Suriye’nin doğusuna yönelik hava saldırısında İran destekli 15 milis öldü

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
TT

Suriye’nin doğusuna yönelik hava saldırısında İran destekli 15 milis öldü

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde tatbikat yapan İsrail güçleri (AFP)

Suriye’nin doğusundaki Deyri Zor’a bağlı Elbu Kemal yakınlarında İsrail’in düzenlediği tahmin edilen hava saldırılarında İran destekli 15 milisin öldüğü bildirildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden dün (Salı) yapılan açıklamaya göre, Elbu Kemal kırsalında Pazartesi gerçekleşen hava saldırılarında Irak uyruklu en az 15 milis öldü. Ölen kişilerin İran destekli milislerin saflarında yer aldığı ifade edildi.
Kaynağı bilinmeyen savaş uçakların Pazartesi sabah saat 5.00’den başlayarak saat 9.00’a kadar düzenlediği yoğun hava saldırılarında, Deyri Zor’un doğu kırsalındaki Elbu Kemal çölü ile Es-Sekke yakınındaki İran güçlerine ve bağlı milislere ait İmam Ali karargahı ateş altına alındı. Saldırı sonucu karargahtaki silah ve mühimmat deposu imha edilirken, Gözlemevi’nin aktardığına göre, söz konusu güçler ölü ve yaralılarını Irak topraklarına taşıdı. Elbu Kemal bölgesindeki İran güçleri alarm durumuna geçti.
Elbu Kemal kentinin güneyindeki El-Hizamu’l-Ahdar bölgesinde konuşlanan İran destekli milislerin mevzilerine Pazartesi akşam saatlerinde yine kaynağı belirsiz uçaklar tarafından hava saldırısı gerçekleştirildi.

İsrail’den Suriye ordusuna saldırı
İsrail ise Pazartesi akşamı Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki Suriye ordusuna ait hedefleri vurduğunu açıkladı.
İsrail’e ait savaş uçakları ve helikopterler, Pazartesi akşamı Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki Suriye ordusuna ait hedefleri vurdu. Suriye, hava savunma sistemlerinin İsrail füzelerini engellediğini iddia etti. İsrail tarafından yapılan açıklamada, önceki gün Golan bölgesinde yapılan sızma girişimine karşılık olarak, Suriye ordusuna ait gözlem noktaları, istihbarat ekipmanları, uçaksavar bataryaları ve komuta ve kontrol noktalarının vurulduğu duyuruldu.
Suriye tarafından yapılan açıklamada ise, hava savunma sistemlerinin Şam'ın güneyinde İsrail füzelerini engellediği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı sadece maddi hasar meydana geldiği belirtildi.
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan Suriyeli bir askeri kaynak, “İsrail düşman helikopterleri Kuneytra'ya doğru cephe hattındaki bazı noktalarımıza füze atışı gerçekleştirdi. Sadece maddi hasar meydana geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Gözlemevi, İsrail uçaklarının Kuneytra’nın güneybatı kırsalında yer alan Tel Ahmer bölgesindeki askeri mevzilere düzenlediği hava saldırısı sonrasında bölgede şiddetli patlama seslerinin duyulduğunu belirtti. Gözlemevi, saldırı sonucunda Suriyeli askerlerden veya destek verdiği gruplardan ölü ve yaralılara ilişkin bilgi vermedi.

