Tunus güvenlik güçleri, Özgür Anayasa Partisi vekillerinin Parlamento’daki oturma eylemini takip ediyor

Özgür Anayasa Partisi vekilleri Parlamento’da oturma eylemi düzenliyor (sosyal medya)
Özgür Anayasa Partisi vekilleri Parlamento’da oturma eylemi düzenliyor (sosyal medya)
TT

Tunus güvenlik güçleri, Özgür Anayasa Partisi vekillerinin Parlamento’daki oturma eylemini takip ediyor

Özgür Anayasa Partisi vekilleri Parlamento’da oturma eylemi düzenliyor (sosyal medya)
Özgür Anayasa Partisi vekilleri Parlamento’da oturma eylemi düzenliyor (sosyal medya)

Hammadi Mimari
Tunus Savcılık yetkilileri dün sabah, Özgür Anayasa Partisi milletvekillerinin oturma eylemini takip etmek için Parlamento’yu ziyaret etti.
Savcılık yetkilileri, Parlamento’nun önündeki adli polislerin megafonundan sözlü tebliğname okudu. Fakat Özgür Anayasa Partisi Başkanı Abir Musa, bunu reddederek Yargıdan yazılı izin istedi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Musa, yaşananları Parlamento’nun saygınlığının ihlali anlamına geldiğini söyledi.

Tehlikeli bir emsal
Özgür Anayasa Partisi Milletvekili Mecdi Buzine, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Yaşananlar tehlikeli bir emsal teşkil ediyor. İçişleri Bakanlığı’nın adamları yargının izni olmadan Parlamento’yu bastı. Bunları gönderen Parlamento Başkanı Raşid el-Gannuşi’dir” dedi.
Buzine, “Gannuşi Parlamento oturumlarını yönetmekte başarısız oldu. Bugün ise yasama kurumundaki bir iç sorunun çözümü için güvenlik güçlerinden medet umuyor. Özgür Anayasa Partisi Başkanı Abir Musa, yargı izni olmaksızın adli polislerle konuşmayı reddetti. Oturma eylemi, taleplerimiz karşılanana dek sürecek. Bunlar Tunus halkının talepleridir. Hakkında şüphe bulunanların Parlamento’ya girmesinin engellenmesi için karar çıkarılmasını ve şiddetin düşürülmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Buzine, eylemi sona erdirmek için milletvekillerine karşı şiddete başvurma ihtimalinin olup olmadığı sorusuna, “Özgür Anayasa Partisi milletvekilleri her türlü ihtimale karşı hazırlıklılar. Onlar, taleplerimiz karşılanmadan oturma eylemini bitiremeyecekler” diye yanıt verdi.
Abir Musa’nın Facebook hesabından paylaştığı görüntülerde adli polislerin Parlamento Genel Kurul salonuna girdikleri görülüyor. Musa, buraya girişin yargının izni haricinde yasak olduğunu vurguladı.
Parlamento Başkanı Raşid el-Gannuşi, daha önce İçişleri Bakanlığı’nda gönderdiği mektupta, meclis çalışmalarının aksamasına neden olduğu gerekçesiyle oturma eylemine en kısa zamanda son verilmesini ve hatta gerekirse güçle müdahale edilmesini talep etmişti.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.