Mısır, Boko Haram’ın Kuzey Kamerun’daki etkinliğinin artacağı konusunda uyarıda bulundu

Arşiv
Arşiv
TT

Mısır, Boko Haram’ın Kuzey Kamerun’daki etkinliğinin artacağı konusunda uyarıda bulundu

Arşiv
Arşiv

Mısır'daki Dar el-İfta Gözlemevi, dün, Boko Haram hareketinin Kuzey Kamerun'da düzenlediği saldırıların terörist hareketin katı ideolojisini yayma çabaları kapsamında önümüzdeki dönemde artacağı uyarısında bulundu.
Boko Haram’ın şuanda da Kuzey Kamerun'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığına değinen gözlemevi, hareketin yerinden edilmişlerin Kuzey Kamerun'daki kampına yönelik terör saldırısını kınadı. Saldırıda 16 kişi hayatını kaybetmiş, 8 kişi ise yaralanmıştı. Bölge halkı, örgütün kanlı saldırılarına ve baskılarına maruz kalıyor. Bölge halkı üzerinden terörist örgütün insan kaynağı, kendi tabiriyle ‘meşru cihad’ adı altında sürekliliğini sağlıyor. İslam dininin dünya ve ahirette en ağır ceza gerektiren en çirkin suç türlerinden saydığı insan öldürme, kaçırma, korkutma gibi her türlü saldırı eylemlerini yasakladığına değinen gözlemevi; uluslararası toplumu, tüm dünya ülkelerini ve uluslararası aktörleri dünya genelindeki terörizm, aşırılık yanlılığı ve militanlıkla yüzleşmek için gerekli önlemleri almaya çağırdı.
2016’nın Ağustos ayında Boko Haram örgütü tarafından tanınan DEAŞ, Ebu Musab el-Bernavi'nin kendi tabiriyle ‘Batı Afrika’daki İslam devleti’ liderliğine atandığını bildirmişti. İfta Gözlemevi tarafından yayınlanan raporda ise şu ifadeler kullanıldı:
“Boko Haram, Nijerya hükümetine karşı silahlı terörist operasyonlarına başladığı 2009'dan bu yana 20 binden fazla insanı öldürdü. Hareketin kuzey Nijerya'da sözde devlet kurma girişimleri, komşu Kamerun, Çad ve Nijer'e kadar uzandı. Bu da Birleşmiş Milletler verilerine göre Çad Gölü bölgesinde en az 20 bin insanın ölümüne, yaklaşık 3 milyon insanın yerinden edilmesine neden oldu.”
Afrika ülkelerinde bilinçlendirme çalışmalarının yoğunlaştırılması gerektiğine dikkati çeken gözlemevi, radikal ideolojiler ve aşırılık yanlısı gruplar tarafından servis edilen katı yaklaşımlarla mücadele yolunda bu ülkelere bilim adamlarının yollanması çağrısında bulundu.
Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib de söz konusu saldırıyı kınadı. Dün El-Ezher Üniversitesi Mezunları Derneği tarafından yapılan açıklamada, “İslam hukuku, kan döken ya da müminleri korkutanların bu dünya ve ahirette en ağır cezalar ile karşılaşacağını vurgular. Radikal ve terörist grupların masum insanlara yönelik saldırıları, Yüce Allah nezdindeki en büyük günahlardan biridir” ifadeleri kullanıldı.



Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
TT

Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.

Suriye güvenlik güçleri dün, Suriye kıyısındaki Lazkiye Valiliği'ne bağlı Cebel kırsalında, Beşşar Esed rejiminin kalıntılarından biri olarak kabul edilen "Saraya el-Cevad" milislerinin karargahını hedef alan çifte operasyon düzenledi. Operasyonda milis lideri Beşşar Abdullah Ebu Rukayye ve iki komutanı öldürüldü, 6 milis ise yakalandı.

Operasyonlar, DEAŞ'ın Suriye'nin doğusunda devriyelere, güvenlik güçlerine ve ordu mensuplarına yönelik saldırılarını artırmasıyla eş zamanlı olarak geldi; bu saldırılar arasında dün Deyrizor'da bir Suriye askerinin öldürülmesi de yer alıyordu. Grup, sivilleri askeri ve güvenlik karargahlarından uzak durmaları konusunda uyardı.

