Suriye'nin kuzeybatısında ve olayların ön saflarındaki Kürt Dağı’nda kırılgan sakinlik sona erdi

Yeniden başlayan çatışmalar, İdlib’i yine ateş hattına soktu (İndepenedent Arabia)
Yeniden başlayan çatışmalar, İdlib’i yine ateş hattına soktu (İndepenedent Arabia)
TT

Suriye'nin kuzeybatısında ve olayların ön saflarındaki Kürt Dağı’nda kırılgan sakinlik sona erdi

Yeniden başlayan çatışmalar, İdlib’i yine ateş hattına soktu (İndepenedent Arabia)
Yeniden başlayan çatışmalar, İdlib’i yine ateş hattına soktu (İndepenedent Arabia)

Rola Youseff
Suriye’de rejim ordusunun bir sonraki hedefinin, aylarca süren kırılgan sakinliğin Suriye kıyılarının kuzey dağlarındaki son çatışmalar tarafından sona erdirilmesinin ardından Lazkiye kırsalındaki Kürt Dağı’nı yeniden kontrol altına almak olduğu anlaşılıyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) aktardığı bilgilere göre rejim güçlerinin, El Kaide ile bağlantılı aşırılık yanlısı Hurras ed-Din (Dinin Muhafızları) örgütü tarafından kontrol edilen İdlib'e bitişik dağdaki sürpriz saldırısı sonucu rejim güçlerinden 12, örgütten 6 unsur öldü.

Saha yeniden alevlendi
Bu kırılgan sakinlik, sadece Kürt Dağı’nda sona ermedi. Özellikle, hem rejim hem de Rusya tarafından takviyelerde bulunulan Suriye'nin en önemli bölgelerinden biri olan ve Tartus dahil olmak üzere kıyı boyunca askeri üslerin yer aldığı Lazkiye’ye yakınlığı nedeniyle bu bölge de etkilendi. Aynı şekilde Rus savaş uçaklarının, İdlib kırsalındaki Binniş kentini hedef aldığı kaydedildi.
Independent Arabia’ya konuşan sahadaki bir kaynak, Lazkiye’ye yakın Kürt Dağı’na yönelik saldırılar ile yapılan askeri tehdidin sona erdirilmesi gerektiğine dair dolaylı bir karar olduğunu belirtti. Kaynak bunun nedenini, bölgedeki aşırılık yanlısı bir örgütün varlığının rejime yakın ve müttefik askeri üsler ve noktalar için her zaman bir tehdit oluşmasına bağladı.
Aşırılık yanlısı muhalif grupların - bir fırsatını bulduklarında - Suriye ve Rus güçlerinin insansız hava araçları (İHA) ile üzerlerine füzeler yağdırmaktan çekinmeyeceği bir zamanda bu durum, Suriye’nin sahil kenti Cebele yakınlarındaki Rusya’nın kontrolünde olan Hmeymim Hava Üssü için her zaman bir kabus olmuştur.
Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi’nin Başkanı Aleksandr Şerbitskiy, 12 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Rus hava savunma sistemlerinin Hmeymim Hava Üssü’ne yapılan silahlı bir saldırıyı engellediğini söyledi. Şerbitskiy, “Savunma sistemlerimiz, üssün etrafındaki bölgeye kuzeydoğu yönünden yaklaşan iki İHA tespit etti. Rus savaş uçakları, hava üssünden beş kilometre uzaklıkta saldırı hazırlığındaki İHA’ları imha etti” ifadelerini kullandı.

