Kültürlerin asırlar boyu kesiştiği nokta: Mekke

Mekke. (AP)
Mekke. (AP)
TT

Kültürlerin asırlar boyu kesiştiği nokta: Mekke

Mekke. (AP)
Mekke. (AP)

Mekke, asırlar boyu yapılan yolculuklarla ilgili edebi eserlerde önemli bir rol oynarken doğu ve batıyı buluşturan, birçok kültürün ortak noktası olmuştur.  Bu yüzden ‘Ummu'l-Kura’, yani güvenin ve barışın limanı haline gelmiştir. Mekke’nin üstlendiği bu rolün önemi ve özgünlüğü, Emir Ahmed Hüseyin Han tarafından kaleme alınan, Celal es-Said el-Hafnavi tarafından Arapça'ya çevrilen ve Kahire’deki Ulusal Tercüme Merkezi tarafından yayınlanan ‘Rıhle ila el-Hicaz ve Mısr’ (Hicaz ve Mısır'a Yolculuk) adlı kitapta anlatılmaktadır.
İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde çevirmen tarafından kapsamlı bir tarih araştırması yapılırken ikinci ve kısa olan bölümde, Han’ın 20. yüzyılın başlarında gerçekleştirdiği Hac yolculuğundan anlatılar yer almaktadır.
Çevirmen Hafnavi, Harem-i Şerif ziyaretinin 19’uncu ve 20’inci yüzyıllarda Urdu edebiyatında Hint Hac gezilerinin ortaya çıkmasının önünü açan önemli faktörlerden biri olduğunu, bu tür yüzlerce yolculuğun yapıldığını ve bu yolculuklar üzerine Farsça ve Urduca eserler kaleme alındığını belirtiyor.
İslam edebiyatında yapılan çeşitli araştırmalar, Urducanın benzersizliğini, Hint gezginlerin Urduca olarak seyahatnameler yazdıklarını ve bu kutsal mekanlara duydukları hisleri en geniş haliyle, Mekke’nin tarihini ise siyasi, sosyal ve manevi yönleriyle birlikte en ince ayrıntısına kadar anlatmaya çabaladıklarını ortaya koydu. Ayrıca başta Hint alimler olmak üzere genel olarak İslam coğrafyasının çeşitli bölgelerinden gelen alimler Mekke ve Medine’deki ders halkalarını tasvir ettiler.
Urdu edebiyatında ‘Hicaz edebiyatı’ adlı Mekke ve Medine’ye yapılan yolculukların anlatıldığı özel bir kategorinin ortaya çıktığını belirten kitap, bunlardan birinin Abdulhak ed-Dihlevi’nin 1589’da kalem aldığı ‘Cezb’ul-Kulub ila Diyari’l-Mahbub’ (Kalpleri sevgi diyarına çekmek) adlı kitabı olduğunu ifade ediyor. Hint yarımadasında Fars dilinde yazılmış en eski Hint Hac seyahatnamelerinden biri olan bu eser, Muhammed Murad Abadi tarafından ‘Diyar Habib’ (Sevgi Diyarı) başlığı altında Urducaya çevrildi.
Çevirmene göre ilk hac seyahatnameleri, o zamanın Hindistan'daki Müslüman yöneticilerinin ve edebiyatın dili olan Farsça olarak kaleme alındı. Hindistan halkı ve özel kesim, İngilizlerin ülkenin hakimiyetini geçirdikleri 1800 yılına kadar Farsça’yı rahatça anlayabiliyorlardı.O yıllarda İngilizler, Kalküta'da Fort William Koleji’ni kurarak ülkede Urduca dilini teşvik ettiler. Urdu dilinde kaleme alınan ilk seyahatname ise Emir Sıddık Hasan Han tarafından 1851'de yazılan ‘Es-Sıddık ila Beytullah el-Atik’ (Sıddık'ın Beytullah’a Yolculuğu) adlı eser oldu. Hint Hac yolcularını kaleme alma usulleri yavaş yavaş benzersiz bir aşamaya yükselirken yazar, eğer eser özellikle Mekke ve Medine'ye olan duygularını incelikle ve zevkli bir dille ifade eden hukukçu, konuşmacı, düşünür, yazar ve siyasetçi Prof. Abdulmecid Deryabadi gibi yetenekli bir yazarın kaleminden çıkmışsa dikkati hak ettiğini vurguluyor.

