Çin’den ABD’ye İran silah ambargosu itirazı

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo iki gün önce bir basın toplantısında açıklama yapıyor (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo iki gün önce bir basın toplantısında açıklama yapıyor (AFP)
TT

Çin’den ABD’ye İran silah ambargosu itirazı

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo iki gün önce bir basın toplantısında açıklama yapıyor (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo iki gün önce bir basın toplantısında açıklama yapıyor (AFP)

Çin, ABD’nin İran’a uygulanan silah ambargosunun süresinin uzatılması için gösterdiği diplomasiye karşı çıktı. Çin’den gelen bu tepki, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, ABD’nin gelecek hafta İran’a uygulanan silah ambargosunun süresinin uzatılması için Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne bir karar tasarısı sunacağını duyurmasının ardından geldi. Diplomatlar ise bu planın konseyde destek bulamayacağına dair uyarılarda bulunuyor.
İran’a şu an uygulanan silah ambargosunun geçerlilik süresi 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma gereğince 18 Ekim’de sona eriyor. ABD Başkanı Donald Trump, balistik füze programlarını ve İran’ın bölgedeki davranışlarının düzeltilmesini içeren daha kapsamlı bir anlaşma imzalamak amacıyla 2018 yılında bu anlaşmadan geri çekilmişti.
Reuters’a göre Pompeo gazetecilere verdiği demeçte “ABD, İran’a uygulanan silah ambargosunun süresinin uzatılması için BM Güvenlik Konseyi’ne bir karar tasarısı sunacak… Sunduğumuz önerge açık bir şekilde makul. Öyle ya da böyle biz doğru olanı yapacağız. Silah ambargosunun uzatılmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. Nükleer anlaşmaya taraf olan ülkelerden gelen ilk tepkide Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wen dün yaptığı açıklamada Çin’in, ABD’nin sunduğu önergeye karşı olduğunu söyledi.
ABD tarafından hazırlanan karar tasarısının Rusya ve Çin’i veto haklarını kullanmaya zorlamak için en az dokuz oya ihtiyacı var. Moskova ve Pekin ise bu haklarını kullanacaklarına işaret etti. Bazı diplomatlar, Washington’un dokuz oyu bile alacağından şüphe duyuyor.
ABD silah ambargosunun süresinin uzatılmasında başarısız olduğu takdirde, nükleer anlaşmaya dahil olan bir posedür kapsamında BM’nin İran’a uyguladığı tüm yaptırımları yeniden devreye sokacak mekanizmayı etkinleştirme tehdidinde bulundu.
Böyle bir hareket, Tahran’ın nükleer silah geliştirme yönündeki şüpheli çabalarını askıya almak için bir araç sayılan anlaşmayı yok edecek. Washington, BM Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan bir karar kendisini hala anlaşmada ortak olarak gösterdiği için yaptırımları yeniden dayatabileceğini savunuyor.
İran, ABD’nin anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden dayatmasına karşılık nükleer anlaşmanın bazı kısımlarını ihlal etmişti.
ABD’nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook, geçtiğimiz çarşamba erken saatlerde Kolorado’nun Aspen ilçesinde online olarak düzenlenen bir güvenlik forumunda “İran’ın zenginleşmesine izin verildiği sürece, ileride şunu tartışacağız: İran nükleer bir silah üretmeye ne kadar yakın?” dedi.
Reuters’ın haberine göre diplomatlar, Washington’un, Tahran’a uygulanan BM yaptırımlarını tekrar devreye sokmaya çalıştığı takdirde çetin ve karmaşık bir mücadele ile karşı karşıya kalacağını belirtiyor.
ABD’nin BM Güvenlik Konseyi’ne şikayetini iletmesi ve Güvenlik Konseyi’nin 30 gün içerisinde İran’a yönelik yaptırımların hafifletilme sürecine devam edilmesine yönelik karar tasarısını oylaması gerekiyor. Böyle bir karar tasarısının belirlenen süre içerisinde sunulmaması halinde ise, İran’a yönelik yaptırımlar yeniden yürürlüğe konulacak.



İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor... ABD alarma geçti

Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
TT

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor... ABD alarma geçti

Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)

İran ile Batı arasında hem askeri hem de diplomatik cephelerde gerilim tırmanırken, Tahran dün ABD'nin askeri hazırlığının artmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit etti. Avrupa Birliği ise İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör örgütü olarak ilan etti.

İran ordusu dün, Hürmüz Boğazı'nda canlı atış tatbikatları yapılacağı yönündeki NOTAM’la eş zamanlı olarak, savaş cephaneliğine 1000 stratejik insansız hava aracı (İHA) eklediğini duyurdu. Keyhan gazetesi, boğazın kapatılması olasılığını gündeme getirerek, böyle bir adımın "yasal bir hak" olduğunu savundu.

Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusundaki kararını beklerken, muhrip gemileri ve bir uçak gemisi de dahil olmak üzere ek takviye birlikleri konuşlandırdı.

Brüksel'de, AB dışişleri bakanları İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun terör örgütleri listesine alınmasını onayladı.

Tahran, Arakçi'nin Ankara ziyaretinin arifesinde, bölgedeki gerilimleri azaltmak amacıyla bölgedeki ülkelerle temaslarını yoğunlaştırdı.


Uygur kamplarını ifşa eden Çinli, ABD’de sığınma hakkı kazandı

Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
TT

Uygur kamplarını ifşa eden Çinli, ABD’de sığınma hakkı kazandı

Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde gizlice görüntü çeken Guan Heng'e ABD'de sığınma hakkı tanındı. 

