Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, İtalyan ve Kıbrıslı mevkidaşlarıyla görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kıbrıslı mevkidaşıyla (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kıbrıslı mevkidaşıyla (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, İtalyan ve Kıbrıslı mevkidaşlarıyla görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kıbrıslı mevkidaşıyla (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kıbrıslı mevkidaşıyla (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah dün İtalyan mevkidaşı Luigi Di Maio ile yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, bölgesel meseleler ve ortak ilgili alanlarını ele aldı.
Prens Faysal ile Maio, İtalya’nın başkenti Roma'daki İtalya Dışişleri Bakanlığı merkezinde ikili bir görüşme gerçekleştirerek Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ikili ilişkileri masaya yatırdı. Ortak çıkarların ele alındığı görüşmede, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığını yürüttüğü G20’nin hedeflerine ulaşmak adına işbirliğinin güçlendirilmesinin önemine değinildi.
Diğer yandan Suudi Bakan, önceki gün Lefkoşa’da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides ile bir araya geldi.
Prens Faysal, Suudi Arabistan'ın Kıbrıs’ın kendi topraklarındaki egemen haklarına desteğini belirterek, tüm tarafları anlaşmazlıkları barışçıl yollarla ve uluslararası hukuk kurallarına uygun diyalog yoluyla çözmeye çağırdı.
Görüşme sırasında taraflar Libya'daki duruma siyasi bir çözüm bulma ve tüm dış müdahalelerden uzak durulması gerekliliğini vurgularken, Yemen krizine siyasi bir çözüm sunma gereği vurgulandı. Kıbrıs ise, İran destekli Husi milislerce Suudi Arabistan’a yapılan saldırıları kınadı.



Umman, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalışıyor

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalışıyor

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)

Umman bugün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalıştığını duyurdu. Açıklama, Tahran’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde boğazı tamamen kapatma tehdidinde bulunmasının ardından geldi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “İran hakkında ne düşünülürse düşünülsün, bu savaş onun eseri değil… Ancak savaş geniş çaplı ekonomik sorunlara yol açıyor ve devam ederse daha da kötüleşmesinden endişe ediyorum. Umman, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi sağlamak için yoğun çaba harcıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında son iki gün içinde ‘iyi ve verimli’ olarak nitelendirdiği görüşmeler gerçekleştirildiğini duyurdu. Trump, bu temasların Ortadoğu’daki gerilimi kapsamlı şekilde çözmeye yönelik olduğunu belirtti.

Trump, ‘derin ve yapıcı’ olarak tanımladığı görüşmelerin hafta boyunca süreceğini ifade ederek, bu sürecin atmosferine bağlı olarak İran’daki enerji tesisleri ve altyapıyı hedef alabilecek olası askeri saldırıları beş gün süreyle erteleme talimatı verdiğini açıkladı. Bu ertelemenin, görüşmelerin başarısına bağlı olduğunu vurguladı.

Trump, iki gün önce İran’a Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açması için 48 saat süre tanımış ve aksi halde enerji altyapısını hedef alacağı tehdidinde bulunmuştu.

Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Trump, “İran, Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen ve herhangi bir tehdit olmadan açmazsa, ABD enerji tesislerini hedef alacak ve yok edecek” ifadelerini kullandı.

Trump’ın bu açıklamasından kısa süre sonra İran ordusu, ABD’nin söz konusu tehditleri hayata geçirmesi durumunda bölgede enerji altyapıları ve su arıtma tesislerini hedef alacağını duyurdu.


Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Dünya, ABD-İsrail-İran çatışmasının yarattığı benzeri görülmemiş kriz ortamında sarsılırken ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması tedarik zincirlerini tehdit ederken, Suudi Arabistan ekonomisi direnç ve esneklik konusunda öne çıktı. Uzmanlar, bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını, aksine erken dönemde uygulanan proaktif politikaların ve ulaştırma ile lojistik hizmetlerinin çeşitlendirilmesine yapılan yatırımların bir sonucu olduğunu belirtti. Bu stratejik bütünleşme, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu tehlikeye açık deniz geçitlerine bağımlı bir noktadan, sağlam bir ekonomik kaleye dönüştürdü. Karayolu, denizyolu ve havayolu üzerinden oluşturulan alternatif güzergâhlar, ülkenin sadece enerji akışını güvence altına almasını sağlamakla kalmadı, aynı zamanda bölgenin gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılayarak Suudi Arabistan’ı savaş ortamında kritik bir lojistik platform haline getirdi.