Cepheye hazırlık
Suriye rejim güçlerinden olan sahadaki kaynak, Lazkiye kırsalının geri kalanını kontrol etmek amacıyla ‘çok yakında’ askeri bir operasyon başlatılacağını söyledi.
Bununla birlikte Heyetu Tahriru'ş Şam’ın (HTŞ) İdlib kırsalındaki en büyük mühimmat depolarından birinin yok edilmesiyle aynı zamanda Hurras ed-Din örgütü unsurlarıyla yaşanan son çatışmaların zamanlamasının önemi netleşmedi.
Aynı kaynak şöyle devam etti:
“İdlib operasyonunu tamamlamak için Rus kuvvetlerine bağlı 5. Kolordu unsurları da dahil olmak üzere orduya destek güçler için büyük ölçekli hazırlıklar Mayıs 2019'un sonlarında başladı. Bütün hazırlıklar, Moskova’nın bu cephede belirleyici olacak en geniş saldırıyı başlatmak üzere verdiği destekle yapılıyor. 48 saat önce yapılan duyuruyla taktiksel askeri operasyonlar artarken Lazkiye kırsalında konuşlanan güçler arasında tam bir hazırlık durumu hüküm sürdü. Ancak saldırının kesin tarihi açıklanmadı.”

İdlib’in kaderi
Askeri çatışmaların durmasının ardından hakim olan kırılgan sakinlik, Haleplilerin duyduğu İdlib kırsalında güçlü patlamanın sesiyle sona erdi. Gözlemciler, -eğer rejimin aktardığı hikayeye bakılırsa- şiddetli patlamanın, HTŞ’nin en büyük mühimmat deposunu vuran Rus savaş uçağının 25 kilometre uzaklıktaki Türk radarlarından kaçmak için düşük irtifada uçmasından kaynaklanmış olabileceği teorisini dışlamıyorlar. Olaydan sonra yayınlanan bir Rus raporunda bölgeyi sarsan bir dizi büyük patlama yaşandığı bildirildi.
Öte yandan muhalif aktivistler, bombardımanın yerinden edilmiş insanları hedef aldığını ve geniş kapsamlı yıkıcı gücünün, üç sivilin ölümüyle birlikte ciddi maddi hasara yol açtığını belirttiler. Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Rusya-Türkiye mutabakatını sabote etmeye çalışan İranlı milislerin desteğiyle İdlib'in güney kırsalındaki Cebel ez-Zaviye bölgesi hedef alınarak Suriye'nin kuzeybatısındaki Gerginliği Azaltma Bölgeleri’nde ilan edilen ateşkes anlaşması ihlal edildi.

Ankara ve anlaşma
Büyük çaplı ihlalin ardından gerginlik, İdlib’e yeniden döndü. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Türkiye’nin desteklediği muhalif gruplar, Rusya ile Türkiye arasında 6 Mart’ta yapılan ateşkes anlaşmasına uymaya devam ederken yaşanan son gelişme hem kırsal hem de kentsel kesimiyle İdlib'in yeniden ateş hattına girmesine neden oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le haftalardır yaptığı telefon görüşmelerinde İdlib cephesinde rejim güçlerinin gerçekleştirdiği askeri ihlalleri reddetmesine rağmen Ankara HTŞ’nin mühimmat deposunun bombalanmasına önemli bir eleştiride bulunmadı.
Türkiye konusunda uzman Ali Bakeer yaptığı değerlendirmede, “Türkiye, müttefiki Rusya’dan İstanbul’da imzalanan ateşkes anlaşmasına saygı göstermesinden başka bir şey istemiyor. Şuan dahi büyük çaplı bir askeri operasyonun başlatılmasına karşı çıkıyor” dedi. Ankara’nın eli kolu bağlı durmayacağını vurgulayan Bakeer, “Ankara’nın yanıtı belirleyici olacaktır ve herhangi bir yeni ihlal durumunda daha fazla sivilin yerinden edilmesine izin vermeyecektir” ifadelerini kullandı.
Ankara, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) bir Amerikan şirketi olan Delta Crescent Energy ile Suriye petrolünün çıkarılması konusunda anlaşmaya varmasının ardından Suriye'nin kuzeydoğusundaki son gelişmelere dair daha fazla endişe duymaya başladı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, petrolün çıkarılmasıyla ilgili anlaşmaya yönelik eleştirilerini dile getirdi. Bakanlıktan 3 Ağustos’ta yapılan açıklamada, ‘terörün finansmanı’ olarak görülen ve ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini hedefleyen bu adımı’ Washington’ın desteklemesinden duyulan üzüntü dile getirildi.



Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, bir süredir ateşkes sağlanması yönünde çabalar yürütüldüğünü belirterek, mevcut ateşkesin ‘ABD ordusunun talebi üzerine’ hayata geçirildiğini açıkladı.

Abdi, “Önümüzdeki kısa süre içinde anlaşmayı uygulamaya hazırız… Birçok konuda mutabakat sağlandı” ifadelerini kullandı. Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna konuşan Abdi, “Ateşkes süresini değerlendirecek ve bu dönemde 18 Aralık anlaşmasında somut ilerleme kaydetmeye çalışacağız” dedi.

Anlaşmaya göre hükümet güçlerinin Kürt bölgelerine girmeyeceğini belirten Abdi, buna karşın SDG’ye bağlı kurumların devlet kurumlarıyla entegre edileceğini söyledi.

Abdi, Şam’dan kente girilmemesi yönünde talepte bulunulduğunu ve bu talebin kabul edildiğini ifade ederek, tarafların buna bağlı kalmasını umduklarını dile getirdi. Abdi, Kobani ve Kamışlı’ya ilişkin herhangi bir çözümün, Serekaniye (Resulayn) ve Afrin’i de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Jdkdk
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştü. (Kürdistan Demokrat Partisi – KDP)

Abdi, “Ateşkes süresini, varılan anlaşmayı hayata geçirmek için değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi. Sürecin müzakereler çerçevesinde ilerlediğini belirten Abdi, taraflar arasında bazı maddelerde uzlaşı sağlandığını, ancak kendilerine yöneltilen bazı taleplerin de bulunduğunu ifade etti.

Mevcut sürenin, entegrasyon yönünde somut adımlarla tamamlanacağını kaydeden Abdi, SDG’nin 18 Aralık’ta Şam ile varılan anlaşmayı kısa süre içinde uygulamaya hazır olduğunu vurguladı. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği görevleri için bazı isimlerin önerildiğini, ancak şu ana kadar üzerinde mutabakata varılmış bir listenin oluşmadığını söyledi.

Abdi, görüşmelerin uluslararası himaye altında yürütüldüğünü; ABD’nin siyasi ve askeri kurumları ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da sürece dahil olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yaşananların nihai bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Abdi, uluslararası toplumun gerilimi düşürmeye yönelik çabalarının, Şam’ın taahhütlerine bağlı kalmasına ve öne sürülen talepleri uygulamasına bağlı olduğunu vurguladı. Abdi, ‘kabul edilemez’ koşullar dayatılmadığı sürece bu girişimlerin başarıya ulaşacağını dile getirdi.

Mxmxm
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (North Press Agency – NPA)

Bu çerçevede Abdi, Şam ile ‘açık bir iletişim hattının’ bulunduğunu belirterek, yapılan anlaşma uyarınca ordunun Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelere girmemesi gerektiğini vurguladı.

Abdi, Suriye hükümetiyle bir anlaşma ve çözüme ulaşılana kadar ‘direnişin’ süreceğini ifade ederken, Kobani’nin tıpkı 2014 yılında olduğu gibi bu direnişe öncülük edeceğini söyledi.

Jxjxj
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları, Kürtlerin kontrolündeki Ayn el-Arab (Kobani) şehrine geldi. (AFP)

SDG bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı grupların sabahın erken saatlerinden itibaren saldırılar başlatmasının ardından Kobani’nin güneydoğusunda şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla hedef almakla suçladı.


SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
TT

SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kobani/Ayn el-Arab kenti üzerinde yeniden saldırı, kuşatma ve sürekli baskılar yaşandığını duyurdu. Açıklamada, bunun ‘kentin halkının iradesini zayıflatma ve istikrarı bozma amaçlı açık girişimler’ olarak nitelendirildiği belirtildi. SDG, kuzey ve doğu Suriye’de istikrarın bozulmasının bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu ve terör örgütlerine saflarını yeniden organize etme ve faaliyetlerini canlandırma fırsatı verdiğini vurguladı.

