Hizbullah’ın İsrail çıkmazı

Hizbullah’ın İsrail çıkmazı
TT

Hizbullah’ın İsrail çıkmazı

Hizbullah’ın İsrail çıkmazı

İsrail tarafından Şam Havalimanı yakınlarına düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah militanı öldürüldü. Lübnanlı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Hizbullah bu saldırıya cevap verme kararı aldı. Hizbullah’ın bu konuda bir çıkmaza girdiğini ifade eden uzmanlar, karşılık vermek ve sonuçlarını göze almak veya savaşçılarının ve hayranlarının moralini bozsa da karşılık vermekten kaçınmak ikilemi arasında kaldığını belirtiyor.
Lübnan Hizbullahı salı gecesi, İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırısı sonucu militanlarından Ali Kamil Muhsin'in öldürüldüğünü açıklamıştı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre geçen Pazartesi akşamı İsrail en az 6 füze ile rejim güçlerine ve başkentin güneyindeki İran yanlısı gruplara ait bölgeleri hedef aldı. Gözlemevi açıklamasında bombalama sonucu “İran yanlısı gruplardan Suriyeli olmayan 5 kişinin öldürüldüğünü ve Suriyeli olmayan 4 kişinin ise yaralandığını bildirdi.
Ali Kamil Muhsin, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın geçen yıl Suriye'de Hizbullah’ın başka bir savaşçısının öldürülmesi durumunda karşılık verileceği konusunda yaptığı uyarıdan bu yana öldürülen ilk savaşçı oldu.
Hizbullah’ın tutumuna aşina olan kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Muhsin’in ölümüne karşılık vermenin, "Nasrallah'ın geçen yıl Suriye'deki savaşçılarını hedef alanlara karşılık vereceğini belirlediği denkleme tabi olduğunu" söyledi.
Nasrallah, 25 Ağustos 2019'da İsrail uçağının Suriye'deki bir evi hedef alarak iki Hizbullah savaşçısını öldürdükten sonra yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Şaka yapmıyoruz. İsrail'in Suriye'deki kardeşlerimizi öldürmesi halinde bu katliama bizde Şeba Çiftliklerinde değil Lübnan'da karşılık vereceğiz.” 
Orta Doğu Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Hişam Cabir, Hizbullah’ın, savaşçılarının moralini, güvenilirliğini ve bağlılığını korumak için karşılık vermekten kaçınmayacağına dikkat çekerek aynı zamanda İsrail ile bir cephe açıp açmama denklemleri arasında bir çıkmazda olduğunu ifade etti. Cabir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, Hizbullah’ın bir cephe açması için bekliyor. Örgüt savaşı başlatırsa kendisini savunduğu için uluslararası destek kazanacak. Ancak Lübnan halkının ve siyasi güçlerin çoğunun ilgisini kaybedecek. Bu nedenle geniş bir savaşa yol açan bir karşılığın içine girmeyecek. Bunun tersi olursa da, yani İsrail bir ilk hamle yaparsa örgüt Lübnan'ı savunmak için karşılık verince içeriden destek alacak.”
Lübnan ordusundan emekli bir komutan olan Cabir, örgütün geniş bir savaşa sürüklenme denklemine girmeyeceğini belirterek seçiminin Suriye içinden füzelerle Golan tepelerini hedef alma, pusu kurarak Şeba Çiftlikleri’ndeki askeri bir alanı hedefleme, geçen yıl olduğu gibi Lübnan sınırına karşı askeri bir hedef seçerek veya İsrail hedefine karşı derinlemesine bir saldırı gerçekleştirmek için kendi hareket alanlarını kullanma gibi seçimler üzerine yoğunlaşacağını ifade etti.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.