Suriye’nin doğusuna yönelik hava saldırısında İran destekli 15 milis öldü

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
TT

Suriye’nin doğusuna yönelik hava saldırısında İran destekli 15 milis öldü

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)

Suriye’nin doğusundaki Deyri Zor’a bağlı Elbu Kemal yakınlarında İsrail’in düzenlediği tahmin edilen hava saldırılarında İran destekli 15 milisin öldüğü bildirildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden dün (Salı) yapılan açıklamaya göre, Elbu Kemal kırsalında Pazartesi gerçekleşen hava saldırılarında Irak uyruklu en az 15 milis öldü. Ölen kişilerin İran destekli milislerin saflarında yer aldığı ifade edildi.
Kaynağı bilinmeyen savaş uçakların Pazartesi sabah saat 5.00’den başlayarak saat 9.00’a kadar düzenlediği yoğun hava saldırılarında, Deyri Zor’un doğu kırsalındaki Elbu Kemal çölü ile Es-Sekke yakınındaki İran güçlerine ve bağlı milislere ait İmam Ali karargahı ateş altına alındı. Saldırı sonucu karargahtaki silah ve mühimmat deposu imha edilirken, Gözlemevi’nin aktardığına göre, söz konusu güçler ölü ve yaralılarını Irak topraklarına taşıdı. Elbu Kemal bölgesindeki İran güçleri alarm durumuna geçti.
Elbu Kemal kentinin güneyindeki El-Hizamu’l-Ahdar bölgesinde konuşlanan İran destekli milislerin mevzilerine Pazartesi akşam saatlerinde yine kaynağı belirsiz uçaklar tarafından hava saldırısı gerçekleştirildi.

İsrail’den Suriye ordusuna saldırı
İsrail ise Pazartesi akşamı Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki Suriye ordusuna ait hedefleri vurduğunu açıkladı.
İsrail’e ait savaş uçakları ve helikopterler, Pazartesi akşamı Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki Suriye ordusuna ait hedefleri vurdu. Suriye, hava savunma sistemlerinin İsrail füzelerini engellediğini iddia etti. İsrail tarafından yapılan açıklamada, önceki gün Golan bölgesinde yapılan sızma girişimine karşılık olarak, Suriye ordusuna ait gözlem noktaları, istihbarat ekipmanları, uçaksavar bataryaları ve komuta ve kontrol noktalarının vurulduğu duyuruldu.
Suriye tarafından yapılan açıklamada ise, hava savunma sistemlerinin Şam'ın güneyinde İsrail füzelerini engellediği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı sadece maddi hasar meydana geldiği belirtildi.
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan Suriyeli bir askeri kaynak, “İsrail düşman helikopterleri Kuneytra'ya doğru cephe hattındaki bazı noktalarımıza füze atışı gerçekleştirdi. Sadece maddi hasar meydana geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Gözlemevi, İsrail uçaklarının Kuneytra’nın güneybatı kırsalında yer alan Tel Ahmer bölgesindeki askeri mevzilere düzenlediği hava saldırısı sonrasında bölgede şiddetli patlama seslerinin duyulduğunu belirtti. Gözlemevi, saldırı sonucunda Suriyeli askerlerden veya destek verdiği gruplardan ölü ve yaralılara ilişkin bilgi vermedi.