Uzmanlar, Suudi politikalarının etkinliği, güç unsurlarının temini ve çoklu nakliye ile ihracat seçeneklerinin varlığının, ABD-İsrail-İran savaşının olası etkilerine karşı Suudi ekonomisinin direnç göstermesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Politikaların etkinliği ve güç unsurlarının çokluğu

Bu çerçevede Suudi Arabistan Şura Konseyi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayneyn, Suudi Arabistan ekonomisinin güç, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik özellikleri taşıdığını belirterek, mevcut krizden kaynaklanan riskler ve etkiler yüksek olsa da ekonominin mevcut kapasitesi ve verimliliği sayesinde değişen koşullara uyum sağlayabildiğini vurguladı. Bu durumun, olumsuz etkilerin azaltılmasına önemli katkı sağladığını ifade etti.

gtb
Riyad ile Suudi başkentinin yaklaşık 200 kilometre doğusunda bulunan el-Ahsa arasındaki otoyolda seyreden kamyonlar (AFP)

El-Buayneyn, Suudi ekonomisinin derinliği ve büyüklüğünün, ani şokları absorbe etmesine ve bunlarla başa çıkmasına imkân verdiğini, hatta bazı durumları fırsata dönüştürerek olası eksiklikleri telafi edebildiğini söyledi.

Ayrıca petrol sektörüne yönelik stratejik vizyon ve tedarik güvenliğini sağlamak için alınan önleyici önlemlerin, Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası petrol ihracatında önemli alternatifler oluşturduğunu ve bu sayede komşu ülkelerin yaşadığı olumsuz etkilerin sınırlı kaldığını belirtti. El-Buayneyn’e göre, ihracatların sürdürülebilirliği, Saudi Aramco’nun güvenilirliğini güçlendirdi, devlet gelirlerini korudu ve yüksek petrol fiyatlarından elde edilen kazançlarla eksik olan miktarların etkisi dengelenmiş oldu.

Vizyon 2030’un temel rolü

El-Buayneyn, Vizyon 2030 kapsamında gerçekleştirilen reformların, ekonominin çeşitlendirilmesi ve finansal, ekonomik ve petrol alanlarında stratejik risk yönetimi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından doğrudan denetlenen tedbirli yönetim ile finans ve petrol alanındaki stratejik risk yönetiminin, krize karşı ilk savunma hattını oluşturduğunu belirtti.

ttrgtr
Suudi Arabistan’ın doğusundaki Selva Sınır Kapısı’ndan Katar’a geçmek için bekleyen tırlar (AFP)

El-Buayneyn, Standard & Poor’s tarafından Suudi Arabistan’ın kredi notunun ‘A+’ ve görünümünün ‘istikrarlı’ olarak teyit edilmesini, ekonominin dayanıklılığı ve verimliliği açısından en tarafsız kanıt olarak değerlendirdi.

Ayrıca savunma unsurlarının rolüne dikkat çeken el-Buayneyn, askeri sektörün gücü ve hazırlığının petrol varlıklarını koruma ve ekonomik güvenliği sağlama açısından en önemli unsur olduğunu kaydetti. Ülkenin konumu ve Kızıldeniz’e kıyısı sayesinde ticaret hatlarının sürdürülebilirliğine ve bölgesel ticaretin korunmasına da katkı sağlandığını ifade etti.

Lojistik platformu ve insani sorumluluk

El-Buayneyn’e göre, Suudi Arabistan küresel bir lojistik platformuna dönüştü. Ülkenin havalimanları ve limanları, kardeş ülkelere alternatif olacak şekilde açıldı ve böylece gıda ve ilaç tedarik zincirlerinin sürekliliği sağlanarak Körfez piyasalarına güven verildi. Enerji sektöründe ise Suudi Arabistan, müşterilerinin taleplerini karşılamaya devam etti; ayrıca Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ve yurt dışındaki stoklardan faydalanarak spot piyasaya ilave petrol sevk etti.

El-Buayneyn, ulaşım ve lojistik hizmetlerinde de Suudi Arabistan’ın, yurt dışında mahsur kalanları ülkelerine geri gönderme ve alternatif havalimanlarını kullanarak Körfez havayolu şirketlerinin faaliyetlerini güvence altına alma konusunda başarılı olduğunu aktardı.

Ayrıca ülkenin doğusundaki limanların bölgede önemli bir insani ve lojistik rol üstlendiğini belirten el-Buayneyn, yaklaşık 3 bin 200 gemiye ve 40 bin denizciye gıda, ilaç ve yakıt sağlandığını, bunun İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle gerekli olduğunu ifade etti. El-Buayneyn, Suudi Arabistan’ın insani çabalarının ‘en zor koşullarda ve uluslararası hukuka aykırı barbar saldırılara rağmen devam ettiğini’ vurguladı.

