Levy’nin Libya fotoğrafı UMH'yi zorda bıraktı

Levy’nin Tarhuna’ya yaptığı tartışmalı ziyaretine ilişkin Twitter üzerinden yayınladığı fotoğraf
Levy’nin Tarhuna’ya yaptığı tartışmalı ziyaretine ilişkin Twitter üzerinden yayınladığı fotoğraf
TT

Levy’nin Libya fotoğrafı UMH'yi zorda bıraktı

Levy’nin Tarhuna’ya yaptığı tartışmalı ziyaretine ilişkin Twitter üzerinden yayınladığı fotoğraf
Levy’nin Tarhuna’ya yaptığı tartışmalı ziyaretine ilişkin Twitter üzerinden yayınladığı fotoğraf

Fransa'nın 2011'de Muammer Kaddafi'ye yönelik askeri operasyonunda önemli rol oynayan Fransız yazar Bernard-Henri Levy'in Misrata ziyareti Libya'yı karıştırdı.
Tarhuna şehrinde planlı ziyaretinin tamamlanmasını engelleyen silahlı saldırı iddialarının aksine, Fransız politikacı Bernard Levy ise bir basın toplantısında şehre ziyarette bulunduğunu doğruladı. Aynı şekilde ziyarette UMH’ye bağlı silahlılar eşliğinde çekilmiş görüntülerini yayınladı. Kendisini bir filozof olarak tanıtan Levy, Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Özgür basını koruyan gerçek Libya polisi, Misrata’ya dönüş yolunda konvoyumu engellemeye çalışan haydutlardan son derece farklı” dedi.
LUO’nun ayrılması sonrasında şehirdeki toplu mezarları araştırmak için Tarhuna’ya ziyarette bulunduğunu söyleyen Levy, UMH’ye yakın grupların başkent Trablus’un 65 km güneydoğusundaki Tarhuna’ya girerken konvoyunu engelledikleri iddialarını da yalanladı. Televizyon görüntüleri ise, UMH’ye yakın silahlıların Levy’i şehirden çıkmaya zorladıklarını gösterirken, UMH’ye bağlı yerel medya organları da ABD merkezli ‘The Wall Street Journal’ gazetesine bir rapor hazırlamak üzere Libya’ya gazeteci olarak geldiğini bildirdi.
UMH’ye bağlı Başkanlık Konseyi de ziyarete ilişkin açıklamada bulunurken, medya ofisi aracılığıyla yaptığı açıklamada da Fransız politikacıyla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını belirtti. Konsey, ziyaretin arka planını araştırmak için ise tüm gerçekleri ve detayları araştırmak üzere önlemler aldığını açıkladı. Ayrıca yasalara aykırı olan bu eylemde yer almakla suçlanan herkese karşı caydırıcı yasal önlemler alınacağı belirtildi.
Misrata Belediye Meclisi ise Levy’nin Misrata’ya ziyaretini yalanlayarak, kendisiyle herhangi bir koordinasyonlarının bulunmadığını ifade etti. Bernard Levy’nin Misrata’daki birçok yetkili ve yerel temsilci ile görüşmelerini içeren ziyaret programına göre Levy ile görüşmesi beklenen UMH İçişleri Bakanı Fethi BaşAgha, “Gazetecilerin hükümetin resmi daveti olmadan kişisel ziyaretleri, siyasi bir öneme sahip değildir” ifadelerini kullandı.
Yerel medya organlarına göre Fransa’nın 2011 yılında Muammer Kaddafi’ye karşı Libya’ya müdahale kararına önemli bir katkısı olan Levy, Trablus’un 200 km batısındaki Misrata Havalimanı’na özel bir uçakla geldi. 2011 yılında muhalefet savaşçılarını destekledikten sonra Bernard Levy, özellikle Fransa, İngiltere ve ABD liderliğinde yapılan uluslararası müdahale çağrısı nedeniyle birçok Libyalı arasında istenmeyen bir isme dönüştü.
Serrac, Doğu Akdeniz’deki gerginliği görmezden geliyor
Türkiye ile anlaşmaların Doğu Akdeniz’de yol açtığı gerginliğe karşı Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac, Türkiye ile ilişkilerinin geliştirilmesi hususundaki ısrarını sürdürüyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,Türk istihbarat servisi MİT tarafından sağlanan bilgi desteğinin, Libya’daki oyunun kurallarını değiştirdiğini ve Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanı darbeci Mareşal Halife Hafter’in ilerleyişini durdurmaya katkı sunduğunu iddia etti.
Serrac, güvenlik işbirliği ve Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması hususunda geçen Kasım ayında imzalanan mutabakatları takiben geçen cumartesi günü Erdoğan ile İstanbul’da bir araya geldi.
Fayiz es-Serrac, Birleşmiş Milletler (BM) kararları ve Berlin Konferansı çıktıları çerçevesinde Libya krizine siyasi bir çözüm gerekliliğine dikkati çekti. UMH Başkanı, görüşme sırasında ekonomik işbirliği, Türk şirketlerinin Libya’daki duran faaliyetlerini yeniden canlandırma ve yatırım alanındaki işbirliği mekanizmaları meselelerini ele aldıklarını belirtti.
LUO’da Ahlaki Rehberlik Direktörü Halid el-Mahcub, Serrac’ın Erdoğan’ın talimatlarını dinlemek üzere İstanbul’a yöneldiğini söylerken, UMH ile Türkiye arasındaki anlaşmaların meşruiyetinin bulunmadığını vurguladı. Mahcub, UMH milislerinin Türkiye’nin koruması olmadan Trablus’ta varlığını sürdüremeyeceğini belirtti.
Türkiye’yi Sirte ve Cufra cephelerine paralı asker ve teçhizat takviyesinde bulunmakla suçlayan Halid el-Mahcub, geçen cumartesi günü bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, LUO’nun Türkiye’den milisler ve paralı askerler tarafından desteklenen olası bir saldırıyı geri püskürtmeye yakın olduğunu ifade etti.
Ancak UMH’ye bağlı Sirte ve Cufra Kurtuluş Odası Sözcüsü Hadi Darah, Sirte şehrine barış içinde girmeyi ve üçüncü kez yıkıma tanık olmamayı ümit eden güçlerin, siyasi bir çözüm beklentisiyle hala görevlerini sürdürdüğünü belirtti. Darah, Sirte şehrine saldırmaya hazır olan UMH güçlerinin ise Serrac’dan talimatlar beklediğini söyledi.
UMH’nin kontrolündeki el-Vatiyye hava üssünün geçen cumartesi günü maruz kaldığı saldırı hakkında ise Hadi Darah, saldırının kimliği belirsiz uçaklar tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Konu hakkında UMH sessizliğini korurken, LUO da herhangi bir yorum yapmadı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.