Sudanlılar kadın hakları alanında kaydedilen gelişmelerin artırılmasını bekliyor

Kadınlar Sudan devriminde etkin bir şekilde yer aldı (AFP)
Kadınlar Sudan devriminde etkin bir şekilde yer aldı (AFP)
TT

Sudanlılar kadın hakları alanında kaydedilen gelişmelerin artırılmasını bekliyor

Kadınlar Sudan devriminde etkin bir şekilde yer aldı (AFP)
Kadınlar Sudan devriminde etkin bir şekilde yer aldı (AFP)

İsra eş-Şehir
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk kadınların yüksek mevkilerde yer alma oranının beklenenin altında olduğunu belirtti.
Hamduk, üç yıllık geçiş süreci boyunca demokratik egemenliğe ulaşmak için sivil valilerin eyaletlere atamasının gerçekleştirildiğini açıkladı. Geçen yıl Ömer el-Beşir hükümetinin düşürülmesinin ardından ülkeyi yöneten askerlerin yerini sivil valiler aldı.
Kadınların temsili
18 eyalet arasından iki kadın Kuzey eyaleti ve Nil Nehri eyaletine vali olarak atandı. Hamduk, eyaletlerde kadınların temsilinin beklenenden düşük olduğunu söyleyerek yönetici düzeylerinde daha çok rol almaları önerisinde bulundu.
Aynı bir bağlamda “Kadına Karşı Baskıya Hayır Girişimi” kadınların ötekileştirilmesini kınayarak “Hakkımızı istiyoruz, kibar davranmayacağız” sloganı altında bir kampanya başlattı.

Kadın hakları aktivisti ve “Kadına Karşı Baskıya Hayır Girişimi” Başkanı İhsan Fakiri Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada “Eyaletlerdeki kadın sayısı yeterli değil ve işin içine parti kotaları da girdi. Ne yazık ki, partiler gerek önceki hükümette gerekse devrim hükümetinde kadınların katılımının etkili olduğu bilinmesine rağmen siyasi gerçekliği iyi okuyamadılar” ifadelerini kullandı.
Fakiri sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sudan’ın zihniyeti, kadının çalışması ve önemli mevkilere gelmesi konusunda hala geride. Bu yüzden partilerin içerisindeki kadınlar partinin kadın meselelerini benimsemesi ve siyasi parti programının öncelikleri arasına koymasını sağlama doğrultusunda baskın bir güç haline gelmek için bu erkek odaklı yaklaşım ile mücadele etmeli çünkü kadın meseleleri toplumsal sorunların ve siyasi çatışmanın ayrılmaz bir parçası sayılıyor.”
Ret ve hoş karşılama
Sosyal medya sitelerinin önde gelen bazı erkek ve kadın kullanıcıları kadınların eyaletlere vali olarak atanması karşısında kapsamlı ret kampanyaları başlatarak eyaletlerdeki sorunların bir kadının yönetebileceğinden daha büyük olduğunu ifade etti.
Kadınların vali olarak atanmasına karşı çıkan isimlerden biri olan Muhammed es-Sir “Sudan büyük yönetim krizlerinden muzdarip bir ülke. Aynı zamanda günümüzde hala bazı kabileler gelenek ve görenekleri yüzünden kadın kelimesini duymayı reddediyor. Bu atamalar problemlere yol açacak. Onlarsız yapabiliriz” ifadelerini kullandı.
Buna karşılık kadın valilerden birinin atandığı Nil Nehri eyaletindeki Matamma Direniş Komiteleri tarafından yayınlanan ve valilik görevine bir kadının seçilmesinden övgüyle söz eden bildiride, kadınların bu makamlardan uzak tutulması çağrısında bulunan seslerin yıkıcı olduğu ve Sudan medeniyetini yeterince tanımadığı çünkü kadınların eskiden krallıkların tümünün yönetiminde yer aldığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre siyasi analist Ahmet Abdulgani “Sudan gibi bir ülkede kadınların yönetici pozisyonlarına kabul edilmesi için atılan bu adım, eski rejime karşı yapılan Sudan devriminde büyük bir rolü olan Sudan kadınlarına adaleti sağlamanın temelini atmak için ileriye doğru atılmış bir adım sayılıyor. Kadınların yönetimdeki bu küçük yüzdede pay sahibi olmasına rağmen, gelecek dönemde değişim yapılması ve özellikle yüzyıllardır ülkenin yönetiminde yer alan Sudanlı kadınların gücünden faydalanmak için yeni bir yapı taşı niteliğinde” dedi.
Abdulgani “Sudan toplumundaki kavramsal değişim, kadının valilik mevkisine yükselmesini kabul etme yönünde iyi bir başlangıç ki bu da, Sudanlı kadınların haklarını ve onurunu korup kendilerine adaleti sağlıyor” dedi.
Belki de bu Sudan’da valiler için oluşturulan son kadro olmayacak. Zira Sudan’da kadınların koltuk sayılarının artırılması gerektiğine dair sesler yükseliyor ve bunu isteyenler arasında sadece kadınlar değil, aksine kadınların fark yaratma gücüne inanan erkekler de bulunuyor.
 



Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."