Manevi özlemler ve duygular
Kitap, Prof. Deryabadi’nin Hac yolculuğu sırasında insanın yaşadığı duygu ve özlemlerin yanı sıra bazı inanç meselelerini de açıkladığını belirtirken Deryabadi kendi eserinde şunları dile getiriyor:
“Akbar gemisi, Bombay limanından 1929 yılının mart ayında bir perşembe akşamı saat 11’de kalktı. Gemi ne harika bir zamanda hareket etti. Bu gerçekten muazzam bir duygu. Peki ya kalbimin nasıl attığını hangi kelimelerle tarif edebilirim? Beytullah’ı ziyaret etme özlemi, her mümini sarhoş eder. Ona doğru yapılan yolculuktaki hiçbir zorluk ve yorgunluk umurunda değildir.” 
Deryadabadi, Mekke-i Mükerreme’ye ve Beytullah’a ulaştığında ilk kez gördüğü Kabe’yi gördüğü o muhteşem sahneyi şöyle anlatıyor:
“Mescid-i Haram dört duvarıyla bize göründüğünde Selam Kapısı’na ulaşıncaya kadar birçok kapısından geçtik. Bizi Selam Kapısı’ndan içeriye aldılar. Bu kapının bir insanın bu temiz yere ve burada kılınan namaz sevabının yüz bin namaz sevabına denk olduğu Mescid-i Haram’a girilen en hayırlı kapı olduğuna inanılıyor. Selam Kapısı’ndan içeriye girip gözlerim siyah bir örtüye bürünmüş binaya düştüğünde sevincimin göklere sığabileceğine inanmazdım. Birden yüksek sesle, ‘Kâbemiz, insan gözü ve aklı nurunun sıcaklığını ve tezahürlerini taşıyamaz!’ diye bağırdım.”
Çevirmen, 1960 sonrası çok sayıda Hint Hac seyahatnamesinin nasıl ortaya çıktığını ve Nesim Hicazi’nin kaleme aldığı ‘Pakistan’dan Harem diyarına’ eserinde olduğu gibi yöntemler, konular ve eğilimlerde değişim yaşandığını açıklıyor. Mekke-i Mükerreme’yi Pakistan’dan gelen resmi bir heyetin üyesi olarak ziyaret eden Hicazi, seyahatini siyasi yönlerine değiniyor. Hicazi’nin kitabı ayrıca kullanılan yüksek edebi üslupla ön plana çıkıyor. Çünkü Hicazi, Urdu edebiyatında kendine yer edinmiş bir yazar, romancı ve gazetecidir. Hicazi’nin seyahatnamesi, Mekke’nin çarşıları, yolları, sokaklarının anlatımlarının yanı sıra Suudi Arabistan hükümeti tarafından Pakistan hükümetine hediye edilen Medine'deki konukevi yer alıyor.
Öte yandan kitapta, Hac ibadetine tarihi, sosyal ve dini açıdan ışık tutan Sultan Davud'un kaleme aldığı ‘Hicaz Sefernamesi’  adlı esere işaret ediliyor. Davud kitabında seyahati sırasında Mekke ve halkının durumuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Mekke halkı her işlerinde Allah’a tevekkül eden ve açgözlülüğü bilmeyen iyi insanlardır.”
Bununla birlikte şiir de Hindistan’dan Mekke’ye yapılan hac yolculuklarından nasibini almıştır. Hint alt kıtasında, Ummu’l-Kura (Mekke), Medine ve Mescid-i Nebevi’ye olan özlemle ilgili çok sayıda şiir kaleme alınmıştır. Şair Mahir el-Kadiri’nin ‘Hicaz Kafilesi’ adlı şiir kitabı hac yolculuklarında şiirin yeriyle ilgili en önemli örneklerden biridir. 1955 yılında basılan kitapta şu mısralar yer almaktadır:
“Düşünce, hayal gücümüz oldu,
Söz, ihsanla işlenen amel oldu,
Artık kalp ile göz arasındaki perde kalktı”
Çevirmenin de belirttiği üzere Mekke, özellikle Hint ilim adamları olmak üzere İslam coğrafyasının hem doğusundan hem de batısından alimleri çeken bir cazibe merkezi olmaya devam ederken bu durum onu, kadim ve modern İslam medeniyetinin başkenti yaptı. Mekke'nin kültürel konumu ve ilim alanındaki liderliği, İslam dünyasının farklı yerlerinden ilim insanları tarafından yıllarca dalga dalga ziyaret edilmesini sağladı. Alimler, sadece 18’inci yüzyılın sonu ve 19’uncu yüzyılın başlarında başta Hintler olmak üzere çok sayıda ilim insanın ziyaret ettiği Mekke’nin diğer İslam şehirleri arasında eşsiz bir konuma gelmesine katkıda bulundular. Bu insanlar, okullarda, basılı yayınlarda ve üniversite eğitimlerinde yazdıkları kitaplarla asırlar boyu Mekke sakinlerinin sosyal dokusunun bir parçası olan ilmi hareketlerde önemli bir rol oynamışlardır. Hintler ayrıca Mekke-i Mükerreme'de erkek ve kız çocuklarını eğitmek için çok sayıda medrese kurular. Bunlardan en önemlisi, 14’üncü yüzyılın başlarında kurulan Şeyh Ahmed es-Surkati medresesidir.

