Avatar'ın Yönetmeni ve Senaristi James Cameron Şarku'l Avsat'a konuştu:Avatar 2'nin çekim planı üzerinde çalışıyorum

James Cameron film çekimleri sırasında
James Cameron film çekimleri sırasında
TT

Avatar'ın Yönetmeni ve Senaristi James Cameron Şarku'l Avsat'a konuştu:Avatar 2'nin çekim planı üzerinde çalışıyorum

James Cameron film çekimleri sırasında
James Cameron film çekimleri sırasında

Kanadalı Yönetmen James Cameron, 2009'da çıkan Avatar filminden sonra bizi gökyüzü ve yeryüzü arasında asılı bıraktı. Bize benzeyen ve aynı zamanda bizden farklı insanların yaşadığı yabancı bir gezegende geçen hikaye ile büyülenmiştik. Bizim gibi yaşıyorlar ancak kendi duyguları ve kültürleri ile farklılaşıyorlar. Avatar, sinema tarihinin ilk günlerinden günümüze kadar tanık olduğumuz çok sayıda bilim kurgu filminde daha önce hiç görmediğimiz bir dünyayı gözler önüne serdi.
Filmin elde ettiği büyük başarı nedeniyle (dünya çapında 2 milyar 790 milyon dolardan fazla) ikinci bir film için beklentiler oluştu. Yönetmen Cameron, Avatar’da bize sunduğu hikayeyi geliştirme konusunda ilerlemeye karar verdi. Başka bir deyişle, üzerinde yaşadığımızdan çok daha huzurlu ve güzel olan uzak bir gezegende insanlarla insan olmayanların karışımının sonucunda herkesin ilgisini çeken filme büyük bir gizlilikle dört film daha yaratarak başarısına yenilerini eklemeye karar verdi.
Yönetmen, yıllarca süren hazırlıkların ardından karakterler için en son dijital teknolojinin kullanıldığı çekimlere başladı. Ancak koronavirüs salgınının yayılmasıyla birlikte Avatar 2 gibi tamamlanma sürecinde olan projelerin çekimleri durdu. Ünlü yönetmen şuan çekimlere dönmek için hazırlanıyor.
Bu görüşmemiz ünlü yönetmen ile ikinci buluşmamız oldu. İlk röportaj, ilk bölümün çekilmesinin ardından 2009 yılında Şarku’l Avsat sayfalarında yer aldı. Bu kez görüşmemiz sanal ortamda gerçekleşti. Kanadalı yönetmen, bir sonraki Avatar macerası hakkında sınırlı da olsa bazı bilgiler verdi. Aynı zamanda içinde yaşadığımız dünya, bilim alanındaki gelişmeler ve uzun yıllar sonra çıkacak ikinci filmde bizi bekleyenler hakkında konuştu:

Son zamanlarda salgına nasıl adapte oldunuz?
- Elbette dikkatli olmaya çalışarak. Ama aynı zamanda bugün nerede olduğumuz ve hangi durumda olduğumuzu düşünerek.

Hangi durumdayız?
-Hepimizin yaşadığı şeyi yaşıyor olmalısın. Burada gerçeklikten çok kurguya daha yakın olan ve hayatımıza hükmetmeye başlayan şeyler var. Ama günlerimi bunu tek başıma düşünerek geçirmiyorum. Çoğunu proje dünyamda ve başarmak istediğim şey üzerine vakit ayırmakla geçiriyorum. Projelerimi başararak bir yönetmen olarak ülkeme ‘aksiyon!’ diye bağırarak dönmeyi bekliyorum.

Avatar 2 senaryosunda değişiklik yapmak için karantina sürecinden faydalanıyor musunuz?
-Pratik olarak değiştirmek istediğim hiçbir şey yok. Ama çekimlerim için çizdiğim grafikleri düşünüyorum.  Gerçekte her şey hazır olsa da çekim planı üzerinde çalışıyorum. İş beni her zaman meşgul ediyor. Hayatımızın bu kritik döneminde bile çalışmayı hiç bırakmadım.

Geçen yıl “Alita: Savaş Meleği” filminin yapımcılığını üstlendiniz ve ondan önce de birçok filmin yönetici yapımcılığını üstlendiniz. Şimdi de bu ayın sonunda planlandığınız gibi çekimlere döneceksiniz. Heyecanlı mısınız?
-Avatar 2 ve sonraki bölümlerin çekimlerini tamamlamak için yeniden başladığım için mutluluğumu tarif edemem. Çalışmak için motive oldum. Çünkü sadece düşünmek bile çok mutlu ediyor. İşe döndüğümde ne kadar mutlu olacağımı tahmin edebilirsiniz.

