Yüzerek İsrail’e tarafına giden bir Hamas komutanı İsrail helikopterini vurmayı planlamak ile suçlanıyor

İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı piyade birimi askerleri tatbikat esnasında (Reuters-Arşiv)
İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı piyade birimi askerleri tatbikat esnasında (Reuters-Arşiv)
TT

Yüzerek İsrail’e tarafına giden bir Hamas komutanı İsrail helikopterini vurmayı planlamak ile suçlanıyor

İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı piyade birimi askerleri tatbikat esnasında (Reuters-Arşiv)
İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı piyade birimi askerleri tatbikat esnasında (Reuters-Arşiv)

İsrail’de dün yayınlanan bir istihbarat raporuna göre, haziran ayında yüzerek İsrail'e kaçan Hamas hareketi komutanının Cebaliye Kampı’ndan 24 yaşındaki İzzeddin Hüseyin olduğu bildirildi. Omuzdan ateşlemeli hava/kara füzesi biriminin komutanı olan Hüseyin, diğer komutanlar ile arasındaki anlaşmazlık nedeniyle öldürülmekten korktuğunu, bu yüzden kaçtığını söyledi. Hamas ise İsrail’in mahkemede yargılayacağı Hüseyin’i düşman adına casusluk yapmakla suçladı.

İzzeddin Hüseyin’in hikayesi haftalar önce gündeme düşmüş, “Hamas hareketi deniz kuvvetlerinden bir komutanın 2009’da yaptığı casusluğun ortaya çıkmasının ardından harekete özel belgeleri de yanına alarak kaçtığı” belirtilmişti. Olayla eş zamanlı olarak Gazze şeridindeki Hamas hükümeti İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada çoğunluğu İzzeddin el-Kassam Tugayları’ndan olmak üzere 16 kişiden oluşan bir ajan hücresi unsurlarının tutuklandığını, bu kimselerin İsrail için çalışmak ve istihbarat sağlamakla suçlandığını bildirmişti.

Başbakanlık tarafından dün yapılan açıklamada kaçan kişinin 2018’den bu yana Hamas’a bağlı hava savunma biriminde çalışan ve omuzdan ateşlemeli hava/kara füzesi grubu komutanı olan İzzeddin Hüseyin olduğu belirtildi. Açıklamada aynı zamanda “Yanına bir İsrail helikopteri indiği takdirde İsrail askerlerini öldürmek veya kaçırmak için kullanması gerekecek olan bir uçaksavar füzesini görev gereği evinde saklıyordu” ifadeleri kullanıldı. 

Söz konusu açıklamada, 28 Haziran 2020 tarihinde yüzerek İsrail’e sızan Hüseyin’in deniz sınırını geçmesinin ardından İsrail kuvvetleri tarafından gözaltına alındığı, ardından da soruşturma için Şin-Bet Genel Güvenlik Servisi’ne nakledildiği bildirildi. Soruşturma sırasında üst düzey Hamas yetkilileri tarafından zulüm ve iftira kampanyasına maruz kalan Hüseyin’in yaşadığı kişisel ve ailevi sıkıntılar nedeniyle gönüllü olarak İsrail'e kaçtığı ortaya çıktı. Hüseyin’in 2013 yılında Kassam Tugayları’na katıldığını itiraf ettiği de bildirildi.

Hamas'ta çalıştığı sırada İsrail'e karşı çeşitli tatbikat ve askeri operasyonlara katıldığını belirten Hüseyin, hava savunma sisteminde hizmet ettiği sırada İsrail Hava Kuvvetleri'nin kullandığı uçak türleri ve görevleri, uçaksavar füzeleri, Gazze Şeridi üzerinde seyreden İsrail uçaklarını izlemek için kullanılan dürbün ve kameralar hakkında bilgi edindiğini kaydetti.

İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet sorgu sırasında Hamas bünyesinde katıldığı faaliyetlerden bahseden Hüseyin’in “terörist hareket Hamas hakkında önemli istihbarat bilgileri” verdiğini ancak bu komutana bir düşman olarak bakılmaya devam edildiğini bildirdi. Güney Valiliği Savcılığı ise İsrail'e karşı çeşitli askeri faaliyetlere katılmak, İsrail Hava Kuvvetleri uçakları ve görevleri, uçaksavar füzeler, aynı zamanda İsrail uçaklarının Gazze gökyüzündeki seyrini izlemek amacıyla dürbün ve kameralar hakkında bilgi edinmek, bir terör örgütü mensubu olmak, terör operasyonları planlanmasına karışmak ve bir İsrail askeri helikopterini vurmayı planlamak gibi aleyhinde sunulan ciddi güvenlik ihlalleri suçlamalarıyla Hüseyin’i Beerşeba Merkez Mahkemesi’ne sevk etti.



Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
TT

Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)

ABD Adalet Bakanlığı dün, Jeffrey Epstein ile ilgili birkaç bin belge ve ‘medya’ materyalini geri çektiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, New York’ta bir mahkemeye başvuran avukatlar, hükümetin son yayınladığı belgelerdeki hassas bilgilerin sansürlenmesinde yapılan hatalar nedeniyle yaklaşık 100 mağdurun hayatının ‘alt üst olduğunu’ öne sürmüştü.

Yanlışlıkla ifşa edilen materyaller arasında mağdurların yüzlerinin göründüğü çıplak fotoğraflar, isimler, e-posta adresleri ve tam olarak gizlenmemiş diğer tanımlayıcı bilgiler yer alıyordu. Bakanlık, bunun ‘teknik veya insan hatasından’ kaynaklandığını belirtti.

ABD Başsavcısı Jay Clayton, Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açılan insan ticareti davalarını denetleyen yargıçlara yazdığı mektupta, bakanlığın mağdurların veya avukatlarının belirttiği materyallerin neredeyse tamamını, ayrıca hükümetin bağımsız olarak belirlediği ‘çok sayıda’ belgeyi geri çektiğini bildirdi.

Clayton, mağdurlar ve avukatlarının değişiklik talebinin ardından, bakanlığın ‘rapor edilen belgelerle ilgili protokollerini’ revize ettiğini açıkladı.

Yeni mekanizmaya göre, belgeler mağdurlar tarafından bildirildiği anda geri çekiliyor, ardından gözden geçirilip düzeltilmiş bir kopya yeniden yayımlanıyor ve işlemin ‘24 ila 36 saat içinde tamamlanması’ hedefleniyor.

Epstein mağdurlarını temsil eden iki avukat pazar günü, hükümetin isimleri ve diğer kişisel bilgileri gizleme konusundaki binlerce hatayı gerekçe göstererek mahkemeden ‘acil yargı müdahalesi’ talebinde bulundu.

Sekiz kadın, kendilerini Epstein mağduru olarak tanıtarak, yargıç Richard M. Berman’a gönderilen mektuba yorum ekledi. Kadınlardan biri, belgelerin açıklanmasının ‘hayatını tehdit ettiğini’ yazdı. Bir diğeri ise 51 materyalde banka bilgilerinin yer alması nedeniyle ölüm tehditleri aldığını, bunun sonucunda kredi kartlarını ve banka hesaplarını dondurmak zorunda kaldığını belirtti.

ABD Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, pazar günü ABC’nin ‘This Week’ programına verdiği röportajda, hassas bilgilerin gizlenmesi sürecinde bazı hataların meydana geldiğini, ancak Adalet Bakanlığı’nın hızlı bir şekilde müdahale etmeye çalıştığını söyledi.

Blanche, “Bir mağdur ya da avukatı, adının doğru şekilde gizlenmediğini bildirdiğinde, bunu derhal düzeltiyoruz. Bahsettiğimiz sayı, Amerikalıların anlayabilmesi için, toplam materyalin yüzde 0,001’ini geçmiyor” ifadelerini kullandı.

Buna karşın, AP’den onlarca gazeteci dosyaları inceleyerek, bazı belgelerde isimlerin gizlenmiş olmasına rağmen aynı dosyanın diğer kopyalarında açık bırakıldığını tespit etti.


Şemhani: İran nükleer silah edinmeyi hedeflemiyor

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)
TT

Şemhani: İran nükleer silah edinmeyi hedeflemiyor

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani (AFP)

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah edinmeyi hedeflemediğini söyledi.

