Dünya genelinde koronavirüs vaka sayısı 16 milyonu 430 bini aştı

San Petersburg’daki geçici tarama istasyonu (AFP)
San Petersburg’daki geçici tarama istasyonu (AFP)
TT

Dünya genelinde koronavirüs vaka sayısı 16 milyonu 430 bini aştı

San Petersburg’daki geçici tarama istasyonu (AFP)
San Petersburg’daki geçici tarama istasyonu (AFP)

Dünya üzerinde yeni tip koronavirüs bulaşan kişi sayısı 16 milyonu geçerken, vakaların yarısından fazlası Latin Amerika, Karayipler ve ABD’de görüldü. 1 Temmuz’dan bu yana dünya üzerinden beş milyonu aşkın vaka kaydedilirken, bazı ülkeler ise uygulanan sıkı kısıtlamaları yeniden yürürlüğe koydu.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) geçtiğimiz Cumartesi günü, hiçbir ülkenin bağışıklık kazanmadığına dikkati çekerek, vakaların Amerika kıtası ve Günay Asya gibi yoğun nüfuslu ülkelerdeki geniş yayılımına vurgu yaptı. WHO açıklamasında, hastalığın yayılmasını kontrol etmenin anahtarının vakaların ve onlarla temas halinde olanların takip edilmesi, izole edilmesi ve hastaların tedavi edilmesi olduğunu kaydetti.

ABD’de kriz derinleşiyor
AFP’nin haberine göre, 4 milyon 371 bin 839 vakanın kaydedildiği ABD’de 149 bin 849 kişi hayatını kaybetti. John Hopkins Üniversite verilerine göre önceki gün 68 bini aşkın vakanın görüldüğü ülkede bin 67 kişi yaşamını yitirdi. İlkbahar sonunda iyileşmenin kaydedildiği ülkenin güney ve batı eyaletlerinde vaka sayısında hızlı bir artış gözlemlenirken, son günlerde günlük vaka sayısı 60 binin üzerine çıktı.
ABD Başkanı Donald Trump önümüzdeki sonbaharda okulların açılması ve tüm eyaletlerde maske takılmasını zorunlu kılmak konusunda baskıyla karşı karşıya. Beyaz Saray Genelkurmay Başkanı Mark Meadows, yeni düzenlemelerin soruna yardımcı olabileceğini ancak salgını sona erdirmeyeceğini söyledi. Meadows açıklamasında, tedavi ve aşıların en nihayetinde salgının üstesinden gelmeye yardım edeceğini aktardı. Dün ABD’ye açıklamalarda bulunan yetkili, ABD’nin aşı konusunda iyi haberler vermeye yakın olduğunu söyleyerek, yönetimin aşı konusundaki iyi haberlere sahip olacağı konusunda iyimser olduğunu bildirdi. Meadows açıklamasında, Trump yönetimin koronavirüs için uzun vadeli çözümler üretmeye çalıştığını vurguladı.
Öte yandan Şili Sağlık Bakanlığı koronavirüs kaynaklı ölü sayısının 13 bini aştığını duyurdu. Şili’de bir günde 4 bin 183 ölüm haftalık rapora eklendi. Şili'de koronavirüsten ölenlerin sayısı bir anda 13 bin 203'e yükseldi. Son 24 saatte 2 bin 287 kişide de korona virüs tespit edilmesiyle toplam vaka sayısı 343 bin 592 kişiye ulaştı.

Yeni yoğun yayılma
Salgında vaka ve ölümleri azaltmayı başarabilen birkaç ülke, vaka sayılarında yeni ve hızlı bir artış yaşıyor. Avustralya dün virüsün yayılmasından bu yana en kötü güne tanık oldu. Alınan katı karantina önlemlerine rağmen ölüm ve enfeksiyon sayısında artış kaydedildi. Son 24 saatte 450 vakanın görüldüğü Avustralya’da ölü sayısı 155 oldu.
Diğer yandan Güney Kore yurt dışı kayaklı 68 kişi dahil olmak üzere toplamda 113 vakanın kaydedildiğini duyurdu. Güney Kore izole tedbirleri almadı ancak virüs bulaşmış kişilerle yakın olanları test etmek ve izlemek için salgın yayılımını sınırlamayı başaran çok sofistike bir strateji izledi.
Sağlık yetkilileri Fransa’da virüsün belirgin bir şekilde arttığını söylüyor. Yetkililer, ABD ve Cezayir dahil olmak üzere 16 ülkeden seyahat için çek yaptırılmasını istedi.
Fransa Başbakanı Jean-Castex, artan vaka sayıları nedeniyle yeni kısıtlamaların ekonomik ve sosyal düzeyde 'felaket' olacağını söyledi.

Kademeli olarak kısıtlamalara geri dönüş
İngiltere gibi Avrupa'daki diğer ülkeler ve bölgeler, yolcu kontrol önlemlerini güçlendirdi ve maske zorunluluğunu uygulamaya koydu. Bazı Avrupa ülkelerinde yavaş yavaş hareket kısıtlamalarını yeniden dayatma stratejisi izleniyor. Sunday Times'a göre, İspanya'da tatil yapan İngiliz Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, ülkesinin iki hafta boyunca izole altına alınma adımından şaşırdığını ifade etti. Shapps, hükümetin İspanya’dan İngiltere’ye dönen tüm yolcuların virüs nedeniyle 14 gün karantinada kalması yönünde karar aldığını açıkladı.
Latin Amerika'da ise spor aktiviteleri ve kutlamaların iptali ile ilgili duyurular yapılıyor. São Paulo’da düzenlenen festivaller süresiz olarak ertelenirken, Rio de Janeiro'daki geleneksel Yeni Yıl kutlamaları iptal edildi. Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığı açıklamada, salgından kurtulduğunu açıkladı. Brezilya’da 2 milyonu aşkın vaka bulunuyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.