Cezayir ekonomik krizden çıkmak için takas ticaretine yöneldi

Cezayir hükümeti, Afrikalı komşularıyla ticaretini geliştirmek için takas kanununda değişikliklere gitti (AFP)
Cezayir hükümeti, Afrikalı komşularıyla ticaretini geliştirmek için takas kanununda değişikliklere gitti (AFP)
TT

Cezayir ekonomik krizden çıkmak için takas ticaretine yöneldi

Cezayir hükümeti, Afrikalı komşularıyla ticaretini geliştirmek için takas kanununda değişikliklere gitti (AFP)
Cezayir hükümeti, Afrikalı komşularıyla ticaretini geliştirmek için takas kanununda değişikliklere gitti (AFP)

Ali Yahya
Cezayir için endişe edici boyutlara ulaşan ekonomik kriz, Abdülaziz Cerad hükümetini çözüm arayışlarına zorluyor.
Hükümet, ekonominin canlanması için arz-talep döngüsünün işlemesini sağlamak zorunda. Cerad ancak bu yolla koronavirüs tedbirlerinin baskıladığı toplumsal patlamayı önleyebilir.
Bu kapsam da Cezayir Hükümeti, sanayi, tarım ve ihracatı teşvik etmek ve toplumsal tepkilerin başladığı bölgelerde işsizlikle mücadele için, Afrika’nın “Sahel Kuşağı” (Moritanya, Senegal, Mali, Burkina Faso, Nijer, Nijerya, Çad, Sudan, Güney Sudan, Eritre ve Etiyopya) bölgesi ülkeleriyle ‘bir ürünü başka bir ürün ile almak’ anlamına gelen takas ticareti yapıyor.

Sahel ülkeleriyle takas ticareti
Cezayir, Afrikalı komşularıyla olan ticaretini geliştirmek, azalan petrol gelirlerinin yol açtığı zararı azaltmak ve Tuareg kabilelerinin gönlünü kazanmak için takas kanununda değişikliklere gitti. Ticaret ve Maliye Bakanlıklarının aldığı ortak karar, sınır takas ticaretinin nasıl yapılacağını ve takasın izin verildiği ürünlerin listesini belirledi. Bu ticaretin istisnai olduğu, ülkenin güneyindeki valiliklerde ikamet eden nüfusun arzını kolaylaştırmayı amaçladığı, yalnızca Adrar, İlizi, Tamanrasset ve Tinduf’ta gerçekleştirileceği belirtildi.
Karar metnine göre, sınır ticareti, ilgili valiliklerde ikamet eden ve ticaret sicili toptancı sıfatıyla kayıtlı, depolama yapısı ve taşımaya elverişli araçları bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Karar gereği, her yıl takas ticaret işlemlerini yapmaya yetkili toptancıların listesini belirleyecek olan ilgili vali; yıl içinde herhangi bir ithalat veya ihracat yapmayan, ticaret ve gümrükle veya veterinerlik ve bitki sağlığı ile ilgili düzenleyici hükümlere uyum sağlamayan tüccarın ruhsatını iptal edebilecek.

Sınır bölgeleri nüfusunun korunması
Şarku’l Avsat’ın aktardığına göre Independent Arabia’ya konuşan ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Berriş, insanlar arasındaki en eski araçlardan biri sayılan takas formülünün özellikle sınır bölgelerindeki halk ve uluslar arasındaki iletişim ve yakınlaşmayı teşvik etmeye katkıda bulunduğuna inanıyor. Aynı zamanda, Cezayir'in güney komşularıyla (Moritanya, Mali ve Nijer) yapacağı takas anlaşmalarının yasallaştırıp kontrol altına alınmasının bölgedeki ticaret hareketini canlandırmaya ve güney sınırlarındaki kaçakçılık gibi çeşitli suçları azaltmaya yardımcı olacağını söylüyor. Takas faaliyetinin aynı zamanda birçok genci bu tür suçlardan alıkoyarak meşru ticarete atılmaya iteceği ve böylece istihdam sağlayacağını da ekleyen Berriş, bu şekilde Afrika pazarlarına girmek de dahil olmak üzere Sahel ülkeleriyle serbest dolaşım alanlarının gelişimine katkıda bulunacağını ifade ediyor.
Hükümetin bu düzenleme ve kontrol adımıyla sınır bölgelerindeki halkın ticari faaliyetlerini meşrulaştırmayı, buradakilerin sıkıntılarını azaltmayı ve sınır bölgelerinin güvenliğini sağlamayı amaçladığını söyleyen Berriş, bu adımın, devlet gelirleri kaynaklarını çeşitlendirme yönünde değişen eğilimi ortaya koyduğunu vurguladı.

