Kovid-19 İspanya ve İtalya’yı tekrar kuşatıyor

Dünya Sağlık Örgütü “virüsün tatilde olmadığına” dair uyarıda bulundu

 Dün İspanya’nın San Sebastián kentinde geçici bir klinikte koronavirüs testi yapıldı (AFP)
Dün İspanya’nın San Sebastián kentinde geçici bir klinikte koronavirüs testi yapıldı (AFP)
TT

Kovid-19 İspanya ve İtalya’yı tekrar kuşatıyor

 Dün İspanya’nın San Sebastián kentinde geçici bir klinikte koronavirüs testi yapıldı (AFP)
Dün İspanya’nın San Sebastián kentinde geçici bir klinikte koronavirüs testi yapıldı (AFP)

İtalya’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) günlük vaka sayısı bu hafta başında 159 iken cuma günü 552’ye çıktı. Bu da geçen mayıs ayında tam izolasyon önlemlerinin kaldırılmasından önce 10 gün boyunca görülen orana denk geliyor. Sağlık krizinin yönetiminden sorumlu bilimsel komite yaptığı açıklamada, yeni vakaların üçte birinin haftalardır sahillere ve güney adalarına yoğun bir şekilde akın eden kaçak göçmenlerden oluştuğunu söyleyerek yurtdışından tatilden dönen İtalyanların taşıdığı “ithal vaka tehlikesine” karşı da uyarıda bulundu. Zira bu kişiler ülkeye döndükten sonra sosyal mesafeyi ve alınan önlemleri umursamadan her zamanki alışkanlıklarını sürdürüyor. İtalya Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre bu da toplamda sayıları 700’ü aşan onlarca yeni salgın noktasının ortaya çıkmasına neden oldu.
İtalya Başbakanı Giuseppe Conte “İtalya’da salgının tablosu, komşu ülkelere göre daha iyi bir durumda” dedi ve taraftar sayısının kapalı spor salonlarında 200’ü, açık spor salonlarında ise bini aşmaması koşuluyla spor faaliyetlerini yeniden başlattıklarını duyurdu. Turin Üniversitesi Bulaşıcı Hastalıklar Profesörü ve Kuzey Piyemonte Kovid-19 ile Mücadele Programları Şefi Giovanni Di Perri konuya ilişkin yaptığı açıklamada koruma ve karantina önlemlerinin uygulanmasındaki gevşekliğe ve bunun yansımalarına karşı uyarıda bulunarak “Günlerdir gördüğüm rakamlardan memnun değilim; yeni vakaların yüzde 80’i yüksek viral yük taşıyan asemptomatik hastaların yüzde 15’inden kaynaklanıyor ve bu başlı başına bir saatli bomba oluşturuyor” dedi. Bu çıkarımı desteklemek için tatilden dönen bir vatandaşın durumunu örnek gösteren Di Perri, bu vatandaşın ülkeye döndükten sonra karantinada olması gereken dönemde cenazelere katıldığını ve normal faaliyetlerini sürdürdüğünü bunun ardından da solunum yollarındaki yüksek viral yük nedeniyle virüsü 30’dan fazla kişiye bulaştırdığının tespit edildiğini söyledi.
İtalya’nın virüse karşı aşı geliştirme çabalarının bir parçası olarak başkent Roma’da bulunan bulaşıcı hastalıklar hastanesi Spallanzani Hastanesi’nin bu ayın 24’ünde klinik test aşamasına geçeceği ifade ediliyor. Aynı hastanede tedavi gören Çinli iki turistin - İtalya’daki ilk iki vaka- Mart ayında iyileştiği duyurulmuştu. Başkent Bölgesi ve Bilimsel-Teknolojik Araştırma Bakanlığı (MURST) tarafından finanse edilen bu çabalar arasında Verona Üniversitesi ile Piacenza ve Cremona hastaneleri de bulunmakta.
Ancak İtalyan yetkililer için asıl endişe kaynağı, kabul merkezlerine yığılan göçmenlerin durumu. Son zamanlarda onlarca göçmenin zor şartlar altında yaşadıkları için bu merkezlerden kaçtığı biliniyor. Hükümet dün, denizden kurtarılan yasadışı göçmenlerin dağıtılacakları yerlerin belirlenmesinden önce gelişmiş hızlı kontrollere tabi tutulmasına karar verdi. Zira şimdiye kadar bu kişiler sonuçları güvenilir olmayan hızlı testlere tabi tutuluyordu.