İsrail’den egemenliğine yönelik her eyleme karşı koymayı kararlılığı
İsrail, Suriye topraklarından gelecek her türlü saldırının sorumlusunun Suriye rejimini olduğunu ve İsrail Devleti’nin egemenliğine zarar verecek her türlü eyleme karşı koymayı kararlı bir şekilde sürdüreceğini vurguladı.
İsrail ordusunun açıklamasına göre, söz konusu hava saldırıları ‘Golan Tepeleri’nin güneyine el yapımı patlayıcı tuzaklama eylemine’ yanıt olarak gerçekleştirildi. Açıklamada eylemin engellendiği bilgisine yer verildi.
İsrail ordusu Pazar akşamı yaptığı açıklamada, 4 kişiden oluşan silahlı bir grubun İsrail’in Golan Tepeleri’nde kurduğu güvenlik çitine yakın bölgede el yapımı patlayıcı tuzaklamaya çalıştığını bildirdi.
Ordu Sözcüsü Jonathan Conricus, telekonferans yoluyla basına yaptığı açıklamada, kimliğini açıklamadığı 4 kişinin ‘İsrail içinde ancak sınır çitlerinin dışında’ olduklarını söyledi. Sözcü Conricus, İsrail’e bağlı özel kuvvetlerin, keskin nişancıların ve havadan saldırıların eşliğinde sızan 4 kişiye saldırdığını belirterek, bu kişilerin açılan ateş sonucu ölmüş olabileceğini ifade etti.
Gözlemevi Müdürü Rami Abdurrahman, Conricus’un sözünü ettiği 4 kişinin Golan’ın Kurtuluşu İçin Suriye Direnişi’ne üye olduğunu ve İsrail güçleri tarafından açılan ateşte gruptan birinin öldüğünü aktardı.
Hizbullah, ‘Golan’ın Kurtuluşu İçin Suriye Direnişi’ grubunu 6 yıl önce İsrail’e karşı Golan Tepeleri’nde saldırılar düzenlemesi için kurdu. Grup, Hizbullah yöneticilerinden Semir el-Kantar liderliğinde kuruldu. Kantar 2015’te İsrail hava saldırılarında öldü.
İsrailli yetkililer, Tahran ve Şam destekli Hizbullah’ın ‘ikinci cephesinin’ Golan Tepeleri olduğunu ifade ediyorlar.
İsrail ordusu geçen ay ‘muhtemel düşmanlık eylemleriyle mücadelede hazırlık düzeyini yükseltmek’ amacıyla kuzey sınırına askeri takviye gerçekleştirdiğini duyurdu.
İsrail geçen hafta ise Lübnan ile kuzey sınırında Hizbullah ile ‘savaşa’ girdi. İsrail cephesi, kimliğini açıklamadığı ‘bir terör hücresinin sızma girişimini’ engellediğini ilan ederken, Hizbullah cephesi ise, İsrail’in engellediği kişilerin kendi üyeleri olduğu iddiasını yalanladı. Hizbullah, sınır hattında hiçbir şekilde çatışmaya girmediğini ve ateş açmadığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçen hafta Pazartesi günü, kendilerine saldıran veya saldırı girişiminde bulunanları vurma uyarısında bulundu
İsrail, Suriye’de 9 yıl önce iç savaşın patlak vermesinden bu yana Suriye topraklarında Hizbullah, İran ve Suriye güçlerinin mevzilerine yönelik hava saldırılarının ivmesini gün geçtikçe artırıyor.
Gözlemevi’nin açıklamasına göre, Pazartesi günü Suriye’nin doğusundaki Elbu Kemal kentine İsrail’e ait olduğu tahmin edilen füzeler fırlatıldı. Saldırıda İran destekli 15 Iraklı milis öldü. Gözlemevi daha önce, İsrail’in 20 Temmuz’da Şam’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında da aralarında Hizbullah üyelerinin bulunduğu İran destekli 5 milisin öldüğü, 11 kişinin de yaralandığını aktarmıştı. Bu saldırıda ayrıca Suriye ordusundan 7 askerin öldüğü bildirilmişti.
Suriye rejimine yakın El-Vatan gazetesi, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Ayn El-Kadi köyü sakinlerinden 4 sivilin İsrail mermisiyle hayatını kaybettiklerini belirtti.
Kaynaklar, ölenler arasında yer alan Faysal Said adlı kişinin arkadaşlarıyla birlikte Golan ile ayrım hattına bitişik olan köyünün yolunda yürüdükleri sırada İsrail mermilerine hedef olduklarını ve saat 16.00 sularında 4 kişinin hayatını kaybettiğini bildiriyor.

İsrail’den Suriye topraklarına saldırılar: 102 ölü
İsrail’in Suriye topraklarında İran güçleri ve bağlı milislerine ait mevziler başta olmak üzere ‘Suriye rejimine’ ait noktalara giderek daha fazla saldırı düzenlediğini kaydeden Gözlemevi, 20 Nisan’dan bu yana Suriye’nin Şam, Şam kırsalı, Hama, Deyri Zor, Halep, Humus ve Dera kentlerindeki İran varlığına karşı en az 20 saldırının gerçekleştiğini belgeledi
Gözlemevi’nin istatistiklerine göre, söz konusu saldırıların 9’u Deyri Zor’u, 7’si Elbu Kemal ve kırsalını, geriye kalanlar ise Meyadin çölünü hedef aldı. Aynı şekilde Humus’taki İran mevziler 3 kez bombalandı. İsrail ayrıca 20 Nisan’dan bu yana Şam Kırsalı, Hama, Kuneytra ve Şam’ın her birini iki kez hedef alırken, Halep ve Dera’da İran mevzilerine karşı bir kez hava saldırısı düzenledi.
Gözlemevi, İsrail’in söz konusu tarihten bu yana düzenlediği saldırılarda ezici çoğunluğu İran güçleri ve bağlı milislerinden oluşan 102 kişinin öldüğünü aktardı. Ölenler arasında Suriyeli olmayanlar da bulunuyor. Ayrıca bu saldırılarda çok sayıda mühimmat deposu imha edildi.



