Etiyopya, Nahda Barajı’nın doldurulmasını kutlamaya başladı

Nahda Barajı rezervuarında su biriktiğini gösteren uydu görüntüsü (AFP)
Nahda Barajı rezervuarında su biriktiğini gösteren uydu görüntüsü (AFP)
TT

Etiyopya, Nahda Barajı’nın doldurulmasını kutlamaya başladı

Nahda Barajı rezervuarında su biriktiğini gösteren uydu görüntüsü (AFP)
Nahda Barajı rezervuarında su biriktiğini gösteren uydu görüntüsü (AFP)

Etiyopya yönetimi, Nahda (Rönesans / Hedasi) Barajı rezervuarının doldurulması çerçevesindeki ilk aşamanın tamamlanmasını ülke kamuoyuna ‘zafer’ olarak sundu.
Addis Ababa, Nil Nehri'nin ana kolu olan Mavi Nil Nehri üzerine inşa edilen barajın doldurulması ve işletilmesine ilişkin kurallarla ilgili nihai bir anlaşmaya varmadan önce herhangi bir ‘tek taraflı eylemi’ reddeden Mısır ve Sudan'a karşı kutlama yapıyor.
Addis Ababa yönetimi, baraj rezervuarının yağış mevsimi olması nedeniyle doğal yağmur sularıyla dolduğunu vurgulayarak gerilimleri hafifletmeye çalışırken Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali dün yaptığı açıklamada, “Baraj rezervuarının doldurulmasının ilk aşamasının şiddetli yağışlar nedeniyle belirlenen tarihten önce başkalarına zarar vermeden gerçekleşeceği sözü verdim” ifadelerini kullandı.
Mısırlı Su İşleri Uzmanı Abbas Şiraki, konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Etiyopya 5 milyar metreküp olduğu tahmin edilen suyu, gelecek Eylül ayı sonlarında yağış mevsiminin sona ermesinden sonra da tutmaya devam ederse bu kasıtlı bir doldurma işlemi demektir. Fakat yağışların bitmesinin ardından baraj kapakları açılırsa bu doğal bir su birikimi anlamına gelir. Ancak Etiyopya'nın bunu doldurmanın ilk aşaması olarak görmesi, kapakları açmaya niyetli olmadığını gösteriyor” şeklinde konuştu.
Bu gelişmeler, Afrika Birliği'nin (AfB) Mısır, Etiyopya ve Sudan arasındaki müzakerelere devam edilmesinin kararlaştırıldığı şeklinde açıklamasından bir gün sonra yaşandı. Açıklama müzakerelerin özellikle barajın doldurulması ve işletilmesi ile ilgili meselelere odaklanacağı belirtilirken su paylaşımı meselesine işaret edilerek ‘müzakere süreciyle ilgisi olmayan konuların veya geleceğe yönelik beklentilerin müzakere sürecine dahil edilmeyeceği’ kaydedildi.
Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Hafız’ın yaptığı açıklamaya göre Salı günü uluslararası gözlemcilerin katılımıyla düzenlenen AfB zirvesinde, barajın doldurulması ve işletilmesi konusunda bağlayıcı bir yasal anlaşmaya varılması gerektiği sonucuna vardı. Anlaşma, taraflardan herhangi birinin, anlaşmanın yorumlanması veya uygulanmasıyla ilgili gelecekteki olası anlaşmazlıkları çözülmesi için başvuruda bulunma hakkına sahip olduğu bağlayıcı bir yasal mekanizma içeriyor.
Hafız dün yaptığı açıklamada, zirve sırasında müzakerelerin baraja ve su tüketmeden elektrik üretimine odaklanması gerektiğinin, müzakere süreciyle ilgisiz herhangi bir mesele veya geleceğe dair hırsların sürece dahil edilmemesinin vurgulandığını belirtti.
Mısır, şuana kadar Nahda Barajı rezervuarının doldurulmasının ilk aşamasının tamamlanmasıyla ilgili herhangi bir yorumda bulunmaktan kaçındı. Ancak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hafız, “AfB zirvesinde tüm tarafların tek taraflı eylemlerde bulunmama taahhüdü vermelerinin gerektiğine dikkat çekikdi. Çünkü bu, müzakerelerin başarısı için bir mihenk taşıdır. Tüm tarafların zirvenin sonucunu uygulama taahhüdü, müzakerelerin başarısı ve dengeli, adil bir anlaşmaya varılması için gereklidir” ifadelerini kullandı.
Nahda Barajı’nın inşasına 2011 yılında başlayan Etiyopya, Afrika'nın en büyük elektrik ihracatçısı olmayı hedefliyor. Öte yandan Mısır, 100 milyondan fazla insanın su ihtiyacını karşılayan Nil Nehri’nin halihazırda ‘yetersiz olan’ su miktarının yüzde 90'dan fazla azalacağı yönünde endişeleri bulunuyor.
