Suudi Arabistan’dan Libya hamlesi: Dışişleri Bakanı Mısır, Cezayir ve Tunus’u ziyaret etti

Fotoğraf (Şarku'l Avsat)
Fotoğraf (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’dan Libya hamlesi: Dışişleri Bakanı Mısır, Cezayir ve Tunus’u ziyaret etti

Fotoğraf (Şarku'l Avsat)
Fotoğraf (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan yönetimi, Libya’daki askeri gerginliği sona erdirmek ve siyasi bir çözüm için çalışmalara hız verdi. Bu kapsamda Libya’ya komşu ülkelerle yapılacak olan görüşmelere liderlik eden Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Abdullah bin Ferhan, ilk olarak Pazartesi günü Mısır ve Cezayir’i, ardından ise Tunus’u ziyaret etti.
Dün Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ile başkent Tunus’taki Kartaca Sarayı’nda bir araya gelen Bakan Ferhan, öncesinde ise Muradiye Sarayı’nda Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ile görüşmüştü. 
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Tunus Cumhurbaşkanı’na selamlarını ileten Bakan Ferhan, Cumhurbaşkanı Said’in Suudi Arabistan’ı ziyaret edip Kral Abdulaziz ile görüşme gerçekleştirmesini dört gözle beklediğini vurguladı.
Söz konusu görüşmede iki dost ülke arasındaki yakın ilişkilerin gözden geçirildiğini belirten Bakan Ferhan, Cumhurbaşkanı Kays Said’e Suudi liderliğinin iki ülke arasındaki işbirliğini geliştirmeye hevesli olduğunu iletti. Cumhurbaşkanı Said’in de ortak ilişkileri ve işbirliğini ilerletmenin önemini vurguladığına değinen Bakan Ferhan, “Bu arzuları gerçekleştirmek için Tunus hükümetindeki meslektaşlarımız ile birlikte çalışacağız. Bu ikili ilişkinin iki kardeş halkın yararına olacağından eminiz” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan ve Tunus’un bölge ve Arap dünyasının karşılaştığı birçok sorunla ilgili tutumları arasında ciddi bir yakınlaşma olduğunu sözlerine ekleyen Suudi bakan, Libya hakkında ise şu ifadeleri kullandı:
“Barışçıl bir çözüm sağlayacak, ülkenin istikrarını beraberinde getirecek, dış müdahale ve terörizmden koruyacak, aynı zamanda bölge güvenliğini koruyacak şekilde Libyalılar arasındaki bir çözüm için çabalamanın taşıdığı önem üzerine anlaştık. Bu minvalde, esas olarak tüm komşu ülkeler arasındaki uyumlu çabalar gösterilmesi gerekiyor. Bunu başarma yolundaki çabaları destekleyeceğiz.”
Bakan Ferhan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Tunus ziyaretine dair şu ifadeleri kullandı:
“Kral Selman bin Abdulaziz tarafından Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ile görüşmek üzere görevlendirildim. Kral Abdulaziz ve Veliaht Prens’in selamlarını iletmekten, bölgesel ve uluslararası sorunların ele alınmasında iki kardeş ülke arasındaki koordinasyonu sürdürmekten onur duyuyorum.”
Bakan Ferhan, aynı zamanda, “Tunus Cumhurbaşkanı’na Başbakan Hişam el-Meşişi’nin hükümet kurma yolunda başarı sağlaması yönündeki iyi dileklerimizi iletiyoruz” ifadelerinde bulundu.
Dün Cezayir’e resmi ziyarette bulunan Bakan Ferhan, ülkesi ile Cezayir arasında Libya dosyası üzerinde görüş ve fikir birliğinin bulunduğunu ifade etti.
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ile bir araya gelen Suudi Bakan, görüşmede iki kardeş ülke arasındaki ilişkilerin, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin gözden geçirildiğini bildirdi.
Cezayirli mevkidaşı Sabri Bukadum ile bir araya gelen Bakan Ferhan, görüşmelerde iki ülke arasındaki koordinasyon, işbirliği ve bölge güvenliğine yönelik önemli meselelerin ele alındığını açıkladı. Bakan Ferhan, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
“İlişkileri daha fazla ilerlemeye ve daha fazla koordinasyona yönelmenin önemli olduğu konusunda fikir birliği mevcut. Bu konu üzerine yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Diğer yandan, görüşmelerde bölgesel durumu tartıştık. Başta yoğun bir şekilde tartıştığımız Libya krizi olmak üzere özellikle de bölgenin karşı karşıya olduğu zorluklar hakkında Krallık ve Cezayir’de görüşlerin birbirine uyumlu olduğunu fark ettik.”
Riyad’ın Libya'nın istikrarı ve güvenliğini sağlayan sakinliğe ulaşma yolunda tüm komşu ülkelerle birlikte gösterdiği çabayı vurgulayan Bakan Ferhan, “bu konuda Suudi Arabistan ile Cezayir arasındaki koordinasyonun devamının oldukça önemli olduğunun” altını çizdi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’nın Libya’ya komşu ülkelere yaptığı ziyaretlerinin odak noktasını Libya meselesi teşkil ediyor. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Cezayir Cumhurbaşkanı ve Cezayir Dışişleri Bakanı ile görüşen Bakan Ferhan, tüm bu görüşmelerde Libya’ya komşu ülkelerin bu meseleyi çözüme ulaştırmada alacağı rolün önemini vurguladı.



