Kültürlerin asırlar boyu kesiştiği nokta: Mekke

Mekke. (AP)
Mekke. (AP)
TT

Kültürlerin asırlar boyu kesiştiği nokta: Mekke

Mekke. (AP)
Mekke. (AP)

Mekke, asırlar boyu yapılan yolculuklarla ilgili edebi eserlerde önemli bir rol oynarken doğu ve batıyı buluşturan, birçok kültürün ortak noktası olmuştur.  Bu yüzden ‘Ummu'l-Kura’, yani güvenin ve barışın limanı haline gelmiştir. Mekke’nin üstlendiği bu rolün önemi ve özgünlüğü, Emir Ahmed Hüseyin Han tarafından kaleme alınan, Celal es-Said el-Hafnavi tarafından Arapça'ya çevrilen ve Kahire’deki Ulusal Tercüme Merkezi tarafından yayınlanan ‘Rıhle ila el-Hicaz ve Mısr’ (Hicaz ve Mısır'a Yolculuk) adlı kitapta anlatılmaktadır.
İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde çevirmen tarafından kapsamlı bir tarih araştırması yapılırken ikinci ve kısa olan bölümde, Han’ın 20. yüzyılın başlarında gerçekleştirdiği Hac yolculuğundan anlatılar yer almaktadır.
Çevirmen Hafnavi, Harem-i Şerif ziyaretinin 19’uncu ve 20’inci yüzyıllarda Urdu edebiyatında Hint Hac gezilerinin ortaya çıkmasının önünü açan önemli faktörlerden biri olduğunu, bu tür yüzlerce yolculuğun yapıldığını ve bu yolculuklar üzerine Farsça ve Urduca eserler kaleme alındığını belirtiyor.
İslam edebiyatında yapılan çeşitli araştırmalar, Urducanın benzersizliğini, Hint gezginlerin Urduca olarak seyahatnameler yazdıklarını ve bu kutsal mekanlara duydukları hisleri en geniş haliyle, Mekke’nin tarihini ise siyasi, sosyal ve manevi yönleriyle birlikte en ince ayrıntısına kadar anlatmaya çabaladıklarını ortaya koydu. Ayrıca başta Hint alimler olmak üzere genel olarak İslam coğrafyasının çeşitli bölgelerinden gelen alimler Mekke ve Medine’deki ders halkalarını tasvir ettiler.
Urdu edebiyatında ‘Hicaz edebiyatı’ adlı Mekke ve Medine’ye yapılan yolculukların anlatıldığı özel bir kategorinin ortaya çıktığını belirten kitap, bunlardan birinin Abdulhak ed-Dihlevi’nin 1589’da kalem aldığı ‘Cezb’ul-Kulub ila Diyari’l-Mahbub’ (Kalpleri sevgi diyarına çekmek) adlı kitabı olduğunu ifade ediyor. Hint yarımadasında Fars dilinde yazılmış en eski Hint Hac seyahatnamelerinden biri olan bu eser, Muhammed Murad Abadi tarafından ‘Diyar Habib’ (Sevgi Diyarı) başlığı altında Urducaya çevrildi.
Çevirmene göre ilk hac seyahatnameleri, o zamanın Hindistan'daki Müslüman yöneticilerinin ve edebiyatın dili olan Farsça olarak kaleme alındı. Hindistan halkı ve özel kesim, İngilizlerin ülkenin hakimiyetini geçirdikleri 1800 yılına kadar Farsça’yı rahatça anlayabiliyorlardı.O yıllarda İngilizler, Kalküta'da Fort William Koleji’ni kurarak ülkede Urduca dilini teşvik ettiler. Urdu dilinde kaleme alınan ilk seyahatname ise Emir Sıddık Hasan Han tarafından 1851'de yazılan ‘Es-Sıddık ila Beytullah el-Atik’ (Sıddık'ın Beytullah’a Yolculuğu) adlı eser oldu. Hint Hac yolcularını kaleme alma usulleri yavaş yavaş benzersiz bir aşamaya yükselirken yazar, eğer eser özellikle Mekke ve Medine'ye olan duygularını incelikle ve zevkli bir dille ifade eden hukukçu, konuşmacı, düşünür, yazar ve siyasetçi Prof. Abdulmecid Deryabadi gibi yetenekli bir yazarın kaleminden çıkmışsa dikkati hak ettiğini vurguluyor.