Etiyopya televizyonu dün ilk kez, baraj rezervuarının dolduğunu gösteren bir video yayınladı ve önemli miktarda suyun rezervuara girdiği anı gösterdi. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, ‘Nahda Barajı’nın doldurulmasının ilk aşamasının tamamlanmasını tarihi bir gün’ olarak niteleyerek vatandaşlarını tebrik etti. Etiyopya Haber Ajansı tarafından dün yayınlanan açıklamasında Başbakan, “Tüm Etiyopyalıları başarılarından dolayı tebrik ediyorum” dedi. Barajın maliyetinin 4 milyar dolar olduğu tahmin edilirken Başbakan barajı ‘bu neslin sembolü ve simgesi’ olarak niteledi.
Başbakan Abiy Ahmed’e göre barajın en az 200 yıl önce yapılması gerekiyordu. Barajı doldurulmasının ilk aşamasının iki türbinde elektrik üretimine olanak sağlayacağını belirten Abiy Ahmed, “Önümüzdeki iki yıl boyunca tüm çabalar sarf edilirse, barajın tam kapasite elektrik üretmesi bekleniyor” dedi.
Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedu Andargachew Alene ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, baraj rezervuarının doldurulmasının ilk aşamasının tamamlanmasından ötürü vatandaşlarını tebrik etti. Bakan Alene attığı tweette, “Tebrikler. Nil Nehri daha önce akıp gidiyordu. Simdi ise bir rezervuarda birikiyor. Nil bizimdir” yazdı.
Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Seleshi Bekele de Twitter hesabından şunları yazdı:
“Baraj rezervuarında 4,9 milyar metreküp su tutuluyor. Bu miktar, Mısır ve Sudan gibi aşağı havza ülkelerinin su paylarını etkilemiyor.”
Bununla birlikte dünyanın dört bir yanından Etiyopyalılar ‘Nil Etiyopya’nındır’ etiketiyle barajı tanıtmak için sosyal medyadan bir kampanya başlattılar. Çevrimiçi etkileşim önümüzdeki cuma gününe kadar devam edecek.
Etiyopya, Mısır ve Sudan liderleri salı akşamı yapılan AfB zirvesinde müzakereler devam edilmesi yönünde ortak bir karara varıldığını doğruladılar. Ortak karar, telekonferans aracılığıyla yapılan mini AfB zirvesi sonrası Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ve Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından ayrı ayrı yapılan açıklamalarla duyuruldu.
Diğer yandan zirveye başkanlık eden Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, “Daha fazla müzakere olacak” yorumunda bulundu. Ramaphosa Twitter hesabından, “Üçlü müzakereler halen doğru yolda ilerliyor” yazdı.
Buna karşın AfB himayesinde müzakerelere devam etme kararı, Mısırlılar tarafından sosyal medya üzerinden öfkeyle karşılandı. Afrika işlerinde uzman Dr. Hamdi Abdurrahman “Başlıca taraflar tarafından yayınlanan açıklamaları okuduktan ve içeriklerini analiz ettikten sonra dinlenebileceğim ve rahatlayabileceğim yararlı bir cümle bulamadım. Mısır’ın açıklamalarında, bağlayıcı bir nihai anlaşmaya varılması için müzakerelerin devam etmesini istemek dışında önemli bir adım işareti yoktu. Nahda Barajı ile gelecekteki diğer projelerin bir birinden ayrı tutulması gerekiyor. Çünkü farklı projeler, başka kapsamlı anlaşmalar gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Dr. Hamdi Abdurrahman, Etiyopya'nın açıklamasıyla ilgili olarak ise “Baraj rezervuarının doldurulmasının ilk aşamasının tamamlandığını açıkça belirtmesi bir muzaffer edasını yansıtıyor” yorumunda bulundu.
Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed Mursi de konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunarak, “Etiyopya baraj rezervuarını doldurmanın ilk aşamasını başlattığını ve muhtemelen tamamlanacağını vurguladı. Küçük bir adım gibi görünse de önemi büyük. Zirvenin sonucuna dair kesin yargı, bir dereceye kadar tarafsızlık barındırsa da gerçeği çok da yansıtmıyor. Rahatladığımı söyleyemem. Gelecekteki tüm yükümlülüklerin belirlendiği, tüm şüphelerin giderildiği ve Mısır ile Etiyopya arasında bir işbirliği ve güven ortamı yaratan kapsamlı bir anlaşmaya varma umuduyla, beklediğim sonucu göremedim” şeklinde konuştu.