İsrail’den egemenliğine yönelik her eyleme karşı koymayı kararlılığı
İsrail, Suriye topraklarından gelecek her türlü saldırının sorumlusunun Suriye rejimini olduğunu ve İsrail Devleti’nin egemenliğine zarar verecek her türlü eyleme karşı koymayı kararlı bir şekilde sürdüreceğini vurguladı.
İsrail ordusunun açıklamasına göre, söz konusu hava saldırıları ‘Golan Tepeleri’nin güneyine el yapımı patlayıcı tuzaklama eylemine’ yanıt olarak gerçekleştirildi. Açıklamada eylemin engellendiği bilgisine yer verildi.
İsrail ordusu Pazar akşamı yaptığı açıklamada, 4 kişiden oluşan silahlı bir grubun İsrail’in Golan Tepeleri’nde kurduğu güvenlik çitine yakın bölgede el yapımı patlayıcı tuzaklamaya çalıştığını bildirdi.
Ordu Sözcüsü Jonathan Conricus, telekonferans yoluyla basına yaptığı açıklamada, kimliğini açıklamadığı 4 kişinin ‘İsrail içinde ancak sınır çitlerinin dışında’ olduklarını söyledi. Sözcü Conricus, İsrail’e bağlı özel kuvvetlerin, keskin nişancıların ve havadan saldırıların eşliğinde sızan 4 kişiye saldırdığını belirterek, bu kişilerin açılan ateş sonucu ölmüş olabileceğini ifade etti.
Gözlemevi Müdürü Rami Abdurrahman, Conricus’un sözünü ettiği 4 kişinin Golan’ın Kurtuluşu İçin Suriye Direnişi’ne üye olduğunu ve İsrail güçleri tarafından açılan ateşte gruptan birinin öldüğünü aktardı.
Hizbullah, ‘Golan’ın Kurtuluşu İçin Suriye Direnişi’ grubunu 6 yıl önce İsrail’e karşı Golan Tepeleri’nde saldırılar düzenlemesi için kurdu. Grup, Hizbullah yöneticilerinden Semir el-Kantar liderliğinde kuruldu. Kantar 2015’te İsrail hava saldırılarında öldü.
İsrailli yetkililer, Tahran ve Şam destekli Hizbullah’ın ‘ikinci cephesinin’ Golan Tepeleri olduğunu ifade ediyorlar.
İsrail ordusu geçen ay ‘muhtemel düşmanlık eylemleriyle mücadelede hazırlık düzeyini yükseltmek’ amacıyla kuzey sınırına askeri takviye gerçekleştirdiğini duyurdu.
İsrail geçen hafta ise Lübnan ile kuzey sınırında Hizbullah ile ‘savaşa’ girdi. İsrail cephesi, kimliğini açıklamadığı ‘bir terör hücresinin sızma girişimini’ engellediğini ilan ederken, Hizbullah cephesi ise, İsrail’in engellediği kişilerin kendi üyeleri olduğu iddiasını yalanladı. Hizbullah, sınır hattında hiçbir şekilde çatışmaya girmediğini ve ateş açmadığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçen hafta Pazartesi günü, kendilerine saldıran veya saldırı girişiminde bulunanları vurma uyarısında bulundu
İsrail, Suriye’de 9 yıl önce iç savaşın patlak vermesinden bu yana Suriye topraklarında Hizbullah, İran ve Suriye güçlerinin mevzilerine yönelik hava saldırılarının ivmesini gün geçtikçe artırıyor.
Gözlemevi’nin açıklamasına göre, Pazartesi günü Suriye’nin doğusundaki Elbu Kemal kentine İsrail’e ait olduğu tahmin edilen füzeler fırlatıldı. Saldırıda İran destekli 15 Iraklı milis öldü. Gözlemevi daha önce, İsrail’in 20 Temmuz’da Şam’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında da aralarında Hizbullah üyelerinin bulunduğu İran destekli 5 milisin öldüğü, 11 kişinin de yaralandığını aktarmıştı. Bu saldırıda ayrıca Suriye ordusundan 7 askerin öldüğü bildirilmişti.
Suriye rejimine yakın El-Vatan gazetesi, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Ayn El-Kadi köyü sakinlerinden 4 sivilin İsrail mermisiyle hayatını kaybettiklerini belirtti.
Kaynaklar, ölenler arasında yer alan Faysal Said adlı kişinin arkadaşlarıyla birlikte Golan ile ayrım hattına bitişik olan köyünün yolunda yürüdükleri sırada İsrail mermilerine hedef olduklarını ve saat 16.00 sularında 4 kişinin hayatını kaybettiğini bildiriyor.

İsrail’den Suriye topraklarına saldırılar: 102 ölü
İsrail’in Suriye topraklarında İran güçleri ve bağlı milislerine ait mevziler başta olmak üzere ‘Suriye rejimine’ ait noktalara giderek daha fazla saldırı düzenlediğini kaydeden Gözlemevi, 20 Nisan’dan bu yana Suriye’nin Şam, Şam kırsalı, Hama, Deyri Zor, Halep, Humus ve Dera kentlerindeki İran varlığına karşı en az 20 saldırının gerçekleştiğini belgeledi
Gözlemevi’nin istatistiklerine göre, söz konusu saldırıların 9’u Deyri Zor’u, 7’si Elbu Kemal ve kırsalını, geriye kalanlar ise Meyadin çölünü hedef aldı. Aynı şekilde Humus’taki İran mevziler 3 kez bombalandı. İsrail ayrıca 20 Nisan’dan bu yana Şam Kırsalı, Hama, Kuneytra ve Şam’ın her birini iki kez hedef alırken, Halep ve Dera’da İran mevzilerine karşı bir kez hava saldırısı düzenledi.
Gözlemevi, İsrail’in söz konusu tarihten bu yana düzenlediği saldırılarda ezici çoğunluğu İran güçleri ve bağlı milislerinden oluşan 102 kişinin öldüğünü aktardı. Ölenler arasında Suriyeli olmayanlar da bulunuyor. Ayrıca bu saldırılarda çok sayıda mühimmat deposu imha edildi.