Manevi özlemler ve duygular
Kitap, Prof. Deryabadi’nin Hac yolculuğu sırasında insanın yaşadığı duygu ve özlemlerin yanı sıra bazı inanç meselelerini de açıkladığını belirtirken Deryabadi kendi eserinde şunları dile getiriyor:
“Akbar gemisi, Bombay limanından 1929 yılının mart ayında bir perşembe akşamı saat 11’de kalktı. Gemi ne harika bir zamanda hareket etti. Bu gerçekten muazzam bir duygu. Peki ya kalbimin nasıl attığını hangi kelimelerle tarif edebilirim? Beytullah’ı ziyaret etme özlemi, her mümini sarhoş eder. Ona doğru yapılan yolculuktaki hiçbir zorluk ve yorgunluk umurunda değildir.” 
Deryadabadi, Mekke-i Mükerreme’ye ve Beytullah’a ulaştığında ilk kez gördüğü Kabe’yi gördüğü o muhteşem sahneyi şöyle anlatıyor:
“Mescid-i Haram dört duvarıyla bize göründüğünde Selam Kapısı’na ulaşıncaya kadar birçok kapısından geçtik. Bizi Selam Kapısı’ndan içeriye aldılar. Bu kapının bir insanın bu temiz yere ve burada kılınan namaz sevabının yüz bin namaz sevabına denk olduğu Mescid-i Haram’a girilen en hayırlı kapı olduğuna inanılıyor. Selam Kapısı’ndan içeriye girip gözlerim siyah bir örtüye bürünmüş binaya düştüğünde sevincimin göklere sığabileceğine inanmazdım. Birden yüksek sesle, ‘Kâbemiz, insan gözü ve aklı nurunun sıcaklığını ve tezahürlerini taşıyamaz!’ diye bağırdım.”
Çevirmen, 1960 sonrası çok sayıda Hint Hac seyahatnamesinin nasıl ortaya çıktığını ve Nesim Hicazi’nin kaleme aldığı ‘Pakistan’dan Harem diyarına’ eserinde olduğu gibi yöntemler, konular ve eğilimlerde değişim yaşandığını açıklıyor. Mekke-i Mükerreme’yi Pakistan’dan gelen resmi bir heyetin üyesi olarak ziyaret eden Hicazi, seyahatini siyasi yönlerine değiniyor. Hicazi’nin kitabı ayrıca kullanılan yüksek edebi üslupla ön plana çıkıyor. Çünkü Hicazi, Urdu edebiyatında kendine yer edinmiş bir yazar, romancı ve gazetecidir. Hicazi’nin seyahatnamesi, Mekke’nin çarşıları, yolları, sokaklarının anlatımlarının yanı sıra Suudi Arabistan hükümeti tarafından Pakistan hükümetine hediye edilen Medine'deki konukevi yer alıyor.
Öte yandan kitapta, Hac ibadetine tarihi, sosyal ve dini açıdan ışık tutan Sultan Davud'un kaleme aldığı ‘Hicaz Sefernamesi’  adlı esere işaret ediliyor. Davud kitabında seyahati sırasında Mekke ve halkının durumuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Mekke halkı her işlerinde Allah’a tevekkül eden ve açgözlülüğü bilmeyen iyi insanlardır.”
Bununla birlikte şiir de Hindistan’dan Mekke’ye yapılan hac yolculuklarından nasibini almıştır. Hint alt kıtasında, Ummu’l-Kura (Mekke), Medine ve Mescid-i Nebevi’ye olan özlemle ilgili çok sayıda şiir kaleme alınmıştır. Şair Mahir el-Kadiri’nin ‘Hicaz Kafilesi’ adlı şiir kitabı hac yolculuklarında şiirin yeriyle ilgili en önemli örneklerden biridir. 1955 yılında basılan kitapta şu mısralar yer almaktadır:
“Düşünce, hayal gücümüz oldu,
Söz, ihsanla işlenen amel oldu,
Artık kalp ile göz arasındaki perde kalktı”
Çevirmenin de belirttiği üzere Mekke, özellikle Hint ilim adamları olmak üzere İslam coğrafyasının hem doğusundan hem de batısından alimleri çeken bir cazibe merkezi olmaya devam ederken bu durum onu, kadim ve modern İslam medeniyetinin başkenti yaptı. Mekke'nin kültürel konumu ve ilim alanındaki liderliği, İslam dünyasının farklı yerlerinden ilim insanları tarafından yıllarca dalga dalga ziyaret edilmesini sağladı. Alimler, sadece 18’inci yüzyılın sonu ve 19’uncu yüzyılın başlarında başta Hintler olmak üzere çok sayıda ilim insanın ziyaret ettiği Mekke’nin diğer İslam şehirleri arasında eşsiz bir konuma gelmesine katkıda bulundular. Bu insanlar, okullarda, basılı yayınlarda ve üniversite eğitimlerinde yazdıkları kitaplarla asırlar boyu Mekke sakinlerinin sosyal dokusunun bir parçası olan ilmi hareketlerde önemli bir rol oynamışlardır. Hintler ayrıca Mekke-i Mükerreme'de erkek ve kız çocuklarını eğitmek için çok sayıda medrese kurular. Bunlardan en önemlisi, 14’üncü yüzyılın başlarında kurulan Şeyh Ahmed es-Surkati medresesidir.

