Husiler Yemen’de tanker patlamasına davetiye çıkartıyor

Hudeyde açıklarında yüzen Safer petrol tankeri (Reuters)
Hudeyde açıklarında yüzen Safer petrol tankeri (Reuters)
TT

Husiler Yemen’de tanker patlamasına davetiye çıkartıyor

Hudeyde açıklarında yüzen Safer petrol tankeri (Reuters)
Hudeyde açıklarında yüzen Safer petrol tankeri (Reuters)

Husiler, Hudeyde vilayetindeki Kızıldeniz sahil şeridinde yer alan Ras İsa açıklarına demir atmış, 5 yıldan uzun bir süredir bakım yapılmadığı için petrol sızıntısı korkusu nedeniyle Kızıldeniz’deki deniz trafiğini, tehdit eden Safer petrol tankerinin onarımı hususundaki uzlaşmazlığını sürdürüyor.
Yemen hükümeti sözcüsü, Husilerin, Birleşmiş Milletler (BM) ile anlaşmalı Singapurlu bir şirkete bağlı mühendislerin, Safer petrol tankerini incelemek üzere alana girmesini engellediğini belirtti. Kaynaklar, milislerin şirketin değiştirilmesini ve farklı uyruklu mühendislerin getirilmesi çağrısı yaptığını vurguladı. Kaynaklara göre söz konusu adım, sorunu daha da kötüleştirirken, bölgeyi de yakın bir felaketle tehdit ediyor. Hükümet sözcüsü Racih Badi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Husilerin BM ile anlaşmalı Singapurlu bir şirkete bağlı mühendislere, Safer’e giriş izni vermeyi kabul etmediğini kaydetti.
Badi, “Husilerin hileleri devam ediyor. Bu meseleyi kapatmak veya gemiden ham petrol sızıntısı nedeniyle beklenen afetten kurtulmak hususlarında hiçbir ciddiyetleri yok. Şu ana kadar Husiler, vazgeçme ve yalan söyleme gibi adımlar ortaya koydu. Gidip hasarı değerlendirmeleri hususunda uzlaşı sağlanan Singapurlu şirketin mühendislerini istemiyorlar. Son dakika başka uyruklardan mühendisler istediklerini belirterek, bu mühendislere giriş izni vermeyi reddettiler” ifadelerini kullandı.
Yemen hükümeti sözcüsü, “Devam eden yalanlar ve aldatmacalar çerçevesinde durum, tehlikelidir ve felakettir. Dünya uyanmak zorunda. Ras Issa kıyılarında olanlar, Beyrut limanında yaşananlara nazaran daha şiddetli olabilir. Yeni bir tura hazırlanan BM Temsilcisi, geminin bakımını engelleyen taraf hakkında açık ve dürüst konuşmalıdır” dedi.
Öte yandan İngiltere’nin Yemen Büyükelçisi Michael Aron, Husilerin, BM’nin Safer petrol tankerini onarma planını kabul etmediğini ve grubun, anlaşmalı olunan şirketi değiştirmek istediğini belirtti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Aron, “Husilerin, BM planı hakkında şüpheleri var. BM’nin Singapur’dan çalıştığı, bu alanda uzmanlaşmış bir şirket var. BM, Husilerden giriş izni talep etti. Ama onlar, başka bir şirket istediklerini söylüyorlar” açıklamasında bulundu.
Aron, “Husiler, çözümü değil, BM planını reddediyor. Sorun bu. BM, hala Husilerle temas halinde” dedi.
İngiliz Büyükelçi, “Operasyonun maliyeti büyük ve milyonlarca dolar olarak tahmin ediliyor. Bu, Husilerin karşılayabileceği bir meblağ değil. Tecrübeleri yok, BM’nin yardımına ihtiyaçları var ve operasyonun uluslararası olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Sorunun büyük ve ciddi olduğunu söyleyen Michael Aron, Safer gemisinin onarımının da birkaç gün içerisinde bitmeyeceğini belirtti. Aron, “Vakte ihtiyacımız var. BM’nin faaliyetini kolaylaştırmak için Husi yetkililerin hızına ihtiyacımız var. Ekip, durumu yerinde inceleyecek. Bazı reformlar yapılabilir. Daha sonra yapılacaklar için yeni bir plan geliştirilebilir. Bu ekip, problemin değerlendirilmesinin başlangıcıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Çin’in Yemen Büyükelçiliği ise Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Beyrut limanında meydana gelen patlama, Mauritius yakınlarında bir gemiden petrol sızıntısı yaşanması ve deniz kirliği tehlike çanlarını çalıyor” dedi. Büyükelçilik, Safer tankerine atıfta bulunarak ise, Kızıldeniz’de bir tehlikeye yol açmaması umudunu dile getirdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.