Hac yolculuğunda yaşananlar
Kitabın ikinci bölümünde ‘Hicaz'a yolculukta’ yaşanan 1903'te kitabın yazarı Emir Ahmed Hüseyin Han’ın anlattığı gibi aktarılıyor. Han anlatımına bir dizi nasihatle başlıyor:
“Sevgili dostlarım, bu yolculuk uzun ve varılacak yer uzaktır. Altı-yedi bin milden fazla bir mesafe vardır. Hem karada hem de denizde birçok zorluğa katlandım. bu yüzden evinizden ayrılırken bu tür hazırlıklar yapmalısınız. Evinizi sanki bir daha dönememek üzere ayrılıyormuşsunuz, taşınabilir ve taşınamaz mallarınızı devrediyormuşsunuz gibi terk etmelisiniz. Herkesle helalleşmeli, hak sahiplerinin haklarını vermelisiniz. Yasalara uygun şekilde vasiyetinizi yazmalısınız. Bir zarf ile kayıt memuruna teslim etmelisiniz. Mirasçıların imzalarının doğrulanması önemlidir. Bu yazılı vasiyetin sırlarınızı ifşa etmeyecek bir zarfta olması istenir. Eğer geriye dönerseniz zarfı olduğu gibi bulacaksınız. Fakat geri dönemezseniz mirasçılarınız talimatlara ve emirlere göre hareket ederler.”
Han anılarında yolculuğun doğasını ve geçmişte bagaj saklama prosedürlerini ise şöyle anlatıyor:
“Eğer Rebiğ yolundan Cidde üzerinden gidersen gemiye binebilirsin. Riske girmekten kaçınmalısın. Gemi yolculuğu hem güvenli oluyor hem de bu rotayı kullanan hacılar için birçok masraftan kurtarıyor. Yanınızda çok fazla bagaj almayın. Bagajlarınızı Mekke-i Mükerreme’ye götürecek emanetçilere bırakın. Çünkü bu beyler Cidde ve Medine'deki bagajınızı korumak için gerekli düzenlemeleri yapabiliyorlar.”
Han’ın kaleme aldığı hac hatıraları, yetkililerin 117 yıl önce hacı adaylarının konforunu sağlamak için yaptıkları hazırlıkları da ortaya koyuyor. Han hatırlarını anlatmaya şöyle devam ediyor:
“23 Ekim 1903 Cuma günü bagajımızla beraber odalarımızda yastıklar ve şilteleriyle oldukça rahat birer yatak bulunan misafirhaneye güvenli bir şekilde geldik. Çok akıllıca ve düşünceli bir güvenlik memuru vardı. Tüm imkanlara sahibiz. Tuvaletler temiz.  Misafirhane önündeki dükkanlarda ihtiyacımız olan her şeyi makul fiyatlarla satın alabiliyoruz.”