Pandemiden önce bu seride neler çekildi?
-Temel olarak, özel efektlerle birlikte kullanılacak tüm canlandırmaları yaptık. Bunlar genellikle uzun zaman alır ve oyuncular için sıkıcı olabilir çünkü birçok teknik koşula bağlıdır. Geçen mayıs ayında bilgisayar grafikleri ile düzenlediğimiz farklı Yeni Zelanda sahneleri ile çekime başladık. Ancak oyuncuyu ve farklı efektleri birbirine katarken bile şu anda çekmemiz gereken çok fazla şey var. Ayrıca, sahnelerin çoğu hala eksik. Üzerinde çalışması beş yıl sürecek olan birbirini izleyen dört bölümden bahsediyoruz.

Ve tabii ki 3D teknolojisi ile?
-Elbette. Kamera olarak Sony Venice olarak bilinen bir kamera sistemi kullanıyoruz. 3D alanında en iyisi. Avatar hakkında fazla konuşmak istemiyorum çünkü bu bir sır. Her şeyi şimdiden açığa çıkarmaya çalışmak doğru olmaz.

Bilim kurgu türünü çok mu seviyorsunuz?
-Evet. Bu türde çalışmayı seviyorum. En sevdiğim türdür.

BİLİM VE YAŞAM HAKKINDA

Sizi bu türde cezbeden şey ne oldu?
-Çocukluğumdan beri bilim kurgu severim. O çağda sevdiğim filmler, uzayların ve robotların olduğu ve kesinlikle diğer dünyadan yaratıkları ya da dünyadan canavarları tasvir eden fantastik filmlerdi. Ray Harryhausen’ın modellerini (60'lardan 80'lere kadar kukla ve sinematik figürleri yapma ve canlandırma devlerinden biri - editör) ve gerçekliğe yabancı olanı tasvir eden tüm süreçleri çok sevdim. Ancak daha sonraki yıllarda bilim kurguya daha çok yöneldim.

Ama büyük filmleriniz Titanic ile başladı
-Evet. Bilim kurgu filmlerinden değildi. Ama bilim kurgu türünü çekmeyi diğerlerinden daha çok seviyorum.

Geçen yıl bir kadından ve robot olarak nasıl yeniden yaratıldığından bahseden Alita filminin yapımcılığını üstlendiniz. Bu gerçekten bugün oluyor mu? Yoksa geliştirilmekte olan bir bilim mi?
-Bilimin bu konuda çok araştırma yaptığını düşünüyorum. Ama Alita'nın alanında ilk olmadığını hatırlatırım. Tüm var olan, karakteri olabildiğince inandırıcı yaratmaya çalışmamızdır. Tabii ki film hala gerçeğe uygun değil. Ancak, kahramanın inandırıcı olmaya yakın olmasını sağladık.

Neden? Gerçeğe yakın veya yakın olmamasına göre izleyicinin o karaktere yönelik algısı ve bakış açısı nasıl farklılık gösteriyor? Hala kurgusal.
-Tabii. Avatar’ın başarısının sebebinin mavi karakterleri o gezegenin gerçeğe uygun vatandaşları haline getirmiş olmamızdan dolayı olduğuna eminim. Renk, görünüm ve genel özellikler bakımından kendilerine özgüler ancak insan biçimine ve özüne benzerler. Öyle değil mi? Gezegenlerin insanlarını mantık ya da kabullenmekten uzak tasvir eden filmlere kıyasla, bazı tuhaflıkları dışında onu farklı kılan şey buydu. Orada dünya insanı ile diğer gezegendeki insan arasındaki bir karşılaşmanın hikayesini anlatmak istedim.

Duygular bile aynıydı. Sevgi, gurur ve diğer duyguları içeriyordu.
-Tabi.

