Türkiye’nin yeni tartışma konusu sosyal medya yasası Meclis’te kabul edildi

TBMM
TBMM
TT

Türkiye’nin yeni tartışma konusu sosyal medya yasası Meclis’te kabul edildi

TBMM
TBMM

Sosyal medya düzenlemesine ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda muhalefetin itirazları ortasında AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oyları ile kabul edildi.
Yeni yasa, yabancı sosyal medya platformlarının, yetkililerin içerikle ilgili kaygılarını gidermek üzere Türkiye’de temsilci atamalarını gerektiriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'ndan (YKS) önce YouTube üzerinden gençlerle video konferans buluşması sırasında bir grup genç kendisini ‘oy yok’ etiketiyle protesto etmişti.
Bunun yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın dördüncü kez baba olma sevincini Twitter hesabından paylaşması sonucu eşi Esra Albayrak hakkında gelen çirkin yorumların ardından söz konusu kanun teklifi hızla sunulmuştu.
Yeni yasa uyarınca, Türkiye'den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, en az 1 kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirleyecek. Temsilci belirleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısına BTK Başkanı tarafından 10 milyon lira idari para cezası verilecek. 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 30 milyon lira daha idari para cezası kesilecek.
Yükümlülüğün hala yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı tarafından Türkiye’deki gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak.
Reklam yasağı kararının yanı sıra sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 veya 90 oranında daraltılabilecek.
Türkiye’de sosyal medya platformları, muhaliflerin kendilerini ifade etmeleri ve destekçilerine daha kolay ulaşabilmeleri için önemli bir araç olarak görülüyor.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Sözcüsü Liz Throssell, yasa kabul edilmeden önce yaptığı açıklamada “Türkiye’deki yetkililerin, devlete medya ortamı üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için güçlü araçlar sağlayacak yeni bir sosyal medya tasarısı getirme hareketlerinden endişe duyuyoruz” dedi.
Ancak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, yasanın sansür uygulanmasına yol açmayacağını, sosyal medya platformlarıyla ticari ve yasal bağlantılar kuracağını söyledi.
CHP’li eski milletvekili Muharrem İnce, Twitter hesabından konuya ilişkin yorum yaparak, “Sosyal medya düzenlemesi için sabaha kadar çalışan Meclis özgürlüklerin fişini çekti. Sorunların konuşulmasını, yazılmasını, paylaşılmasını engellemek o sorunları ortadan kaldırmaz. Ne yaparsan yap elbet yap bir yol bulunur” ifadelerini kullandı.
Meral Akşener başkanlığındaki İYİ Parti, Ali Babacan liderliğindeki DEVA Partisi ve Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki Gelecek Partisi, söz konusu yasayı reddederek, ülkedeki özgürlüklerin sınırlandırılacağını iddia etti.
Twitter’da ise yasaya karşı çıkan kullanıcılar, ‘sosyal medyaya dokunma’ etiketi ile karara tepki gösterdi.

TBMM’de gergin anlar
Öte yandan, söz konusu yasa teklifi hakkındaki görüşmeler sırasında AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat ve HDP Şırnak milletvekili Hüseyin Kaçmaz arasında gerginlik yaşandı.
HDP’li Kaçmaz’ın Güneydoğu’da başlatılan operasyonları eleştirmesinin ardından Eronat tepki göstererek, “Bizim derdimiz Kürtler değil, şerefsiz PKK’dır. Operasyonlar da terör örgütü PKK’ya yönelik yapılıyor” dedi.
HDP’li milletvekilleri, Eronat’ın HDP’li Kaçmaz’a ‘şerefsiz’ dediğini savunarak, AK Partili milletvekiline kınama cezası verilmesini talep etti ancak bu talep kabul edilmedi.



Netanyahu, Trump'ın Barış Konseyi’ne katılma davetini kabul etti

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'ın Barış Konseyi’ne katılma davetini kabul etti

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ne ilişkin Barış Konseyi’ne katılım davetini kabul etti. Netanyahu’nun ofisi, kararı X platformu üzerinden duyurdu.

Beyaz Saray, 17 Ocak’ta Gazze için barış planının ikinci aşamasının ilan edilmesinin ardından, ateşkes sonrasında Barış Konseyi’ne katılmaları için 60’tan fazla ülkeye davetiye gönderdi. Konseyin ilk hedefi, İsrail ile Hamas arasında iki yıl süren savaşın ardından Filistin yönetimine destek olmak, yeniden imar çalışmalarını koordine etmek ve ekonomik kalkınmayı teşvik etmek olarak belirlendi. Ancak ABD yönetiminin, konseyin yetki alanını küresel düzeyde kriz ve çatışmalarla ilgilenecek şekilde önemli ölçüde genişletmek istediğine dair işaretler bulunuyor.

