Sisi Libya'ya askeri müdahale hazırlıkları devam ederken Mısırlıları ‘safları sıkılaştırmaya’ çağırdı

Sisi Libya'ya askeri müdahale hazırlıkları devam ederken Mısırlıları ‘safları sıkılaştırmaya’ çağırdı
Sisi Libya'ya askeri müdahale hazırlıkları devam ederken Mısırlıları ‘safları sıkılaştırmaya’ çağırdı
TT

Sisi Libya'ya askeri müdahale hazırlıkları devam ederken Mısırlıları ‘safları sıkılaştırmaya’ çağırdı

Sisi Libya'ya askeri müdahale hazırlıkları devam ederken Mısırlıları ‘safları sıkılaştırmaya’ çağırdı
Sisi Libya'ya askeri müdahale hazırlıkları devam ederken Mısırlıları ‘safları sıkılaştırmaya’ çağırdı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, vatandaşlarını ‘(Mısır’ın) yakın tarihinde görmediği’ zorluklarla yüzleşmeye çağırdı. Sisi, ‘23 Temmuz Devrimi’nin 68’inci yıldönümü vesilesiyle Mısır Devlet Televizyonu’nda yaptığı konuşmada, “Çevremizde olup bitenler, Mısırlıların tek yürek olmasını gerektiren son derece tehlikeli meselelerdir. Ulusal güvenliğimize yönelik tehditler, halkın imkanlarını korumak için geniş bir yeteneğe sahip olmamızı gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Sisi'nin bu uyarıları, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin ‘Mısır’ın ulusal güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğunu’ düşündükleri Libya'daki ‘suç işleyen milislerle’ ve ‘yabancı terörist unsurlarla’ savaşmak için ‘olası bir askeri müdahaleye’ hazırlandıkları bir dönemde yaptı.
Mısır parlamentosu geçtiğimiz pazartesi günü Cumhurbaşkanı Sisi'ye, Mısır destekli Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) ile Türkiye tarafından desteklenen Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında şiddetli bir çatışmaya tanık olan Libya'ya askeri müdahale için yeşil ışık yaktı.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi dün yaptığı konuşmada vatandaşlarına şöyle seslendi:
“Etrafımızda, tüm Mısırlıların tek yürek olması geren son derece tehlikeli ve çok hassas olayların yaşandığının farkındasınızdır. Mısır’ın güvenliğini koruyacak ve Mısırlılara yaşam haklarını garanti edecek şekilde krizlerin üstesinden gelebileceğinden emin olabilirsiniz. Vatanın temel inancı, halklar arasındaki insan ilişkilerinin temeli olan işbirliği, yapıcılık ve barış değerlerine dayanıyor.”
Sisi her ne kadar doğrudan bölgedeki krizlere değinmekten kaçınsa da ülkesinin Libya'daki duruma yönelik politikasına atıfta bulunarak, “Mısır'ın temel inancı ötekine saygıya dayanıyor ve çatışmaları önlemek için her türlü çabayı göstermeye çalışıyor. Bununla birlikte, ihtiyaç olması halinde tarihi haklarını ve kazanımlarını korumak için gerekli önlemleri alma yeteneğine de sahiptir” şeklinde konuştu.
Mısır Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta da Mısır'ın hem kendisinin hem de Libya’nın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir doğrudan tehdit karşısında boş durmayacağını söylemişti.
Öte yandan Mısır Batı sınırlarındaki gerginliklerin yanı sıra Etiyopya'nın Nil Nehri’nin ana kolu olan Mavi Nil Neri üzerine inşa ettiği Nahda (Rönesans) Barajı nedeniyle su güvenliğine yönelik bir ‘tehdit’ ile de karşı karşıya. Etiyopya hükümetinden dün yapılan açıklamada, baraj rezervuarının dolumunun ilk aşamasının sona erdiği belirtildi. Bu duyurunun şuan Mısır, Etiyopya ve Sudan arasında Afrika Birliği'nin (AfB) himayesinde devam eden müzakereleri olumsuz etkilemesi bekleniyor.
Sisi, 23 Temmuz Devrimi’nin yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada ayrıca şunları söyledi:
“Temmuz Devrimi tarihi ve halkların kazanımlarıyla kutsanmış bir dönemin başlangıç noktasıdır. Halkın kararları milli iradesine dayanmaktadır. Mısır tarihi, bugünümüz ve geleceğimiz için birer ders niteliğinde, geçmişimizden ilham almamızı sağlayan ihtişamlı örneklerle doludur.”



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.