Tutuklu Cezayirli iş adamı ve ABD’li bir grup arasında sözleşme imzalandı

Cezayirli iş adamı Ali Haddad yolsuzluk suçlamalarından hapse atıldı (Cezayir Radyosu)
Cezayirli iş adamı Ali Haddad yolsuzluk suçlamalarından hapse atıldı (Cezayir Radyosu)
TT

Tutuklu Cezayirli iş adamı ve ABD’li bir grup arasında sözleşme imzalandı

Cezayirli iş adamı Ali Haddad yolsuzluk suçlamalarından hapse atıldı (Cezayir Radyosu)
Cezayirli iş adamı Ali Haddad yolsuzluk suçlamalarından hapse atıldı (Cezayir Radyosu)

Ali Yahi
ABD merkezli baskı grupları ve lobi faaliyetleriyle ilgilenen ABD merkezli Foreign Lobby internet sitesi Sonoran Public Group’un Cezayir’de 18 yıl hapse mahkum edilen iş insanı Ali Haddad ile mahkumiyetinden günler önce ‘serbest bırakılmasını sağlamak’ için 10 milyon değerinde bir sözleşme imzaladığını gösteren bir belge yayınladı. Belgenin yayınlanması Cezayir kamuoyunu şok eden bir skandala neden oldu.

Şok edici haber
ABD merkezli internet sitesi Foreign Lobby, Cezayirliler açısından şok edici bir habere yer verirken, ‘bir Cezayirli iş insanının, Trump’a yakın bir lobiye milyonlarca dolar ödediğine ve iş insanının bulunduğu el-Harraş Hapishanesi’nden, danışmanlık hizmetleri için ‘Sonoran Public Group’ adlı bir şirketle on milyon dolarlık bir sözleşme imzalandığına’ dikkati çekti. Şirketin, 2016 yılındaki seçim kampanyası sırasında ABD Başkanı Donald Trump’a danışmanlık hizmet veren Robert Strick tarafından kurulduğunu açıkladı.
İnternet sitesinin haberine göre sözleşme, üzerinde uzlaşı sağlanan diğer hizmetlerin yanı sıra şirketler ve bireyler için danışmanlık hizmetleri sağlamayı amaçlıyor. Haberde ise sözleşmenin 26 Temmuz 2020’de imzalandığı ve 25 Temmuz 2021’e kadar geçerli olduğu belirtildi. Aynı şekilde haberde, Haddad’ın danışmanı olan ve kendisini ‘Sabrina Ben’ olarak tanıtan kadının, iş adamı Ali Haddad adına sözleşme imzaladığı ortaya koyuldu.

Baskı ve uluslararasılaşma arasında hükümet
Cezayir Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Vahid Gabgub, “Baskı grupları ABD’nin karar vermesinde ve dış politikayı etkilemesinde önemli bir rol oynamaktadır. Cezayir Devleti, 18 yıl hapis cezasına çarptırılmasına rağmen iş adamı Ali Haddad’ın yurtdışında mallarını dondurmadı. Çünkü Cumhurbaşkanı Tebbun’a göre nihai bir yargı kararı mevcut değil” dedi. Bu çerçevede bu malların, Haddad’ın serbest bırakılması ve davasını uluslararasılaştırmak için baskı yapılması amacıyla kullanıldığını söyleyen Gabgub, Trump’ın ikinci dönemde de başkan olarak seçilmesi halinde serbest bırakılması için ABD’den bir baskı ortaya koyulabileceğini vurguladı.
‘Yolsuzlukla suçlanan’ ve yurtdışında mallara sahip olan mahkumların mallarının dondurulmasına devam edilmesine izin veren katı bir mahkeme kararı yayınlanmadığı sürece, Cezayir açısında bu tür konular da göreceli olmaya devam ediyor. Skandala yönelik yetkililerin verdiğini yanıtlara da değinen Vahid Gabgub, “Bu konuya ilişkin resmi bir açıklama bekliyoruz” dedi.

Haddad, Cezayir ve Washington arasındaki istişarelerin gündeminde
Eski Dışişleri Bakanlığı diplomatı William Lawrence’e göre sitenin haberi, Ali Haddad’ın ‘yeni Cezayir otoritesinin hala nispeten zayıf olduğu umuduyla’ adım adım ABD’de önde gelen isimlerin desteğini kazanmaya çalıştığı yönünde geldi. Lawrence, bir noktada ABD’nin desteğine ihtiyaç duyulacağını ve özellikle de ABD’nin, Haddad duruşmasının adil olmadığı sonucuna varması halinde tutuklu olan iş adamının kaderinin iki taraf arasındaki istişarelerin gündemine alınacağını vurguladı.
Mahkum Haddad’ın bu eylemi Cezayir hükümetini rahatsız ederken, devlet kurumlarının ve yargının güvenilirliğine ve bağımsızlığına da meydan okuyor. Aynı şekilde bir pazarlık ve şantaj kağıdı olacağı için ABD- Cezayir arasındaki her türlü münasebette bu konuya önem verecek bir diploması ortaya çıkacak.

Yasadışı sözleşme
Cezayir İnsan Haklarını Savunma Birliği’nde Avukat Abdulgani Badi, mahkumların, sözleşmenin ayrıntılarını ve taraflarını belirledikten sonra yargının izni olmadan herhangi bir sözleşme yapma hakkına sahip olmadığını vurguladı. Avukat, yaşananların, yasalara aykırı, devlete zararlı olduğunu ve sorunun son derece tehlikeli olduğunu belirtti.

Soruşturma açıldı
Sanık Ali Haddad’ın temsilcileri tarafından imzalanan sözleşme hususunda uluslararası gazetelerde yayınlanan bilgilere ilişkin olarak, 3 Ağustos pazartesi günü yapılan açıklamada, Cezayir Yargı Konseyi Cumhuriyet Savcılığı, ön soruşturma başlattığını açıkladı.
Açıklamada, “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 11’inci maddesi uyarınca Cezayir Yargı Konseyi Kamu Savcılığı, bu anlaşmanın gerçekleştiği koşulları ve gerçek amacını belirlemek için kamuoyunu konuyla ilgili bir soruşturma hususunda bilgilendirildi” ifadelerine yer verildi.



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.