Hindistan Başbakanı Modi, cami alanına inşa edilecek Hindu tapınağının temel atma törenine katıldı

Hindistan Başbakanı Nerandra Modi, Hindu tapınağına temel taşın konulmasını izliyor (AP)
Hindistan Başbakanı Nerandra Modi, Hindu tapınağına temel taşın konulmasını izliyor (AP)
TT

Hindistan Başbakanı Modi, cami alanına inşa edilecek Hindu tapınağının temel atma törenine katıldı

Hindistan Başbakanı Nerandra Modi, Hindu tapınağına temel taşın konulmasını izliyor (AP)
Hindistan Başbakanı Nerandra Modi, Hindu tapınağına temel taşın konulmasını izliyor (AP)

Hindistan Başbakanı Nerandra Modi, ülkenin kuzeyindeki Ayodhya kentindeki Babri Camisi’nin alanına inşa edilecek Hindu tapınağının temel atma törenine katıldı.
Modi’nin daha önce inşa etme sözü verdiği tapınağın temel atma töreni, nüfusun yüzde 90’ı Müslüman olan Cammu Keşmir'in özel yönetim statüsünün kaldırılmasının birinci yıl dönümüne denk getirildi.
Başbakan Modi'nin liderliğindeki Hindistan Halk Partisi, (BJP) geçen yıl Babri Camisi'ne ait fazla arazinin bir bölümünün, arazinin ilk sahibi olduğu iddia edilen Hindulara verilmesi için Yüksek Mahkemeye başvuruda bulunmuştu.
Hindistan Yüksek Mahkemesi, Müslümanlar ve Hindular arasında süren Babri Camisi arazisiyle ilgili davada Kasım ayında Hindular lehine karar vermişti.
Mahkeme, 1992 yılında radikal Hindular tarafından yıkılan Babri Camisi’nin bulunduğu alanın bir Hint tapınağı inşa edilmek üzere Hindulara verilmesi, bunun karşılığında Müslümanlara cami inşa etmeleri için yaklaşık 5 dönümlük başka bir arazinin tahsis edilmesine hükmetmişti.
Radikal Hindular, Aralık 1992’de, Babür İmparatorluğu döneminde inşa edilen camiyi yıkmıştı. Caminin yıkılması, ülke genelinde çoğu Müslüman yaklaşık 2 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan ayaklanmalarla sonuçlanmıştı.
Hindistan Müslüman Kişisel Hukuk Kurulu, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “(Babri Camisi’nin) toprağının, çoğunluğu yatıştıran haksız, baskıcı ve utanç verici bir kararla gasp edilmesi toprağın statüsünü değiştiremez. Üzülmeye gerek yok. İşler sonsuza dek böyle sürmez” ifadesini kullandı.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kapsamında alınan tedbirler nedeniyle temel atma törenine yalnızca 200 yetkilinin katılmasına izin verildi.



Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
TT

Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)

Avrupa Birliği, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik devam eden saldırıları nedeniyle elektrik ve ısıtma kesintilerinden etkilenen Ukraynalılara yardım etmek amacıyla 447 acil durum jeneratörü göndereceğini duyurdu.

Polonya üzerinden teslim edilecek bu jeneratörler, hastanelere, sığınaklara ve temel hizmetlere elektrik tedarikinin sağlanmasına yardımcı olacak.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Avrupa Komisyonu açıklamasında, Rus hava saldırıları nedeniyle yaklaşık bir milyon Ukraynalının dondurucu soğukta ısıtma ve elektrik olmadan yaşadığını belirtti.

Avrupa Birliği bugüne kadar Ukrayna'ya yaklaşık 9 bin 500 jeneratör gönderdi ve kış gelmeden önce Litvanya tarafından bağışlanan komple bir termik santral sağladı.


Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Fidan basın açıklamalarında, “Şu anda DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi devam ediyor. Bu koşullar altında ateşkesin uzatılması gerekebilir… ve bu yönde bir talep var” ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Diplomatik çabalar şu anda devam ediyor ve biz de bunlara katılıyoruz. Herhangi bir çatışma istemiyoruz ve olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umuyoruz.”

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak, uluslararası himayede SDG ile gerilimi azaltmayı ve Rakka vilayetinde kontrol noktaları kurmayı amaçlayan bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Başka bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemek için fırsat kolladığına dair işaretler olduğunu belirterek, böyle bir hamlenin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fidan, "Umarım farklı bir yol bulurlar, ancak gerçek şu ki, özellikle İsrail, İran'a saldırmak için fırsat kolluyor" şeklinde konuştu.


Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
TT

Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün "Abraham Lincoln" uçak gemisi ve diğer savaş gemilerini içeren bir deniz kuvvetinin Ortadoğu'ya konuşlandırılacağını açıklamasının ardından, İran'a karşı "azami baskı" kampanyasına yeniden başladı.

Trump, güç kullanımına başvurmayı tercih etmediğini vurguladı, ancak Tahran'ın "doğrudan tehdit" olarak değerlendirdiği adımlar atması durumunda askeri seçeneği masada tuttu; bunun şartı ise Tahran'ın askeri eşiğe yaklaşan herhangi bir nükleer yola yeniden başlamaması ve protestocuları da kapsayan infazlara devam etmemesiydi.

Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutan yardımcısı ise dün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir saldırının söz konusu bile olmadığını söyledi. "Düşman ülkeye saldırmaya cesaret edemez" ifadesini kullandı.

İran Başsavcısı ise Trump'ın protestolarla bağlantılı olarak yüzlerce tutuklunun idamını engelleyen Amerikan müdahalesinden bahsettiği açıklamalarını yalanlayarak, İranlı yetkililerin "yurtdışından emir almadığını" vurguladı.

Protestolarla ilgili olarak, İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İranlı yetkililere ülkedeki protesto hareketine yönelik "acımasız baskıyı durdurmaları" çağrısında bulundu; özellikle de "hızlı yargılamalar, usulsüz işlemler ve orantısız cezalar"dan vazgeçmelerini istedi.