Lübnan Başbakanı erken seçim önerirken, Beyrut’ta sembolik darağaçları kuruldu

Beyrut’ta protestocular ve güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalardan bir kesit  (EPA)
Beyrut’ta protestocular ve güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalardan bir kesit  (EPA)
TT

Lübnan Başbakanı erken seçim önerirken, Beyrut’ta sembolik darağaçları kuruldu

Beyrut’ta protestocular ve güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalardan bir kesit  (EPA)
Beyrut’ta protestocular ve güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalardan bir kesit  (EPA)

Lübnan Başbakanı Hassan Diyab, Beyrut Limanı’nda meydana gelerek, yaklaşık 160 ölü ve binlerce yaralının yanı sıra binlerce kişiyi de evsiz bırakan patlama nedeniyle ülkede artan öfkeyi kontrol altına almak amacıyla erken seçim yapılmasını önerdi.
Yaşanan felaketin sorumlularının cezalandırılmasını isteyen protestocuların, dün Dışişleri Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı’na girmesi sonucu güvenlik güçleri ile protestocular arasında çatışmalar yaşandı.
Bunun ardından Diyab, bir açıklama yaparak erken seçim önerdi ve siyasi güçlere ülkeyi krizden çıkaracak yapısal reformlar üzerinde anlaşmaları için iki aylık bir süre tanıdı.
Erken seçimler dışında ülkenin yaşadığı yapısal krizinden çıkmanın mümkün olmadığını dile getiren Diyab, “Siyasi partiler mevcut krize bir çözüm bulana kadar iki aylık bir süre boyunca sorumluluk almaya hazırım. Pazartesi günü Bakanlar Kurulu’na erken seçim yapılması için bir öneri sunacağım” dedi.
Başbakan’ın açıklamasından kısa bir süre önce aralarında emekli askerlerin de bulunduğu bir grup gösterici, Beyrut’un merkezindeki Dışişleri Bakanlığı’na baskın düzenleyerek burayı ‘devrimin karargahı’ ilan etti.
Protestocuların sözcüsü olan emekli Tuğgeneral Sami Ramah, protestocuların binaya girmesinin ardından binanın merdivenlerinde bir açıklama okudu.
Ramah, “Devrimin karargahı olarak aldığımız Dışişleri Bakanlığı karargahından, ezilen Lübnan halkını meydanlara çıkmaya ve tüm yolsuzluk yapanların yargılanmasını talep etmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.
Patlamada ölenlerin isimlerinin yer aldığı büyük bir pankartla Beyrut şehir merkezine akın eden binlerce protestocu, Meclis girişlerine doğru ilerlemeye çalışırken güvenlik güçleri ile aralarında çatışma yaşandı.
Güvenlik güçleri, göstericilere karşı plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullanırken, göstericiler ise onlara taş fırlatarak karşılık verdi.
Lübnan Kızılhaçı, yaşanan çatışmalarda 142 kişinin yaralandığını, aralarından 32 kişinin ise hastanelere kaldırıldığını duyurdu.
Göstericiler, ‘Halk rejimi devirmek istiyor’, ‘İntikam, rejim düşene kadar intikam’ ve ‘Ruhlarımız ve kanımızla seni kurtaracağız Beyrut’ gibi birçok slogan atarken, Beyrut şehir merkezindeki çeşitli yerlerde patlamanın sorumluları için meydana sembolik darağaçları kuruldu.
Reklamcılık alanında çalışan Gad (25), meydanda kurulan darağacının başında, “Yaşadığımız öfke, üzüntü, acı ve birçok duygu ifade edilemez. Gösteriler 17 Ekim’den bu yana devam ediyor. Yani yeni değil. Ancak bugün farklı bir yaklaşımımız var çünkü şehrimizin enkazı üzerinde yürüyoruz” diyerek hissettiklerini dile getirdi.
Yüzbinlerce Lübnanlı, 17 Ekim’de başlayarak uzun bir süre, yolsuzlukla suçladıkları ve yaşanan krizlerden sorumlu tuttukları siyasi sınıfa duydukları öfke ile sokaklara döküldü ancak yeni hükümetin kurulmasının ardından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasıyla hareket hızları giderek azaldı.
Patlamanın ardından, Fransa ve Birleşmiş Milletler’in (BM) ortaklığında video konferans aracılığıyla bugün düzenlenecek olan yardım konferansına ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılması bekleniyor.
Son yıllarda görülen en büyük patlama olan Beyrut Limanı patlamasında, Sağlık Bakanlığı’na göre 160 kişi öldü, 6 binden fazla de kişi yaralandı. Bakanlık, patlama esnasında kaybolan 21 kişinin şu ana kadar hala bulunamadığını açıkladı.
Güvenlik kaynaklarına göre büyük patlamanın yol açtığı felaketin ardından Beyrut Limanı Müdürü Hasan Kuraytim ve Lübnan Gümrükler Müdürü Bedri Zahir’in de aralarında olduğu 20 kişi soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Koronavirüs vakalarının hızla arttığı ülkede yaşanan patlama, Lübnanlılar için en büyük felaketi oluşturdu.
 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.