OKYANUSUN DERİNLİKLERİNDE

Uzayın yanı sıra okyanusun derinlikleriyle de ilgileniyorsunuz. Okyanusun derinliklerine inerek The Abyss filmini çektiniz. Ama, sanırım üç yıl önce onu çekmek için geri döndünüz. Bu, Avatar’daki işinizin bir parçası mı?
-Küçük bir detayı düzeltmeme izin verin. Üç yıldan fazla bir süre önce okyanusun derinliklerine döndüm. Tam olarak 2012'de. Okyanusun en derin noktasına indim ama bunu yapan tek kişi ben değilim. Aslında benden önce ve sonra o bölgede dalış yapan araştırmacılar, akademisyenler ve bilim adamları vardı. O yolculuğu bir filmin parçası olarak yapmadım. Ne Avatar ne de başka bir şey.

Bu bilim sporuna kendi cebinizden mi harcadığınızı söylüyorsunuz?
-Evet. Keşif sevgimden dolayı biriken borçlarımı ödemek için filmler yapıyorum. (gülüyor)

Bunu yapmadaki asıl amacınız nedir?
-Amacım keşfetmek. Bu derinliklerdeki su canlılarının tuhaf görüntüleri olarak hayal etmeyin. Kendimi bu hayvanların yaşadığı izolasyon içinde bulduğumda hissettiğim şey. Ve sadece suda yaşayan hayvanlar değil, bitkiler ve tüm çevre. Garip şekillere sahip bazı balıklar hayal gücümü besliyor. Filmlerimde çekmek istediğim şeyin bir parçası olarak yararlanıyorum. Demek istediğim, bu önemli bir ilham kaynağı. Bu, bir filmin parçası olarak derinliklere geri dönmeyeceğim anlamına gelmez. Çünkü başka hiçbir şeye benzemeyen bir dünya ve çoğu insan bunun ne olduğunu bilmiyor. Yerinde öylece duran ve hareket etmeyen su canlılarının olduğunu biliyor muydunuz? 
Öyleyse bana göre yönetmen olduğunuz gibi aynı zamanda da bir bilim adamı gibi görünüyorsunuz. Burada diğerini besleyen karakter hangisi?
-İki karakter birarada aslında. Astronomi ve fizikle ilgileniyordum. Benim gibi sinemayı seven biri onları sinemadan ayıramaz. Senaristlerin birçoğunun fizik sevgisinden dolayı senarist olduğunu ve bazılarının bilgisinin bir kısmını okuyuculara ya da sinemaya aktarmak için yazma pratiği yapan bilim insanları olduğunu unutmayın.

HAYAL VE GERÇEKLİK 

Bilime ve gerçek hayata geri dönecek olursak, bilimin insanları robotlara uyarlama konusunda ilerlediğini söylediniz?
-Bilimin bu konuda araştırma yaptığını söyledim. Doğru.

Örneğin 100 yıl sonra insan olarak hayatımızı nasıl görüyorsunuz?
-Bu gerçekten ilginç bir soru. Ama kesin bir cevabım yok tabi ki. Bu alanda çalışmıyorum. Gelecekten ne okuduğumu çıkarmaya çalışıyorum; Ama ne ben ne de sinema bu  geleceği yaratamaz. Robotik alanında şaşırtıcı başarıları olan Boston Dynamics adlı bir şirket var. Bunların bir kısmı araştırılmalı tabi. Ameliyat ve bir organının kesilmesini gerektiren kazalar geçirecek kişilerin bu kazaların sonuçlarından zarar göreceğini düşünmüyorum. Bilim, eksik ele veya insanın başka herhangi bir parçasına benzeyen protez bir el yerleştirebiliyor. Soru şu: İnsanlar bu bilimi pratik olarak ne zaman kucaklayacak? Bizim neslimiz mi, gelecek nesil mi yoksa ondan sonra gelecek nesil mi?

Yönetmen Stanley Kubrick, 2001:Bir Uzay Macerası filminde yapay zekanın bizi dışlayacağını ve daha sonra insan olarak zekamızın üstesinden geleceğini söyledi. Bunun olabileceğini  düşünüyor musunuz?
-Hatta var olduğunu düşünüyorum. Dünya artık mantık yeteneğine sahip değil. Şu anda içinde olanlara baktığımızda yalnızca bir kişinin veya gizli bir kurumun hayatlarımızı yönlendirdiğini ve dünyayı uçuruma ittiğini düşünmemiz mantık dışı değil. İster isteyerek ister istemeyerek olsun, teknolojik gelişmeye karıştık ve ona ait olduk. Cep telefonlarının, bilgisayarların ve teknoloji tabanlı dünyanın bir parçasıyız. Örneğin, yirmi yıl önce yaptığımızdan daha doğal bir şekilde adapte oluyoruz.