Sıkı şart ve prosedürler
Söz konusu karar mucibince, halk sağlığı ile oynama ve sahtekarlığın önlenmesi için, ithal edilen malların Cezayir topraklarına girişi veterinerlik ve bitki sağlığı hakkındaki kural ve yükümlülüklere bağlı olacak. Aynı şekilde, takasına izin verilen malların tüketici sağlığına tehdit oluşturmaması gerekiyor.
Karara göre, ihracat amacıyla satın alınan ürün miktarının izin verilenden fazla olmaması gerekiyor. İhracat işlemleri gümrük beyannamesine tabi iken, aynı zamanda tüccarların ithal edilen malların tüketime uygun olduğu açıklamasının bir kopyası ve ihracatı istenen ürünlerin satın alma faturalarını mutlaka yanlarında bulundurması gerekiyor. İhracat ithalattan önce olduğu taktirde ise, toptancı üç ayı geçmeyecek bir süre karşılığında malların ithalatını garanti altına almakla yükümlü oluyor. Sınır takası ticareti kapsamında ithal edilen mallar, ilgili valiliklerin bölge sınırları haricinde pazarlanamıyor.

Bölgesel çevreye geri dönüş
Ekonomist Murad Mellah’a göre, sınır bölgeleri ekonomisi, bilimsel temeli olan bağımsız bir konudur; dengeli gelişme ve karşılıklı fayda sağlamak için uygun bir seçimdir, barış ve birlikte yaşamayı kolaylaştırdığı için de oldukça önemlidir. Mellah, komşularıyla arasında ekonomik eşitsizlik bulunan Cezayir’in aynı zamanda kaçakçılık nedeniyle yılda en az 4 milyar dolar kaybettiğine, bu miktarın yalnızca 1 buçuk milyar dolarının benzin kaçakçılığı olduğuna değiniyor. Takas ticaretini meşru zemine oturtma kararının yerinde ve önemli bir karar olduğunu, ortak çıkarları artıracağını söyleyen Mellah, bu konunun Cezayir’in omuzlarına yük olması ve mali kaynaklardaki azalma nedeniyle doğru bir zamanda geldiğini de ifade ediyor.  
Karar sayesinde sınır bölgelerinin yeniden değer kazanacağına, kaçakçılığa alternatif sağlanacağı ve bu bölgelerdeki gençlere iş ve daha iyi bir hayat fırsatı doğacağına inanan Mellah, bu minvalde Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un da ifade ettiği gibi güneye doğru bir eğilimin de gerçekleşeceğini söylüyor. Aynı zamanda, “Bu yönde, komşu ülkelerle yalnızca yardım mantığıyla ilgilenme yaklaşımından uzak bir şekilde, bölgesel çevremize geri dönüş gerçekleştirilmiş, gerçek ekonomik ilişkiler ve ortaklıklar kurulmuş, mantıksal ve pragmatik yaklaşımlar benimsenmiş olacak. Zirâ bu ülkeler, zor ve hassas bölgesel ve uluslararası koşullarda stratejik derinliğimizi temsil ediyor” ifadelerinde bulunuyor.