SDG, sabah saatlerinden itibaren Suriye hükümetine bağlı güçlerin Kobani’nin güneydoğusunda SDG unsurlarına saldırmasıyla şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla bombalamakla suçladı.

Suriye ordusu, dört gün süren önceki ateşkesin sona ermesinin ardından, Kürt güçleriyle ateşkesi 15 gün daha uzattığını önceki gün duyurmuştu.

SDG, hükümete bağlı grupların saldırılarının ‘ateşkesin net bir ihlali’ olduğunu belirterek, bunun Şam’ın taahhütlerine uymadığını ve bölgedeki istikrarsızlık politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. SDG, ateşkesi garanti eden taraflardan ‘bu saldırıları durdurmak ve Şam’ın sürdürdüğü tırmanışı sonlandırmak için derhal harekete geçmelerini’ talep etti.

SDG, bugün Kobani’nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 11. yıldönümü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, “Bugünkü Kobani saldırısı, DEAŞ’a karşı kazanılan zaferin simgesine doğrudan bir saldırıdır; projeyi bozan bir şehre yönelik intikam girişimidir ve istikrarı zayıflatma, kaosu körükleme ve terörün geri dönmesine alan açma girişimlerinden ayrı değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

SDG, uluslararası topluma yönelik açık bir mesaj vererek, “DEAŞ’a karşı elde edilen kazanımları korumak ve bu savaşta ağır bedeller ödeyen bölgelerin güvenliğini ve istikrarını sağlamak siyasi bir tercih değil, ortak bir etik ve hukuki sorumluluktur” dedi.

Açıklamada ayrıca, “Kobani’ye yönelik sessizlik, terörün yenilgiye uğratılması için verilen fedakârlıklarla çelişiyor ve uluslararası çabaları zayıflatıyor” denilerek, Kobani’nin “direniş ve kararlılığın kalıcı simgesi olmaya devam edeceği; 11 yıl önce kazanılan zaferin sadece anı değil, özgürlüğü savunma, şehitlerin kazanımlarını koruma ve Suriye halkları için güvenli, demokratik bir gelecek inşa etme yönünde yenilenmiş bir taahhüt” olduğu vurgulandı.


El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı
TT

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

El-Aktan Hapishanesi'ndeki çocuklar DEAŞ hapishaneleri hakkındaki dosyayı açtı

Suriye İnsan Hakları Ağı, Suriye yetkililerine, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen ve şu anda hükümetin kontrolü altına giren tüm gözaltı merkezlerinin güvenliğini, SDG'den yönetimini devraldıktan hemen sonra sağlamaları çağrısında bulundu. SDG, Suriye hükümetinin cumartesi günü Rakka'daki el-Aktan Hapishanesinden serbest bıraktığı 126 çocuğun tutuklanmasını, bu hapishanenin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için ayrıldığını ve güvenlik nedenleriyle yaklaşık üç ay önce çocuk hapishanesinden buraya nakledildiklerini söyleyerek savundu.

Rakka'daki aktivistlerden Şarku’l Avsat'a verilen bilgilere göre, el-Aktan Hapishanesi'ndeki tutuklu sayısı bin 200'e ulaştı ve onlara yöneltilen suçlamaların çoğu DEAŞ'a üye olmak, Özgür Ordu ile iletişim ve yabancı taraflarla ilişki kurmak idi.

Suriye devlet medyası, çoğu 18 yaşın altında olan gözaltından serbest bırakılan çocuklarla yapılan çok sayıda röportaj ve haberi yayınladı. Bu durum Suriyeliler arasında şok dalgası yarattı. Bir çocuk, amcasının kızını sevdiği için onu ihbar etmesi üzerine üç ay hapis yattığını, bir diğeri ise telefonunda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın fotoğrafı bulunduğu için gözaltına alındığını söyledi. Serbest bırakılan çocuklar, Suriye Haber Kanalı'nda yayınlanan röportajlarda, yemek istedikleri için istismara, elektrik şoku işkencesine ve dayaklara maruz kaldıklarını vurguladılar.

dfgty7u

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin cezaevi idaresi, pazar günü, gözaltında bulunan çocukların şok edici görüntülerini haklı gösteren resmi bir açıklama yayınlayarak, Rakka'daki el Aktan cezaevinin bir kısmının çeşitli davalara karışan veya DEAŞ tarafından askere alınmış çocukları barındırmak için tahsis edildiğini, “Güvenlik nedenleriyle” yaklaşık üç ay önce çocuk cezaevinden buraya nakledildiklerini” belirtti.

