BMGK toplantısında ABD ve Rusya’dan Suriye seçimlerine karşı farklı tepkiler

BMGK üye ülkelerinin temsilcileri sanal toplantı düzenledi (BM sayfası)
BMGK üye ülkelerinin temsilcileri sanal toplantı düzenledi (BM sayfası)
TT

BMGK toplantısında ABD ve Rusya’dan Suriye seçimlerine karşı farklı tepkiler

BMGK üye ülkelerinin temsilcileri sanal toplantı düzenledi (BM sayfası)
BMGK üye ülkelerinin temsilcileri sanal toplantı düzenledi (BM sayfası)

Washington, Suriye’de yapılan Halk Meclisi Seçimi sırasında, seçim görevlilerinin daha önceden Baas Partisi adayların isimlerinin işaretli olduğu oy pusulaları dağıttığını belirten ‘güvenilir raporlara’ işaret ederek, bu seçimi ‘Birleşmiş Milletlerin (BM) yürüttüğü siyasi sürecin Beşşar Esad rejimi tarafından ortadan kaldırılmasını hedefleyen yalan bir bahane’ olarak niteledi. Moskova ise söz konusu seçimi ‘yürütme yasama yapılarının doğal bir şekilde işlediğinin’ kanıtı şeklinde değerlendirdi.
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, video konferans yoluyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumunda brifing verdi. Pedersen, Suriye Anayasa Komisyonu çalışmalarının gelecek ay yeniden başlamasını umduğunu belirtti.
Suriye temsilcisi olarak göreve başladığından bu yana ‘tutuklular, zorla alıkonan/kaçırılan kişiler’ meselesinde ‘çabalarının merkezine’ koyduğunu anlatan Pedersen, bu meselenin ‘toplum içinde ve ayrıca uluslararası ortaklar ve taraflar arasında büyük güven inşa edebilecek insani bir mesele’ olduğunu ifade etti. Bu meselede ‘ilerleme kaydedilmemesinin üzücü olduğunu’ söyleyen Pedersen, Suriye hükümetine ‘tutukluları ve kaçırılan kişileri tek taraflı olarak serbest bırakma’ çağrısında bulundu.
“Şu an Suriyeliler başka bir tsunamiden muzdarip o da ekonominin çöküşüdür” diyen Pedersen, Suriye’deki enflasyon ve işsizlik oranlarında büyük artış yaşandığına, daha fazla şirketin kapandığına ve gıda güvenliği eksikliği oranlarının yükseldiğine ve bu nedenle ‘ailelerin öğün sayısını azaltmak zorunda kaldıklarına’ işaret etti. Suriye’nin birçok bölgesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısında artış yaşandığını belirten Pedersen, tüm taraflara insani yardımların ulaşmasını güvence altına almaları için çağrıda bulundu.
Suriye’nin güneyinde ve doğusunda ise DEAŞ’ın faaliyetlerinin endişe verici olduğunu ifade eden Pedersen, Haseke’de tutuklu DEAŞ mensuplarının da isyan çıkardığını belirtti.
Uluslararası tarafların ‘daha geniş bir siyasi sürecin ilerletilmesi için çalışmasını’ umduğunu kaydeden Pedersen, “Yalnızca uluslararası taraflar arasında diyalog kurmak bile Suriye ve Suriyelilerin karşı karşıya olduğu insani ihtiyaçlar, tutuklama, yerinden edilme, şiddet, terörizm, yoksulluk, ekonominin kötüleşmesi, Suriye egemenliğinin, bölgesel güvenliğinin ve bağımsızlığının ihlali gibi birçok zorluğu iyileştirmeye başlamamızı mümkün hale getirecektir. Bu zorlukların doğası konusunda çelişkili görüşler duymaya devam ediyoruz; yaptırımlar konusunda yapılan tartışmalar bunlara sadece bir örnektir. Ciddi ve önemli uluslararası diplomasi, karşılıklı adımlar da dahil olmak üzere farklılıkların arasında köprü oluşturmalıdır. Böyle bir diyalogda (Rusya ve ABD arasında) ortak çıkar var. Suriye halkının acılarına son vermek ve geleceklerini tayin etmelerine izin vermek için öne doğru adım adım bir yol çizilmesi gerekir” dedi.