Hizbullah’ın hamleleri, ülke içinde gerilimin artabileceği endişelerini artırıyor

Beyrut’un güney banliyösünde güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında ilaç şirketinin binasının önünde motosikletler. (Sosyal medyada paylaşılan görüntü)
Beyrut’un güney banliyösünde güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında ilaç şirketinin binasının önünde motosikletler. (Sosyal medyada paylaşılan görüntü)
TT

Hizbullah’ın hamleleri, ülke içinde gerilimin artabileceği endişelerini artırıyor

Beyrut’un güney banliyösünde güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında ilaç şirketinin binasının önünde motosikletler. (Sosyal medyada paylaşılan görüntü)
Beyrut’un güney banliyösünde güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında ilaç şirketinin binasının önünde motosikletler. (Sosyal medyada paylaşılan görüntü)

Lübnan’da, Hizbullah destekçilerinin Beyrut ve güney banliyölerindeki saha hareketliliği ile örgütün özellikle patlayıcı sevkiyatına el konulması başta olmak üzere son güvenlik ve yargı tedbirlerine yönelik sert siyasi tutumu nedeniyle ülke içinde gerilimin yükselebileceği endişeleri artıyor.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, istikrarın ancak devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesi ve savaş ile barış kararının anayasal kurumların yetkisinde olmasıyla sağlanabileceğini vurguladı. Selam, Beyrut’ta güvenlik güçlerinin konuşlandırılmasının artırılmasını memnuniyetle karşılarken, Dahr el-Baydar bölgesinde ele geçirilen patlayıcı sevkiyatına ilişkin yasal işlemlerin ve soruşturmaların sürdürüleceğini belirtti.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırma kapasitesini sorguladı. Netanyahu ayrıca İsrail’in, Lübnan’ın güneyinde “güvenlik bölgesi” olarak nitelendirdiği alanda asker bulundurmaya devam edeceğini ifade etti.


Tağşiş edilmiş benzin ve halkın öfkesi, Suriye Petrol Şirketi Başkanı’nı koltuğundan etti

Suriye’nin kuzeydoğusunda, 16 Eylül’de Tel Temir girişinde akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı devam eden protestolar sırasında, Rümeylan’daki petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek isteyen bölge sakinleri yolu kapattı. (AP)
Suriye’nin kuzeydoğusunda, 16 Eylül’de Tel Temir girişinde akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı devam eden protestolar sırasında, Rümeylan’daki petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek isteyen bölge sakinleri yolu kapattı. (AP)
TT

Tağşiş edilmiş benzin ve halkın öfkesi, Suriye Petrol Şirketi Başkanı’nı koltuğundan etti

Suriye’nin kuzeydoğusunda, 16 Eylül’de Tel Temir girişinde akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı devam eden protestolar sırasında, Rümeylan’daki petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek isteyen bölge sakinleri yolu kapattı. (AP)
Suriye’nin kuzeydoğusunda, 16 Eylül’de Tel Temir girişinde akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı devam eden protestolar sırasında, Rümeylan’daki petrol sahalarından gelen tankerlerin geçişini engellemek isteyen bölge sakinleri yolu kapattı. (AP)

Yusuf Kablavi’nin Suriye Petrol Şirketi İcra Kurulu Başkanlığı görevinden alınması ve yerine yeni bir ismin atanması, kendisinin “iş yoğunluğu baskısı” nedeniyle istifasını sunmasından ve hakkında parlamentoda ve kamuoyunda hesap vermesi yönündeki taleplerin artmasından günler sonra gerçekleşti. Suriye hükümetine yakın kaynaklar, Kablavi’nin görevden alınmasının nedeninin standartlara uygun olmayan benzin krizi olduğunu belirtiyor. Söz konusu kriz, kamuoyunda tartışmalı ve çatışmacı bir figüre dönüşen Kablavi’ye ve Suriye Petrol Şirketi’ne yönelik tepkiyi daha da artırdı.