Hacılar Arafat’tan sonra Muzdelife'ye doğru yola koyuluyor... ve Mina onların dönüşüne hazırlanıyor

Hacılar Arafat düzlüklerinde durmuş, dillerinden Telbiye, Tehlil ve bağışlanma ile merhamet dileklerini okudular, (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar Arafat düzlüklerinde durmuş, dillerinden Telbiye, Tehlil ve bağışlanma ile merhamet dileklerini okudular, (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Hacılar Arafat’tan sonra Muzdelife'ye doğru yola koyuluyor... ve Mina onların dönüşüne hazırlanıyor

Hacılar Arafat düzlüklerinde durmuş, dillerinden Telbiye, Tehlil ve bağışlanma ile merhamet dileklerini okudular, (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar Arafat düzlüklerinde durmuş, dillerinden Telbiye, Tehlil ve bağışlanma ile merhamet dileklerini okudular, (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kutsal Yerler: Ömer el-Bedevi ve İbrahim el-Kureyş

Hacılar, Zilhicce’nin 9. günü olan bugün güneşin batmasıyla birlikte, Arafat vakfesini tamamlayarak ve haccın en önemli rüknünü eda ettikten sonra Müzdelife’ye doğru hareket etmeye başladı. Hacı adayları, Hz. Muhammed’in sünnetine uyarak Mina’da geçirdikleri “Terviye Günü”nün ardından geceyi geçirmek üzere Müzdelife’ye ulaştı.

Hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye intikali sırasında güvenlik ve hizmet ekipleri kutsal bölgelerin tamamında yoğun şekilde çalıştı. Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk günü olan yarın sabaha kadar Müzdelife’de konaklayacak; ardından Mina’ya geçerek Akabe Cemresi’ne taş atma, kurban kesme ve tıraş olma ya da saç kısaltma ibadetlerini yerine getirecekler. Daha sonra hac ibadetinin kalan günlerini tamamlamak üzere Mina’da kalacaklar.

Gelişmiş bir dijital sistem aracılığıyla, hacıların kutsal mekanlardaki hareket ve ulaşım süreçleri izlendi (Fotoğraf: Beşir Salih)Gelişmiş bir dijital sistem aracılığıyla, hacıların kutsal mekanlardaki hareket ve ulaşım süreçleri izlendi (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu’nun verilerine göre yaklaşık 1,7 milyon hacı, Zilhicce’nin 9. günü sabahın erken saatlerinden itibaren Arafat’a akın etti. Beyaz ihramları içinde tekbir, telbiye ve dualarla Arafat’ta toplanan hacılar, af ve rahmet dileğinde bulundu.