New York şehrinde 28 Ocak'ta düzenlenen duruşmada yargıç Charles Ouslander, Guan'ın Çin'e geri gönderilmesi halinde zulüm göreceğine dair "haklı bir korkusu" olduğunu söyleyerek kendisine sığınma hakkı tanınmasına karar verdi. 

38 yaşındaki Çinli, Sincan'da Uygurların tutulduğu gözaltı merkezleriyle bölgedeki yoğun güvenlik uygulamalarının görüntülerini 2020'de çekmişti. 

Yaklaşık 20 dakikalık videoları yayımladıktan sonra tutuklanma korkusuyla ülkeyi 2021'de terk etmiş, Hong Kong'dan Ekvador'a oradan da Bahamalar'a geçip küçük bir şişme botla ABD'ye ulaşarak iltica başvurusunda bulunmuştu. 

Guan, geçen yıl ağustosta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri tarafından New York'ta yakalanıp gözaltına alınmıştı. 

Donald Trump yönetimi, Guan'ın Uganda'ya sınır dışı edileceğini duyurmuş, insan hakları örgütleri de karara tepki göstermişti. 

New York Times'ın aktardığına göre Guan henüz serbest bırakılmadı. İç Güvenlik Bakanlığı'nın mahkeme kararına itiraz etmeyi planladığı, bu süre zarfında Çin vatandaşının gözaltında tutulacağı belirtiliyor. 

Guan, videokonferans yöntemiyle katıldığı duruşmada Bahamalar'dan Florida'ya geçerken yaşamını yitirebileceği için videoyu YouTube'dan yayımlama kararı aldığını söyledi. Görüntüleri paylaşmasının ardından, Çin'de yaşayan babasının polis tarafından üç kez sorgulandığını ifade etti. 

Guan'ın avukatı Chen Chuangchuang, ABD'nin müvekkiline sığınma hakkı sağlamakta "ahlaki ve hukuki bir sorumluluğu" olduğunu vurguladı. 

Göçmenlere karşı sert uygulamalarıyla gündemden düşmeyen Trump yönetiminde iltica başvuruları da iyice zorlaştı. 

ABD merkezli kâr amacı gütmeyen Mobile Pathways'in derlediği federal verilere göre, sığınma başvurularının onaylanma oranı 2010-2024'te yüzde 28 iken, bu oran geçen yıl yüzde 10'a kadar geriledi. 

Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde zorla çalıştırma, işkence ve "yeniden eğitim kampı" adı altında alıkoyma suçlamalarıyla karşı karşıya.

İnsan hakları örgütleri, bölgedeki yaklaşık 1 milyon kişinin zorla toplama kamplarına ve hapishanelere yerleştirildiğini öne sürüyor. ABD de Uygurlara yönelik muameleyi "soykırım" diye niteliyor.

Pekin yönetimiyse iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.

Independent Türkçe, Guardian, New York Times


Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair üç senaryo

Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
TT

Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair üç senaryo

Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)

ABD arabuluculuğundaki ateşkes müzakerelerinden henüz sonuç çıkmazken, Rusya ve Ukrayna karşılıklı saldırıları sürdürüyor. 

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Wall Street Journal, bu yıl savaşın gidişatını değiştirebilecek üç senaryoyu inceledi.

Savaş sürecek, müzakereler devam edecek

Analize göre en muhtemel senaryo, görüşmelerin sonuçsuz kalırken savaşın 5. yılında da devam etmesi. 

Trump yönetimi, müzakereler kapsamında Donbas’ın geri kalanının Rusya’ya verilmesi halinde ateşkes sağlanabileceğini savunuyor ancak Kiev yönetimi toprak tavizine yanaşmıyor. 

Eski Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Zahorodniyuk, “Ukrayna halkı, ABD öncülüğündeki görüşmelere büyük şüpheyle yaklaşıyor” diyor. 

Rusya'daki her askeri, endüstriyel ve siyasi gelişmenin savaşın süreceğini işaret ettiğini, Donbas’ın Moskova tarafından işgali tekrar başlatmak için kullanılabileceğini savunuyor. 

Ukrayna geri adım atacak

Yıllardır savaşan Ukrayna ordusunun gücünün nihayetinde tükenmesi de savaşın gidişatını belirleyecek olasılıklar arasında yer alıyor. 

Ukrayna ordusu, piyade açığını drone geliştirerek kapatmaya çalışsa da bu, Rusya’nın yıpratma taktikleri ve yoğun cephe saldırılarına karşı yeterli olmayabilir. 

Berlin merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Rusya Avrasya Merkezi'nin direktörü Alexander Gabuev, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Yıpratma savaşları önce yavaş yavaş, sonra da aniden kaybedilebilir.

Askeri tarihçiler de I. Dünya Savaşı'nın sonunda Alman ordusunun, çatışmanın büyük bir bölümünde taktiksel üstünlüğüne rağmen yorgun düştüğünü hatırlatıyor.

Rusya saldırıları durduracak 

Analize göre Rus ekonomisi hem Batı yaptırımlarının hem de savaşın etkisiyle güçlük çekiyor.

Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli saldırıları ve ABD’yle Avrupa’nın “gölge filoya” karşı aldığı önlemler de Kremlin’in enerji sektöründen elde ettiği gelirlere darbe vurdu. 

Rus iş insanları da savaşın ekonomiyi kötü etkilediğini, Moskova’yı parça tedariki ve petrol alımında Çin’e bağımlı hale getirdiğini söylüyor. 

Analizde, daha sıkı yaptırımlarla ekonomiye yük bindirilmesi halinde Rusya’nın savaşı uzatma kapasitesinin de zayıflayabileceği yorumu yapılıyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times