İran Hürmüz Boğazı'na uçak gemisi maketi gönderdi

Uydu görüntüleri konusunda uzman olan ABD merkezli Maxar Technologies şirketi tarafından çekilen bir uydu görüntüsünde İran’a ait bir sürat teknesinin uçak gemisine doğru ilerlediği görülüyor (Reuters)
Uydu görüntüleri konusunda uzman olan ABD merkezli Maxar Technologies şirketi tarafından çekilen bir uydu görüntüsünde İran’a ait bir sürat teknesinin uçak gemisine doğru ilerlediği görülüyor (Reuters)
TT

İran Hürmüz Boğazı'na uçak gemisi maketi gönderdi

Uydu görüntüleri konusunda uzman olan ABD merkezli Maxar Technologies şirketi tarafından çekilen bir uydu görüntüsünde İran’a ait bir sürat teknesinin uçak gemisine doğru ilerlediği görülüyor (Reuters)
Uydu görüntüleri konusunda uzman olan ABD merkezli Maxar Technologies şirketi tarafından çekilen bir uydu görüntüsünde İran’a ait bir sürat teknesinin uçak gemisine doğru ilerlediği görülüyor (Reuters)

İran ile ABD arasında gerginliklerin yaşandığı bir dönemde, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’na uçak gemisi maketi gönderdiğini gösteren uydu görüntüleri, İran’ın büyük olasılıkla yakında deniz tatbikatları gerçekleştireceğine işaret etti.
Associated Press (AP) Haber Ajansı’nın haberine göre uydu görüntüleri konusunda uzman olan ABD merkezli Maxar Technologies şirketinin pazar günü yayınladığı görüntülerde, bir sürat teknesinin İran’ın kıyı kenti Bender Abbas'tan boğaza doğru çekilen uçak gemi maketine doğru ilerlediği görüldü.
İran resmi medyasında ya da yetkililerin açıklamasında henüz uçak gemisi maketinin dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na gönderildiğine dair herhangi bir ifade kullanmadı. Ancak yayınlanan uydu görüntüsü, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Şubat 2015'teki gibi bir tatbikata hazırlandığını gösteriyor.
İran, 2015 yılındaki deniz tatbikatında makineli tüfekler ve füze rampalarıyla donatılan sürat tekneleriyle maket uçak gemisine bir baskın düzenledi. Akabinde, denizden karaya füzelerle maket gemi hedef alınarak imha edildi.
Pentagon Sözcüsü Binbaşı Rebecca Rebarich yaptığı açıklamada, “Ortadoğu'daki seyrüsefer yollarında devriye gezen ABD’nin Bahreyn merkezli 5. Filosu, donanmamızın herhangi bir deniz tehdidine karşı kendilerini savunacağından emindir. İran’ın bu gerçek boyutlardaki maketlerle ve bu maketleri tatbikat senaryolarında kullanarak ne elde etmeyi umduğunu bilmiyoruz. Savaş istemiyoruz, ancak bölgedeki Amerikan güçlerini ve çıkarlarını deniz yoluyla yapılan tehditlerden korumaya da hazırız” ifadelerini kullandı.
İran’ın gemi maketi, ABD Donanmasının düzenli olarak Hürmüz Boğazı'ndan Basra Körfezi'ne gönderdiği USS Nimitz uçak gemisine benziyor. USS Nimitz son olarak geçtiğimiz hafta sonlarında Hint Okyanusu'ndan Ortadoğu sularına giriş yaparken Arap Denizi'ndeki USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisinin yerini alması bekleniyor.
Uydu görüntülerine göre İran’ın yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğindeki uçak gemisi maketinin güvertesinde 16 savaş uçağı görünüyor.
İran ve ABD arasındaki ilişkiler son dönemde iyice gerildi. Son olarak geçtiğimiz hafta ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağının, Suriye hava sahasında Mahan Air'e ait bir yolcu uçağına önleme yapması sonucu İran uçağındaki bazı yolcuların yaralanması tansiyonu yükseltti.



ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

ABD, İsrail ve Suriye hükümetleri, Paris'te üç taraf arasında yapılan görüşmelerin ardından salı günü ortak bir bildiri yayınladı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“İsrail ve Suriye'nin üst düzey yetkilileri, ABD’nin himayesinde, Paris'te bir araya geldi. Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu'daki liderliği, Suriye'nin egemenliği ve istikrarı, İsrail'in güvenliği ve her iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeler yapıldı.”

Açıklamada, Suriye ve İsrail taraflarının aşağıdaki mutabakatlara vardıkları da eklendi:

“Taraflar, her iki ülke için güvenlik ve istikrarı sağlayacak kalıcı düzenlemeler arayışındaki kararlılıklarını yeniden teyit ederler. Taraflar, istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konusunda acil ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak için, ABD'nin himayesinde ortak bir entegrasyon mekanizması – özel bir irtibat hücresi – kurmaya karar verdiler. Bu mekanizma, herhangi bir anlaşmazlığı derhal ele almak ve yanlış anlamaları önlemek için bir platform görevi görecek.”