İran devlet televizyonunun aktardığına göre Şemhani, Tahran’ın önceki beş müzakere turunda bu tutumunu açıkça dile getirdiğini belirterek, karşı tarafın da buna karşılık adımlar atması gerektiğini ifade etti.

Şemhani, zenginleştirilmiş uranyum stokunun miktarına ilişkin kesin bilginin bulunmadığını belirterek, “Stok enkaz altında kaldı. Güvenlik riskleri nedeniyle şu ana kadar çıkarılmasına yönelik bir girişim olmadı” dedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile temasların sürdüğünü kaydeden Şemhani, zenginleştirilmiş uranyum stokuna erişim ve miktarın tahmin edilmesine yönelik görüşmelerin, güvenlik koşulları gözetilerek devam ettiğini söyledi.

Şemhani ayrıca, İran’ın başka taraflarla değil, yalnızca ABD ile doğrudan ve pratik müzakerelere hazır olduğunu yineledi.

Bu açıklamalar, ABD ile İran arasında nükleer görüşmelerin yeniden başlatılabileceğine dair işaretlerin arttığı bir dönemde geldi. Amerikan ve İranlı kaynaklar, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’nin, bölgesel arabuluculuk çabaları kapsamında cuma günü İstanbul’da bir araya gelebileceğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump da dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, ABD’ye ait savaş gemilerinin İran’a doğru ilerlediğini söylemiş, Washington’un Tahran ile görüşmeler yürüttüğünü ifade etmişti. Trump, bir anlaşmaya varılmasını tercih ettiklerini, aksi halde “olumsuz sonuçlar” yaşanabileceğini dile getirmişti.


Rusya, nükleer kısıtlamaların olmadığı yeni bir dünyaya "hazır"

Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)
Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)
TT

Rusya, nükleer kısıtlamaların olmadığı yeni bir dünyaya "hazır"

Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)
Sergei Ryabkov (Arşiv- Reuters)

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov bugün yaptığı açıklamada, Moskova'nın bu hafta sona erecek Yeni START anlaşmasının ardından nükleer silah kısıtlamalarının olmadığı bir dünyanın yeni gerçekliğine hazır olduğunu söyledi.

Ryabkov, ABD'nin Grönland'a çok sayıda füze savunma sistemi konuşlandırması durumunda Rusya'nın askeri alanda telafi edici önlemler almak zorunda kalacağını ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitry Peskov dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Kiev ve Washington ile ikinci tur görüşmeler için kararlaştırılan yeni tarihe katılacağını belirtti. Peskov, ABD arabuluculuğunda Ukrayna krizine ilişkin görüşmelerin bir sonraki turunun 4 ve 5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi'de yapılacağını söyledi. "Bunu teyit ediyoruz... ve Ukrayna krizini çözmek için çalışmaya devam etmeye hazırız" ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin ertelenme nedenine ilişkin bir soruya yanıt olarak Peskov, "Konu, üç tarafın programlarının daha fazla gözden geçirilmesini ve koordinasyonunu gerektirdi ve bu da toplantının ertelenmesini zorunlu kıldı" dedi. Peskov, Moskova'nın "müzakerelere açık olduğunu" vurguladı. "Mevcut gruplar içinde çalışmalar devam ediyor ve biz bu çalışmaları memnuniyetle karşılıyoruz ve Ukrayna'daki krizi çözmek için devam etmeye hazırız."

Sözcü, "Moskova'nın Ukrayna ile temas konusundaki tutumu kesindir" diye belirtti. Bu bağlamda, sözcü, "(Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir) Zelenskiy, cumhurbaşkanlığı düzeyinde doğrudan temas öneriyor ve cumhurbaşkanımız da herhangi bir görüşmenin Moskova'da yapılması şartıyla bunun mümkün olduğunu söyledi" dedi.

Peskov, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik hava saldırılarını askıya alma kararına değinerek, "Daha önce belirtilenlere ekleyecek bir şeyimiz yok. 1 Şubat tarihi, hava saldırılarının geçici olarak askıya alınması olarak ele alındı" dedi.