Tuaregleri kazanmak
Gazeteci Velid Medkur, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, hükümetin her yönden ekonomik çözüm yolları aradığını ve takas ticaretine balta vurup işsizliğin yayılmasına neden olacak şekilde Mali ile Nijer sınırlarını kapatan önceki hükümetlerin gidişatını düzeltmek istediğini dile getiriyor.
Hükümetin takas ticaretini canlandırma ve Afrika ülkeleriyle ticaret ilişkilerini geliştirme kararının Avrupa'ya ihracatın güçlü rekabet nedeniyle zorlaştırılmasına yanıt niteliğinde olduğunu ekleyen Medkur, Cezayir’in yüzünü Afrika’ya döndüğünü, güney eyaletleri rahatlatmak istediğini vurguluyor. Takas ürün listesinin genişletilmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması çağrısında bulunan Medkur, bu adımın jeopolitik boyutlarına da değinerek Cezayir’in Tuaregleri kazanmak istediğini vurguluyor.
Kuzey Afrika’daki en büyük Berberi kabilesi olan ve nüfusları yaklaşık 2 milyona ulaşan Tuaregler Cezayir, Libya, Mali, Nijer ve Burkina Faso’da yaşıyorlar. 
 



Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)

The Times of Israel gazetesi, iki hafta önce Suriye'deki İsrail askerlerinin yaklaşık 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığını ve Batı Şeria yerleşim yerlerindeki çiftliklere kaçırdığını bildirdi.

Gazete, Channel 12'nin kolluk kuvvetlerinden aldığı bilgiye göre askerlerin Golan Tepeleri'nde görev yapan birliklere mensup olduğunu ve Suriye topraklarında görev yaparken, Suriyeli çiftçilere ait olan keçi sürüsünü fark edip Batı Şeria'daki çiftliklere kaçırdıklarını belirtti.

Habere göre keçiler önceden hazırlanmış gibi görünen kamyonlara yüklendi ve hayvancılığın yaygın olduğu Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerindeki birkaç çiftliğe nakledildi.

Ordu, kanala yaptığı açıklamada, olayla bağlantılı olarak manga komutanının görevden alındığını, bölük komutanının kınama cezası aldığını ve askerlerin uzun süre görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)

Kanalın haberine göre olay, sürünün kaçırılmasından sonraki sabah, Golan Tepeleri'ndeki çiftçiler yol üzerinde dolaşan onlarca keçiyi fark edip orduya bildirdiklerinde ortaya çıktı ve soruşturma başlatıldı.

Haberlere göre keçilerin aranması halen devam ediyor. Yaklaşık 200 keçinin Batı Şeria'da damgasız ve aşısız olduğu düşünülürken, sürünün geri kalanı Suriye topraklarına dağılmış durumda.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail güçleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2014'te devrilmesinden bu yana Suriye'nin güneyinde dokuz noktaya konuşlandırıldı, bunların çoğu iki ülke arasındaki sınır boyunca BM gözetimindeki tampon bölge içinde.

Güçler, Suriye topraklarının 15 kilometre (yaklaşık 9 mil) içindeki bölgelerde faaliyet gösteriyor ve İsrail'in “düşman güçlerin” eline geçmesi halinde ülkeye tehdit oluşturabileceğini söylediği silahları ele geçirmeyi hedefliyor.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.


Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
TT

Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)

Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı bir savaşın ardından Gazze Şeridi’nin 7 yıl içinde yeniden imar edilebileceğine dair dikkat çekici bir iyimserlik ortaya koydu. Bu açıklama, İsrail’in Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasının başlatıldığına ilişkin duyuruları ‘sembolik’ olarak nitelendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.

ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi’nin yönetimiyle görevlendirilen Şaas, dün bir Filistin radyosuna verdiği demeçte, savaş enkazının Akdeniz’e taşınmasını ve tahrip edilen altyapının 3 yıl içinde yeniden inşa edilmesini öngören iddialı bir planı anlattı.

Eski Planlama Bakan Yardımcısı ve inşaat mühendisi olan Şaas’ın atanması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki İsrail savaşını sona erdirmeye yönelik planının bir sonraki aşamasına geçildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Şaas, Hamas’ın yıllar süren yönetiminin ardından Gazze Şeridi’nin idaresinden sorumlu olacak 15 Filistinli uzmandan oluşan bir ekibe başkanlık edecek.

Trump’ın planı kapsamında İsrail, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısından çekildi. Ancak İsrail güçleri, neredeyse tüm binaların yerle bir edildiği diğer kısmı kontrol etmeyi sürdürüyor. Trump daha önce Gazze’yi ‘Ortadoğu’nun Rivierası’na’ dönüştürme fikrini gündeme getirmişti.