Bu çerçevede Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün 190 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni yayımlayarak mühendis Mahir Halil el-Hasan’ı Suriye Petrol Şirketi İcra Kurulu Başkanı olarak atadı. Böylece ülkedeki akaryakıt sektörünü etkileyen geniş çaplı kamuoyu tartışmaları ile operasyonel ve idari krizlerin ardından eski Başkan Yusuf Kablavi’nin görevine son verildi.

h
Suriye Petrol Şirketi İcra Kurulu Eski Başkanı mühendis Yusuf Kablavi (SANA)

Mühendis Kablavi’nin görev süresi, Suriye enerji sektörünün en çok tartışılan dönemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Kablavi, özellikle çatışmacı açıklamaları ve kamuoyunda tartışma yaratan çıkışları nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kaldı. Bunların başında, şirketteki çalışanların maaşlarının aylık 4 bin ila 10 bin dolar arasında değiştiğine ilişkin açıklamaları geldi. Ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz ortamında bu sözler geniş çaplı tepkiye yol açtı.

En önemli kırılma noktalarından biri ise sosyal medya platformlarında petrol anlaşmalarını eleştirenleri hedef alarak, “Facebook’un peşinden sürü gibi gidiyorlar” ifadesini kullanması oldu. Gelen tepkiler ve görevden alınması yönündeki çağrıların ardından Kablavi özür dilemek zorunda kaldı.

Standartlara uymayan “tağşiş edilmiş benzin” krizi ve aykırı yakıt sevkiyatına imza atmayı reddeden bir teknik mühendisin işten çıkarıldığına ilişkin sızıntılar, Kablavi Kablavi’nin görevindeki son aşamayı oluşturdu. Bu gelişmeler, parlamentoda ve kamuoyunda kendisinden hesap sorulmasına yönelik sert talepleri beraberinde getirdi. Denetim ve teftiş soruşturmalarıyla aynı dönemde istifasını sunan Kablavi’nin görevden alınması, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yayımlanmasıyla kesinleşti. 

cvfgbhj
Kuzey Suriye’deki Bab kentinde göstericiler, 14 Eylül Pazartesi günü akaryakıt fiyatlarındaki artışı protesto etmek amacıyla yanan lastiklerle yolu kapattı (AFP)

Suriye Enerji Bakanlığı ile Merkezi Denetim ve Teftiş Kurumu tarafından yürütülen soruşturmalar, standartlara aykırı yakıt sevkiyatının ciddi bir “operasyonel hata” sonucu Suriye Petrol Şirketi’nin depolarına boşaltıldığını ortaya çıkardı. Olay yüzlerce vatandaşın aracının zarar görmesine ve kamuoyunda büyük öfkeye neden oldu. Şirket ayrıca daha önce yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla da karşı karşıya kaldı.

Enerji Bakanlığı, hata ve ihmalle bağlantılı sorumlular hakkında her birinin sorumluluk derecesine göre yasal işlem başlatıldığını duyurdu. Bakanlık ayrıca Suriye Petrol Şirketi’ni, zarar gören vatandaşların zararının tazmin edilmesi için bir mekanizma oluşturmakla görevlendirdi. Petrol ürünlerinin teslim alınması, depolanması ve yeniden sevk edilmesine ilişkin operasyonel ve denetim süreçlerinin gözden geçirilmesi; ürünlerin piyasaya sunulmadan önce standartlara uygunluğunun doğrulanması da talimatlar arasında yer aldı.

Yeni icra kurulu başkanı Mahir el-Hasan kimdir?

1986 yılında Hama’da doğan mühendis Mahir Halil el-Hasan, mevcut geçiş dönemi yönetiminin liderliğine yakın genç teknokrat isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Hasan, 2010 yılında Humus Üniversitesi Petrol Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Meslek hayatına Hayyan Petrol Şirketi’nde saha çalışmalarında başlayan Hasan, Humus’un doğusundaki petrol sahalarının yönetiminde de denetleyici olarak görev yaptı.

Hasan, daha sonra eski rejimin devrilmesinin ardından Muhammed el-Beşir başkanlığında kurulan geçiş dönemi hükümetinde İç Ticaret ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı görevini üstlendi. Aralık 2024 ile Mart 2025 arasındaki bu dönemin ardından iç ticaretten sorumlu Ekonomi ve Sanayi Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Gıda güvenliği, tahıl, değirmenler ve piyasa denetimi dosyalarının yönetiminde öne çıktı.

Ancak Hasan’ın atanması, gıda güvenliği, tahıl ve fırıncılık alanlarından Suriye ekonomisinin en karmaşık ve hayati sektörlerinden biri olan enerji alanına geçişi konusunda çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdi. Hasan’ın bu dosyayı yönetme kapasitesi, yoğun baskılarla başa çıkabilmesi ve önündeki acil sorunlara çözüm üretme yeteneği yakından izlenecek.