O halde Kubrick'in bu alandaki filmi hakkında ne düşünüyorsunuz?
-Filmi izledikten sonra bilim kurgu sinemasının hayranlarından biri olmaktan onu uygulayan biri olmaya karar verdim. Daha sonra sinemayı bilimsel olarak düşünmeye, modeller yapmaya, farklı açılardan çekmeye başladım.

Avatar’a geri dönmek gerekirse, hakkında daha fazla konuşmak istememenize saygı duyuyorum çünkü ileride herkes zaten bu filmi konuşacak. Teknoloji dizisinin sırlarını veya filmde geçenleri sormayacağım. Bilmek istediğim şey, bu seriyi tamamlamak için nasıl bir yol izleyeceksiniz?
-Hayal görmediğimden emin olmak için kendimi çimdiklemeliyim. Bu seride başarılı olmak için önümüzdeki beş yıl boyunca bu diziyle yaşayacağımı biliyorum. Dinleyin, gerçek şu ki Avatar dünyası bir fikir, içerik ve teknik ve dramatik olarak her düzeyde hikaye oluşturma unsurları olarak çok zengin bir dünya. Kıdemli teknisyenler, tasarım profesyonelleri ve en iyi animasyon teknisyenleriyle çalışacağım. Eminim George Lucas Yıldız Savaşları filmini yönetirken aynı durumla, büyük bir sevinç duygusuyla karşı karşıya kalmıştı.

Bu seri dışında başka filmleri yönetmeye vaktiniz olacak mı?
-Yönetmen olarak değil. Ancak bu seriyi hazırladığım süre boyunca paralel filmlerde yapımcılık üstleneceğim. Bu filmlerin başarılı olmasına odaklanacağım ve daha sonra bir yönetmen olarak başarılı olmaya çalışacağım.



İki Michelin yıldızlı restoran temizlikten sınıfta kaldı

Ynyshir, Galler'de iki Michelin yıldızına sahip tek restoran (Unsplash)
Ynyshir, Galler'de iki Michelin yıldızına sahip tek restoran (Unsplash)
TT

İki Michelin yıldızlı restoran temizlikten sınıfta kaldı

Ynyshir, Galler'de iki Michelin yıldızına sahip tek restoran (Unsplash)
Ynyshir, Galler'de iki Michelin yıldızına sahip tek restoran (Unsplash)

Birleşik Krallık'ta (BK) iki Michelin yıldızlı restoran, hijyen denetiminde 5 üzerinden 1 yıldız aldı.

Ynyshir'de prestijli Michelin rehberinin "gerçekten eşsiz" diye tanımladığı 5 saatlik restoran deneyiminin fiyatı 468 sterlinden (yaklaşık 27 bin TL) başlıyor.

Ancak 30 çeşitlik tadım menüsü sunan tesis bu kez yemek kalitesiyle değil, BK devletine bağlı Gıda Standartları Ajansı'nın (FSA) hijyen denetimi nedeniyle gündem oldu.

FSA'nın yerel yetkililerle işbirliği içinde yürüttüğü Gıda Hijyeni Derecelendirme programı, tüketicilere "gıdaları nereden satın alacakları ve nerede yiyecekleri konusunda daha bilinçli seçimler yapma" imkanı sunmayı amaçlıyor.

Program, işletmeleri sıfırdan 5'e kadar derecelendiriyor.

FSA müfettişlerinin 5 Kasım'da tesiste yaptığı incelemelerde restorana 5 üzerinden 1 yıldız verildi.

Gıda güvenliğinde "önemli iyileştirmeler" yapılması gerektiğini belirten müfettişler, bina ve tesisin genel temizliğinin de çok yetersiz kaldığını vurguladı.

Konuklarına geceleyebilecekleri odalar da sunan Ynyshir, 2022 ve 2023'te Britanya'nın en iyi restoranı seçilmişti.

BK'deki en iyi restoran ödüllerini veren National Restaurant Awards'ın internet sitesinde, kendi DJ'i de olan Ynyshir'in "Asya esintili yemeklerden oluşan bir tadım menüsü ve hareketli bir atmosfer sunduğu" belirtiliyor.

BBC'nin irtibata geçtiği restoranın sahibi ve baş şefi Gareth Ward, FSA'nın puanlaması nedeniyle "utanacak bir şeyinin olmadığını" söyledi.

