Darbecilerin ihmali, Sana'daki barajları ve tarihi eserleri tehdit ediyor

Tarihi yapıların bakım ve onarım ödeneklerine Husilerin eş koyduğu iddiası

Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi Sanaa şehrini etkisi altına alan sele ait görüntü (AFP)
Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi Sanaa şehrini etkisi altına alan sele ait görüntü (AFP)
TT

Darbecilerin ihmali, Sana'daki barajları ve tarihi eserleri tehdit ediyor

Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi Sanaa şehrini etkisi altına alan sele ait görüntü (AFP)
Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi Sanaa şehrini etkisi altına alan sele ait görüntü (AFP)

Husi darbecilerin işgali altında bulunan Yemen’in başkenti Sana’da bulunan kurum ve kuruluşlar, birçok vilayetin tanık olduğu şiddetli yağmurlar sebebiyle aralarında tarihi Sana bölgesinin de yer aldığı Yemen tarihi eserlerini ve 8 barajın kısmen veya tamamen çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Söz konusu kurum ve kuruluşlar, Husilerin eylemsizliğine, ihmallerine, uyarıların ciddiyet boyutunu dikkate almadıklarına işaret ederek, devam eden restorasyon projelerinin ve periyodik bakımların askıya alınması ışığında kasıtlı ihmaller ve hızlı hareket edilmemesi konusunda uyardı.
Açıklamada, Yemen’deki tarihi anıtları ve arkeolojik alanları yağmur suyu tehlikesi ve ihmaller zincirinden kurtarmak için hızlı ve acil bir eylem çağrısında bulunuldu. Ayrıca, bakım çalışmalarında hızlı müdahaleye ihtiyaç duyan barajlar ve su setlerini iyileştirmenin yanı sıra artan seller nedeniyle çökmesini önlemek için tedbirler alınması gerektiği vurgulandı.
Sana’daki Yemenliler hala, kendilerini ve sahip oldukları malların yanı sıra, barajlar, şehirler ve tarihi eser alanlarında büyük yıkımlara sebep olan sel baskınlarından dolayı en çok zarar gören kesim olmaya devam ediyor. Milisler felaketin büyüklüğünü görmezden gelmeye ve enerjilerinin büyük bir kısmını vatandaşları bir sonraki mezhep etkinliğine katılmaları için harekete geçirmeye ve toplantılar düzenlemeye harcamaya devam ediyor.
Tehdit altındaki şehirler ve tarihi yerler arasında, “Eski Sana şehriyle Amran vilayetindeki Thila ve Hababah şehirleri, el-Mehvit’teki et-Tavile, Sana’daki Manakhah bölgesindeki el-Heccere, Sana bölgesindeki el-Haymah el-Hariciyye ilçesindeki Hısn es-Sabbar, Sana’daki et-Tayyal bölgesinde bulunan Tan’am ilçesi ve zarar gören diğer şehirler” arasında bulunuyor.
Uyarıların hemen öncesinde, eski Sana’da beş ev yıkılırken, diğer iki binada da çatlakların meydana gelmesinin ardından, binalar yıkılma olasılığı sebebiyle tahliye edildi. Buna, Sana’nın Main semtindeki Mezbah ve Asr el-Kadime mahallelerindeki iki eski binanın tamamen çöküşü, diğer 3 binanın ise kısmı olarak yıkılması eşlik ederken, bunların tamamına yağmur ve sel sularının sebep oldu.
İran’a bağlı milislerin, 2014 yılında meşru yönetime indirdiği darbeden bu yana, kurumlar, özel fonlar ve hükümet kurumlarının bütün mali tahsisatlarına yönelik devam eden yağma ve el koymaları sebebiyle, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’yle diğer kurum ve kuruluşlar, uluslararası ve yerel örgütler, zenginler ve hayırseverlerin desteğinden başka çalışmaları devam etmenin bir yolunu bulamadı. Kurum, yağmur ve sel sularının anıtlar, arkeolojik sit alanları, barajlar ve diğer alanlara verdiği hasarı gidermek için onlardan yardım eli uzatmalarını istedi.
Sana’daki parlamento raporları ve yerel haberlerde daha önceden, milislerin yolsuzlukları, devlet mallarına ve kurumlara tahsis edilen fonları sürekli olarak yağmalamasıyla bağlantılı olarak, darbeci milislerin özel fonlara ve kurum bütçelerine el koymaya devam ettiği açıklanmıştı. Ayrıca, yasalara ve yönetmeliklere aykırı olarak gruba özel organlar oluşturarak, darbecilerin saflarındaki nüfuzlu kişilere ait hesaplara aktarmaya, vilayet ve ilçelerdeki yerel yönetimlerin gelirlerinin elde etmeye devam ettiğini ortaya koymuştu.
Konuyla ilgili olarak, Sana’daki yerel haberlerde, Husi darbesi ve silahlı gruplarının devlet kurumlarını baskı altına almasından bu yana, “arkeolojik ve tarihi alanların korunması, restorasyonu ve bakımına katkıda bulunmak, kültürel gelişim, milli kültürel değerlerin desteklenmesi, kimliğinin ve özgünlüğünün korunmasını desteklemek, kültürel ve sanatsal mirasın toplanması ve belgelenmesi, kültürel uygarlık ve tarihi mirasın korunması ve sürdürülmesi” amacıyla 2002 yılında kurulan “Kültürel Miras ve Gelişim Fonu’nun” gelirlerine silah zoruyla el koyuyor.
Sosyal medya siteleri, başkent Sana’da ve diğer şehirlerdeki sokaklar ve mahallelerde sular altında kalan evlerini, ailelerini, şehirlerini ve tarihi eserlerini koruması için Yemen halkının fiili otoriteyi elinde tutan Husi yetkililere yaptığı çağrılarla dolu.   
Buna ek olarak, beş yerel ve uluslararası insan hakları örgütü, özellikle Hudeyde, Marib, Sanaa ve Amran gibi vilayetlerde son zamanlarda meydana gelen şiddetli yağışların meydana getirdiği felaketler sebebiyle ağır hasar gören Yemenliler için yardım çağrısı yaptı.
“Sam Hak ve Özgürlükler”, “Amerikan Adalet Merkezi”, “Tamkeen Kalkınma ve İnsan Hakları”, “Hukuk ve Özgürlükleri Savunma”, “Yemen İçin Kadınlar” adlı kuruluşlar, inceledikleri öncelikli fotoğrafların medya tarafından yayınlandığını, Yemen’in benzeri görülmemiş bir sel felaketiyle karşı karşıya olduğunu teyit ettiler. Örgütler, bu durumun Yemenli sivillerin üzerinde fazladan bir yük oluşturduğunu, özellikle sel nedeniyle çadırları yıkılan evlerinden edilmiş Yemenlilerin yaşadığı insanlık krizini daha da kötüleştirdiğini ifade ettiler. Örgütler ayrıca, “halihazırda kötüye giden ülkedeki sağlık durumunun risklerini artırdığını, savaş yıllarında on binlerce kişinin kolera, kızamık, dang humması gibi salgın hastalıkların tehdidi altında olduğunu” belirtti.

 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.