Koronavirüste ikinci dalga korkusu: Dünya genelindeki sağlık kısıtlamaları sıkılaştırılıyor

Madrid’deki parklardan birinde maske takan insanlar (Reuters)
Madrid’deki parklardan birinde maske takan insanlar (Reuters)
TT

Koronavirüste ikinci dalga korkusu: Dünya genelindeki sağlık kısıtlamaları sıkılaştırılıyor

Madrid’deki parklardan birinde maske takan insanlar (Reuters)
Madrid’deki parklardan birinde maske takan insanlar (Reuters)

İspanya ve Almanya da dahil olmak üzere birçok ülke, son haftalarda vaka sayılarının artmasından endişe duyarken, koronavirüs salgınını engellemek amacıyla sağlık önlemlerini sıkılaştırma kararı aldı.
Worldometer verilerine göre üçte biri Avrupa’da olmak üzere dünya genelinde 663 bin 523 kişinin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği bu dönemde, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise virüsün mevsimlerden etkilenmediği konusunda uyarıda bulundu. 9 Temmuz’dan bu yana dünya genelinde 100 bin ölüm kaydedilirken, genel bilanço ise iki aydan fazla bir sürede iki katına çıktı.
WHO Sözcüsü Margaret Harris, mevsimlerin Kovid-19’un bulaşmasında etkisinin yok gibi göründüğünü söyleyerek, salgından en fazla etkilenen ülkelerin şu anda farklı mevsimlerde olduğunun altını çizdi. Harris aynı zamanda, “Bu, solunumu etkileyen bir virüs ise ve bu tür virüsler geçmişte farklı mevsimlerden etkilenmişse bile, koronavirüsün yeni bir virüs olduğunun, diğerlerinden farklı davrandığının farkına varmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İspanya’nın turistler için güvenli bir yer olduğu konusunda ısrar eden, aynı zamanda koruyucu maskeyi zorunlu tutan Madrid, yaklaşık 361 farklı odak noktasında en az 4 bin vaka kaydetti. Önemli bir turizm pazarı sayılan İngiltere de dahil olmak üzere birçok ülke, İspanya'dan gelenleri karantina uygulamasına tâbi tutuyor.

Turizm sektörü kan ağlıyor
Ancak turizm sektörünün koronavirüs salgınından etkilendiği tek ülke İspanya değil. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), dünya turizminin salgının ilk beş ayında 320 milyar dolar gelir kaybettiğini bildirdi. Bu durum, milyonlarca insanın gelirini etkiliyor.
Madrid merkezli UNWTO, bu kaybın 2009 küresel mali krizindeki gelir kaybının üç katı olduğunu bildirdi.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ise, küresel hava trafiğinin salgın öncesindeki seviyelere ancak 2024 sonrasında dönebileceğini açıkladı.
Geçtiğimiz hafta ortalama 557 yeni vaka kaydeden Almanya, açık havada sosyal mesafenin mümkün olmadığı yerlerde maske takma uygulaması getirdi.

İran’da ölümlerin önüne geçilemiyor
Salgının yoğunlaştığı İran ise Salı günü rekor kırarak bir günde 235 yeni can kaybı kaydetti.
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, durumun endişe verici olduğunu, ülkedeki toplam 31 ilden 15’inin salgın açısından tehlikeli olarak sınıflandırıldığını bildirdi.
Yetkililer, halka açık yerlerde maske takmayı zorunlu hale getirdi. Tahran da dahil olmak üzere salgından en çok etkilenen iller, Nisan ayından bu yana kademeli olarak kaldırılan kısıtlamaların yeniden uygulanmasına izin verdi.
Vaka sayısında artış kaydedilen Lübnan’da hükümet tarafından Salı günü yapılan açıklamada, Kurban Bayramı dolayısıyla 30 Temmuz ile 3 Ağustos tarihleri arasında tam bir kapanışa gidileceği belirtildi.
Diğer yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın yayınladığı bir video kaydını kaldıran Twitter, görüntülerdeki doktorların salgın hakkında yanlış bilgi aktardığını, bunun politikasını ihlal ettiğini söyledi. Daha önceden Facebook da böyle bir adım atmış, maske ve kapanışların salgınla mücadelede gerekli olmadığını öne süren görüntüleri kaldırmıştı.

Çin’de son durum
Maske uygulaması, vakaların izolasyonu ve temasların izlenmesi sayesinde salgını büyük ölçüde ortadan kaldırılmayı başaran Çin'deki yetkililer, Salı günü yaptıkları açıklamada, ülkenin kuzeydoğusundaki sıcak noktalardan gelen taşıyıcıların salgını aralarında Pekin de olmak üzere beş farklı bölgeye yaydığını bildirdi.
Nitekim Mayıs ayı ortalarından bu yana ülkede koronavirüse bağlı yeni bir can kaybı kaydedilmedi. Ancak son aylarda, ülkenin farklı bölgelerinde endişeye neden olacak şekilde yeni salgın odak noktaları kaydedildi. Çin tarafından Salı günü yapılan açıklamada, son 24 saat içinde 68 yeni enfeksiyon kaydedildiği bildirildi.

Avrupa’nın ikinci dalga endişesi
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, “Avrupa'da olup bitenler hakkında tamamen net olalım… Salgının ikinci dalgasına yönelik işaretler görmeye başlamak beni korkutuyor” açıklamalarında bulundu.
6 limanının hafta sonu yolcu gemilerine tekrar açılacağını duyuran Yunanistan, çok sayıda vaka nedeniyle mağazalar ve hükümet dairelerinde maske takılmasını zorunlu tuttu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.