Lübnan’ın akciğeri Beyrut… Oyunun kuralları değişebilir

Dün Rus Uzay Ajansı (Roskosmos) tarafından yayınlanan limanın patlama öncesi havadan görünümü (AFP)
Dün Rus Uzay Ajansı (Roskosmos) tarafından yayınlanan limanın patlama öncesi havadan görünümü (AFP)
TT

Lübnan’ın akciğeri Beyrut… Oyunun kuralları değişebilir

Dün Rus Uzay Ajansı (Roskosmos) tarafından yayınlanan limanın patlama öncesi havadan görünümü (AFP)
Dün Rus Uzay Ajansı (Roskosmos) tarafından yayınlanan limanın patlama öncesi havadan görünümü (AFP)

Ortadoğu bir yandan komplo teorilerinin yastığında uyurken, diğer yandan gerçek gizli savaşların kabuslarını yaşıyor. Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta yaşanan patlamanın bu bağlamdan sapmadığı şüphesiz. Bazıları yaşanan patlamanın dış güçler tarafından gerçekleştirildiğine inanırken şimdiye dek ortaya çıkan tüm veriler patlamanın bir ihmal sonucu yaşandığını gösteriyor. Maddi ve ekonomik felaketin büyüklüğü Lübnan'daki oyunun kurallarını değiştirebilir. Zaten bazı ülkelerin istediği de tam olarak bu.

Gizli savaşlar
Batılı bir yetkiliye göre, Ortadoğu'daki gelişmeler ışığında uzmanlar ve bölge takipçileri özellikle iki dosyada birçok şeyin birikmesi nedeniyle büyük bir olay bekliyorlardı. Bir yandan İran ile İsrail arasındaki gizli savaş, diğer yandan Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri mahkemesi ve Hizbullah’ın suçlanması.
Geçtiğimiz haftalarda ise İran, nükleer programını hedef alan bir dizi gizemli patlamalara tanıklık etti. Suriye’deki tesisleri saldırıya uğrayan İran’ın 100 gün içerisinde Suriye’nin 8 bölgesinde 20 tesisi hedef alınırken, 10 unsuru öldü. Bu bağlamda Deyrizor kırsalındaki Ebukemal kırsalındaki İranlı milisler hedeflendi. Saldırının ABD mi yoksa İsrail kaynaklı mı olduğu ise henüz bilinmiyor.  Geçtiğimiz Pazartesi günü İsrail, işgal altındaki Suriye’nin Golan Tepeleri’nden Kuneytıra kırsalındaki İran’a ait bir 'hücreyi' vurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu birkaç gün önce Şam ve Hizbullah’a Suriye’de gerçekleştirilen saldırı sonucu hayatını kaybeden Hizbullah üyesine cevap verilmesi halinde yanıtın çok ağır olacağını söyledi.
Yaşanan bu durum İran’a karşı koordinasyon sağlamak adına ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley’in uzun yıllardır yapılmayan bölge ülkeleri ile nadir görüşmeler yapmasının ardından geldi. Yetkili açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın görev süresinin sona ermesiyle İsraillilerin İran'ın Suriye'deki stratejik konumunu önlenmek adına büyük saldırılar başlatmak için acele ettiklerini söyledi.
Yetkili ayrıca, Lübnan’daki patlamanın Hariri suikastı davasından bir gün önceye denk gelmesine değinerek, patlamanın büyük bir siyasi bölünme, ekonomik kriz ve Hizbullah üzerindeki baskı sebebiyle olayların karmaşıklaştığını artırdığını söyledi.
Bu gerçeklerle yüz yüze kalan Ortadoğu, bölgede askeri bir çatışma veya bir tur 'gizli savaş' gibi büyük bir olaya hazırdı. Beyrut limanı patlamasının 'amonyum nitrat' ​​ile gerçekleşmiş olması, bazı insanların 'gizli savaş' olayı olarak şikayetlerini güçlendirdi.

İzolasyon ve normalizasyon arasında
Trump, patlamanın 'korkunç bir saldırı' gibi göründüğünü belirterek, ABD askeri uzmanlarının patlamanın ‘bombalama’ kaynaklı olduğunu söylediğini belirtti. Ancak Pentagon Sözcüsü Başkan’ın açıklamalarına yanıt olarak, konuyu aydınlatmak için Beyaz Saray’la iletişime geçeceklerini bildirdi.
Olayın saldırı olduğuna dair bir açıklama yapılmamasına rağmen Batılı yetkililer, Lübnan’da yaşanan bu büyük olayın kural değişikliğine yol açabileceğini düşünüyor. Bazıları, yetkililerin bu olayı insani ve tıbbi yardım dosyasını normalleştirme adına destek sağlamak için önceden belirlenmiş koşullardan uzak ekonomik yardım alarak hükümetten tecridin kaldırılması için kullanmaya çalışacaklarını iddia ediyor.
Ancak bazılarına göre ise Batılı ülkeler, bu olayı Hizbullah üzerindeki baskıyı güçlendirmek,  uluslararası bağımsız soruşturmalar talep etmek için kullanmaya çalışacak olup yolsuzlukla mücadele, reformlar ve bu felaketin sorumlularını bulma ihtiyacını ortaya koyacağını iddia ediyor. Bazıları ise, kısa vadede siyasi güçler arasında yakınlaşma yaşanabileceğini ancak daha sonra farklıların yeniden ortaya çıkabileceğini düşünüyor.
Batılı yetkililer patlamanın ekonomik sonuçlarının 'felaket' olacağına inanıyor. Beyrut limanı şehrin ve Lübnan'ın akciğeri gibi. Beyrut Valisi, zararın maliyetinin 3 ila 5 milyar dolar arasında olduğunu tahmin ettiklerini bildirdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.