Farklı milletlerden, renklerden ve dillerden gelen hacılar, Allah’ın rızasını kazanma ve bağışlanma ümidiyle aynı manevi atmosferde buluştu. Hacılar, gün boyunca dua ederek mağfiret ve cehennemden kurtuluş niyazında bulundu.

Hacılar, Arafat’taki Nemire Camii’nde öğle ve ikindi namazlarını Hz. Muhammed’in sünnetine uygun şekilde cem ve kasr ederek, tek ezan ve iki kametle eda etti. Ardından bu yıl Mescid-i Haram İmam ve Hatibi Şeyh Dr. Ali el-Huzeyfi tarafından verilen Arafat hutbesini dinledi.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın sistemi, insan yoğunluğunu ve yaya hareketini izleyen gelişmiş teknolojilere dayanmaktadır (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı).Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın sistemi, insan yoğunluğunu ve yaya hareketini izleyen gelişmiş teknolojilere dayanmaktadır (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı).

Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı ve Suudi Arabistan Daimî Hac ve Umre Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Arafat’ta yaptığı konuşmada Suudi yönetiminin hacılara hizmet için bütün teknik ve insani imkânları seferber ettiğini belirtti. Prens Suud, ülkesinin Haremeyn’e ve hacılara hizmet etmeyi nesilden nesile aktarılan köklü bir görev olarak gördüğünü ifade etti.

Prens Suud ayrıca, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman adına hacıları selamlayarak, Arafat gününün birlik ve eşitliğin en güçlü şekilde hissedildiği günlerden biri olduğunu söyledi. Hacıların güven, huzur ve sükûnet içinde ibadetlerini yerine getirdiğini vurguladı.

Suudi Arabistan’ın hac hizmetlerini geliştirmek amacıyla altyapı projeleri yürüttüğünü, modern teknolojileri kullandığını ve ulusal insan kaynağını seferber ettiğini belirten Prens Suud, ülkesinin hac organizasyonunu geliştirmeye devam edeceğini kaydetti.

Hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye geçişi güvenlik güçlerinin gözetiminde ve belirlenen sevk planları doğrultusunda düzenli bir şekilde gerçekleştirildi. Kafilelerin hareketi Meşair Treni, otobüsler ve yaya güzergâhları üzerinden kontrollü biçimde sağlandı.

Hacıların Arafat ovasından Muzdelife kutsal alanına geçişi sorunsuz ve sakin bir şekilde gerçekleşti (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacıların Arafat ovasından Muzdelife kutsal alanına geçişi sorunsuz ve sakin bir şekilde gerçekleşti (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi İçişleri Bakanlığı ise gelişmiş dijital sistemler aracılığıyla hacıların hareketliliğini anlık olarak takip ediyor. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde insan yoğunluğu, yaya akışı ve ulaşım hareketleri analiz edilerek saha yönetimi ve karar alma süreçleri hızlandırılıyor.

Hacılar Arafat düzlüklerinde durmuş, dillerinden Telbiye, Tehlil ve bağışlanma ile merhamet dileklerini okudular (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar Arafat düzlüklerinde durmuş, dillerinden Telbiye, Tehlil ve bağışlanma ile merhamet dileklerini okudular (Fotoğraf: Beşir Salih)

Bakanlığa bağlı operasyon ve kontrol merkezleri; güvenlik, sağlık ve hizmet birimleri arasındaki koordinasyonu güçlendirirken, kalabalık yönetimi ve hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesine katkı sağlıyor.

Arafat’tan Müzdelife’ye yapılan hareketlilik, hacıların kutsal bölgelerdeki yolculuğunun üçüncü aşamasını oluşturuyor.


