Koronavirüs aşısı için yarış hız kazandı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping geçen mart ayında gerçekleştirdiği bir ziyarette koronavirüs aşı çalışmalarında gelinen noktayı incelerken. (AP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping geçen mart ayında gerçekleştirdiği bir ziyarette koronavirüs aşı çalışmalarında gelinen noktayı incelerken. (AP)
TT

Koronavirüs aşısı için yarış hız kazandı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping geçen mart ayında gerçekleştirdiği bir ziyarette koronavirüs aşı çalışmalarında gelinen noktayı incelerken. (AP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping geçen mart ayında gerçekleştirdiği bir ziyarette koronavirüs aşı çalışmalarında gelinen noktayı incelerken. (AP)

Dünya genelinde 18 milyon 13 bin kişiyi etkileyeen ve 688 bin 722 kişinin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüse karşı aşı geliştirme çabaları yaz aylarının sona ermeye başlamasıyla hız kazandı.
Kovid-19 salgınını kontrol altına almak için yeniden önlem almaya başlayan ülkeler artarken hükümetler de  milyon dolarlık yatırımların yapıldığı aşı projelerini yakından takip ediyor.
Çin Askeri Araştırma Enstitüsü ile CanSino Biologics ilaç şirketinin ortaklaşa yürüttüğü proje de dahil olmak üzere birçok aşı çalışmasında cesaret verici sonuçlara ulaşıldı. Çin ordusu haziran ayında, söz konusu aşı henüz test aşamasını geçmeden ordu saflarındaki kullanımına izin vermişti. ABD merkezli Moderna şirketinin üzerinde çalıştığı, İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nin AstraZeneca ile ortaklaşa yürüttüğü, aynı zamanda Pfizer ve BioNTech’in çalışmalarına devam ettiği süreçte aşı arayışları sürüyor. Batı ülkelerinde geliştirilen üç aşıda insanlar üzerindeki klinik çalışmalarda son aşamaya geldi.
ABD'nin koronavirüsle mücadelesinde öne çıkan isimlerden olan Dr. Anthony Fauci cuma günü yaptığı açıklamada, şu an Rusya ve Çin'de geliştirilmekte olan aşıların ne derece güvenilir olduğunu sorguladı.
AFP’nin haberine göre ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Fauci, “Test aşaması öncesinde dahi dağıtımı yapılan bir aşının geliştirildiğini duyurmak bence bir sorun teşkil ediyor. Umarım Çin ve Rusya, kimse kullanmadan önce aşıları test eder” dedi. ABD’nin diğer ülkeler tarafından geliştirilen hiçbir aşıya güvenmek zorunda olmadığını vurgulayan Fauci, bu yıl bir aşının gerçekleştirileceği konusunda iyimser olduğunu söyledi.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) Direktörü Robert Redfield de açıklamasında “Sonbahar sonu ve kış ayları başlarında, aslında güvenli ve etkili olduğunu söyleyebileceğimiz bir aşıya varılacağını umuyorum. Ancak deney yapılmadığı ve dikkatli davranılmadığı taktirde aşıların güvenliği veya etkinliği garanti edilemez” ifadelerini kullandı.
Moderna tarafından geliştirilen aşının üçüncü aşaması CDC ile iş birliği içinde başlamış, Fauci de 250 bin kişinin klinik araştırmalara katılmak için gönüllü olduğunu bildirmişti.
Rusya tarafından bu hafta yapılan açıklamada hükümet merkezlerinden araştırmacılar tarafından geliştirilen bir koronavirüs aşısının eylül veya ekim aylarında endüstriyel üretimine başlanacağı bildirildi.
Aşı çalışmalarından birinin finansmanlığını üstlenen Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIV) CEO'su Kirill Dmitriev, aşı yarışını uzay araştırmalarına benzetmişti. CNN’e konuşan Dmitriev, “Amerikalılar, Sputnik 1'den (1957'de Sovyetler Birliği tarafından fırlatılan ilk uydu) bahsedildiğini duyduklarında şaşırmıştı. Aşıda da bu şekilde olacak. Öncü olacağız” dedi. Ancak Moskova, geliştirilen koronavirüs aşılarının etkililiği ve güvenliğini kanıtlayan bilimsel veriler sunmadı.
Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Gamaleya Enstitüsü tarafından yeni tip koronavirüse karşı geliştirilen aşının klinik denemelerinin tamamlandığını ve kayıt prosedürlerine hazırlandığını açıklayarak, aşının Ekim ayında hazır olacağını bildirmişti. Kayıt sertifikası alınmasının ardından sağlık çalışanları ve öğretmenlerin ilk aşılanacak gruplar olduğunu dile getiren Muraşko, Ekim ayından itibaren aşılama işlemlerinin toplu halde yapılmasını planladıklarını belirtmişti.