Özerk Yönetim'in birçok cezaevi var ve Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) Müdürü Fadl Abdulgani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bunların sayısının kesin olmadığını söyledi.

sdfrgt
Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı unsurlar, 23 Ocak 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışındaki El-Aktan hapishanesinden çekilerek Kobani'ye doğru ilerledi (AFP)

Son askeri operasyonlar sırasında Suriye hükümeti, el-Haseke'deki el-Şeddadi hapishanesini ve Rakka'daki el-Aktan hapishanesini Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) geri aldı. Suriye medya kaynakları, SDG'nin geçen yıl onlarca sivili DEAŞ üyesi oldukları suçlamasıyla, herhangi bir doğrulama yapmadan tutukladığını belgeledi.

SDG'nin en öne çıkan hapishaneleri arasında, Haseke'nin güney girişindeki Sanayi Lisesi hapishanesi (tahmini mahkum sayısı 8 bin), Haseke'nin Guveyran mahallesindeki merkez hapishane (erkek, kadın ve çocuklar için, tahmini tutuklu sayısı 10 bin), en kötü olarak kabul edilen Alaya hapishanesi ve Malikiye (Derik) hapishanesi bulunmaktadır.

Suriye İnsan Hakları Ağı'na göre, SDG'nin kurulduğu günden bu yana en az 3 bin 705 kişi zorla kaybedilmiş ve 122 kişi işkence sonucu öldürülmüştür.

rfgt

Medya haberlerine göre son iki gün içinde yüzlerce kişi kayıp oğullarını aramak için el-Aktan hapishanesinin çevresinde toplandı. Rakka vilayetinde yaşayan Hüseyin Halil, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, kardeşinin 10 yıldır kayıp olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onu el-Şeddadi veya el-Aktan hapishanelerinde bulacağımıza dair büyük umutlarımız vardı, ancak onunla ilgili herhangi bir bilgi alamadık.” Halil, diğer hapishanelerde kardeşini bulmayı hala umduklarını dile getirdi.

Suriye'nin kuzey ve doğusundaki hapishaneler konusu, Suriye hükümeti ile SDG arasında devam eden müzakerelerde en hassas konulardan biri, çünkü Rakka, Haseke ve Deyrizor illerindeki DEAŞ tutuklularının akıbetiyle ilgili. Medya haberlerine göre, yabancıların da dahil olduğu tahmini 8 bin tutuklu var. ABD önderliğindeki koalisyon güçleri, bu mahkumları Irak'a nakletmeye başladı. Mevcut bilgilere göre, yaklaşık 1000 mahkum nakledildi. Ateşkes anlaşması, bu mahkumların Suriye'den Irak'a naklinin tamamlanması için uzatıldı.

rfgt

ABD'nin, geçen pazartesi günü örgütün tutuklularının el-Şeddadi hapishanesinden kaçmasının ardından tutukluları nakletmeye karar vermesi dikkat çekicidir. Suriye İçişleri Bakanlığı, 120 DEAŞ tutuklusunun kaçmasından SDG'yi sorumlu tutmaktadır. Öte yandan SDG, hapishanenin kontrolü dışında olduğunu ifade etti.

Suriye İnsan Hakları Ağı, dün yayınladığı raporunda, “Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolü altında bulunan eski gözaltı merkezlerindeki suç mahallerinin korunması” çağrısında bulundu. Raporda, “Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir dizi gözaltı merkezinin kontrolünün SDG'den Suriye hükümetine devredilmesinin (ciddi insan hakları ihlalleriyle ilgili kanıtların korunması ve bunların kaybolması veya tahrif edilmesinin önlenmesi açısından) acil bir sorun teşkil ettiği” belirtildi.