ABD tarafı, ‘bu olumlu adımları’ överken Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için daha geniş çaplı çabalar çerçevesinde bu mutabakatların uygulanmasını desteklemeye kararlı olduğunu vurgulayarak “Egemen devletler saygılı ve yapıcı bir şekilde işbirliği yaptıklarında, refah da peşinden gelir” ifadelerine yer verdi.

Ortak bildiri, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve her iki tarafın gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtıyordu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in ‘bölgenin istikrarı ve güvenliği teşvik etme taahhüdünü yenilediğini’ doğrulayan bir açıklama yayınladı ve Suriye tarafıyla ‘ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Suriye ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi gerekliliğini’ görüştüğünü belirtti.

Öte yandan Suriye, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail’in kontrol ettiği topraklardan askerlerini çekilmesini istiyor ve egemenliğini garanti altına alacak karşılıklı bir güvenlik çerçevesi talep ediyor. Buna karşın İsrail, herhangi bir anlaşmayı, güneybatı Suriye'nin bazı bölgelerinin silahsızlandırılması da dahil olmak üzere güvenlik çıkarlarının korunmasını garanti altına alan koşullara bağladı.


Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA
TT

Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA

Kaynaklar, ABD'nin himayesinde ve Paris'in ev sahipliğinde düzenlenen İsrail-Suriye görüşmelerinin beşinci turunun, Tel Aviv ve Şam arasında yeni bir güvenlik anlaşması konusunda ön anlaşma ile sonuçlandığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün dağıtılan ortak açıklamada, iki ülkenin istihbarat alışverişi ve askeri gerilimin azaltılması gibi konuları koordine etmek üzere bir iletişim hücresi kurma konusunda anlaştığı belirtildi.

ABD’li bir yetkili, ülkesinin Suriye'nin güneyindeki gerilimi azaltmak amacıyla Ürdün'ün başkenti Amman'da ABD-İsrail-Suriye görev gücü kurulmasını önerdiğini söyledi. ADB merkezli haber sitesi Axios'a konuşan yetkili, ortak görev gücünün Suriye'nin güneyinde silahsızlanma ve Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail ordusunun işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi konusunda yapılan müzakerelerin temelini oluşturacağını söyledi.

Güvenlik cephesinde ise Suriye Arap Haber Ajansı SANA dün, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi yakınlarındaki ordu mevzilerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması sonucu bir askerin öldürüldüğünü bildirdi.

SANA ayrıca, SDG'nin şehrin Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerini çevreleyen yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu ikisi kadın üç sivilin öldüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı.

SDG ise Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Şeyh Maksud Mahallesi’ni hedef aldığını ve mahalle sakinlerinden birinin öldürüldüğünü açıkladı.


İran'da protestolar yayılıyor... rejim “önleyici müdahale” ile tehdit ediyor

Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)
Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)
TT

İran'da protestolar yayılıyor... rejim “önleyici müdahale” ile tehdit ediyor

Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)
Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)

İran'daki protestolar dün onuncu gününe girerken, başkent ve diğer şehirlere yayıldı. Rejim ise olası herhangi bir yabancı müdahaleye “önleyici” yanıt vereceği tehdidinde bulundu.

Tahran'ın ana çarşısında protestolar yaşandı. Videolarda güvenlik güçlerinin protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığı görülüyor. Aynı zamanda ülke genelinde ticari bölgelerde grevler ve dükkanların kapatılması da yaşandı. Aktivistlere göre protestolar gece boyunca birkaç şehre yayıldı ve zaman zaman güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandı.

Şarku'l Avsat'ın İnsan hakları örgütü HRANA'dan aktardığına göre protestoların başlamasından bu yana 29 protestocu ve 4 çocuk dahil olmak üzere 35 kişi öldürüldü, bin 200'den fazla kişi gözaltına alındı ve protestolar ülkenin 31 ilinden 27'sine yayıldı.

Siyasi açıdan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ekonomik krizden yürütme ve yasama organlarının sorumlu olduğunu belirterek, televizyonda yayınlanan konuşmasında, parlamentonun ve hükümetin “birlikte ülkeyi bu duruma getirdiğini” söyledi ve krizin derinleşmesinden ekonomik kararları sorumlu tuttu. Pezeşkiyan, bu hatanın “tek bir kişinin suçu olmadığını” ifade etti.

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin üst düzey savunma komitesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın protestocuları "kurtarma" uyarısının ardından, İran'ın "olaydan sonra karşılık vermekle sınırlı kalmadığı" ve dış tehdit göstergelerini "güvenlik denkleminin bir parçası" olarak değerlendirdiği konusunda bir açıklama yayınladı.