Hac yolculuğunda yaşananlar
Kitabın ikinci bölümünde ‘Hicaz'a yolculukta’ yaşanan 1903'te kitabın yazarı Emir Ahmed Hüseyin Han’ın anlattığı gibi aktarılıyor. Han anlatımına bir dizi nasihatle başlıyor:
“Sevgili dostlarım, bu yolculuk uzun ve varılacak yer uzaktır. Altı-yedi bin milden fazla bir mesafe vardır. Hem karada hem de denizde birçok zorluğa katlandım. bu yüzden evinizden ayrılırken bu tür hazırlıklar yapmalısınız. Evinizi sanki bir daha dönememek üzere ayrılıyormuşsunuz, taşınabilir ve taşınamaz mallarınızı devrediyormuşsunuz gibi terk etmelisiniz. Herkesle helalleşmeli, hak sahiplerinin haklarını vermelisiniz. Yasalara uygun şekilde vasiyetinizi yazmalısınız. Bir zarf ile kayıt memuruna teslim etmelisiniz. Mirasçıların imzalarının doğrulanması önemlidir. Bu yazılı vasiyetin sırlarınızı ifşa etmeyecek bir zarfta olması istenir. Eğer geriye dönerseniz zarfı olduğu gibi bulacaksınız. Fakat geri dönemezseniz mirasçılarınız talimatlara ve emirlere göre hareket ederler.”
Han anılarında yolculuğun doğasını ve geçmişte bagaj saklama prosedürlerini ise şöyle anlatıyor:
“Eğer Rebiğ yolundan Cidde üzerinden gidersen gemiye binebilirsin. Riske girmekten kaçınmalısın. Gemi yolculuğu hem güvenli oluyor hem de bu rotayı kullanan hacılar için birçok masraftan kurtarıyor. Yanınızda çok fazla bagaj almayın. Bagajlarınızı Mekke-i Mükerreme’ye götürecek emanetçilere bırakın. Çünkü bu beyler Cidde ve Medine'deki bagajınızı korumak için gerekli düzenlemeleri yapabiliyorlar.”
Han’ın kaleme aldığı hac hatıraları, yetkililerin 117 yıl önce hacı adaylarının konforunu sağlamak için yaptıkları hazırlıkları da ortaya koyuyor. Han hatırlarını anlatmaya şöyle devam ediyor:
“23 Ekim 1903 Cuma günü bagajımızla beraber odalarımızda yastıklar ve şilteleriyle oldukça rahat birer yatak bulunan misafirhaneye güvenli bir şekilde geldik. Çok akıllıca ve düşünceli bir güvenlik memuru vardı. Tüm imkanlara sahibiz. Tuvaletler temiz.  Misafirhane önündeki dükkanlarda ihtiyacımız olan her şeyi makul fiyatlarla satın alabiliyoruz.”



İran'ın gerilimi artırma hamlesi Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alıyor

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden iki gemi (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden iki gemi (AFP)
TT

İran'ın gerilimi artırma hamlesi Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alıyor

Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden iki gemi (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısı açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden iki gemi (AFP)

İran, dün sabaha karşı bölgedeki askeri gerilimi artırmayı sürdürerek Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'i hedef aldı; ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımını da hedef alan saldırılar düzenledi.

Bahreyn, İran'a ait çok sayıda füze ve insansız hava aracının (İHA) hedeflerine ulaşmadan önce imha edildiğini açıkladı. Manama yönetimi, askeri hazırlık seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığını belirterek, sivillerin ve sivil tesislerin hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Ürdün de İran topraklarından ateşlenen ve hava sahasına giren dört füzenin önlenerek düşürüldüğünü, olayda can kaybı veya maddi hasar yaşanmadığını açıkladı.