İlk Cezayir birlikleri Nijer’e ulaştı

Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
TT

İlk Cezayir birlikleri Nijer’e ulaştı

Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı, Nijer Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken. (Arşiv-Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Cezayir’e ait askerî konvoy, Ekim 1973 Savaşı’ndan sonra Cezayir ordusunun ülke dışında gerçekleştirdiği ilk askerî konuşlandırma kapsamında Nijer’e ulaştı. Bu gelişme, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un Ulusal Halk Ordusu birliklerini Nijer topraklarına gönderme kararının ardından yaşandı. Adım, iki ülke arasındaki güvenlik ilişkilerinin geliştiğini, güvenlik tehditleriyle mücadele ve ortak ekonomik çıkarların korunmasına yönelik iş birliğinin genişlediğini gösteriyor.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Cezayir ordusuna ait bir konvoy dün Nijer’e ulaştı. Ancak haberde, operasyona katılan asker sayısı, görevin niteliği ve konuşlandırmanın ne kadar süreceği konusunda bilgi yer almadı. Söz konusu hareketlilik, Cezayir'in 1973 Ekim Savaşı sırasında Mısır'a destek amacıyla asker göndermesinden bu yana, yarım asrı aşkın sürenin ardından gerçekleşen ilk askerî konuşlandırma olma özelliğini taşıyor.

Reuters'a konuşan 10 kişi, Cezayir ordusuna ait ilk askerî konvoyun Nijer'in kuzeybatısında bulunan ve uranyum madenciliğiyle tanınan Arlit kentine ulaştığını belirtti.

Cezayir daha önce, asker konuşlandırma kararının ekonomi ve enerji alanlarındaki çıkarlarını korumak amacıyla alındığını açıklamış, ancak birliklerin büyüklüğü ve intikal takvimi hakkında ayrıntı paylaşmamıştı. Bu konuşlandırma geçen yıl Nijer'in, Mali'nin Cezayir'i sınır yakınlarında bir insansız hava aracını (İHA) düşürmekle suçlamasının ardından Cezayir büyükelçisini geri çağırmasıyla gerilen ilişkilerin yeniden iyileştiğine işaret ediyor.

Cezayir Cumhurbaşkanlığı, birliklerin gönderilmesinin ortak ekonomik ve stratejik çıkarların, özellikle enerji tesisleri ile uranyum madenciliği sektörünün korunmasını, sınır güvenliğinin sağlanmasını ve Sahel bölgesinde El Kaide ve DEAŞ bağlantılı silahlı grupların tehditleriyle mücadeleyi amaçladığını bildirdi.

Enerji yatırımları ve güvenlik iş birliği

Bu adım, iki ülkenin hayati ortak çıkarlarının bulunduğu bir dönemde atıldı. Bunların başında, Cezayir, Nijer ve Nijerya'yı kapsayan ve doğal gazı Avrupa pazarlarına taşımayı hedefleyen Sahra Ötesi Doğal Gaz Boru Hattı Projesi geliyor. Ayrıca Cezayir'in ulusal enerji şirketi Sonatrach'ın Nijer'deki yatırımları da bu iş birliğinin önemli unsurları arasında yer alıyor.

Gelişme, Cezayir ile Nijer'de iktidarda bulunan askerî yönetim arasındaki ikili ilişkilerin iyileşmesinin ardından yaşandı.

Cezayir parlamentosunun iki kanadı, ayrı ayrı düzenlenen olağanüstü oturumlarda Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un Nijer'e askerî birlik gönderilmesine ilişkin bildirimini oy birliğiyle kabul etmişti. Parlamentonun alt kanadı Ulusal Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, kararın Cezayir'in enerji çıkarlarını korumayı amaçladığı belirtilmiş, ancak söz konusu çıkarların niteliğine ilişkin ayrıntı verilmemişti.

Bu çerçevede milletvekilleri, oylama sırasında Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf'ın, söz konusu adımın Nijer'de Sonatrach'a ait projelerin güvenliğini sağlamayı hedeflediğini açıkladığını gazetecilere aktardı. Milletvekilleri ayrıca askerî birlik gönderilmesi talebinin Nijer hükümetinden geldiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezayir'deki siyasi oluşumların büyük bölümü karara tam destek verirken, muhalefetteki Kültür ve Demokrasi İçin Birlik (RCD), Yeni Nesil (Jil Jadid) ve Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) partileri adım konusunda çekincelerini dile getirdi.

Madama Üssü öne çıkıyor

Gözlemcilere göre Cezayir birliklerinin, Nijer'in kuzeyinde Libya sınırına yakın konumda bulunan Madama Askerî Üssü'nde konuşlandırılması bekleniyor.