Yeryüzünden gökyüzüne... Hacı adayları için sağlık hizmetleri sunan Suudi kahramanlar

Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Yeryüzünden gökyüzüne... Hacı adayları için sağlık hizmetleri sunan Suudi kahramanlar

Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kutsal topraklarda, hacı adaylarına sunulan benzersiz Suudi sağlık sistemi aracılığıyla insani değerler ve bakım anlayışının en üst düzey örnekleri sergileniyor. Sistem, hacı adaylarına adım adım eşlik ederek kapsamlı ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Hiçbir milliyet ayrımı gözetmeyen sağlık sistemi, insan onuru ve sağlığını her şeyin üzerinde tutarken, hacı adaylarının ibadetlerini güven, huzur ve manevi atmosfer içinde yerine getirebilmeleri amacıyla sunulan kapsamlı hizmet ağının önemli bir parçasını oluşturuyor.

İlk müdahale

İnsani destek hizmetleri ise hacı adaylarının Suudi Arabistan’a ulaştığı ilk andan itibaren başlıyor ve kutsal bölgelerde hac ibadetlerini yerine getirdikleri süre boyunca devam ediyor. Yaya acil müdahale ekipleri ile gönüllüler, yaya güzergâhlarında ve çadır alanlarında yoğun şekilde görev yapıyor. Sağlık çantalarıyla sahada sürekli devriye gezen ekipler, yürüyerek ya da acil müdahale motosikletleriyle hacılara anında destek sağlıyor. Bu sistem sayesinde hiçbir hacı adayının hastalık, fiziksel yorgunluk ya da aşırı sıcakların yol açtığı bitkinlikle tek başına mücadele etmesine izin verilmemesi hedefleniyor.

Suudi Kızılayı bünyesindeki ambulans helikopterler, gökyüzünde uzanan can damarları olarak görev yapıyor. Bu sistem, milyonlarca kişinin bulunduğu kutsal bölgelerde zamanla yarışmak ve yoğun kalabalık engelini aşmak için en hızlı ve en etkili stratejik çözüm olarak öne çıkıyor.

Filonun insani ve operasyonel rolü, acil ihbarlara dakikalar içinde müdahale edebilme kapasitesinde kendini gösteriyor. Yoğun insan kalabalığını ve kara trafiğindeki sıkışıklığı aşabilen ambulans helikopterler, ağır yaralı ve kritik durumdaki hastaları olay yerinden doğrudan Mekke ve kutsal bölgelerdeki uzman hastanelerin helikopter pistlerine ulaştırıyor.

Ambulans helikopterlerin görevinin yalnızca hızlı nakille sınırlı olmadığını belirten ambulans görevlisi Muhammed el-Enezi, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada sistemi ‘uçan yoğun bakım ünitesi’ olarak tanımladı. El-Enezi, ambulans helikopterlerin en son uluslararası tıbbi teknolojilerle donatıldığını, bu sayede doktorlar ve sağlık ekiplerinin uçuş sırasında hastaya müdahale edebildiğini, hayati fonksiyonlarını takip ettiğini ve sağlık durumunu stabilize etmeye başladığını söyledi.

sdfrgthy
Kızılay araçları, hacılara Terviye Günü’nü geçirmek üzere Mina’ya doğru yaptıkları yolculuk boyunca eşlik etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Acil tıp teknisyeni olan el-Enezi, ‘uçan yoğun bakım ünitesinde’ bulunan en önemli ekipmanlardan birinin otomatik göğüs kompresyon cihazı olduğunu söyledi. Bu cihazın, kalp ve solunum durması vakalarında sağlık ekiplerini desteklemek amacıyla bu hac sezonunda devreye alındığını belirten el-Enezi, sistemin acil müdahalelerde hız ve hassasiyet sağladığını ifade etti. El-Enezi ayrıca çocuklar, prematüre bebekler ve yetişkinler için yapay solunum cihazlarının bulunduğunu, modern yaşamsal bulgu takip sistemleri sayesinde hastaların tüm hayati verilerinin anlık olarak operasyon merkezine aktarıldığını söyledi. Bu teknolojinin hava nakli sırasında hastaların durumunun sürekli ve hassas biçimde izlenmesine imkân tanıdığını kaydetti.

Ambulans helikopterlerde ayrıca, tam donanımlı yoğun bakım çantalarının bulunduğunu belirten el-Enezi, bazı hava araçlarının ise aynı anda iki yoğun bakım hastasını sağlık kuruluşları arasında taşıyabilecek şekilde uçan yoğun bakım ünitesi olarak hazırlandığını ifade etti. Bu helikopterlerde gerekli tüm tıbbi ekipmanların eksiksiz şekilde yer aldığını vurguladı.