Şarku’l Avsat, Suudi Arabistan’da yabancıların gayrimenkul edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin ayrıntılarına ulaştı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Cidde Sahil Kornişi ve çevresindeki mahalleler (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Cidde Sahil Kornişi ve çevresindeki mahalleler (SPA)
TT

Şarku’l Avsat, Suudi Arabistan’da yabancıların gayrimenkul edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin ayrıntılarına ulaştı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Cidde Sahil Kornişi ve çevresindeki mahalleler (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Cidde Sahil Kornişi ve çevresindeki mahalleler (SPA)

Suudi Arabistan'da yabancıların gayrimenkul edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin usul ve esasları netleşmeye başladı. Yeni düzenleme, şeffaflık ve mali güvenliği öncelik haline getirirken, gayrimenkul piyasasında kurumsal yönetişimi güçlendirmeyi ve yatırım cazibesini artırmayı amaçlıyor.

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı yönetmelik taslağına göre önümüzdeki dönemde sıkı düzenlemeler hayata geçirilecek. Bunların başında, gayrimenkul işlemleri için tapu siciliyle entegre çalışacak tek bir elektronik platformun kurulması geliyor. Ayrıca yabancı tüzel kişiliklerin doğrudan ve dolaylı nihai faydalanıcılarını eksiksiz şekilde açıklaması zorunlu olacak. Gayrimenkulle bağlantılı tüm mali işlemlerin elektronik ödeme yöntemleriyle gerçekleştirilmesi de mecburi hale getirilerek denetim ve düzenleme mekanizmalarının etkinliğinin artırılması hedefleniyor.

Kral Selman bin Abdülaziz başkanlığındaki Bakanlar Kurulu'nun onayladığı uygulama yönetmeliğinde yer alan bu düzenlemeler, gayrimenkul sektöründe dijitalleşme ve denetim odaklı yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Yönetmelik, tüm gayrimenkul işlemlerinde elektronik ödeme zorunluluğu getirerek yönetişim standartlarını yükseltmeyi ve kayıt dışı mali hareketlerin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Bakanlar Kurulu geçen hafta yapılan toplantısında yabancıların gayrimenkul edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğini onaylamış, ayrıca yabancıların mülk edinebileceği coğrafi bölgeleri de belirlemişti.

Gerçek kişiler ve yabancı şirketler için edinim şartları

Şarku’l Avsat’ın incelediği yönetmeliğe göre, mülk edinmek isteyen kişi ve kuruluşlara yönelik şartlar başvuru sahibinin niteliğine göre ayrı ayrı düzenlendi.

İkamet etmeyen yabancı gerçek kişiler

Suudi Arabistan'da ikamet etmeyen yabancı gerçek kişilerin öncelikle dijital kimlik edinmesi, yerel bir banka hesabı açması ve kendi adına kayıtlı, dijital kimliğiyle bağlantılı Suudi Arabistan telefon numarası alması zorunlu olacak.

Yabancı şirketler

Yabancı şirketlerin, belirlenen usul kılavuzuna uygun şekilde Yatırım Bakanlığı'na kayıt yaptırması gerekiyor. Kayıt sırasında doğrudan ve dolaylı hissedarların eksiksiz şekilde açıklanması şart koşuluyor.

Şirketin yasal temsilcisinin Suudi Arabistan mevzuatına uygun şekilde düzenlenmiş kimliğe sahip olması ve şirket adına ülkede banka hesabı açılması gerekiyor. Bu şartların tamamlanmasının ardından Bakanlık tarafından şirkete özel bir kayıt numarası verilecek.