Söz konusu üs, Fransa'nın 2013 yılında Mali'deki radikal dinî silahlı grupların mevzilerine yönelik başlattığı askerî operasyon kapsamında geliştirilmiş ve Fransız kuvvetleri için önemli bir askerî dayanak noktası olarak kullanılmıştı.

Stratejik konumu nedeniyle tesis, Sahel bölgesinin ve sınır aşan güzergâhların gözetlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Nijer'in kuzeyindeki Madama Askerî Üssü, Libya'nın Fizan bölgesinde bulunan ve Mareşal Halife Hafter'e bağlı güçlerle ilişkili askerî bir destek noktası olan El-Vig Üssü'ne kuş uçuşu yaklaşık 263 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Cezayir'in sınırları dışındaki güvenlik sorunlarıyla mücadelede alışılmışın dışında bir yöntem benimsemesi, Nijer ve Moritanya ile paylaştığı sınırlar boyunca asker konuşlandırmasının amaçlarına ilişkin çeşitli soruları da beraberinde getiriyor.


Lübnan: Hizbullah’ın patlayıcıları devlet güvenliğine karşı işlenmiş suç

Lübnan Askerî Mahkemesi (Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Askerî Mahkemesi (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Lübnan: Hizbullah’ın patlayıcıları devlet güvenliğine karşı işlenmiş suç

Lübnan Askerî Mahkemesi (Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Askerî Mahkemesi (Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan’da Dahr el-Baydar kontrol noktasında ele geçirilen patlayıcı sevkiyatına ilişkin dosya yargı sürecine taşındı. Askerî Mahkeme nezdindeki hükümet komiseri Yargıç Claude Ghanem, Hizbullah mensubu 13 kişi hakkında devletin iç güvenliğine saldırı, hükümet kararlarını ihlal etme, silah ve patlayıcı madde bulundurma ve devletin otoritesini ve saygınlığını hedef almayı amaçlayan “yasa dışı örgütler kurma” suçlamalarıyla dava açtı.

Suçlama, aralarında tutuklu bulunan Heysem Amhez ve Ali el-Kürdi’nin de yer aldığı, kimlikleri bilinen sekiz kişi ile yalnızca lakapları bilinen beş kişiyi kapsıyor. Ghanem, soruşturmanın tamamlanması ve gerekli tutuklama kararlarının çıkarılması için dosyayı Birinci Askerî Soruşturma Hâkimi Gade Ebu Alvan’a sevk etti.

İlgili suçlamalar kapsamında öngörülen cezalar, 10 yıla kadar ağır hapis cezasına ulaşabiliyor. Öte yandan, davanın Adalet Divanı’na sevk edilmesi konusu hükümet içinde görüş ayrılıklarına yol açmayı sürdürüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu tartışmalar, Hizbullah’ın söz konusu patlayıcı sevkiyatının kendisine ait olduğunu açıklaması ve sevkiyatın iadesini talep etmesinin ardından daha da belirginleşti.


Rusya, Fas Sahrası’na ilişkin ABD tasarısını veto etti

BM Güvenlik Konseyi oturumu (Reuters)
BM Güvenlik Konseyi oturumu (Reuters)
TT

Rusya, Fas Sahrası’na ilişkin ABD tasarısını veto etti

BM Güvenlik Konseyi oturumu (Reuters)
BM Güvenlik Konseyi oturumu (Reuters)

Rusya, ABD tarafından hazırlanan ve Birleşmiş Milletler’in (BM) Fas Sahrası’ndaki barış gücü misyonunun askerî bileşeninin azaltılmasını, ayrıca Fas’ın önerdiği özerklik planının yaklaşık yarım asırdır devam eden anlaşmazlığın siyasi çözümüne yönelik müzakerelerde tek temel olarak kabul edilmesini öngören karar tasarısını veto etti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre oylama, uzun yıllardır BM Güvenlik Konseyi’nde rutin işlem olarak değerlendirilen dosya üzerinde büyük güçler arasında alışılmadık bir karşı karşıya gelişin ardından gerçekleşti. Rusya, Washington’un önerdiği değişiklikleri içermeyen ve BM misyonunun görev süresini bir yıl daha uzatmayı öngören rakip bir karar tasarısı sundu.

Faslı yetkililer, BM barış gücü misyonunun görev süresinin yenilenmemesini, Batı Sahra meselesinin BM gündeminden tamamen çıkarılması yönünde atılmış bir adım olarak değerlendirdi.

Yetkililer ayrıca BM misyonuna ait personel, araç, ekipman ve sembollerin önümüzdeki günlerde bölgeden ayrılması gerektiğini belirtti.