Suriye’de silahlı muhalif gruplardan İdlib’in güneyine askeri takviye

Suriye’nin kuzeybatısında muhalif grupların yürüttüğü askeri eğitimler (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeybatısında muhalif grupların yürüttüğü askeri eğitimler (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye’de silahlı muhalif gruplardan İdlib’in güneyine askeri takviye

Suriye’nin kuzeybatısında muhalif grupların yürüttüğü askeri eğitimler (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeybatısında muhalif grupların yürüttüğü askeri eğitimler (Şarku’l Avsat)

Suriyeli silahlı muhalif gruplar İdlib’in güneyinde rejim güçleriyle olan temas hattına askeri takviye gerçekleştirdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden yapılan açıklamada, muhalif grupların İdlib’in güneyindeki Cebel Zaviye bölgelerine askeri takviye gönderdiği bildirildi.
Muhaliflere ait onlarca askeri aracın bölgede rejim güçleriyle olan temas hattına ulaştığı bilgisine yer verilen açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’n (TSK) de Cebel Zaviye’ye bağlı köy ve beldelere konuşlandığı aktarıldı.
Gözlemevi 3 gün önce ise rejim güçleri ve bağlı milis grupların İdlib’in doğusu ile Halep’in güney ve batısına yoğun bir askeri takviye gönderdiğini duyurmuştu. Rejimin ayrıca İdlib’in güneyindeki Kefrenbel ve Cebel Zaviye bölgesine de takviye yaptığı bildirilmişti.
İdlib’in güneyinde Suriye rejim güçleri ile muhalif gruplar arasındaki temas hattında karşılıklı top atışları ve füze saldırıları sürüyor. Rejim, İdlib’in güney ve batı bölgelerindeki tüm cephelerde savaş hazırlıklarının üst seviyeye çıkarılması için talimatı verdi.
80'inci Gözetleme Birimi yetkilisi Ebu Satif Hitabi, rejim güçlerinin silahlı muhalif grupların denetimindeki bölgelere yönelik füze saldırılarıyla yaptığı ihlallere yanıt veren muhaliflerin, İdlib’in güneyindeki Kefrenbel ve Maarra’t en-Numan kentlerinde rejime ait askeri mevzileri roketatarlarla ateş altına aldığını aktardı.
Hitabi, muhaliflerin saldırıları sonucu Maarra’t en-Numan’da konuşlu rejim güçlerinden ölü ve yaralılar olduğunu bildirdi.
Muhalif grupların rejimin muhtemel bir askeri operasyonuna karşı koymak için geçtiğimiz saatlerde Hama’nın batısındaki Cebel Şehşebu ile İdlib’in güneyindeki Cebel Zaviye’deki askeri noktalara çok sayıda savaşçı ve askeri araç takviye ettiğini belirten Hitabi, söz konusu hazırlıkların, rejimin “tüm cephelerde savaş hazırlıklarının üst seviyeye çıkarılması” yönünde talimat verdiği ve cephelere askeri takviye yaptığı haberlerinin sızdırılmasının ardından geldiğine dikkat çekti.
Perşembe günü rejim güçlerinin muhaliflerin kontrolündeki bölgelere doğru ilerlemeye çalışması üzerine iki taraf Lazkiye’nin kuzeydoğusundaki Cebelu’l Ekrad’a bağlı Haddade ve Tuffahiye köylerinde karşı karşıya gelmişti. Muhaliflere bağlı bir askeri kaynağın aktardığına göre, taraflar arasında çıkan çatışmalarda rejim güçleri ağır kayıplar vererek çekilmek zorunda kaldı. Kaynak, muhalif grupların Kansiya beldesinde tanksavar füzeleriyle rejim güçleri ile Rus savaşçılarını hedef aldığını, çok sayıda ölü ve yaralı olduğunu ve ölü ve yaralıların taşınması için bölgeye ambulansların ve Rus helikopterlerin gönderildiğini söyledi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden yapılan açıklamaya göre, rejim güçleri muhaliflere ait bölgelere yönelik füze bombardımanına dün sabah yeniden başladı. Rejim ve desteklediği milis gruplar bu çerçevede Cebel Zaviye’ye bağlı Safuhan, El-Bare, El-Futayra, Fuleyfel ile Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki Cebelu’l Ekrad’a bağlı bazı bölgeleri hedef aldı. Rus uçakları ise söz konusu saldırılar sırasında İdlib gerilimi azaltma bölgesinin üzerinde uçuş gerçekleştirdi.
Rejimin artan saldırıları üzerine Cebel Zaviye’ye bağlı köylerde askeri operasyonların hedefi olmaktan endişe eden aileler daha güvenli olan İdlib’in kuzeyindeki bölgelere göç etti.
Gözlemevi ayrıca muhaliflerin çatı kuruluşu Şam Cephesi’nin (El Cephe eş-Şamiye) savaşçılarının çoğu Tel Rıfat sakinlerinden oluşan 23’üncü Tümeni lağvetti.
Gözlemevi’ne göre, TSK’nin ve bağlı muhalif grupların denetimindeki Afrin ve Azez kentlerinde 23’üncü Tümen’e ait karargahlara baskın düzenlenerek birliğin tepe kadrosu ile bazı savaşçıları gözaltına alındı.
Kaynaklardan edinilen bilgiye göre, 23’üncü Tümen’e yöneltilen suçlamalar arasında “fitne çıkarmak, bölgecilik naraları atmak ve savaşa kışkırtmak” yer alıyor. Tümende tutuklananlar dışındaki savaşçıların Suriye Milli Ordusu 3’üncü Kolorduya geçtikleri bildirildi.



Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının önündeki engel, İsrail’in son cesedin kalıntılarını bulmasının ardından aşıldı. Ancak kapının çalışma mekanizmasına ilişkin Mısır ile İsrail arasında istişareler sürüyor. Kapının yarın (cuma) ya da en geç pazar günü yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.

Mısırlı ve Filistinli iki bilgi sahibi kaynak, dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sınır kapısının yakın zamanda açılmasına yönelik dikkat çekici bir beklenti olduğunu, nihai çalışma usullerinin ise önümüzdeki saatlerde Mısır-İsrail arasındaki mutabakatlarla belirleneceğini ifade etti.

Mısırlı kaynak, sınır kapısının işleyiş mekanizmasına dair Mısır, ABD ve İsrail arasında istişareler yürütüldüğünü belirterek, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’ne giriş mekanizması konusunda engeller koymasının beklendiğini, zira Tel Aviv’in yalnızca tehcir seçeneğini istediğini, buna karşılık Mısır’ın yaralıları ve ailelerini acil ve geçici olarak kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.

Aynı kaynak, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle sınır kapısında karmaşık ve sıkı prosedürler uygulamasının da beklendiğini, kapının yalnızca bireylerin geçişine tahsis edileceğini kaydetti. Kahire’nin tutumunun ise sahadaki fiili duruma ve İsrail tarafından engellerle karşılaşılıp karşılaşılmayacağına göre şekilleneceğini belirtti.

Filistinli kaynak da sınır kapısının açılma tarihinin artık yakın olduğunu ifade ederek, bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığını, özellikle Mısır ile İsrail arasında süren düzenleme ve mutabakatların beklendiğini söyledi. Kaynak, çalışma mekanizmasının ise henüz netlik kazanmadığını, ancak kapının 2005 Anlaşması uyarınca Avrupa denetiminde ve Filistin Yönetimi’nin katılımıyla işletileceğinin bilindiğini kaydetti.

Kaynak, belirsizliğin nedenini, geçmişte sınır kapısından Hamas’a bağlı İçişleri biriminin sorumlu olmasına bağlayarak, İsrail’in şu aşamada isim listelerini önceden teslim alıp incelemede ısrar ettiğini, Gazze Şeridi’nden çıkışlarda görece esneklik, bölgeye girişlerde ise sıkı denetimler uygulanmasını istediğini aktardı. Kahire’nin Washington ve Tel Aviv ile mutabakata varması halinde dahi, asıl belirleyici unsurun sahadaki uygulama olacağını vurgulayan kaynak, İsrail’in olası sıkılaştırmaları ve engellerine yönelik endişelere dikkat çekti.