İran, dini liderin hedef alınması halinde cihat ilan etmekle tehdit ediyor

Tahran'daki hükümet karşıtı protestolar sırasında yakılan İran Merkez Bankası (Bank Melli) şubesi (AFP)
Tahran'daki hükümet karşıtı protestolar sırasında yakılan İran Merkez Bankası (Bank Melli) şubesi (AFP)
TT

İran, dini liderin hedef alınması halinde cihat ilan etmekle tehdit ediyor

Tahran'daki hükümet karşıtı protestolar sırasında yakılan İran Merkez Bankası (Bank Melli) şubesi (AFP)
Tahran'daki hükümet karşıtı protestolar sırasında yakılan İran Merkez Bankası (Bank Melli) şubesi (AFP)

Uluslararası baskının artmasıyla birlikte yetkililer protestoculara yönelik baskıyı genişletirken, İran parlamentosu, Yüksek Lider Ali Hamaney'e saldırılması halinde "cihat" fetvası yayınlamakla tehdit etti.

Devlet medyası, parlamentonun Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi'nin, Yüksek Lideri hedef almanın "savaş ilanı" olarak değerlendirileceğini ve "dünya çapındaki din alimlerinden cihat fetvasına ve İslam askerlerinden karşılık gelmesine" yol açacağını söylediğini belirtti.

Bu uyarı, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da yeni bir liderlik arayışı olasılığına işaret ettiği açıklamalarının ardından geldi.

Sahada yetkililer, İsfahan'da onlarca kişinin gözaltına alındığını ve Tahran'da 25 oyuncu ve sporcu ile 60 kafeye karşı "ayaklanmaya ve terörizme teşvik" suçlamasıyla dava açıldığını ve mallarına el konulduğunu açıkladı. BM İnsan Hakları Konseyi, İran'daki kötüleşen insan hakları durumunu görüşmek üzere cuma günü acil bir toplantı düzenleyeceğini duyurdu.


Amerika'da binlerce kişi Trump'ın göçmenlik politikalarına karşı gösteri düzenledi

Dün Massachusetts, Boston'da düzenlenen "ICE Terörizmini Durdurun" yürüyüşünden (AFP)
Dün Massachusetts, Boston'da düzenlenen "ICE Terörizmini Durdurun" yürüyüşünden (AFP)
TT

Amerika'da binlerce kişi Trump'ın göçmenlik politikalarına karşı gösteri düzenledi

Dün Massachusetts, Boston'da düzenlenen "ICE Terörizmini Durdurun" yürüyüşünden (AFP)
Dün Massachusetts, Boston'da düzenlenen "ICE Terörizmini Durdurun" yürüyüşünden (AFP)

Amerika Birleşik Devletleri genelindeki çeşitli şehirlerde ve üniversite kampüslerinde dün binlerce işçi ve öğrenci, Başkan Donald Trump'ın göçmenlik politikalarını protesto etmek için yürüyüş düzenledi.

regrf
Protestocular, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın (ICE) ülkeden ayrılmasını talep eden pankartlar taşıyor (Reuters)

Trump'ın ikinci döneminin birinci yıldönümünde, ABD genelinde göçmenlik konusundaki sert politikalarına karşı protestolar patlak verdi. Bu politikalar, geçtiğimiz haftalarda federal ajanların Minneapolis'te 37 yaşındaki Renee Judd adlı bir Amerikan vatandaşını arabasından sürükleyerek öldürmesinin ardından büyük bir öfkeye yol açmıştı.

y6hj
Protestocular, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın (ICE) ülkeden ayrılmasını talep eden pankartlar taşıyor (Reuters).

