WHO salgının yeni dalgasında daha önce yapılan hataları düzeltmek istiyor

İki haftadır izolasyon altında olan Burgos şehri çevresinde devriye gezen İspanyol polisi. (AFP)
İki haftadır izolasyon altında olan Burgos şehri çevresinde devriye gezen İspanyol polisi. (AFP)
TT

WHO salgının yeni dalgasında daha önce yapılan hataları düzeltmek istiyor

İki haftadır izolasyon altında olan Burgos şehri çevresinde devriye gezen İspanyol polisi. (AFP)
İki haftadır izolasyon altında olan Burgos şehri çevresinde devriye gezen İspanyol polisi. (AFP)

Haziran başında salgının azaldığı yönünde duyurularda bulunan çoğu Avrupa ülkesinde alarmlar yeniden çalıyor. Yeni vakalarda istikrarlı bir artışın kaydedilmesi ve bir kısmı kontrolden çıkmaya başlayan odak noktalarının artmasının ardından izolasyon tedbirleri resmi çevrelerde yeniden gündeme geldi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Avrupa Ofisi; İspanya, Fransa, Almanya ve İtalya'daki epidemiyolojik durumu özel olarak takip ediyor. Diğer yandan İspanya'daki epidemiyoloji, viroloji ve halk sağlığı uzmanlarından oluşan bir grup uzman Kovid-19 salgının yeniden hız kazanmasına ilişkin endişeli. Zira bu durum sağlık krizinin hemen öncesinde kaydedilen oranlara benzetiliyor.
Uzmanlar, sağlık alanında uzun bir geçmişe sahip olan Lancet dergisinin yayınladığı, imzaları bulunan bir makalede epidemiyolojik durumun kontrol altına alınması için geçtiğimiz aylarda yürütülen kapsamlı çabaların ve fedakarlıkların ardından durumun bugünkü halini almasının nedenleri sorguladı. Aralarında uluslararası alanın önde gelen isimlerinin de yer aldığı uzmanlar ciddi ve bağımsız bir çalışma yürütülmesi çağrısında bulundu. Söz konusu çalışmanın uluslararası ve İspanyol uzmanlar tarafından üstlenilmesi ve hem merkezi hem de bölgesel hükümetlerin krizi yönetmedeki rolüne odaklanması gerektiğine dikkat çekildi.
İtalya’da yeni vakaların ardı ardına üç gündür artış göstermesi ve salgının ülkedeki bölgelerin yarısından fazlasında belli bir eşiği aşmasının ardından bilimsel kurumlar, epidemiyolojik durumun yeni bir değerlendirmesini ve kriz yönetimini denetleyen komite tarafından oluşturulan yönergelerin gözden geçirilmesini talep etti. WHO, krizin ilk aşamasını geçen ve özellikle de sağlık sistemlerinin gelişmesine rağmen büyük bir insan kayba uğrayan ülkelere verdiği tavsiyelerde, salgın hakkında edinilen tecrübelerin yeni bir salgın beklentisiyle analiz edilmesi çağrısında bulunmuştu.
İtalyan Bologna Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan bir ön çalışmaya göre söz konusu durumun sebepleri zayıf izleme sistemleri, yetersiz muayene yetenekleri, kişisel koruyucu donanım eksikliği, merkezi ve bölgesel otoritelerin yavaş hareket etmesi ve karar alması, ilgili makamlar arasındaki koordinasyon eksikliği, bilimsel tavsiyelere yeterince güvenilmemesi ve kararların siyasi otoritelerle sınırlandırılması, yaşça büyüklerin bakım merkezlerindeki düşük ekipman ve hizmet seviyesi olarak sıralandı.
Bunlar,  Kovid-19 salgınına hazırlıksız yakalanma nedenleri arasında gösterildi. Söz konusu çalışma, tüm bu sorunların kemer sıkma politikalarının da etkisiyle daha da kötüleştiğini gözler önüne serdi.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Ofisi, son raporunda Kovid-19’un bir sonraki aşamasına hazırlanma konusunda sağlık sektöründeki iş gücüne dikkat çekme ve yeteneklerini güçlendirme çağrısında bulunmuştu. Zira bu hususların salgınla mücadelede ve salgının kontrol altına alınmasındaki hayati rolü kanıtlanmıştı. Nitekim salgının patlak verdiği ilk üç ay içerisinde virüsün İtalya'da en az 230 doktora, İspanya'da ise 50 binden fazla sağlık çalışanına bulaştığı bildirilmişti.
WHO aynı zamanda salgın krizi hakkındaki tartışmaya siyasi farklılıkların dahil edilmemesi, zayıf ve kusurlu noktalara odaklanılması ve bunların hızla düzeltilmesi gerektiğine değindi.
Krizi yönetim şeklinin tartışmalara neden olduğu İsveç’te hükümet, aldığı plan ve kararları bağımsız bir şekilde değerlendireceğini duyurmuş, İngiltere Başbakanı Boris Johnson da bağımsız bir kriz yönetimi çalışmasının yürütüleceği sözünü vermişti.
Birçok Avrupa ülkesinde salgının yeniden patlak vermesinin ülkelerin ilk aşamada izlediği hatalardan kaynaklandığını belirten WHO uzmanları, ilk aşamadaki hataların anlaşılır olduğu ancak bunları yeniden tekrarlamanın kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Yeni vaka sayısının son 24 saat içerisinde bin 683’e ulaştığı İspanya’nın bazı bölgelerinde Katalonya, Bask Bölgesi ve Aragon’da olduğu gibi tam izolasyona hazırlanılıyor. Yeni vaka sayısının salgının ilk üç ayında kaydedilenlerden çok daha fazla olduğunu gösteren rakamlara dair paniğe kapılmama çağrısında bulunan Sağlık Uyarıları ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Direktörü Fernando Simon, “Zirâ bugün vakaların yüzde 70'ini izliyoruz. Ancak zirve aşamasında sadece yüzde 10'u izleyebiliyorduk” dedi.
İngiltere, İsviçre, Norveç ve Belçika gibi çeşitli Avrupa ülkeleri de İspanya'dan gelen raporların ardından bir sonraki duyuruya kadar yeniden karantina prosedürleri uygulamaya başladılar. Bazı ülkeler ise vatandaşlarına bazı İspanyol bölgelerine seyahat etmekten kaçınma tavsiyesinde bulunuyor. Salgının ikinci dalgasının patlak verdiğine yönelik açıklama yapmaktan kaçınan Simon, felaket tellallığı yapmamak gerektiğini vurguladı. Bask Bölgesi Sağlık Bakanı da şu açıklamalarda bulundu:
“Virüs haftalardır istikrarlı bir şekilde ilerliyor. Bugün ikinci bir salgın dalgasıyla karşı karşıyayız ve ateşle oynuyoruz. Zira her gün yüzlerce kişi koronavirüse yakalanıyor. Bunlardan bir kısmının öleceğine hiç şüphe yok. Vakalardan bazılarının hastanede tedavi görmeye ihtiyacı olacak.”



Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.


Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.