Bu sorunların başında kamuoyunun güvenini yeniden kazanmak, standartlara aykırı yakıtın yol açtığı zararları gidermek, sıkı bir denetim sistemi geliştirmek ve arzın istikrarını sağlamak geliyor. Vatandaşlara kesintisiz akaryakıt ve ev tüpü gazı tedarikinin güvence altına alınmasının yanı sıra yolsuzlukla mücadele, sözleşmelerin yeniden yapılandırılması, petrol yatırımlarında tam şeffaflığın sağlanması ve zarar gören kritik tesislerin denetleyici kurumların gözetiminde yeniden işler hâle getirilmesi de Hasan’ın öncelikleri arasında bulunuyor.

gthy
Suriye Petrol Şirketi bünyesindeki Suriye Gaz Şirketi, kısa süre önce sabotaj saldırısında zarar gören Cebse gaz ihracat hattının Arabidi bölgesindeki onarım çalışmalarına başladı (Suriye Petrol Şirketi)

Uzmanların bir bölümü, yürütme organına bağlı kurumlarda görevlerin aynı isimler arasında yeniden dağıtılmasının ve mevcut yönetime yakın kişilerin atanması politikasının sürdürülmesinin sakıncalarına dikkat çekiyor. Bazıları ise Mahir el-Hasan’ın atanmasının Suriye Petrol Şirketi’ndeki yetkinliği artırmayı, kuruma yeniden disiplin kazandıracak esnek bir mühendislik yaklaşımı geliştirmeyi ve şirketin ekonomi ile enerji başta olmak üzere ilgili kurum ve bakanlıklarla koordinasyonunu güçlendirmeyi amaçladığını savunuyor.

Suriye Halk Meclisi Enerji Komisyonu Başkanı İkbal Mansur’a göre, Mahir el-Hasan’ın alanında uzman, idari deneyime ve kurumsal tecrübeye sahip bir isim olarak atanmasının karar alma süreçlerinde esnekliği ve bağımsızlığı güçlendirdiğini, ayrıca yürütme organının kamuoyundan gelen talepleri takip ettiğini gösterdiğini belirtiyor.

Hasan’ın göreve gelmesinin, kamu kurumları, Enerji Bakanlığı ve parlamenter otorite arasındaki koordinasyonu artırarak, bakanlıkların çalışmalarında şeffaflığın güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.


Mısır’dan Suudi Arabistan’a her türlü desteği sağlama mesajı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi başkanlığında dün toplanan Ulusal Savunma Konseyi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi başkanlığında dün toplanan Ulusal Savunma Konseyi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır’dan Suudi Arabistan’a her türlü desteği sağlama mesajı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi başkanlığında dün toplanan Ulusal Savunma Konseyi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi başkanlığında dün toplanan Ulusal Savunma Konseyi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, Suudi Arabistan’ın talepte bulunması hâlinde Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye olası bir müdahale için yetki verilmesini görüşmek üzere bugün ikinci gün üst üste toplanıyor. Mısır Ulusal Savunma Konseyi ise Suudi Arabistan’a güvenliğini ve istikrarını koruması, kaynaklarını ve toprak bütünlüğünü muhafaza etmesi ve İslam’ın kutsal mekânlarını savunması için gerekli ve mümkün olan her türlü desteğin sağlanacağını açıkladı.

Sisi, dün Ulusal Savunma Konseyi toplantısına başkanlık etti. Toplantıda, bölgedeki mevcut gelişmeler ve özellikle Suudi Arabistan’ın maruz kaldığı kabul edilemez saldırıların artması karşısında yaşanan ciddi gelişmeler ele alındı.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed eş-Şinavi, Ulusal Savunma Konseyi’nin, iki kardeş ülkenin halklarını birbirine bağlayan tarihî ilişkiler ve güçlü bağlar doğrultusunda Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olma ve ülkeyi bütünüyle destekleme kararı aldığını belirtti. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğinin Mısır ve Arap dünyasının ulusal güvenliğiyle bağlantılı olduğuna inanıldığı vurgulandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Ulusal Savunma Konseyi ayrıca, bölgedeki gerilimin azaltılmasına ve yaşanan krizlerin barışçıl yollarla çözüme kavuşturulmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili bölgesel ve uluslararası taraflarla koordinasyon içinde yürütülen siyasi ve diplomatik çabaların sürdürülmesi ve yoğunlaştırılması kararı aldı.