Sudan’da koronavirüs vakaları azalıyor

Bakanlığın geçen hafta koronavirüs uygulaması başlatan Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Daire Başkanı Sara el-Melik (SUNA)
Bakanlığın geçen hafta koronavirüs uygulaması başlatan Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Daire Başkanı Sara el-Melik (SUNA)
TT

Sudan’da koronavirüs vakaları azalıyor

Bakanlığın geçen hafta koronavirüs uygulaması başlatan Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Daire Başkanı Sara el-Melik (SUNA)
Bakanlığın geçen hafta koronavirüs uygulaması başlatan Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Daire Başkanı Sara el-Melik (SUNA)

Sudan’da koronavirüs salgını kontrol altına alındı. Sudan Sağlık Bakanlığı’nın elde ettiği veriler, son haftalarda koronavirüs (Kovid-19) vaka ve ölümlerinde dikkat çekici bir düşüş kaydedildiği gösterdi. Salgın üzerine çalışan yönetim, vala ve ölüm sayılarındaki düşüşü etkileyen faktörlerin öğrenilmesine yönelik bir çalışma ve analiz yürüttüğünü duyurdu.
Bakanlık tarafından dün yayınlanan raporda,  Ağustos ayının ilk üç gününde ülkenin tüm eyaletlerinde kaydedilen yeni vakaların sayısının 42 kişi olduğu, 11 kişinin hayatını kaybettiği ve 47 kişinin sağlığına kavuştuğu bildirildi.
Bakanlığın raporuna göre, en yüksek vaka sayılarında Başkent Hartum 8 bin 393 vaka ile ilk sırada yer alırken Hartum’un ardından bin 97 vaka ile el-Cezire eyaleti geldi.
Sınır eyaletleri olmaları sebebiyle farklı salgın yayılma oranlarına sahip çeşitli ülkelerden dönen vatandaşların girişinden etkilenen ülkenin kuzey ve doğu eyaletlerinde bildirilen vaka sayılarında artış gözlemlendi.
Mart ayının başında ülkedeki ilk koronavirüs vakasının kaydedilmesinin ve yetkililer tarafından hastalığın salgın aşamasına geldiğinin duyurulmasından bu yana Sudan’daki toplam vaka sayısı 11 bin 780’e ve toplam ölüm sayısı 6 bin 149’a yükseldi.
Raporlar, farklı eyaletlerde salgın yayılma oranlarında farklılıklar olduğuna ve yetkili makamların vaka oranlarını azaltmak için çalıştıklarına işaret etti.
Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, koronavirüs vaka oranlarındaki azalmanın gerçek ve sürdürülebilir bir azalma olup olmadığının kesin olarak söylenemeyeceğini ancak doğrulama ve değerlendirme aşamasında olduklarını açıkladı.
Açıklamada, tüm eyaletler tarafından yayınlanan günlük raporlarda yansıyan durumun, doğruluğundan ve sürdürülebilirliğinden emin olunması için vaka sayılarının sıfıra düşmesi gerektiğini bu yüzden bunun kesin bir düşüş olarak görülemeyeceği belirtildi.
Açıklamada ayrıca vaka sayılarındaki bu azalmanın, bazı eyaletlerin geçtiğimiz haftalarda güvenlik istikrarını korumalarına bağlandı ve bunun sonucunda yetkili makamlar tarafından koronavirüs olduğundan şüphelenilen vakaların gözlemlenmediği belirtildi.
Sudan Sağlık Bakanlığı, maske kullanımı ve sosyal mesafe kuralına yönelik talimatlara sıkı sıkıya uyulmaması ve düzensizlik sonucunda, ülkeki vakaların yüzde 53’ünün yaşlarının 15 ila 44 arasında değiştiğini açıkladı.
Bakanlık, ilgili makamlara, yetkili makamların salgının kontrolünü sağlayabilmesi ve virüsün daha fazla yayılmasının önüne geçilmesi için yasaklara dair kuralları uygulama çağrısında bulundu.
Temmuz ayının ilk haftasında Sudanlı yetkililer, Hartum’da sokağa çıkma yasağı kısıtlamalarını hafifletti. Eyaletler arası yolculuk ve taşımacılık yasaklaması ise aynı kaldı. Ayrıca sağlık önlemlerine uyulması zorunluluğu ile çalışanların sayısının yarıya indirilerek devlet kurumlarının tekrar iş başı yapmalarına, pazarların açılmasına ve ticari faaliyetlerin sürdürülmesine  izin verildi.
Bakanlık, tam olarak işe dönüşe izin verilmesinin, ülkedeki vaka sayılarına yönelik sağlık göstergelerinin değerlendirmeye tabi olacağına işaret etti.
Son dönemde, yurtdışında mahsur kalmış 10 binden fazla Sudanlı ülkeye geri döndü.
Acil Durum Yüksek Komitesi, son haftalarda vaka kaydedilmeyen 14 eyalette durumun iyiye gittiğini ve Hartum’da bildirilen vaka sayılarında azalma olduğunu duyurmuştu. Ancak Komite, Kurban Bayramı tatili sırasında herhangi bir salgın dalgası oluşması ihtimaline karşı ihtiyati önlemlerin sürdürüldüğünü vurguladı.
Komite ülkedeki salgınının yayılma oranlarının artması durumunda, yasakların hafifletilmesi döneminin değerlendirilmesinin ardından koronavirüs salgının kontrol altına alınması için daha sıkı önlemler alınacağını belirtti.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.