Birleşik Arap Emirlikleri ise ulusal tankerleri "Mombasa" ve "Al Bahiyah"ın, Umman kara suları içinde Hürmüz Boğazı'nın güney geçidinde seyir halindeyken İran'a ait iki seyir füzesiyle hedef alındığını açıkladı. Saldırıda mürettebattan bir kişi hayatını kaybederken, 4’ü ağır olmak üzere 8 kişi yaralandı. İki tankerde de maddi hasar meydana geldi. Abu Dabi saldırıyı kınayarak, ülkenin güvenliğini korumak için gerekli bütün tedbirleri alma hakkını saklı tuttuğunu bildirdi.

Kuveyt ordusu da dün akşam yaptığı açıklamada, ülke hava sahasına yönelik hava saldırılarının püskürtüldüğünü açıkladı.


Kuveyt itfaiyesi: İran saldırısının ardından çıkan yangın kontrol altına alındı, herhangi bir yaralanma bildirilmedi

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Arşiv- AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Arşiv- AFP)
TT

Kuveyt itfaiyesi: İran saldırısının ardından çıkan yangın kontrol altına alındı, herhangi bir yaralanma bildirilmedi

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Arşiv- AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Arşiv- AFP)

Kuveyt İtfaiye Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed el-Garib, ülkedeki bir noktada çıkan yangının kontrol altına alındığını ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın Kuveyt haber ajansı KUNA'dan aktardığına göre, Garib, yangının "İran tarafından gerçekleştirilen düşmanca saldırılar kapsamında" hedef alınan bir bölgede çıktığını belirtti.

Sözcü, operasyona ordu ve Ulusal Muhafızlar itfaiye ekiplerinin desteğiyle altı ekibin katıldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, İran’ın bölge güvenliğini sarsan tutumunu tamamen reddettiğini vurguladı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, İran’ın bölge güvenliğini sarsan tutumunu tamamen reddettiğini vurguladı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik İran kaynaklı saldırıları ve Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Ürdün’e yönelik saldırıları en sert ifadelerle kınadı. Riyad, İran’ın bölgenin güvenliğini istikrarsızlaştıran tutumunu sürdürmesini ve uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ilkeleri ile iyi komşuluk kurallarını ihlal etmesini kesin bir dille reddettiğini bildirdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın bugün Cidde’de başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısında bu açıklama yapıldı.

Toplantının başında Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin içeriği hakkında bilgilendirmede bulundu. Görüşmede iki ülke arasındaki iş birliği alanlarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığı, bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanmasına katkıda bulunacak tüm çabalara destek verilmesinin vurgulandığı aktarıldı.

FRVFBVF
Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan ve Irak tarafları arasında Riyad’da yapılan görüşmenin sonuçlarını memnuniyetle karşıladığını ifade etti. (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Kanada Başbakanı Mark Carney ile gerçekleştirdiği görüşmelerin sonuçları hakkında Bakanlar Kurulu’na bilgi verdi. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yönündeki kararlılığın teyit edildiğini belirten Veliaht Prens, karşılıklı güven, güçlü dostluk ve Vizyon 2030 ile Kanada’nın büyüme gündeminden kaynaklanan hedeflerle desteklenen, daha derin ortak iş birliğine dayalı bir geleceğe ulaşma iradesinin vurgulandığını aktardı.

Bakanlar Kurulu bu kapsamda, Kanada Başbakanı’nın gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında Suudi Arabistan-Kanada Koordinasyon Konseyi’nin kurulması, enerji alanında iş birliği, yapay zekâ yatırımları ve yeteneklerin geliştirilmesine ilişkin mutabakat zabıtlarının imzalanmasını memnuniyetle karşıladı. Kurul ayrıca, Suudi Arabistan-Kanada Yatırım Forumu’nda elde edilen başarıya dikkat çekerek, forum kapsamında iki ülkenin kamu kurumları ile şirketleri ve kuruluşları arasında madencilik, mühendislik, altyapı, ileri sanayi, eğitim ve mesleki gelişim, finansal hizmetler, bilgi teknolojileri ve iletişim alanlarında ticari ve yatırım anlaşmalarının duyurulduğunu kaydetti.