Krizler karşısında metanet

Öte yandan, Abha Ticaret Odası Başkanı Abdullah el-Mubti Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ekonomisinin ABD-İsrail-İran çatışmasının etkilerine karşı dayanıklı olduğunu vurguladı. El-Mubti, bunun temelinde ‘liderliğin ekonomiyi güçlendirmek için ortaya koyduğu net vizyon ve akılcı planlar’ olduğunu belirtti.

fdfv
Otomobil yüklü bir kargo gemisi Hürmüz Boğazı’na doğru ilerliyor. (AP)

El-Mubti, Suudi ekonomisinin krizler karşısındaki direncini, ülke liderlerinin ekonomiyi güçlendirmek için belirlediği açık vizyon ve stratejik planlara bağladı. Bu durumun, Suudi Arabistan’ı yoğun bir savaş ortamında dahi güvenilir bir stratejik derinlik sağlayan ülke konumuna taşıdığını ifade etti.

Ayrıca, Suudi Arabistan’ın önceden planlama yapma ve gelişmeleri öngörme sorumluluğunu ciddiyetle benimsediğini, bunun ülke ve vatandaşların çıkarlarını koruma çabasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Kara taşımacılığı çözümleri

El-Mubti, Suudi Arabistan’ın hiçbir zaman savaş yanlısı olmadığını vurgulayarak, ülkenin stratejik alternatifler geliştirme konusundaki vizyonunun başarılı olduğunu ifade etti. Örnek olarak, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatını sağlayabilme kapasitesini ve mevcut lojistik altyapı aracılığıyla Körfez ülkeleri ve diğer bölgelere tüm ihtiyaçların ulaştırılmasını gösterdi.

fvbfr
Suudi Arabistan’dan ham petrol yüklü bir tanker Mumbai limanına ulaştı (AP)

El-Mubti, “Hızlı sonuçlardan biri olarak, Suudi kara taşımacılığı sektörünün yüksek kapasite ve hızlı yanıt verme yeteneği sayesinde, hem yolcu taşımacılığında hem de tedarik zincirlerinin güvence altına alınmasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve çevre ülkelerin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı görüldü. Bu durum, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu bölge için ekonomik bir kale haline getirmedeki başarısını kanıtladı” dedi.

Krizleri yönetme yeteneği

Al-Tamayuz Technology CEO’su Abdullah bin Zeyd el-Muleyhi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarını yönlendirme konusundaki stratejik planlarının, küresel ve bölgesel ekonomiyi sarsan ciddi krizler karşısında ülkeye olağanüstü bir dayanıklılık kazandırdığını vurguladı. El-Muleyhi, Suudi ekonomisini mevcut savaşın etkilerine karşı ‘en dayanıklı ekonomilerden biri’ olarak nitelendirdi.

El-Muleyhi, Suudi politikalarının yüksek esneklikle tasarlandığını ve bu sayede krizleri emme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Tarihsel olarak 2008 küresel mali krizinde ekonominin gösterdiği direnci ve günümüzde savaşın etkileriyle başa çıkmadaki başarısını örnek gösterdi.

Ayrıca, ekonomiyi çeşitlendiren politikalar ve kara ile deniz limanlarından oluşan gelişmiş altyapının, Suudi Arabistan’ın eşsiz coğrafi konumunun en iyi şekilde değerlendirilmesine katkı sağladığını ifade etti. El-Muleyhi, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatının mümkün kılındığını ve ‘çoklu nakliye ve ihracat seçeneklerinin bu stratejik direnci mümkün kıldığını’ vurguladı.

El-Muleyhi, Suudi kara taşımacılığı sektörünün bugün bölge ekonomilerinin ‘ana itici gücü’ haline geldiğini, özellikle yolcu ve yük taşımacılığı açısından yoğun kullanım sayesinde güçlü bir büyüme ve canlanma yaşandığını, bu durumun başta BAE olmak üzere bölge ülkelerinin ekonomik krizlere karşı dayanıklılığını artırdığını belirtti.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Fransa Cumhurbaşkanı, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Fransa Cumhurbaşkanı, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bu sabah bir görüşme gerçekleştirdi. Suudi Arabistan Basın Ajansı SPA’nın bildirdiğine göre görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve bunların çeşitli düzeylerdeki yansımaları ele alındı.

Cumhurbaşkanı Macron, Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde Fransa'nın Suudi Arabistan ile dayanışmasını ve İran'ın Krallığı hedef alan tekrarlanan saldırılarını kınadığını yineledi.

Fransa Cumhurbaşkanı, ülkesinin Suudi Arabistan'ın egemenliğini korumak, güvenliğini sağlamak, topraklarını ve hava sahasını korumak için aldığı önlemlere yönelik dayanışmasını ve desteğini vurguladı.