68 milyon ton moloz

Ali Şaas’ı bekleyen görev ise belirsizliklerle çevrili. Bu görev, İsrail ile Hamas arasında ateşkesin kırılganlığını koruduğu ve karşılıklı çatışmaların sürdüğü bir ortamda, Gazze Şeridi’nde yıkılan altyapının yeniden inşa edilmesini ve yaklaşık 68 milyon ton olduğu tahmin edilen enkaz ile patlamamış mühimmatın temizlenmesini kapsıyor.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, İsrail ile önceki çatışmaların ardından savaş enkazını, Gazze kentindeki tarihi limanın inşasında ve çeşitli projelerde temel malzeme olarak kullanmıştı. Şaas, benzer bir yaklaşımın yeniden uygulanabileceğini dile getirdi. Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize döker, denizde yeni adalar oluşturursak yeni bir toprak kazanırız; Gazze için alan yaratır ve enkazı temizleriz. Bu iş üç yıldan fazla sürmez; enkazın tamamı ortadan kalkar” ifadelerini kullandı.

xsdcf
İsrail hava saldırıları sonucu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de meydana gelen yıkımdan (Reuters)

Şaas, kendisi açısından en acil önceliğin insani yardımın sağlanması olduğunu belirterek, bunun yerinden edilmiş Filistinliler için geçici barınma alanlarının kurulmasını da kapsadığını söyledi. İkinci önceliğin ise ‘temel ve hayati altyapının’ rehabilitasyonu olacağını, bunun ardından konutların ve diğer binaların yeniden inşasına geçileceğini ifade etti. Şaas, “Gazze 7 yıl içinde eskisinden daha iyi bir duruma gelecek” dedi.

Ancak Birleşmiş Milletler’in (BM) 2024 tarihli bir raporuna göre, Gazze Şeridi’nde yıkılan konutların yeniden inşasının en erken 2040 yılına kadar sürebileceği, sürecin onlarca yıl devam edebileceği belirtiliyor.

Zorluklar ve engeller

Şaas’ın Gazze Şeridi’nin yeniden imarına ilişkin iyimser takvim değerlendirmesinin ciddi zorluklarla karşılaşmasının neredeyse kesin olduğu belirtiliyor. Bu süreçte arabulucular, silah bırakmayı reddeden Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’ne barış gücü konuşlandırılması gibi konularda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.

Öte yandan Şaas başkanlığındaki komitenin yeniden imar sürecini hangi koşullarda ve nasıl yürüteceği, ayrıca İsrail’in genellikle yasakladığı ağır iş makineleri ve ekipmanların ithalatı ile kullanımına ilişkin izinlerin nasıl temin edileceği de belirsizliğini koruyor.

sdefrt
Geçtiğimiz yıl şubat ayında Refah Sınır Kapısı’ndan geçmek için beklerken, Gazze Şeridi'ne giden yeniden inşa ekipmanlarıyla dolu tırının yanında oturan bir şoför (EPA)

Şaas, komitenin yetki alanının başlangıçta Hamas’ın kontrolündeki bölgelerle sınırlı olacağını, İsrail ordusunun kademeli çekilmesini öngören Trump planı doğrultusunda bu alanın zamanla genişleyeceğini söyledi. Şaas, “İkinci aşama başlar başlamaz, Gazze Şeridi’nin doğu sınırlarına doğru kademeli bir askeri çekilme süreci başlayacak. Çekilme ilerledikçe, komitenin Filistin topraklarındaki yetki alanı da genişleyecek. Şu anda yetkilerimiz, sarı hattın batısında kalan ve yaklaşık yüzde 50’yi oluşturan alanla sınırlı. Diğer anlaşmalar tamamlandıkça sarı hat aşamalı olarak geri çekilecek ve komisyonun yetkisi, denizden doğu sınırına kadar 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin tamamını kapsayacak” ifadelerini kullandı.

Sembolik bir adım

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirmeye yönelik planın ikinci aşamasına geçildiğini duyurdu. İsrail hükümetiyle tam koordinasyon içinde yapılmasına rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu bu açıklamanın önemini küçümsemeye çalışarak, bunu ‘sembolik bir adımdan ibaret’ olarak nitelendirdi.