Bakanlar Kurulu, Riyad’da Suudi Arabistan ile Irak arasında gerçekleştirilen toplantının sonuçlarını da memnuniyetle karşıladı. Toplantıda Irak’ın, topraklarının ve hava sahasının Suudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik herhangi bir operasyon ya da saldırının başlatılacağı bir nokta olarak kullanılmasına izin vermeyeceği yönündeki taahhüdü vurgulandı. Ayrıca ortak çıkarlar doğrultusunda ikili koordinasyonun sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldığı belirtildi.

Kurul, ABD’nin Suriye’yi ‘teröre destek veren devletler listesinden çıkarma’ sürecini başlatma kararını da memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, Suriye hükümetinin güvenlik ve istikrarı güçlendirme, devlet kurumlarını yeniden inşa etme ve Suriye halkının beklentilerini karşılamaya yönelik attığı olumlu adımlara desteğini yineledi.

Bakanlar Kurulu, gündeminde yer alan konuları inceledi. Kurul, bunlar arasında Şura Meclisi’nin de incelemesine katıldığı başlıkların yanı sıra Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Kurulu’nun bu konularla ilgili ulaştığı sonuçları değerlendirdi.

Kurul, Dışişleri Bakanı veya yetkilendireceği kişinin, Suudi Arabistan ile Guatemala arasında genel iş birliği anlaşması taslağı konusunda Guatemala tarafıyla görüşmeler yürütmesi ve anlaşmayı imzalaması için yetkilendirilmesine karar verdi. Bakanlar Kurulu ayrıca, Kültür Bakanı veya görevlendireceği kişinin, Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı ile Arnavutluk Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı arasında kültürel alanda iş birliğine ilişkin mutabakat zaptı taslağı konusunda Arnavutluk tarafıyla müzakere yürütmesi ve imzalaması için yetki verdi.

Kurul, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı veya görevlendireceği kişinin de Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı ile Ermenistan Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı arasında çalışma hayatı ve sosyal koruma alanlarında iş birliğine yönelik mutabakat zaptı taslağı konusunda Ermeni tarafıyla görüşmeler yapması ve imza atması için yetkilendirilmesini kararlaştırdı.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan İç Denetçiler Kurumu’nun, iç denetim, yönetişim, risk yönetimi ve uyum alanlarında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptı taslağı konusunda Türkiye İç Denetim Enstitüsü ile görüşmeler yürütmesine ve söz konusu anlaşmayı imzalamasına onay verdi. Kurul ayrıca Suudi Arabistan Jeoloji Araştırmaları Kurumu ile Irak Jeolojik Araştırmalar Kurumu arasında teknik ve bilimsel jeoloji alanında iş birliğine yönelik mutabakat zaptını, Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele ve Denetim Kurumu ile Brezilya Federal Başsavcılığı ve Fildişi Sahili İyi Yönetişim Yüksek Otoritesi arasında yolsuzlukla mücadele alanında iki ayrı mutabakat zaptını onayladı.

Bakanlar Kurulu toplantısında ayrıca Suudi Arabistan Sayıştayı ile Kuzey Makedonya Devlet Denetim Ofisi arasında muhasebe, denetim ve mesleki çalışma alanlarında iş birliğine ilişkin mutabakat zabıtları onaylandı. Kurul, Suudi Arabistan Ulusal Kâr Amacı Gütmeyen Sektörü Geliştirme Merkezi ile Bahreyn Sosyal Kalkınma Bakanlığı ve Singapur Kültür, Toplum ve Gençlik Bakanlığı arasında kâr amacı gütmeyen sektörle ilgili prosedürler, mekanizmalar ve stratejiler alanında iş birliğine yönelik iki ayrı mutabakat zaptını da kabul etti. Toplantıda ayrıca Suudi Arabistan’daki Kral Selman Uluslararası Arap Dili Akademisi ile KİK Genel Sekreterliği arasında iş birliği mutabakatı onaylandı.

Bakanlar Kurulu, uluslararası stajyerlere verilecek eğitim vizesinin belirli düzenlemeler çerçevesinde oluşturulmasına karar verdi. Kurul ayrıca Tarımsal Kalkınma Fonu, Turizm Kalkınma Fonu ve Cazan, Ümmü’l-Kura, Hail ile Hafr el-Batin üniversitelerinin geçmiş mali yıllara ait kesin hesaplarını onayladı.

Kurul, Bakanlar Kurulu gündeminde yer alan çeşitli konularla ilgili gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi. Bunlar arasında Kral Abdulaziz Kraliyet Koruma Alanı Geliştirme Kurumu ile Ümmü’l-Kura, Kuzey Sınırları ve Kral Halid üniversitelerinin yıllık raporları da yer aldı.