Öte yandan, Refah Sınır Kapısı’nın açılma tarihi ve çalışma usulleri İsrail medyasında da kesinlik kazanmış görünmüyor. İsrail’in Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Gazete, Avrupalı bir diplomata atıfla, Refah’tan geçişine izin verilecek Filistinlilerin sayısının hâlâ İsrail ile Mısır arasında müzakere edildiğini aktardı. İsrail merkezli Walla haber sitesi ise sınır kapısının pazar günü açılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

defrgty6
Han Yunus'ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

İsrail Ordu Radyosu, Refah Sınır Kapısı’nda uygulanması planlanan yeni çalışma mekanizmasına ilişkin olarak, Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışların öncelikle Mısır’ın onayını gerektireceğini, ardından isim listelerinin İsrail’e iletilerek onay alınacağını bildirdi.

Haberde, sınır kapısı içinde bir İsrailli güvenlik görevlisinin, Gazze Şeridi’nden Mısır topraklarına geçiş yapanları gözetlemekle görevli olacağı, bölgeden çıkan kişilerin doğrudan fiziki aramaya tabi tutulmayacağı ancak güvenlik denetimi altında geçiş yapacakları ifade edildi.

Geçiş mekanizmasına ilişkin rakamlar ise çelişkili. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre, Gazze Şeridi’ne günlük yaklaşık 150 kişinin girişine izin verilmesi, daha fazla sayıda kişinin ise bölgeden çıkış yapabilmesi öngörülüyor. Diğer sızıntılarda ise İsrail’in, sınır kapısının açılmasının ilk aşamasında Gazze Şeridi’ne döneceklerin sayısını günlük 50 kişiyle sınırlamayı planladığı belirtiliyor. Bu konunun, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey güvenlik yetkilileriyle yapacağı ve Gazze’deki yeni düzenlemelerin ele alınacağı güvenlik toplantısında netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu’nun ofisi, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde kalan son İsrailli rehinenin cesedinin yerinin tespit edilmesine yönelik operasyonun tamamlanmasının ardından, Refah Sınır Kapısı’nın yalnızca bireylerin geçişi için yeniden açılacağını duyurmuştu. İsrail ordusu, açıklamadan saatler sonra söz konusu cesede ulaşıldığını bildirmişti.

Netanyahu dün, pazartesi günü cesedi İsrail’e getirilen Ran Gvili’nin cenaze törenine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Görevlerimizi tamamlamaya kararlıyız: Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze Şeridi’ni silahsız bir bölge haline getirmek. Bunu başaracağız. Düşmanlarımız bilsin ki İsrail’e el kaldıran herkes çok ağır bir bedel ödeyecektir” dedi.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise Netanyahu’nun meydan okuyan söylemlerinin ötesinde, Mayıs 2024’ten bu yana kontrolü altında tuttuğu Refah Sınır Kapısı’nı açmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını savundu. Rakab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin son açıklamaların ve benzeri çıkışların, sınır kapısının açılmasının uygulanmasını bekleyen tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Rakab, söz konusu açılışın, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
TT

Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında dün Moskova'da gerçekleşen, üç ay içinde ikinci kez yapılan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurma arzusunu yansıtıyor.

Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin "Başkan Şara'nın kişisel çabaları sayesinde somut ilerleme kaydettiğini" söyledi. Putin Şara'ya hitaben, "Yeniden yapılanma ve rehabilitasyon konusunda yapılacak çok iş olduğunu biliyorum... ve inşaat sektörü de dahil olmak üzere ekonomik kurumlarımız bu ortak çabaya tamamen hazır" dedi.

El-Şara ise Suriye'nin "geçtiğimiz yıl birçok aşama ve engeli aştığını, bunların en sonuncusunun da Suriye topraklarının birleştirilmesi sorunu olduğunu" söyledi. "Şam, bölgedeki yıkım halinden istikrar ve barışa geçişe bel bağlıyor" ifadesini kullandı.

İki cumhurbaşkanı yeniden yapılanma ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu görüşürken, görüşmenin açık bölümünde potansiyel olarak tartışmalı olabilecek noktalara değinmekten kaçındılar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu noktalar arasında Suriye'deki Rus askeri üslerinin akıbeti veya Suriye kıyılarındaki durum yer alıyor; zira Rus topraklarında bulunan eski rejimin bazı kalıntılarının bölgedeki durumu alevlendirmeye çalıştığı yönünde suçlamalar da mevcut.


Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.