Başka ülkelerin de Barış Konseyi’ne davet edildiği belirtilirken, İsrail son dönemde Beyaz Saray’ın Gazze için önemli bir uluslararası denetim organı atamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Barış Konseyi’ne bağlı olarak oluşturulması öngörülen ve Gazze Yürütme Kurulu olarak adlandırılan yapının, İsrail ile koordinasyon sağlanmadan ilan edildiği ve İsrail’in politikalarıyla çeliştiği ifade edildi. Netanyahu’nun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Katarlı üst düzey diplomat Ali ez-Zavadi’nin bu yapıya dahil edilmesine karşı çıktığı belirtiliyor. Türkiye ve Katar, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı yürüttüğü savaşa sert eleştiriler yöneltmişti.

Avrupa’dan gelen temkinli tepkilere rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın yarın Barış Konseyi girişimini resmen ilan etmesi bekleniyor. Medya raporlarına göre Trump, aynı gün Barış Konseyi Şartı olarak adlandırılan belgeyi imzalayacak. Açıklamanın, İsviçre’nin Davos kentinde devam eden Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında yapılması planlanıyor. Trump’ın bugün forumda uluslararası bir dinleyici kitlesine hitap etmesi bekleniyor. Eleştirmenler, Trump’ın bu adımla, uzun süredir etkisiz olmakla suçladığı Birleşmiş Milletler’e (BM) alternatif bir yapı oluşturmayı hedefleyebileceğini savunuyor.


Erdoğan'ı Barış Konseyi'nde Dışişleri Bakanı Fidan temsil edecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Erdoğan'ı Barış Konseyi'nde Dışişleri Bakanı Fidan temsil edecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Bugün Reuters'e konuşan bir Türk kaynağı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın çağrısıyla toplanan "Barış Konseyi"nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsil edeceğini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın Erdoğan'ı "Barış Konseyi" girişimine katılmaya davet eden bir mektup gönderdiğini duyurdu.

Bugün ise Türkiye Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı'na göre, iki cumhurbaşkanı Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı'na Gazze Barış Konseyi'ne davet ettiği için teşekkürlerini iletti.

Telefon görüşmesinde Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayarak, "Suriye'nin birliği, dayanışması ve toprak bütünlüğü Türkiye için son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.


Arakçi’den ABD’ye sert uyarı: İran’a saldırı bölgesel savaşı tetikler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
TT

Arakçi’den ABD’ye sert uyarı: İran’a saldırı bölgesel savaşı tetikler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çarşamba günü ABD’ye yönelik şimdiye kadarki en sert ve doğrudan uyarısını yaparak, İslam Cumhuriyeti’nin “yeniden bir saldırıya uğraması halinde elindeki tüm imkânlarla karşılık vereceğini” söyledi.

Uluslararası bağlam ve ABD’nin askerî hareketliliği

Arakçi’nin açıklamaları, ülkesindeki protestoların bastırılması nedeniyle Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na davetinin geri çekildiği bir dönemde geldi. Aynı zamanda, Asya’dan Ortadoğu’ya doğru ilerleyen bir ABD uçak gemisi taarruz grubunun bölgeye yöneldiği belirtiliyor. Buna paralel olarak, Karayipler’deki geniş çaplı bir ABD askerî konuşlanmasının ardından Venezuela’da Nicolas Maduro’nun ABD güçlerince gözaltına alınmasıyla eş zamanlı şekilde, Ortadoğu’da da Amerikan savaş uçakları ve askerî teçhizatının hareketliliği dikkat çekiyor.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığı analizde Arakçi, “şiddetli kargaşa evresinin 72 saatten kısa sürdüğünü” savunarak, yaşanan şiddetin sorumluluğunu yeniden “silahlı göstericilere” yükledi. Ancak internet kesintisine rağmen İran’dan sızan görüntülerde, güvenlik güçlerinin çoğu silahsız görünen göstericilere defalarca gerçek mermi kullandığı görülüyor; Arakçi bu iddialara değinmedi.

Haziran ayında İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunan Arakçi, “İran’ın Haziran 2025’te gösterdiği itidalin aksine, güçlü silahlı kuvvetlerimizin yeni bir saldırı halinde sahip olduğumuz her şeyle karşılık verme konusunda en küçük bir tereddüdü yoktur. Bu bir tehdit değil; bir diplomat ve eski bir savaşçı olarak savaştan nefret ettiğim için, açıkça iletmem gerektiğini hissettiğim bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Arakçi, “Herhangi bir kapsamlı çatışma kesinlikle sert olacak ve İsrail ile onun vekillerinin Beyaz Saray’a pazarlamaya çalıştığı hayali zaman çizelgelerinden çok daha uzun sürecektir. Böyle bir çatışma, bölge geneline yayılacak ve dünyanın dört bir yanındaki sıradan insanlar üzerinde etkiler yaratacaktır” değerlendirmesinde bulundu.