Kayıtlı yabancı şirketler aşağıdaki durumların meydana gelmesi halinde en geç 15 gün içinde Yatırım Bakanlığı'nı bilgilendirmekle yükümlü olacak:

  • Şirket hisselerinin yüzde 5 veya daha fazlasının tek işlemle ya da birden fazla işlem sonucunda el değiştirmesi,
  • Kuruluş ülkesinde çıkarılan düzenlemeler veya şirket içi anlaşmalar nedeniyle şirketin bağımsızlığının kısıtlanması,
  • Şirket içinden veya dışından herhangi bir tarafın, ortaklık yapısında değişiklik olsun ya da olmasın, şirket kararları üzerinde etkili yetki kazanması.

Kâr amacı gütmeyen yabancı kuruluşlara sıkı denetim

Yönetmelik, kâr amacı gütmeyen yabancı kuruluşların gayrimenkul edinmeden veya ayni hak kazanmadan önce Ulusal Kâr Amacı Gütmeyen Sektörü Geliştirme Merkezi'ne kayıt yaptırmasını zorunlu kılıyor. Bu kuruluşların da doğrudan ve dolaylı kontrol sahiplerini açıklaması gerekiyor.

Kuruluşun yasal temsilcisinin Suudi Arabistan kimliğine sahip olması ve kuruluş adına yerel banka hesabı açılması şart koşulurken, kayıt numarası ancak bu işlemler tamamlandıktan sonra verilecek.

Ayrıca bu kuruluşlar;

  • Kuruluşun yapısında meydana gelen önemli değişiklikleri,
  • Karar alma süreçlerini etkileyen kişilerdeki değişiklikleri,
  • Kuruluşun bağımsızlığını sınırlayan veya üçüncü taraflara etkili karar alma yetkisi sağlayan düzenlemeleri, meydana gelmelerinden itibaren 15 gün içinde ilgili merkeze bildirmek zorunda olacak.

İşlemler tamamen dijital ortama taşınıyor

Yönetmelik, dijital dönüşüm ve mali hareketlerin denetlenmesi amacıyla gayrimenkul edinim sürecini iki temel mekanizma üzerine kuruyor.

Tek elektronik platform

Genel Gayrimenkul Kurumu, yabancıların ve yabancı ortaklı Suudi şirketlerinin gayrimenkul işlemleri için özel bir elektronik platform kuracak. Tapu siciliyle entegre çalışacak platform üzerinden mülk edinme başvuruları, gayrimenkul işlemleri ve tapu belgelerinin düzenlenmesi gerçekleştirilecek.

Sadece elektronik ödeme

Yabancı yatırımcılar, gayrimenkulle ilgili tüm mali işlemleri yalnızca Suudi Merkez Bankası (SAMA) tarafından düzenlenen ödeme sistemi kapsamında onaylı elektronik ödeme yöntemleriyle gerçekleştirebilecek. Düzenlemenin amacı, denetim ve düzenleme süreçlerinin etkinliğini artırmak olarak gösteriliyor.

Borsada işlem görmeyen Suudi şirketlerine ilişkin hükümler

Yönetmelik, sermayesinde yabancı ortak bulunan ancak borsada işlem görmeyen Suudi şirketlerinin, Mekke ve Medine'nin belirlenen coğrafi sınırları dışında gayrimenkul edinmesine veya ayni hak elde etmesine izin veriyor.

Bu hak yalnızca iki amaçla kullanılabilecek:

  • Şirketin yatırım faaliyetlerini yürütmesi,
  • Çalışanlarına lojman sağlanması.

Yönetmeliğin üçüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, söz konusu şirketler faaliyetlerini yürütmek ve çalışanlarını barındırmak amacıyla belirlenen coğrafi alan içinde veya dışında gayrimenkul edinebilecek ya da ayni hak kazanabilecek.

Şirketlerin gayrimenkul edinmeden önce Yatırım Bakanlığı'nın onayını alması gerekiyor. Ancak belirlenen coğrafi alan içinde, Mekke ve Medine de dahil olmak üzere yapılacak edinimlerde Bakanlık onayı aranmaksızın gayrimenkul edinilebilecek.

