Mısır’da terörle suçlanan 555 sanığın davası pazar gününe ertelendi

Fotoğraf (Arşiv_ Reuters)
Fotoğraf (Arşiv_ Reuters)
TT

Mısır’da terörle suçlanan 555 sanığın davası pazar gününe ertelendi

Fotoğraf (Arşiv_ Reuters)
Fotoğraf (Arşiv_ Reuters)

Mısır Askeri Mahkemesi dün, medyada “Sina vilayeti 4” olarak bilinen davada, “terör” niteliği taşıyan faaliyetler yürütmekle suçladığı 555 sanığın duruşmasının önümüzde pazar gününe ertelendiğini duyurdu. 
Savcılık sanıkları “Kuzey Sina’da işlenen 63 ayrı suçun yanı sıra DEAŞ’a bağlı 43 hücre kurmakla” suçlarken mahkeme, savunma davasını tamamlamak için duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
Askeri Mahkeme’deki duruşma, 2017 ve 2018 tarihlerindeki iki ayrı davaya dayanıyor. Savcılık makamı davaları birleştirme ve davaları tek bir duruşma çatısı altında birleştirmek için askeri mahkemeye sevk etti.
Savcılığın yürüttüğü soruşturma ve Milli Güvenlik Kurumu’nun araştırmalarda “davadaki sanıkların işledikleri terör suçlarının, Kuzey Sina vilayetinde odaklandığı, ayrıca Irak ve Suriye devletlerindeki DEAŞ yapılanmasının örgüt liderleri ve kadrolarıyla kalıcı ve sürekli olarak irtibat kurmadan meydana geldiği” ifade ediliyor. Raporlarda, “grubun bazı üyelerinin, silah kullanımı ve patlayıcı yapımı konularında eğitim almak, milis savaşları ve sokak çatışmalarında deneyim kazanmak için örgütün Suriye’deki kamplarına katıldıkları, bu bilgi ve deneyimleri Mısır devletine, kurumlarına ve vatandaşlarına karşı düşmanca eylemlerde kullanmak üzere ülkeye döndükleri” belirtiliyor.
Yapılan araştırmalar ve soruşturmalarda “sanıkların, terör operasyonları düzenleme planlarının bir parçası olarak bir takım kamu kurum ve kuruluşlarını ve şahısları izlediği” öne sürülüyor. Yapılan tahkikatlarda ayrıca sanıkların izledikleri yerler arasında İçişleri Bakanlığı binasının ve Yeni Kahire’deki Polis Akademisi’nin bulunduğu, bunun dışında Süveyş Kanalı’ndan geçen ve Dimyat Limanı’na yanaşan bazı gemileri de takibe aldıkları belirtiliyor. Raporda “Sanıkların izledikleri yerler arasında Merc’deki Ezbet El Nakhl bölgesindeki bir kilise, Hurgada şehrindeki Anba Shenouda kilisesi ve Obour’daki St. Paul Kilisesi’nin bulunduğu” ifadeleri yer alıyor.
 Ceza Mahkemesi son demde “Birinci Terör Dairesi”ve “Bakanlar Kurulu Olayları” adlarıyla bilinen davada 12 sanığın yeniden yargılanmasının, savunmanın tamamlanması için içinde bulunduğumuz ağustos ayının 18’ine ertelenmesine karar verdi.
Mısır Başsavcılığı “davayla ilgili bir sanığın daha tutuklandığını”, hazırlanan iddianamede “2011 yılında meydana gelen olaylarda ölü ve yaralıların bulunduğu şiddet eylemlerine karıştığı tespit edilen 24 çocuğun Çocuk Mahkemesi’ne sevkine ek olarak 269 sanığın Kahire Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesinin” yer aldığını duyurmuştu. Soruşturmalarda sanıklara, “kamu güvenliğini ve asayişini ihlal eden toplantı yapmak, yetkili makamların ve güvenlik güçlerinin hükümet tesislerinin güvenliğini sağlama ve binalarını koruma görevini yerine getirmesini engellemek için güç ve şiddet kullanarak direnme, hükümet binalarını ve tesislerini kasten yakma, kamu ve özel mülkiyete saldırarak zarar verme” suçlamaları yöneltiliyor.
Soruşturmalara göre sanıklara yöneltilen suçlamalar arasında ayrıca “kamu tesislerini kapatmak, kesici ve delici silahlar taşımak, Molotof kokteyli ve yanıcı maddeler fırlatmak, İçişleri Bakanlığı binasını yakmak için saldırılar düzenlemek, Sağlık Bakanlığı’yla Yollar ve Köprüler Kurumu’na ait bazı araçları kundaklayarak imha etmek” de yer alıyor.



Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.


Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.