Sirte savaşı için uluslararası müzakerelerin sonuçlanması bekleniyor

Sirte savaşı için Ebu Kıreyn bölgesinde bekleyen UMH’ye bağlı güçler (EPA)
Sirte savaşı için Ebu Kıreyn bölgesinde bekleyen UMH’ye bağlı güçler (EPA)
TT

Sirte savaşı için uluslararası müzakerelerin sonuçlanması bekleniyor

Sirte savaşı için Ebu Kıreyn bölgesinde bekleyen UMH’ye bağlı güçler (EPA)
Sirte savaşı için Ebu Kıreyn bölgesinde bekleyen UMH’ye bağlı güçler (EPA)

Libya'daki askeri krizin çözülmesi ve çatışan taraflar arasında yeni bir savaşın başlamasını önlemeyi amaçlayan uluslararası ve bölgesel müzakere sürecinin, Kurban Bayramı tatilinin bitiminden sonraki birkaç gün içinde yeni bir aşamaya girmesi bekleniyor.
Libyalı güvenilir kaynaklar, kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Libya'nın doğusunu yöneten Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih’in yakında uluslararası heyetlerle bir dizi toplantı yapmasının beklendiğini söyledi. Ancak Salih, Fas ve Ürdün ziyaretlerinin ardından yapılacak bu toplantıların zamanı ve yeri hakkında detay vermekten kaçındı.
Öte yandan stratejik öneme sahip Sirte şehrinde, Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) güçleri ile Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler arasındaki doğrudan askeri gerilim azaldı. Ancak bu durum, iki tarafın yetkililerinin, mevcut müzakerelerin her iki taraf için kabul edilebilir bir çözümle sonuçlanmaması durumunda çatışmadan kaçınmayacakları şeklindeki açıklamalarda bulunmalarını engelleyemedi.
LUO yetkilileri, UMH’ye bağlı güçlerin liderleri tarafından pazar günü yapılan, Sirte ve Cufra'da LUO’yu desteklemek için mühimmat ve paralı askerler taşıyan 5 Rus uçağının geldiğinin gözlemlendiğine ve Suriye’den Libya’nın doğu bölgesine paralı asker ve mühimmat takviyesi için Bingazi ve Labrak havaalanlarına iniş yapan Rus uçakları olduğuna dair açıklamaları reddetti.
LUO yetkililerinden biri, “Asıl haber, Türkiye Misrata ve Sirte'deki UMH güçlerine paralı askerler ve askeri mühimmatlarla takviye göndermeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan bölgesel çevreler, Sirte çevresinde yeni askeri çatışmaların patlak vermesinin Akdeniz bölgesinde gerginliğin artmasına neden olmasından korkuyorlar. Bununla birlikte Trablus ve Tarhuna’nın tüm idari sınırları, batı kıyısındaki tüm şehirleri, Vatiyye Hava Üssü ve batı dağındaki kasabaları yeniden kontrol sağlaması için UMH güçlerini destekleyen Türkiye'nin, savaş gemilerinin Libya açıklarında demirli olduğu biliniyor.
Güvenilir kaynakların aktardığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimindeki yetkililerin, Hafter ve Serrac'tan askeri gerilimi tırmandırmamaları ve son zamanlarda iki taraf arasındaki gayri resmi ateşkes çerçevesinde güçlerinin mevcut yerlerinde kalmaya devam etmelerini talep ettiler.
Mareşal Hafter'in dün Trump yönetimine Libyalı bir heyet tarafından Washington'a ulaştırılan ve kalıcı bir ateşkesi kabul etme koşullarını açıklayan bir mektup gönderdiğine dair resmi olmayan bilgiler sızdırıldı. Ancak bu bilgiler, Hafter’in ofisi veya ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından ne onaylandı ne de reddedildi.
Öte yandan İtalya, iki gün önce Libya’nın batısındaki Misrata şehrinde konuşlu Türk kuvvetlerinin, Misrata Hava Koleji’ne inen askeri bir uçaktaki İtalyan askerlerin girişini engellemesine yönelik sessizliğini sürdürüyor.
İtalyan basınında yer alan haberlere göre uçaktaki 40 asker, Misrata’ya destek operasyonları için gelmişti. Ancak şehirdeki UMH güçlerine liderlik yapan Türk subaylarının telkinleri sonucu Libyalı yetkililer, önceden giriş vizesi almadıkları gerekçesiyle askerlerin uçaktan inmelerine izin vermedi.
Savunma konusunda uzman olan İtalyan medya kuruluşları ve internet siteleri olayı, Türk güçlerine işaret ederek, vicdansız ‘ret’ vakası olarak nitelendirirken bunun ‘aşağılayıcı’ bir durum ve İtalya'nın artık uluslararası düzeyde etkisinin olmadığının bir kanıtı olduğunu söylediler.
Forza Italia Partisi İtalya Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'ndeki lideri Senatör Enrico Amy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu tür bir olayın, herhangi bir dost ülkeye gelen ABD Deniz Piyadeleri'ne karşı gerçekleşmesi halinde ne olacağını hayal etmeye çalışalım. Binlerce yasadışı göçmen, aynı sahillerden giderek artan bir hızda gelmeye ve insan tacirlerine para kazandırmaya devam ederken Libya’da bizden geldiğimiz yere dönmemizi istiyorlar” şeklinde konuştu.
Senatör Amy, olay karşısında duyduğu şaşkınlıkla birlikte sözlerine şöyle devam etti:
“Artık uluslararası saygınlığımızı yitirmemiz utanç verici bir durum. Şimdi bizimle alay ediyorlar. Eğer biraz olsun haysiyetimiz kaldıysa, sadece vizesi olmayanlar değil, sadece kimlik belgesi olan göçmenler sayesinde de yasadışı göçle karşı karşıya kalmaya başlayacağız. (Türkiye’nin yaptığı) Bu hamle, İtalya ile alay ediyor. Dünyanın bize bir muz cumhuriyeti gibi davranmasını meşrulaştırıyor. Bu kabul edilemez. İtalyan hükümeti, derhal bu olayla ilgili bir açıklama yapılmakla görevli.”



Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
TT

El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen'in ABD ile olan ortaklığına ve meşru hükümete verdiği sürekli desteğe minnettarlığını dile getirerek, uluslararası toplumun Yemen halkıyla birlikte hareket etmesinin devletin bütünlüğünde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.

El-Alimi dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos ile Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerindeki tek taraflı hamlelerinin ardından yaşanan son gelişmeleri görüştü; bu hamleler neredeyse "Yemen'in ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit edecek yeni bir platform açmıştı."

İlgili bir gelişmede, Vatan Kalkanı Güçleri, Hadramut eyaletinin tamamını kontrol altına aldıklarını ve eyaletteki durumun normale döndüğünü açıkladı. Vatan Kalkanı Güçleri İkinci Tümen Komutanı Albay Fahd Bamumen, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, silah veya devlet malını yağmalayanların 48 saat içinde bunları iade etmeleri çağrısı yaptı ve ihlal edenlere karşı yasal ve askeri işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Ayderus ez-Zübeydi'nin, “Geçiş Konseyi”nin Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı Güney-Güney diyaloğuna katılmayı kabul etmesinin ardından, önümüzdeki saatlerde başkent Riyad'a gelmesi bekleniyor.


Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)

Üst düzey bir Yemenli yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden’deki güvenlik durumunun sakin olduğunu ve genel güvenlik tablosunun istikrarlı seyrettiğini söyledi.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura’nın ofis müdürü ve Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed, “Güvenlik planı saatler içinde hayata geçirildi” dedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Amalika Tugayları’na bağlı birliklerin Aden’in ana caddelerine konuşlandığı, kentteki hayati ve kamu kurumlarının güvenliğini sağladığı bildirildi. Cabir Muhammed, “Güvenlik durumu sakin, genel tablo istikrarlı” ifadesini kullandı.

Bu arada Güney Geçiş Konseyi (GGK) heyetiyle birlikte Riyad’a ulaşan Muhammed el-Gaysi, ‘atmosferin olumlu olduğunu’ belirterek, güneyli taraflar arasında diyaloğa yönelik bir dizi görüşmeye başlanmaya hazır olunduğunu söyledi.

El-Gaysi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Aden’den arkadaşlarımla birlikte Riyad kentine ulaştım. Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin himayesinde, güney–güney diyaloğuna hazırlık amacıyla olumlu bir atmosferde bir dizi görüşmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, güneyde yaşanan gelişmelerin devletin, kurumlarının, meşruiyetinin ve yetki temellerinin yeniden kurulması anlamına geldiğini vurguladı.

El-Alimi, bu adımların, istikrarı ve kamu huzurunu korumak, gerçek durumu çatışmalar ve sahte zaferler mantığından uzak bir şekilde ortaya koymak amacı taşıdığını ifade etti.

Başkanlık Konseyi, bir süre önce Aydarus ez-Zubeydi’nin üyeliğini düşürmüş ve onu Başsavcılığa sevk etmişti. Bu karar, ez-Zubeydi’nin vatana ihanet, Yemen Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik konumuna zarar verme, devleti darbeye karşı mücadelede engelleme ve iç fitne çıkarma gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Abdullah el-Alimi, X hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik ve istikrarın korunmasının devlet kurumları, yerel yetkililer ve vatanına bağlı tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu sorumluluğun, hukukun üstünlüğünü sağlamayı ve vatandaşları korumayı garanti edecek şekilde yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah el-Alimi, ez-Zubeydi’nin isyanının ardından güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Ez-Zubeydi’nin ayaklanmasının ardından bugün güney vilayetlerinde yaşananlar, Suudi Arabistan’ın ve Başkanlık Konseyi’nin bu aşamaya gelinmemesi için gösterdiği tüm samimi çabalara rağmen, ulaşmayı arzuladığımız bir durum değil… Yaşananlardan memnun değiliz.”

Diğer yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Bu açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri gerilimin ardından geldi.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahati için planlama yapıldığını, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü aktardı.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.