Reuters’ın geçen hafta yayınlanan haberine göre, Rusya'nın Kovid-19’a karşı ilk olası aşısı Ağustos ayında yerel düzenleyicilerin onayını alacak, kısa bir süre sonra ise sağlık çalışanları aşılanacak.
Gamaleya Enstitüsü, adenovirüs kullanılan bir aşı üzerinde çalışıyordu. Ancak Rusya'nın aşı yolunda ilerleme hızı, Batı medyasının Moskova'nın bilime değil de ulusal prestijine öncelik verip vermediğini sorgulamasına neden oldu.
Ülkeler arasındaki yoğun rekabetin bir işareti olarak ilaç şirketlerinin bir Kovid-19 aşısına garanti verme yolunda imzaladığı sözleşmeler de artıyor. Bunlardan sonuncusu ise Sanofi ve GlaxoSmithKline (GSK) ile ABD’nin 2,1 milyar dolarlık anlaşmasıydı. Fransız ilaç şirketi Sanofi tarafından cuma günü yapılan açıklamada İngiliz ilaç şirketi GSK birlikte geliştirilen aşının, ABD hükümetinin Amerikalılara mümkün olan en kısa sürede aşı sağlama çabaları kapsamındaki Warp Speed Operasyonu programı için seçildiği bildirildi. Sözleşme detaylarına göre iki şirket başlangıçta 100 milyon doz aşı verilmesi karşılığında 2,1 milyar dolar alacak. Nitekim Sanofi tarafından yapılan açıklamada “İş birliği, üretim kapasitesini geliştirmek ve artırmak için finans faaliyetlerine yardımcı olacak” denildi. Fonun büyük bir kısmını ABD hükümetinden alacak olan Fransız laboratuvarı, Washington'ın uzun vadede 500 milyon ek doz alma seçeneğine sahip olacağını bildirdi.
AFP’nin haberine göre iki şirketin yürüttüğü deneysel aşı, Sanofi'nin grip aşısı üretmede kullandığı rekombinant protein teknolojisine ve GSK’nın salgınlar için geliştirdiği bağışıklık tepkisini artırıcı maddeye dayanıyor. Sanofi, ilk ve ikinci aşamadaki gönüllü denemelerine eylül ayında başlanmasını, üçüncü aşamaya ise yıl sonunda geçilmesini bekliyor. Aşıya 2021 yılının ilk yarısında ulaşılması planlanıyor.
ABD, mart ayından bu yana koronavirüse karşı bir aşı üretmek üzere birbirleriyle yarışan projelere fon sağlamak için en az 6 milyar dolar harcadı. Johnson & Johnson, Pfizer ve AstraZeneca gibi tanınmış laboratuvarlar ve Novavax ve Moderna gibi iki küçük biyoteknoloji şirketi de fon sağlanan şiretler arasındaydı.
ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, “Hükümet programı kapsamında üzerinde anlaşmaya varılan aşı havuzu, yıl sonuna kadar güvenli ve etkili en az bir aşı elde etme şansını artırıyor” açıklamasında bulundu.
Laboratuvarların koronavirüsle mücadele kapsamında aşı geliştirme aşamalarını hızlandırması ve kendi üretim birimlerini hazırlaması gerekiyor. Süreçte karşılaşılabilecek risklerin paylaşılması için ülkeler ile anlaşma yapılmasına izin veriliyor. Araştırma başarılı olduğu taktirde hükümetlerin aşıya erişimi garanti edilmiş oluyor. Geçen çarşamba günü yapılan açıklamada İngiltere’nin Sanofi ve GSK tarafından geliştirilen potansiyel aşıdan 60 milyon doz tedarik etmesi için anlaşmaya varıldığı bildirilmişti. İki şirketin yakında Avrupa Birliği ile 300 milyon doz için bir anlaşma imzalamaları bekleniyor.
Aşı yolundaki rekabet, gelişmekte olan ve finans sağlama imkanı olmayan ülkelerin aşıya nasıl ulaşacağı sorusunu gündeme getiriyor. Söz konusu ülkelerin yeterli miktarda aşıya ulaşamayacağından korkuluyor.
Kovid-19 salgınına karşı çıkarılacak herhangi bir aşının küresel çapta kamu yararı olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan bir kararı temmuz ayı ortalarında kabul eden Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi; ilaç, aşı ve teşhis testlerine, güvenli, uygun fiyatlı, etkili ve kaliteli tedavilere hızlı, adil ve engelsiz erişim ihtiyacının altını çizmişti.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.