadır. Mısır, işgal altındaki Filistin topraklarının ilhakı da dahil, müzakere sürecinin seyri üzerinde olumsuz etkisi olan tek taraflı tedbirleri reddettiğini her fırsatta dile getirdi” ifadelerini kullandı. Şukri, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Abbas arasındaki bir telefon görüşmesinin ardından Ramallah’a ziyarette bulunurken, ülkesinin ‘Filistin halkına, adil davasına ve Filistin halkının tek meşru temsilcisi olan Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ)’ destek verdiğini vurguladı.
Öte yandan Filistin Haber Ajansı’na göre Mısır Cumhurbaşkanı, ‘Filistin meselesine adil bir çözüm bulunması ve Filistin halkının 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan kendi devletlerinde uluslararası meşruiyet kararları uyarınca bağımsızlık kazanması’ gerektiğini yineledi. Sisi, Mısır’ın uluslararası hukuka aykırı olan tek taraflı çözümleri reddettiğine dikkati çekerken, bu durumun bölgede çatışmalara ve istikrarsızlığa neden olacağını belirtti. Mısır’ın meşruiyet ve Arap Barış İnisiyatifi temelinde barış tesis etmek için ilgili taraflarla çabalarını sürdüreceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Sisi, bir Filistin uzlaşına ulaşmak için Filistin’in tavrını birleştirmeye uzanan yolda Fetih ve Hamas hareketleri arasında devam eden temasları da memnuniyetle karşılayarak, Mısır’ın bu konudaki çabalarını sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı.
Abbas ise Mısır’ın tavrına ilişkin takdirlerini dile getirirken, her zaman Filistin halkı ve haklı davalarının yanında duran kardeş Mısır’ın bu ilkeli tavrının yabancı olmadığına dikkati çekti. Filistin devletinin, uluslararası dörtlünün himayesinde ve diğer ülkelerin katılımı ile uluslararası meşruiyet temelinde barışı sağlamaya hazır olduğunu ifade eden Mahmud Abbas, bunun da ilk önce İsrail’in ilhak planlarının durdurulması çağrısı yaptığını hatırlattı.
Abbas ve Şukri’nin uzlaşı sağladığı konular, Şukri ve Ürdün Kralı II. Abdullah arasında ‘ilhakla mücadele ve siyasi sürecin başlatılması’ hususlarında yapılan bir anlaşmanın da konusu olmuştu.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.