Yanıt süresi

El-Enezi, ambulans helikopterlerin acil vakalara müdahale süresinde rekor seviyede hız hedeflendiğini belirtti. El-Enezi, hava aracının hazırlanıp havalanmasının en fazla 7 dakika sürdüğünü, ihbar noktasına ise 10 dakikadan daha kısa sürede ulaşıldığını söyledi. Yoğun insan kalabalığının bulunduğu Cemarat gibi alanlarda dahi bu sürelere uyulduğunu ifade eden el-Enezi, hastaların yaklaşık 10 dakika içinde en yakın sağlık kuruluşuna sevk edildiğini kaydetti.

cdgrr
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil, helikopter pisti ziyareti sırasında ambulans helikopter görevlisi Muhammed el-Enezi ile sohbet etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Helikopter pilotu Şayi Makbul, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, tıbbi hava aracının donanım ve acil müdahale kapasitesi açısından dünyadaki en gelişmiş sistemlerden biri olduğunu söyledi. Makbul, ambulans helikopterlerin uluslararası standartlarda üretilmiş en son tıbbi teknolojilerle donatıldığını belirtti. Makbul, bunun hac sezonunda hacı adaylarına sunulan sağlık hizmetlerinde yaşanan sürekli gelişim ve modernizasyon seviyesini yansıttığını ifade etti.

Seyir yetenekleri

Makbul, ambulans helikopterlerin gelişmiş navigasyon kabiliyetlerine sahip olduğunu belirterek, dar alanlara, hazırlanmamış bölgelere ve asfaltlanmamış noktalara iniş yapabildiğini söyledi. Bu özelliğin, kutsal bölgelerdeki farklı noktalarda bulunan vakalara çok daha hızlı ulaşılmasını sağladığını ifade etti.

Makbul, ambulans helikopterlerde tam donanımlı bir operasyon odası ile gelişmiş kardiyak canlandırma ünitesinin bulunduğunu kaydetti. Bu sistemlerin, hasta nakli sırasında acil tıbbi müdahalenin sürdürülmesine ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar durumunun stabil tutulmasına imkân tanıdığını belirtti.

Hava aracındaki teknik donanımın temel amacının, hastayı olay yerinden veya belirlenen buluşma noktasından uygun hastaneye mümkün olan en kısa sürede ulaştırmak olduğunu söyleyen Makbul, müdahale süresinin 7 dakikayı aşmadığını ve bunun hac sezonundaki acil sağlık müdahalelerinin etkinliğini artırdığını vurguladı.

Sağlık filosu kalabalığı

Suudi Kızılayı, hac sezonu kapsamında 2 bin 771 acil sağlık personeli ve gönüllüyü görevlendirirken, ayrıca 100 nitelikli sağlık gönüllüsünü de sahaya sevk etti. Kurum, Mekke genelinde 70, Mescid-i Haram çevresinde 75 ve Mina bölgesinde 178 acil müdahale noktası kurdu. Arafat ve Müzdelife’de ise toplam 203 acil sağlık noktası hizmete alındı. Kızılay filosunda 305 ambulansın yanı sıra erken müdahale ve ilk tedavi süreçlerini hızlandırmak amacıyla kullanılan 20 hızlı müdahale aracı bulunuyor. Filoda ayrıca yoğun bölgelerde hızlı erişim sağlamak için 119 golf aracı, 23 motosiklet, 155 scooter, 200 elektrikli acil müdahale sandalyesi, 80 bisiklet ve 7 ambulans helikopter yer alıyor.