Araştırmacı Abbas Şerif, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, rejimin kalıntıları ile DEAŞ arasında ülkeyi istikrarsızlaştırmak ve güvenlik ortamını yeniden şekillendirmek konusunda karşılıklı bir çıkar olduğunu söyledi. İslamcı gruplar konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Urabi Urabi de DEAŞ'ın son aşamalarında olduğu ve defalarca dağıtıldığı için tutarlı bir liderlik yapısını yeniden kuramadığı değerlendirmesinde bulundu.


DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
TT

DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), DEAŞ militanlarının pazartesi günü kuzey Suriye'de hükümet güvenlik güçlerinin dört üyesini öldürdüğünü ve bunun Beşşar Esed'in devrilmesinden bu yana hükümet güçlerine yönelik en ölümcül saldırı olduğunu bildirdi.

Rakka'nın batısındaki bir kontrol noktasına yapılan saldırı, militan grubun Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümetine yönelik saldırılarında bir tırmanışa işaret ediyor. Bu saldırı, grubun hükümete karşı "yeni bir operasyon aşaması" başlattığını duyurmasından iki gün sonra gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre grup dün Rakka'da Suriye hükümet güçlerine mensup çok sayıda askerin öldürüldüğünü ve yaralandığını iddia etti. Cumartesi günü ise Suriye'nin kuzey ve doğusunda ordu personeline yönelik iki saldırının sorumluluğunu üstlenmiş ve bu saldırılarda bir asker ve bir sivil hayatını kaybetmişti.

SANA, güvenlik güçlerinin pazartesi günü bir saldırıyı engellediğini ve militanlardan birini öldürdüğünü bildirdi. Güvenlik kaynaklarına atıfta bulunan ajans, saldırıyı DEAŞ'ın gerçekleştirdiğini belirtti. Grup dün ayrıca, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayetine bağlı Meyadin şehrinde bir ordu karargahına düzenlenen ve bir askerin öldürüldüğü ayrı bir saldırının sorumluluğunu da üstlendi.

Grup, birkaç gün önce aynı şehirde yine saldırı gerçekleştirmişti.

Suriye hükümeti geçen yıl ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona katıldı. Ocak ayında hükümet güçleri, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) Rakka'yı ve Suriye'nin kuzey ve doğusundaki çevre bölgelerin büyük bir bölümünü ele geçirdi.

Bu arada, üç Suriyeli askeri ve güvenlik kaynağı, ABD güçlerinin dün ülkenin kuzeydoğusundaki en büyük askeri üssünden çekilmeye başladığını, bunun da on yıl önce DEAŞ ile mücadele etmek için Suriye'ye konuşlandırılan ABD güçlerinin daha geniş geri çekilmesinin bir parçası olduğunu söyledi.


Beyaz Saray, el-Maliki'nin adaylığını reddettiğini yineledi

Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
TT

Beyaz Saray, el-Maliki'nin adaylığını reddettiğini yineledi

Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)

Irak'taki Şii "koordinasyon çerçevesinin" Nuri el-Maliki'nin yerine yeni bir başbakan ataması için ABD'nin son bir süre belirlediği yönündeki haberlerin ortasında, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Washington'un eski Irak başbakanının adaylığını reddettiğini yineledi.

Üst düzey ABD yetkilisi şunları söyledi: "İran'ın kontrolündeki bir hükümet Irak'ın çıkarlarını önceliklendiremez, Irak'ı bölgesel çatışmalardan uzak tutamaz ve Amerika Birleşik Devletleri ile Irak arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklığı geliştiremez."

Amerikan direnişi, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulama ve yardımları kesme tehditleriyle doruk noktasına ulaştı; zira Washington'un yaptırımlar, Irak'ın Federal Rezerv Bankası'ndaki petrol ihracat gelirlerinin dondurulması ve Irak'ın ABD doları rezervlerine erişiminin kısıtlanması gibi birçok baskı taktiği olduğu biliniyor.