Washington ve Kuzey Carolina'daki Asheville gibi daha küçük şehirlerde yüzlerce protestocu toplandı; şehir merkezinde yürüyüşler düzenlediler ve internette yayınlanan videolarda "Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'na Hayır... Ku Klux Klan'a Hayır... Amerikan Faşizmine Hayır" sloganları attılar.

bgtyh
"ICE" kelimesi Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın kısaltmasıdır ve Minnesota'da "dur" işareti anlamına gelir (Reuters)

Trump yönetimi, ülkede yasadışı olarak yaşayan milyonlarca göçmeni sınır dışı etme yetkisini seçmenlerden aldığını söylüyor.

Son anketler, Amerikalıların çoğunun Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza memurları ve diğer federal kurumlar tarafından güç kullanımına karşı olduğunu gösteriyor.

Protesto organizatörleri ve yetkililer, Ohio'nun Cleveland kentinde üniversite öğrencilerinin "Nefrete hayır, korkuya hayır, mülteciler burada hoş karşılanıyor" sloganları atarak gösteri yaptığını, New Mexico'nun Santa Fe kentinde ise lise öğrencilerinin yürüyüşe katılmak için sınıflarını terk ettiğini söyledi.

Gösterilerin batıya, San Francisco ve Seattle gibi şehirlere doğru kayması planlanıyordu; bu şehirlerde öğleden sonra ve akşam saatlerinde protestolar düzenlenmesi öngörülüyordu.


Rusya İçişleri Bakanı 'ikili görüşmeler' için Küba'da

Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)
Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)
TT

Rusya İçişleri Bakanı 'ikili görüşmeler' için Küba'da

Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)
Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)

Rusya İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev, ABD'nin komünist ada üzerindeki baskısını yoğunlaştırdığı bir dönemde dün, ikili görüşmeler yapmak üzere Küba'ya bir ziyaret başlattı.

Büyükelçilik, sosyal medyada yaptığı açıklamada, içişleri bakanının "bir dizi ikili görüşme yapacağını" belirtti ve Kolokoltsev'in gelişini gösteren bir video eşliğinde, Küba İçişleri Bakanı Alberto Álvarez'in Rus mevkidaşını Havana havaalanında karşıladığını belirtti.

Rusya'nın Havana Büyükelçisi Viktor Koronelli, X hesabından yaptığı açıklamada, "İkili iş birliğini güçlendirmek ve suçla mücadele etmek amacıyla dün gece kardeş ülke Küba'ya gelen Rusya İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev'i Havana'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı.

Küba'nın başkentindeki havaalanından devlet televizyonu Russia-1'e konuşan Kolokoltsev, ABD güçlerinin ocak ayı başlarında Karakas'ta başlattığı ve Başkan Nicolás Maduro'nun tutuklanmasıyla sonuçlanan askeri operasyon hakkındaki Moskova'nın tutumunu yineledi.

"Rusya'da bu eylemi Venezuela'ya karşı haksız bir silahlı saldırı olarak görüyoruz," dedi. "Bu eylem hiçbir koşulda haklı gösterilemez ve dış etkenlere karşı koymak için uyanıklığı artırma ve çabaları birleştirme ihtiyacını yeniden teyit etmektedir" dedi, ancak daha fazla ayrıntıya girmedi.

Bu arada, ABD'nin Küba Büyükelçisi Mike Hammer, ABD'nin Küba Büyükelçiliği'nin X platformuna göre, dün Miami'de ABD Güney Komutanlığı komutanıyla "Küba ve Karayipler'deki durumu görüşmek" üzere bir araya geldi.

Rus bakanın ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'daki askeri operasyonun ardından Küba'ya yönelik tehditlerini artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Bu operasyonda, bazıları Maduro'nun güvenlik ekibinde olan 32 Kübalı asker öldürüldü. Kolokoltsev, dün Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katıldı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Trump'ın Küba ile Amerika Birleşik Devletleri arasında görüşmelerin devam ettiği yönündeki iddialarını yalanladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rusya ve Küba, Rusya'nın 2012'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana ilişkilerini güçlendirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Kolokoltsev, 2013'te gerçekleşen önceki Havana ziyaretinde, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ve eski Küba lideri Raúl Castro tarafından karşılanmıştı.