Sağlık hizmetleri yalnızca sahadaki kurtarma operasyonlarıyla sınırlı kalmıyor. Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Sanal Sağlık Hastanesi gibi akıllı teknolojiler ile dijital uygulamaları da hacıların hizmetine sunuyor. Bu uygulamalar sayesinde hacı adayları, Arapça konuşma zorunluluğu olmadan tek tuşla acil sağlık çağrısı yapabiliyor ve konum bilgilerini hassas şekilde sağlık ekiplerine iletebiliyor.

dfr
Kritik bir anda yapılan hassas müdahale, Mısırlı bir hacı ile Faslı bir hacının kalıcı görme kaybından kurtulmasını sağladı ve hac ibadetlerini tamamlamalarına olanak tanıdı. (Kral Abdullah Tıp Şehri)

Hastanelerde ise hayat kurtarmak amacıyla ameliyathanelerin kapıları hacı adayları için açılıyor. Açık kalp ameliyatları, uzmanlık gerektiren kateter işlemleri ve diyaliz seansları gibi ileri düzey sağlık hizmetleri tamamen ücretsiz olarak sunuluyor. Bu hizmetler, dini ve ulusal sorumluluk anlayışıyla yürütülen insani bir görev kapsamında sağlanırken, Suudi sağlık sistemi hacı adaylarına yolculukları boyunca eşlik eden güvenilir ve şefkatli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. Amaç, hacıların ibadetlerini güven içinde tamamlayarak ailelerine sağlıklı şekilde dönmelerini sağlamak olarak ifade ediliyor.

Hacı adayının durumunu göz önünde bulundurmak

Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, hac ibadetini yerine getirmeden önce ciddi sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan hacı adaylarının durumunu da dikkate alıyor. Bakanlık, her yıl Tıbbi Hac Konvoyu girişimini hayata geçiriyor. Entegre bir acil sağlık sistemi olarak yürütülen uygulama kapsamında hastalar, sedyeleri üzerinde sağlık ekiplerinin gözetiminde kutsal bölgelere taşınıyor. Gözyaşları ve sevinç içinde Arafat Vakfesi’ne ulaştırılan hacı adaylarına, ibadetlerinin en önemli rüknünü yerine getirebilmeleri için doktorlar ve hemşireler anbean eşlik ediyor. Böylece hastaların sağlık durumları yakından takip edilirken hac ibadetlerini tamamlamalarına da imkân sağlanıyor.


Hacılar bugün Arafat’tta

Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)
Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)
TT

Hacılar bugün Arafat’tta

Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)
Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)

Hac için kutsal yolculuğun en önemli aşaması olan Arafat Dağı’na çıkış, bugün şafak vaktiyle birlikte başladı. Mina’da “Terviye Günü” kapsamında geceyi geçiren hacılar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Arafat’a doğru hareket etti.

Hac ibadetinin “en önemli rüknü” olarak kabul edilen Arafat vakfesi için hacıların hareketi sırasında, kutsal bölgeler arasında geçişlerin düzenli ve akıcı olduğu bildirildi. Süreç, çeşitli güvenlik birimlerinden on binlerce personelin koordinasyonuyla takip edildi.

Suudi Arabistan yetkilileri, hac organizasyonunun tüm aşamalarında kapsamlı bir hazırlık yapıldığını ve devlet kurumlarının tüm imkânlarının hacıların ibadetlerini güvenli ve rahat şekilde yerine getirmesi için seferber edildiğini belirtti.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bu yılki hac sezonu için erken planlamalar yapıldığını ve Arafat ile diğer kutsal alanlara geçişlerin düzenli ve kademeli bir şekilde sağlanması için ayrıntılı programlar hazırlandığını açıkladı.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bu yılki hac sezonu için hazırlıklara erken başladığını, bunun “hacıların hizmet kalitesini sürekli geliştirmeyi ve yolculuklarını en başından itibaren kolaylaştırmayı hedefleyen proaktif bir yaklaşım” olduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Hassan bin Yahya el- Manakhra, hacıların kutsal topraklardaki hareketinin düzenli ve kademeli şekilde sağlanması için ayrıntılı planlar hazırlandığını belirterek, “Hacıların kutsal mekânlardaki güzergâhlarına düzenli ve kontrollü biçimde dağıtılmasını garanti eden hassas planlar oluşturuldu” ifadelerini kullandı.