Devir işlemlerinden yüzde 2 oranında harç alınacak

Yönetmelik, yabancıların ayni haklara ilişkin gayrimenkul işlemlerinde Genel Gayrimenkul Kurumu tarafından tahsil edilecek harç oranını işlem bedelinin yüzde 2'si olarak belirledi.

Söz konusu oran; konut, ticari ve diğer tüm kullanım türleri için Riyad, Mekke, Medine ve Cidde'de uygulanacak tek tip oran olacak.

Buna karşılık bazı işlemler bu harçtan tamamen muaf tutulacak. Muafiyet kapsamına giren işlemler arasında miras paylaşımı çerçevesinde gerçekleştirilen gayrimenkul devirleri, kesinleşmiş mahkeme kararları veya yetkili yargı mercilerinin emirleri doğrultusunda yapılan işlemler ile kamu yararı amacıyla gerçekleştirilen kamulaştırmalar sonucunda gerçekleşen mülkiyet devirleri yer alıyor.


Suudi Arabistan, UNRWA’ya desteğini yineledi ve mali açığının kapatılması çağrısında bulundu

UNRWA’nın Batı Şeria ve Kudüs Ofisi, Ekim 2024 (DPA)
UNRWA’nın Batı Şeria ve Kudüs Ofisi, Ekim 2024 (DPA)
TT

Suudi Arabistan, UNRWA’ya desteğini yineledi ve mali açığının kapatılması çağrısında bulundu

UNRWA’nın Batı Şeria ve Kudüs Ofisi, Ekim 2024 (DPA)
UNRWA’nın Batı Şeria ve Kudüs Ofisi, Ekim 2024 (DPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) verdiği kararlı desteği yineleyerek, ajansın Filistinli mültecilere eğitim, sağlık ve insani yardım hizmetleri sunulmasında temel bir yapı taşı olduğunu, üstlendiği rolün vazgeçilmez ve ikame edilemez nitelikte bulunduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Dr. Abdulaziz el-Vasıl, UNRWA Taahhüt Konferansı kapsamında düzenlenen Genel Kurul toplantısına başkanlık ettiği sırada yaptığı konuşmada, ülkesinin Filistinli mültecilere sağladığı destek nedeniyle ajansın yanında olmaya devam ettiğini belirterek, Riyad’ın UNRWA ve Filistin halkına desteğini sürdürme taahhüdünü yineledi.

El-Vasıl, UNRWA’nın hedef alınmasının, Filistinli mülteciler meselesini uluslararası hukuk çerçevesi dışında tasfiye etmeyi amaçlayan girişimlerin bir parçası olduğu uyarısında bulunarak, ajansın karşı karşıya olduğu mali krizin temel hizmetlerini sürdürme kapasitesini tehdit ettiğini ifade etti.

Uluslararası topluma çağrıda bulunan el-Vasıl, UNRWA’nın finansman açığının acilen kapatılması gerektiğini, bunun Filistinli mültecilere yönelik insani operasyonların ve hayati hizmetlerin kesintisiz devamını sağlayacağını söyledi.

El-Vasıl ayrıca, Suudi Arabistan’ın UNRWA tarafından yürütülen kalkınma ve insani yardım projelerine mali destek sağladığını, bu katkının ajansın faaliyet gösterdiği bölgelerde Filistinli mültecilerin artan ihtiyaçlarını karşılama kapasitesini güçlendirdiğini kaydetti.


Katar, Amerika ve İran arasında arabuluculuk çabalarının sürdüğünü teyit etti

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)
TT

Katar, Amerika ve İran arasında arabuluculuk çabalarının sürdüğünü teyit etti

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)

Katar Dışişleri Bakanlığı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin, Doha’nın arabuluculuk çabalarının sürdüğünü ve ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat muhtırasından doğan tüm müzakere süreçlerine destek verildiğini vurguladığını açıkladı.

Açıklamaya göre Şeyh Muhammed, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bir araya gelerek, ABD-İran görüşmelerindeki son gelişmeleri ele aldı.

Bakanlık, görüşmenin içeriğine ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşmadı.