Suriye’nin doğusuna yönelik hava saldırısında İran destekli 15 milis öldü

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
TT

Suriye’nin doğusuna yönelik hava saldırısında İran destekli 15 milis öldü

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)

Suriye’nin doğusundaki Deyri Zor’a bağlı Elbu Kemal yakınlarında İsrail’in düzenlediği tahmin edilen hava saldırılarında İran destekli 15 milisin öldüğü bildirildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden dün (Salı) yapılan açıklamaya göre, Elbu Kemal kırsalında Pazartesi gerçekleşen hava saldırılarında Irak uyruklu en az 15 milis öldü. Ölen kişilerin İran destekli milislerin saflarında yer aldığı ifade edildi.
Kaynağı bilinmeyen savaş uçakların Pazartesi sabah saat 5.00’den başlayarak saat 9.00’a kadar düzenlediği yoğun hava saldırılarında, Deyri Zor’un doğu kırsalındaki Elbu Kemal çölü ile Es-Sekke yakınındaki İran güçlerine ve bağlı milislere ait İmam Ali karargahı ateş altına alındı. Saldırı sonucu karargahtaki silah ve mühimmat deposu imha edilirken, Gözlemevi’nin aktardığına göre, söz konusu güçler ölü ve yaralılarını Irak topraklarına taşıdı. Elbu Kemal bölgesindeki İran güçleri alarm durumuna geçti.
Elbu Kemal kentinin güneyindeki El-Hizamu’l-Ahdar bölgesinde konuşlanan İran destekli milislerin mevzilerine Pazartesi akşam saatlerinde yine kaynağı belirsiz uçaklar tarafından hava saldırısı gerçekleştirildi.

İsrail’den Suriye ordusuna saldırı
İsrail ise Pazartesi akşamı Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki Suriye ordusuna ait hedefleri vurduğunu açıkladı.
İsrail’e ait savaş uçakları ve helikopterler, Pazartesi akşamı Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki Suriye ordusuna ait hedefleri vurdu. Suriye, hava savunma sistemlerinin İsrail füzelerini engellediğini iddia etti. İsrail tarafından yapılan açıklamada, önceki gün Golan bölgesinde yapılan sızma girişimine karşılık olarak, Suriye ordusuna ait gözlem noktaları, istihbarat ekipmanları, uçaksavar bataryaları ve komuta ve kontrol noktalarının vurulduğu duyuruldu.
Suriye tarafından yapılan açıklamada ise, hava savunma sistemlerinin Şam'ın güneyinde İsrail füzelerini engellediği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı sadece maddi hasar meydana geldiği belirtildi.
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan Suriyeli bir askeri kaynak, “İsrail düşman helikopterleri Kuneytra'ya doğru cephe hattındaki bazı noktalarımıza füze atışı gerçekleştirdi. Sadece maddi hasar meydana geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Gözlemevi, İsrail uçaklarının Kuneytra’nın güneybatı kırsalında yer alan Tel Ahmer bölgesindeki askeri mevzilere düzenlediği hava saldırısı sonrasında bölgede şiddetli patlama seslerinin duyulduğunu belirtti. Gözlemevi, saldırı sonucunda Suriyeli askerlerden veya destek verdiği gruplardan ölü ve yaralılara ilişkin bilgi vermedi.

İsrail’den egemenliğine yönelik her eyleme karşı koymayı kararlılığı
İsrail, Suriye topraklarından gelecek her türlü saldırının sorumlusunun Suriye rejimini olduğunu ve İsrail Devleti’nin egemenliğine zarar verecek her türlü eyleme karşı koymayı kararlı bir şekilde sürdüreceğini vurguladı.
İsrail ordusunun açıklamasına göre, söz konusu hava saldırıları ‘Golan Tepeleri’nin güneyine el yapımı patlayıcı tuzaklama eylemine’ yanıt olarak gerçekleştirildi. Açıklamada eylemin engellendiği bilgisine yer verildi.
İsrail ordusu Pazar akşamı yaptığı açıklamada, 4 kişiden oluşan silahlı bir grubun İsrail’in Golan Tepeleri’nde kurduğu güvenlik çitine yakın bölgede el yapımı patlayıcı tuzaklamaya çalıştığını bildirdi.
Ordu Sözcüsü Jonathan Conricus, telekonferans yoluyla basına yaptığı açıklamada, kimliğini açıklamadığı 4 kişinin ‘İsrail içinde ancak sınır çitlerinin dışında’ olduklarını söyledi. Sözcü Conricus, İsrail’e bağlı özel kuvvetlerin, keskin nişancıların ve havadan saldırıların eşliğinde sızan 4 kişiye saldırdığını belirterek, bu kişilerin açılan ateş sonucu ölmüş olabileceğini ifade etti.
Gözlemevi Müdürü Rami Abdurrahman, Conricus’un sözünü ettiği 4 kişinin Golan’ın Kurtuluşu İçin Suriye Direnişi’ne üye olduğunu ve İsrail güçleri tarafından açılan ateşte gruptan birinin öldüğünü aktardı.
Hizbullah, ‘Golan’ın Kurtuluşu İçin Suriye Direnişi’ grubunu 6 yıl önce İsrail’e karşı Golan Tepeleri’nde saldırılar düzenlemesi için kurdu. Grup, Hizbullah yöneticilerinden Semir el-Kantar liderliğinde kuruldu. Kantar 2015’te İsrail hava saldırılarında öldü.
İsrailli yetkililer, Tahran ve Şam destekli Hizbullah’ın ‘ikinci cephesinin’ Golan Tepeleri olduğunu ifade ediyorlar.
İsrail ordusu geçen ay ‘muhtemel düşmanlık eylemleriyle mücadelede hazırlık düzeyini yükseltmek’ amacıyla kuzey sınırına askeri takviye gerçekleştirdiğini duyurdu.
İsrail geçen hafta ise Lübnan ile kuzey sınırında Hizbullah ile ‘savaşa’ girdi. İsrail cephesi, kimliğini açıklamadığı ‘bir terör hücresinin sızma girişimini’ engellediğini ilan ederken, Hizbullah cephesi ise, İsrail’in engellediği kişilerin kendi üyeleri olduğu iddiasını yalanladı. Hizbullah, sınır hattında hiçbir şekilde çatışmaya girmediğini ve ateş açmadığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçen hafta Pazartesi günü, kendilerine saldıran veya saldırı girişiminde bulunanları vurma uyarısında bulundu
İsrail, Suriye’de 9 yıl önce iç savaşın patlak vermesinden bu yana Suriye topraklarında Hizbullah, İran ve Suriye güçlerinin mevzilerine yönelik hava saldırılarının ivmesini gün geçtikçe artırıyor.
Gözlemevi’nin açıklamasına göre, Pazartesi günü Suriye’nin doğusundaki Elbu Kemal kentine İsrail’e ait olduğu tahmin edilen füzeler fırlatıldı. Saldırıda İran destekli 15 Iraklı milis öldü. Gözlemevi daha önce, İsrail’in 20 Temmuz’da Şam’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında da aralarında Hizbullah üyelerinin bulunduğu İran destekli 5 milisin öldüğü, 11 kişinin de yaralandığını aktarmıştı. Bu saldırıda ayrıca Suriye ordusundan 7 askerin öldüğü bildirilmişti.
Suriye rejimine yakın El-Vatan gazetesi, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Ayn El-Kadi köyü sakinlerinden 4 sivilin İsrail mermisiyle hayatını kaybettiklerini belirtti.
Kaynaklar, ölenler arasında yer alan Faysal Said adlı kişinin arkadaşlarıyla birlikte Golan ile ayrım hattına bitişik olan köyünün yolunda yürüdükleri sırada İsrail mermilerine hedef olduklarını ve saat 16.00 sularında 4 kişinin hayatını kaybettiğini bildiriyor.

İsrail’den Suriye topraklarına saldırılar: 102 ölü
İsrail’in Suriye topraklarında İran güçleri ve bağlı milislerine ait mevziler başta olmak üzere ‘Suriye rejimine’ ait noktalara giderek daha fazla saldırı düzenlediğini kaydeden Gözlemevi, 20 Nisan’dan bu yana Suriye’nin Şam, Şam kırsalı, Hama, Deyri Zor, Halep, Humus ve Dera kentlerindeki İran varlığına karşı en az 20 saldırının gerçekleştiğini belgeledi
Gözlemevi’nin istatistiklerine göre, söz konusu saldırıların 9’u Deyri Zor’u, 7’si Elbu Kemal ve kırsalını, geriye kalanlar ise Meyadin çölünü hedef aldı. Aynı şekilde Humus’taki İran mevziler 3 kez bombalandı. İsrail ayrıca 20 Nisan’dan bu yana Şam Kırsalı, Hama, Kuneytra ve Şam’ın her birini iki kez hedef alırken, Halep ve Dera’da İran mevzilerine karşı bir kez hava saldırısı düzenledi.
Gözlemevi, İsrail’in söz konusu tarihten bu yana düzenlediği saldırılarda ezici çoğunluğu İran güçleri ve bağlı milislerinden oluşan 102 kişinin öldüğünü aktardı. Ölenler arasında Suriyeli olmayanlar da bulunuyor. Ayrıca bu saldırılarda çok sayıda mühimmat deposu imha edildi.



Erbil, Uluslararası Koalisyon tarafından durdurulan yardımların yerine geçecek alternatifler arıyor

Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
TT

Erbil, Uluslararası Koalisyon tarafından durdurulan yardımların yerine geçecek alternatifler arıyor

Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Uluslararası Koalisyon’un daha önce bölge muhafız güçlerine tahsis ettiği mali yardımları durdurduğunu duyurdu.

Açıklama, IKBY’nin, daha önce iki ana parti olan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı iki ayrı güç şeklinde örgütlenen Peşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirmeyi başarmasından bir haftadan kısa süre sonra geldi. Karar ayrıca, ABD güçlerinin ay sonunda Irak’tan çekilmesinin arifesinde alındı.

Yardımlar sona erdi

Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Korgeneral Bahtiyar Muhammed Sıddık yaptığı açıklamada, “Uluslararası Koalisyon tarafından Peşmerge güçlerine sağlanan mali yardımların süresi, iki taraf arasında daha önce imzalanan anlaşma uyarınca sona erdi. Ağustos ve Eylül 2026 aylarına ilişkin mali yardımlar, anlaşma kapsamında yapılan son ödeme oldu” dedi.

Sıddık, “Mutabakat zaptı 21 Eylül 2022 ile 21 Eylül 2026 tarihleri arasında yürürlükteydi. Süresinin dolmasıyla birlikte Koalisyon tarafından sağlanan mali ödemeler de durduruldu” ifadelerini kullandı.

Sıddık ayrıca bakanlığın, Koalisyon tarafından Ağustos ve Eylül 2026 ayları için sağlanan yardımların, anlaşma kapsamında son ödeme olarak geçen perşembe günü dağıtıldığını daha önce açıkladığını belirtti.

dfgthy
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirme töreninde yaptığı konuşma sırasında (IKBY Başkanlığı)

Kürt yetkili, Erbil yönetiminin Bağdat’taki Irak hükümetinden, Peşmerge mensuplarının maaşlarının Irak güçlerinin maaşlarıyla eşitlenmesi yoluyla söz konusu yardımların telafi edilmesini talep ettiğini söyledi.

Mali yardımların yanı sıra Washington, geçen yıl Irak hükümetinin onayıyla Peşmerge güçlerine 105 milimetre çapında 24 adet M119 tipi hafif ve orta sınıf obüs teslim etmişti. Söz konusu teslimat, Uluslararası Koalisyon’un, DEAŞ’a karşı mücadelede Kürt ortak güçlerinin savunma kapasitesini güçlendirme planları kapsamında gerçekleştirilmişti. Bu adım, Bağdat’taki bazı siyasi gruplar ve siyasetçilerin tepkisini çekmişti.

Yardımların uzatılması

Kürt yetkililer, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesi konusunda ciddi güvenlik endişeleri ve rahatsızlık dile getiriyor. KDP lideri Mesud Barzani de daha önce birçok kez çekilmenin doğurabileceği risklere ve DEAŞ’ın Irak’taki faaliyetlerini yeniden canlandırma ihtimaline karşı uyarıda bulunmuştu.

Barzani’nin medya danışmanı Kifah Mahmud, yardımların durdurulmasının ‘normal’ olduğunu belirterek, bunların ‘sonuçta imzalanan bir mutabakat zaptı kapsamında sağlandığını ve söz konusu anlaşmanın artık sona erdiğini’ söyledi. Mahmud, yardımların büyük bölümünün Bağdat’taki federal hükümet tarafından kesilen Peşmerge maaşlarının telafisi amacıyla kullanıldığını kaydetti.

Mahmud, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Erbil’in yardımları almasının temel nedenlerinden birinin Bağdat’ın Peşmerge güçlerini, Irak Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Iraklı askerlerin sahip olduğu haklarla eşit kapsamda değerlendirmemesi olduğunu belirtti. Mahmud, Irak Anayasası’nın Peşmerge’yi ülkenin askeri yapılanmasının bir parçası olarak kabul ettiğine dikkat çekti.

Mahmud, Bağdat’ın tutumunun ‘anayasanın uygulanmasındaki aksaklıklar, anayasanın uygulanmasına ilişkin yanlış yorumlar ve bölge yönetimine karşı kısa vadeli bir yaklaşım’ gibi sorunlardan kaynaklandığını ifade etti. Bunun da IKBY ile Bağdat arasında yaşanan sorunların daha da büyümesine yol açtığını söyledi.

Bununla birlikte Mahmud, Peşmerge maaşlarının artırılması ve diğer güvenlik güçlerinin maaşlarıyla eşitlenmesi konusunda ‘ciddi bir yaklaşımın işaretlerinin’ görüldüğünü belirtti. Mahmud, özellikle Ali ez-Zeydi’nin federal hükümet başkanlığını üstlenmesinden bu yana komisyonların, IKBY güçlerinin maaşları da dahil olmak üzere taraflar arasındaki ihtilaflı dosyaları çözmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Olası uzatma

Mahmud, Bağdat’ın Kürt tarafının taleplerine yanıt vermemeyi sürdürmesi halinde “Uluslararası yardımların durdurulması Peşmerge maaşlarını önemli ölçüde etkileyecek” dedi. Mahmud bu durumun, ‘ABD’yi yardım mutabakatını iki veya dört yıl süreyle yenilemeye yöneltebileceği’ değerlendirmesinde bulundu.

IKBY Bakanlar Kurulu Sekreteri Amanc Rahim de geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, bölge hükümeti heyetinin 2027 bütçe yasa tasarısı konusunda federal hükümetle devam eden görüşmeler sırasında, 148 bin Peşmerge mensubunun maaşları için mevcut ödeneklere 450 milyar dinarlık artış yapılmasını resmen talep ettiğini belirtmişti.

Rahim, basına yaptığı açıklamada, “Artış, Peşmerge güçleri mensupları ile Irak askeri güçlerindeki meslektaşları arasında maaş ve mali ödenekler açısından tam eşitlik sağlanmasını amaçlıyor” ifadesini kullanmıştı.

frgthy
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı yetkililerinin Bağdat’ta düzenlenen bir güvenlik koordinasyon toplantısı sırasında çekilmiş fotoğrafı (Arşiv – Hükümet medyası)

Kürtçede ‘ölümle yüzleşenler’ anlamına gelen Peşmerge, IKBY’yi korumakla görevli resmi askeri güç olarak kabul ediliyor. Tarihsel olarak Kürtlerin haklarını savunmak amacıyla dağlarda silahlı direniş hareketleri şeklinde ortaya çıkan Peşmerge, 2003 sonrasında ise örgütlü ve donanımlı bir güvenlik kurumuna dönüştü.

Peşmerge, başta DEAŞ’a karşı savaş olmak üzere kritik çatışmalara katıldı ve Uluslararası Koalisyon’un başlıca stratejik ortaklarından biri oldu.

IKBY, 2026 yılında tarihi bir adım atarak tüm askeri birliklerinin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında kapsamlı biçimde birleştirilmesinin tamamlandığını duyurdu. Erbil yönetiminin ifadesiyle bu adım, KDP ile KYB arasındaki onlarca yıllık siyasi bölünmeye son vererek Peşmerge’yi ‘kurumsal ve birleşik bir orduya’ dönüştürmeyi amaçlıyor.


Hamas: Filistinlilerin kanının İsrail seçimlerine malzeme edilmesini reddediyoruz

Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye (Arşiv- AP)
Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye (Arşiv- AP)
TT

Hamas: Filistinlilerin kanının İsrail seçimlerine malzeme edilmesini reddediyoruz

Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye (Arşiv- AP)
Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye (Arşiv- AP)

Hamas lideri Halil el-Hayye yaptığı açıklamada, Filistinlilerin kanının İsrail’deki seçim kampanyalarına malzeme edilmesini reddettiklerini söyledi. Hayya, bütün İsrail partilerini Filistinlilerin öldürülmesine ortak olmakla suçladı.

Hayya, “Dünyaya mesajım şu: Filistinlilerin kanının İsrail seçimlerine malzeme edilmesini asla kabul etmiyoruz” dedi. “Herkes, tabir yerindeyse, bizim kanımıza ortak oldu. Bizim için önemli olan, Filistin halkının hedeflerine, taleplerine ve meşru haklarına ulaşmasıdır” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Hayye, İsrail’de seçimlerin “zaman zaman tekrarlandığını”, Filistin halkının ise haklarını güvence altına alacak sonuçları aradığını belirtti. “Hangi İsrail partisinin iktidara geldiği fark etmeksizin, Filistin halkı tarih boyunca, bütün İsrail partilerinin yönetiminden zarar gördü” dedi.

Hayye, “İsrail propagandası ve seçim kampanyalarının yakıtı Filistin kanı ve Filistin hakkıdır. Onlar, Filistinlilerin hakkını kimin daha fazla çiğneyeceği konusunda yarışıyor; birlikte yaşama iradesi gösterip kendisini dünyaya insan olarak sunacak olanın kim olduğu konusunda değil” ifadelerini kullandı.

İsrail’de 27 Ekim’de yasama seçimleri yapılacak.

Kamuoyu yoklamalarına göre, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki blok ile başlıca merkezci rakibi, Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot’un başını çektiği blok arasında sonuçların birbirine yakın olması bekleniyor.


Suriye: Eski hava kuvvetlerinde görev yapan 16 pilot bir aydan kısa sürede gözaltına alındı

Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)
TT

Suriye: Eski hava kuvvetlerinde görev yapan 16 pilot bir aydan kısa sürede gözaltına alındı

Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)

Dikkat çekici bir güvenlik gelişmesinde Suriye güvenlik makamları, eski hava kuvvetleri subaylarını takip etmeye yönelik geniş çaplı bir dizi operasyon düzenlendiğini ve bir aydan kısa süre içinde aralarında komutanların da bulunduğu 16 subayın gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltılar özellikle Suriye’nin sahil kesimindeki Lazkiye ve Tartus illeri ile ülkenin kuzeyindeki Halep ilinde gerçekleştirildi.

Resmî Suriye Haber Kanalı, dün Terörle Mücadele İdaresi’nden bir kaynağa dayandırdığı haberinde, pilot Haldun Hüseyin Mübarek’in Lazkiye iline bağlı Ceble kırsalında yakalandığını bildirdi. Yerel medyada yer alan haberlere göre Mübarek, cuma günü Ceble kırsalındaki Ayn Kıta köyünde bulunan evinde gözaltına alındı.

Pilot Mübarek, 2020 yılında uçağının düşürülmesinden sağ kurtulmuştu. Dönemin Suriye yönetimine bağlı resmî medya kuruluşları, uçağın Türk savaş uçaklarının saldırısı sonucu İdlib ilindeki Serakib kenti yakınlarında düştüğünü bildirmişti. Aktivistler, Mübarek’in kurtulmasının ardından verdiği ve askeri görevlerine devam edeceğini, tekrar tekrar hedef alınsa dahi görevini sürdüreceğini söylediği bir röportajı yeniden yayımladı.

Lazkiye’de gözaltına alınan dokuz pilot (Lazkiye İç Güvenlik Muhabirinin sayfası)
Lazkiye’de gözaltına alınan dokuz pilot (Lazkiye İç Güvenlik Muhabirinin sayfası)

Pilot Haldun Hüseyin Mübarek, bir aydan kısa süre içinde gözaltına alınan 16. pilot oldu. Tartus İç Güvenlik Komutanı Albay Abdülal Muhammed Abdülal, 18 Eylül’de Terörle Mücadele İdaresi ile koordinasyon içinde bir dizi hassas güvenlik operasyonu düzenlendiğini açıkladı. Operasyonlarda eski hava kuvvetlerinin üst düzey subaylarından 5’i yakalandı. Bunlar Tümgeneral Muhammed Fecr Ali, Pilot Tuğgeneral Abdullah Ali Mualla, Pilot Albay Nidal Hüseyin Salih, Albay Muhammed Ali Selim ve Pilot Yarbay Talib Abdülkerim Hasan’dı.

İç Güvenlik Komutanı’nın açıklamasına göre bu kişiler, savaş sırasında “yerleşim bölgelerini” hedef alan hava bombardımanı operasyonlarının planlanması, yönetilmesi ve gerçekleştirilmesine karıştıkları şüphesiyle gözaltına alındı. Söz konusu kişilerin hava saldırıları ve kendilerine isnat edilen ihlallerdeki cezai sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla soruşturmaların sürdüğü ve yasal prosedürler doğrultusunda yetkili mahkemelere sevk edilmelerinin planlandığı belirtildi.

Bundan önce Lazkiye İç Güvenlik Komutanlığı, ayın 10’unda 9 pilotun gözaltına alındığını açıklamıştı. Güvenlik güçlerinin resmî hesaplarından yapılan paylaşıma göre gözaltına alınanlar Pilot Tuğgeneral Menhel Enver Salih, Tuğgeneral Sami İbrahim Mahmud, Tuğgeneral Gıyas Ali er-Rahiyye, Albay İsa İzzeddin Hıdır, Albay Mervan Salah Nafiş, Albay Beşşar Semir Venus, Yarbay Eymen Hamza Alya, Yüzbaşı Eymen Ahmed Davud ve Yüzbaşı Ammar İsa Cüneydi’ydi.

Suriye İç Güvenlik Güçlerinden personel (İç Güvenlik Güçleri, Telegram üzerinden)
Suriye İç Güvenlik Güçlerinden personel (İç Güvenlik Güçleri, Telegram üzerinden)

Lazkiye İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Abdülaziz el-Ahmed, soruşturmaların bu kişilerin “Suriye halkına karşı çeşitli illerde suç ve ihlaller işlediklerini” ortaya koyduğunu belirtti. El-Ahmed, bu kişilerin askerî görevlerini ve savaş uçakları ile helikopterlerdeki uzmanlıklarını kullanarak çok sayıda kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan bombardımanlara ve saldırılara katıldıklarını, kent ve kasabalara zarar verdiklerini, halkı yerinden ettiklerini, evleri, tesisleri ve sivil altyapıyı tahrip ettiklerini belirtti.

Suriye İçişleri Bakanlığı’ndan bir kaynağın Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre söz konusu 9 pilot, ayaklanma yılları boyunca  3 bin 200’den fazla uçuş saati ve sorti gerçekleştirdi. Kaynak, soruşturmaların bu kişilerin farklı türlerde taarruz helikopterleri ve savaş uçakları kullanarak hava saldırıları düzenlediklerini ortaya koyduğunu söyledi. Resmî SANA ajansına göre bu saldırılar özellikle Doğu Guta, Halep ve kırsalı, Deyrizor ve kırsalı ile Hama kırsalı olmak üzere çok sayıda bölgeyi hedef aldı.

5 Eylül’de Halep İç Güvenlik Güçleri, Suriye hava kuvvetlerinin üst düzey komutanlarından Pilot Tuğgeneral Hamidi Ali Murad’ın yakalanmasıyla sonuçlanan bir operasyon düzenlendiğini duyurdu. Murad, görev yaptığı yıllarda Şam’daki Mezze Havalimanı, Humus’un doğu kırsalındaki Tiyas (T4) Hava Üssü ve Halep’in doğusundaki Kuveyris Hava Üssü dahil olmak üzere birçok askerî havaalanının yönetiminden sorumlu olmuştu. Ayrıca Hava Kuvvetleri Akademisi’nin komutanlığını da yürütmüştü.

Suriye makamları, gözaltına alınan pilotları, görev ve sorumluluklarına bağlı olarak hava bombardımanı operasyonlarını planlamak, yönetmek ve gerçekleştirmekle; hava kuvvetleri, hava üsleri ve saha yönlendirme merkezlerini kullanarak yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar düzenlemekle suçluyor. Resmî Suriye Haber Kanalı’na göre bu saldırılar konutların ve altyapının tahrip edilmesine, halkın zorla yerinden edilmesine ve geniş çaplı can kayıplarına yol açtı.

Öte yandan İçişleri Bakanlığı, geçen nisan ayında önceki yıl gözaltına alınan bazı pilotların itiraflarından bölümler yayımladı. Bunların başında Pilot Abdülkerim Ahmed Alya ile “İki Guta’nın Düşmanı” lakabıyla bilinen Mizer Savan yer aldı. İtiraflara göre Beşşar Esed yönetimine karşı ayaklanan Suriyelilere karşı savaş uçaklarının kullanılması, protestoların başlamasından iki yıl sonra, 2013’te başladı. İtiraflarda ayrıca Beşşar Esed’in hava saldırılarının hedeflerinin belirlenmesine doğrudan müdahil olduğu da ifade edildi.