Salgının endişe verici cephesi İspanya
Avrupa’da büyük bir endişe uyandıran ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) izlediği salgın cephesine gelince, dün İspanya’da bin 895 yeni vaka kaydedildi ve şu anda salgından en çok etkilenen Aragon bölgesi teknik bir arıza sebebiyle vaka sayılarını bildiremiyor. İspanya’da günlük vaka sayıları mart ayının ortasında bin 987’ye ulaşmasına rağmen Sağlık Bakanlığı günlük vaka sayılarında görülen mevcut artış oranının salgının zirvesinde görülmesi gereken oranın yarısının da altında olduğunu öne sürüyor.
Alicante Üniversitesi Halk Sağlığı Kıdemli Öğretim Üyesi ve İspanya Epidemiyoloji Derneği Başkanı Carmen Vives konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Bu salgın bize uzun bir süre eşlik edecek. Sonbaharda salgında daha kötü bir duruma şahit olabiliriz” dedi.
İspanya’nın birkaç bölgesinde görülen vaka sayılarındaki hızlı artış, ABD’yi İspanya’dan gelen kişileri karantina uygulamasına tabi tutmaya itti ve aynı zamanda İsviçre de adalar haricinde İspanya’dan gelenleri karantina altına almaya karar verdi. Belçika, Madrid ve Balear Adaları’nı buradan geri dönenlerin karantina altına alınmasını tavsiye eden bölgeler listesine ekledi. Fransa, Avusturya, Macaristan ve Danimarka da buna benzer önlemler alırken Almanya hükümeti de Katalonya, Aragon ve Navarra bölgelerinden gelenleri zorunlu test uygulamasına tabi tutma kararı aldı.

BM’den uyarı
Diğer taraftan WHO “virüsün tatilde olmadığına” dair uyarısını yineledi ve salgının yayılmasını kontrol altına almayı başaran ülkelerde ilk etaba geri dönülmesini engelleyebilecek ve kontrol altına almak için hala savaşan ülkelerde salgına karşı etkili bir şekilde yanıt verebilecek tavsiyelerini ülkelere tekrar hatırlattı.
Söz konusu tavsiyeler arasında: En ideal önlemleri genelleştirme, toplumlarını tekrar açmayı başaran ülkelerde başarılı tecrübelerin uygulanması, bölgesel ve uluslararası örgütlerin desteklenmesi, salgın ile mücadelede koordinasyonun ve dayanışmanın güçlendirilmesi, kanıtlara, bilimsel tavsiyelere, verilere ve tecrübeye dayalı ulusal stratejiler geliştirmek üzere siyasi desteğin güçlendirilmesi, tüm sektörlerin mücadele ve önleme planlarına dahil edilmesi, sağlık sistemlerinin izleme, test ve takip etme güçlerinin artırılması, epidemiyolojik durumun, tehlike boyutunun, buna karşılık alınması gereken önlemlerin ve diğer salgın hastalıkların düzenli bir şekilde raporlanması, örgütün ve bölgesel sağlık yetkililerinin seyahat hareketini düzenlemek için aldığı tüm önlemlerin organizasyonu hakkında bilgilendirme yapması, salgının sınırların ötesine yayılmasını engellemek ve vakaların izlenmesini kolaylaştırmak için her zaman risklerin değerlendirilmesi ve bunların yanı sıra temel sağlık hizmetleri, tıbbi malzemeler ve insan kaynakları için gerekli finansmanın sağlanması ve sağlık sistemlerinin mevsimsel salgınlara, diğer hastalıklara ve doğal afetlere hazırlıklı olacak şekilde donatılması yer alıyor.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.