İsrail basınına sızan bir talimat notunda, bakanlardan konuya ilişkin yorum yapmamalarının istendiği, kamuoyuna ise ‘bu sürecin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için önünde çok uzun bir yol olduğu’ mesajının verilmesinin talep edildiği belirtildi.

Söz konusu belgede, Amerikan tarafının açıklamasının etkisini azaltma amacıyla, planın ikinci aşamasına geçildiğini bizzat Başkan Trump’ın değil, danışmanını görevlendirerek bu duyurunun sosyal medya üzerinden ve daha düşük profilli bir şekilde yapılmasını sağladığına dikkat çekildi.

cdfrgt
Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

İsrailli yorumcular, Witkoff’un açıklamalarında İsrail’in sahadaki uygulamalarına değinmediğine ve Tel Aviv’den, Gazze Şeridi’nde her gün Filistinli sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan günlük bombardımanları durdurmasını beklemediğine dikkat çekti. Yorumlarda, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen üç ayda 446 Filistinlinin öldürüldüğü, bin 200’den fazlasının da yaralandığı hatırlatıldı.

Witkoff’un açıklamasına İsrail’den gelen ilk tepkinin ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, cenazesi hâlâ Gazze’de bulunan asker Ran Gvili’nin ebeveynleri ile temasa geçmesi olduğu belirtildi. Washington’da bulunan aile, aralarında Witkoff’un da yer aldığı ABD’li yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ailenin, oğullarının cesedi teslim edilene kadar Trump planının uygulanmasının durdurulmasını talep ettiği ifade edildi.

Netanyahu’nun, Ran’ın cesedinin iadesinin önceliklerinin başında geldiğini ilettiği ve ‘teknokrat bir komite kurulmasına ilişkin sembolik medya adımının, Ran’ın İsrail’de defnedilmesi için yürütülen çabaları etkilemeyeceğini’ söylediği aktarıldı.

Netanyahu ayrıca, “Hamas bugün, anlaşmanın gereklerini yerine getirerek kaçırılan tüm kurbanların geri getirilmesi için yüzde 100 çaba göstermek zorundadır; İsrail’in kahramanı Ran Gvili de buna dahildir” ifadelerini kullandı.

Tel Aviv’den gelen ikinci tepki ise Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas’ın, komitenin Kahire’de yapılacak ilk toplantısına katılmak üzere Ürdün’e çıkışının engellenmesi oldu. İsrail’in bu kararını, Witkoff’un devreye girmesinin ardından değiştirdiği belirtildi.

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, Netanyahu hükümetinin Amerikan planına karşı geleneksel tutumunu koruduğunu ortaya koydu. Buna göre hükümet, planın ilerlemesini mümkün olduğunca engellemeye çalışıyor, ancak Başkan Trump ile bu konuda açık bir çatışmaya girmeye cesaret edemiyor.

İsrail medyasının büyük bölümü dün, yönlendirilmiş haberlerle Hamas’ın Filistin sahnesinden çekilme konusunda samimi olmadığı yönünde değerlendirmelere yer verdi. Yorumlarda, Hamas’ın Şaas liderliğindeki geçiş komitesini kabul ederek bir adım geri attığı, ancak bununla iki adım ileri gitmeyi hedeflediği öne sürüldü.

İsrailli Hamas uzmanlarından Eyal Ofer, Gazze Şeridi’nde yürütülen sürecin Hamas’ın stratejik planının temel unsurlarından biri olduğunu iddia etti. Ofer’e göre Hamas, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere Filistin Yönetimi’nin tamamını kontrol altına almayı hedefliyor ve bugün yaşanan gelişmeler bu amaca hizmet ediyor.

Yediot Aharonot ve Maariv gazeteleri ise silahların teslimi gündeme geldiğinde Hamas’ın çıkmaza gireceğini savundu. Gazetelere göre Hamas silahlarını bırakmayacak ve bu durumda İsrail’in müdahale ederek savaşı yeniden başlatması gerekecek.

Söz konusu kaynaklar, İsrail ordusunun, hükümetten talimat alması halinde Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın yeniden başlatılmasını öngören kapsamlı bir askeri planı hazır tuttuğunu da belirtti.