Alman hükümeti adına toplantıda konuşan Devlet Bakanı Niels Annen, “BMGK, bütün tarafları, keyfi olarak gözaltına alınan tüm kişilerin derhal serbest bırakmaya teşvik etmek için birleşmelidir. Özellikle tutukluların büyük çoğunluğunu alıkoyan Suriye rejimine karşı. Suriye'de barış ve uzlaşma ancak 2254 sayılı karar uyarınca BM himayesinde siyasi bir süreçle sağlanabilir. Suriye’nin tamamında acil ve tam bir ateşkes çağrısında bulunuyorum. Almanya, Suriye'deki çatışmalar sırasında işlenen en ciddi suç ve zulümlerin cezasız kalmaması için başta Suriye’ye yönelik uluslararası, tarafsız ve bağımsız mekanizma ve Soruşturma Komisyonu olmak üzere tüm çabaları desteklemeye devam ediyor. Failler hesap verecek ve kurbanlar adalete kavuşacaklar. Tüm ülkelerden faillerin peşine düşülmesi ve dokunulmazlığa karşı mücadele için ellerindeki tüm hukuki araçları kullanmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft, toplantı sırasında yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Gerçek ilerleme ve gerçek müzakereler görmeye ihtiyacımız var, özgür ve şeffaflıktan uzak seçim fırsatları ve fotoğraf çekmeye değil. Trump yönetimi (19 Temmuz’da düzenlenen) seçimleri kesinlikle BM’nin yürüttüğü siyasi sürecin Beşşar Esad rejimi tarafından ortadan kaldırılmasını hedefleyen yalan bir bahane ve Esed rejiminin düzenlediği Suriye halkının liderlerini seçmek için gerçekçi seçenekler bulmadığı uzun seçim süreçleri dizisinden biri olarak görüyor. ABD, seçim görevlilerinin daha önceden Baas Partisi adayların isimlerinin işaretli olduğu oy pusulaları dağıttığını gösteren güvenilir raporlar aldı. Ülke dışında yaşayan -devrimden önce Suriye nüfusunun dörtte birini oluşturan- Suriyelilerin oy kullanmasına izin verilmedi. Suriye'deki seçimler özgür ve adil olmalı, Birleşmiş Milletler tarafından denetlenmeli ve Suriye diasporasının katılımını kapsamalıdır. BMGK, Suriye’de gelecekte düzenlenecek herhangi bir seçimin 2254 sayılı karar doğrultusunda yapılması ve Anayasa Komisyonu’nun yeni Suriye Anayasası’nı yazması için gecikmeksizin ileriye doğru harekete geçmesi yönündeki talebimiz üzerinde birleşmelidir.”
Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Nicolas de Riviere, toplantı sırasında şunları söyledi:
“Tek meşru siyasi süreç Cenevre’de BM gözetiminde yürütülmektedir. Anayasa Komisyonu toplantılarının üçüncüsüne hazırlık için mümkün olan en yakın sürede görüşmeler yeniden başlatılmalıdır. Rejimin Anayasa Komisyonu’nun çalışmasını baltalaması kabul edilemez bir durum. Güvenilir bir siyasi geçiş oluşturmak için Anayasa Komisyonu tek başına yeterli değil. Bilakis Suriye halkının beklentilerinin karşılanması için 2254 sayılı kararın tüm unsurları uygulanmalıdır.”
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, Suriye’de yapılan son Meclis Seçimin ‘silahlı çatışmanın başlangıcından bu yana ülkede gerçekleşen üçüncü seçim dönemi’ olduğunu belirtti.
Nebenzya, “Seçimlerin organize edilmesiyle, Suriyeli makamlar yasama ve yürütme organı yapılarının doğal bir şekilde çalışmasını sağlıyor” dedi.
Nebenzya, Anayasa Komisyonu’nun yeniden başlatılması için bütün taraflara ‘Suriyeli partilerle ilişki kurarak ve onları yapıcı diyaloga teşvik ederek siyasi süreci desteklemeye’ çağırdı.
Nebenzya, konuşmasının devamında, “Suriye’de barış ve istikrarı sağlamanın tek yolu, Suriye’deki tüm toprakların yeniden Şam'ın kontrolüne girmesi, kapsamlı diyalog üzerinden siyasi çözümün güçlendirilmesi ve bütün Suriye halkının tüm kesimlerini bir araya getirilmesinden geçer. Bunun mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesi için hiçbir çabadan kaçınmamalıyız” dedi.



İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
TT

İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)

İran hükümeti bugün yaptığı açıklamada, savaşa kıyasla diplomasiyi tercih ettiğini, ancak her iki seçeneğe de hazır olduğunu ve herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcılık araçlarını kullanacağını vurguladı.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkına sahip olduğunu, ancak ‘kırmızı çizgileri’ aşmamaları gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hafta sonundan bu yana İran üniversitelerinde yeniden alevlenen protestolara ilişkin ilk resmî tepki oldu.

Muhacerani, “Kutsallar ve bayrak, öfkenin en yoğun anlarında dahi aşmamamız ya da sapmamamız gereken kırmızı çizgilerin iki örneğidir” ifadesini kullandı.

Görgü tanıkları ve internette paylaşılan videolara göre öğrenciler, İran’ın başkenti genelindeki üniversitelerde hükümet karşıtı protestolar düzenledi. Bu gelişme, ABD güçlerinin bölgede olası saldırılar için konuşlandırıldığı bir dönemde, yeni bir huzursuzluk işareti olarak değerlendirildi.

ABD’nin, Tahran’ın nükleer programı konusunda İranlı yetkililerle yeni bir müzakere turunu önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirmesi planlanıyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki müzakereler perşembe günü Cenevre’de yapılacak olup, bir anlaşmaya varmak amacıyla ilave bir adım atma yönünde olumlu bir niyet bulunmaktadır” ifadesini kullandı.

Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’daki yönetime karşı askeri bir saldırı başlatabileceğine dair artan endişelerin gölgesinde yürütülüyor.

Trump dün, Genelkurmay Başkanı’nın İran’a yönelik büyük çaplı bir operasyonun riskleri konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin haberleri yalanlayarak, Washington’un herhangi bir çatışmada Tahran’ı ‘kolaylıkla’ yenilgiye uğratabileceğini vurguladı.

fevfr
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’a yönelik olası saldırıların çatışmanın uzaması da dahil olmak üzere çeşitli riskler barındırdığı konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti. Ancak Trump, sahibi olduğu Truth Social platformundaki paylaşımında, Caine’in ‘İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıktığı’ yönündeki iddiaların ‘yüzde yüz yanlış’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios internet sitesinden aktardığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, başkanı şu aşamada İran’a yönelik saldırı düzenlememesi ve diplomatik çabalara alan tanıması yönünde teşvik ediyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasını kasıtlı olarak ‘yanlış’ haberler yapmakla suçladı.

Trump, “Kararı veren benim. Bir anlaşmaya varmayı tercih ederim; ancak bir anlaşma yapamazsak, bu o ülke için çok kötü, halkı için ise son derece talihsiz bir gün olur” ifadelerini kullandı.

Trump, devam eden görüşmelerin ilk başkanlık döneminde 2018 yılında çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek bir düzenlemeyle sonuçlanmaması halinde, Tahran’a karşı ilave askerî adımlar atmakla da defalarca tehdit etmişti.

Washington yönetimi Ortadoğu’ya büyük bir askerî güç konuşlandırdı; bölgeye iki uçak gemisi, ondan fazla savaş gemisi ile çok sayıda savaş uçağı ve askerî teçhizat sevk edildi.


Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.