"Dünyanın dört bir yanından en iyi malzemeleri satın alıyoruz ve bunların çoğunu çiğ olarak servis ediyorum" diyen şefe göre denetçilerin sorunlu gördüğü konulardan biri Ynyshir'de çiğ malzeme kullanılmasıydı:

Japonya'dan saşimi kalitesinde balık satın alıyorum, onlar da ‘Su kalitesini bilmiyoruz, saşimi kalitesinde olduğunu nasıl bilebiliriz?' diye sorguluyor. Ancak bunlar saşimi kalitesinde. Bu ürünler dünyanın her yerinde çiğ olarak yeniyor ve sırf bizim kurallarımız onların kurallarına uymadığı için bunu sorguluyorlar.

Independent Türkçe, CNN, BBC


Marvel yıldızı sinyali verdi: Yeni Barbenheimer geliyor

Demir Adam'ın yıldızı Robert Downey Jr.'ın Doomsday'in kötü karakteri Doctor Doom'u canlandıracağı bu temmuzda açıklanmıştı (AFP)
Demir Adam'ın yıldızı Robert Downey Jr.'ın Doomsday'in kötü karakteri Doctor Doom'u canlandıracağı bu temmuzda açıklanmıştı (AFP)
TT

Marvel yıldızı sinyali verdi: Yeni Barbenheimer geliyor

Demir Adam'ın yıldızı Robert Downey Jr.'ın Doomsday'in kötü karakteri Doctor Doom'u canlandıracağı bu temmuzda açıklanmıştı (AFP)
Demir Adam'ın yıldızı Robert Downey Jr.'ın Doomsday'in kötü karakteri Doctor Doom'u canlandıracağı bu temmuzda açıklanmıştı (AFP)

Robert Downey Jr. ve Timothée Chalamet, 2023'te Barbenheimer'ın gösterdiği büyük başarıyı, 2026'da "Dunesday"le tekrarlamaya çalışıyor.

Downey Jr., merakla beklenen Avengers: Doomsday'de kötü karakter Doctor Doom'u canlandırırken, Chalamet de Denis Villeneuve'ün Dune serisinin üçüncü filminde Paul Atreides rolüne geri dönüyor. Her iki filmin de bu yıl 18 Aralık'ta vizyona girmesi planlanıyor ve bu, yılın en büyük sinema rekabetlerinden biri ya da nadir görülen bir çifte vizyon fenomeni olabilir.

Chalamet'nin filmi Muhteşem Marty'nin (Marty Supreme) özel gösterimi için çarşamba günü Los Angeles'ta oyuncuyla birlikte sahneye çıkan Downey Jr., iki filmin ortak vizyon tarihinden benzer bir gişe başarısına ulaşma ihtimaline işaret etti.

Downey Jr., "İkimizin de 18 Aralık'ta vizyona girecek filmleri var ve bunu bir slogan haline getirmeye karar verdik... 'Dunesday' diye düşünüyoruz" dedi.

O zaman hâlâ arkadaş olup olmayacağımızı göreceğiz.

frgtuı
Timothee Chalamet, Muhteşem Marty'deki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre kazandı (AFP)

Barbenheimer diye bilinen olayda Greta Gerwig'in Barbie ve Christopher Nolan'ın Oppenheimer filmlerinin Temmuz 2023'te aynı anda vizyona girmesi sayesinde, izleyiciler potansiyel bir gişe rekabetini kültürel bir etkinliğe dönüştürmüş, pek çok kişi iki filmi arka arkaya izlemeyi tercih etmişti.

Her iki film de küresel gişede beklentileri aşmış, Barbie dünya çapında 1,4 milyar dolardan fazla hasılat elde ederken, Oppenheimer ise 1 milyar dolara yaklaşmıştı.

O zamandan beri aynı gün veya yakın zamanlarda vizyona giren diğer filmler bu ivmeyi yeniden yaratmaya çalışsa da hiçbiri Barbenheimer'ın kapsamına veya etkisine ulaşamadı.

Jon M. Chu'nun sinemaya uyarladığı Wicked ve Ridley Scott'ın yönetmeni olduğu Gladyatör'ün (Gladiator) devam filminin aynı anda gösterime girmesiyle internet dünyası geçen yıl "Glicked" adı altında bu büyüyü yeniden yaratmaya çalışmıştı. Ancak gişe rakamları kesinlikle küçümsenecek gibi olmasa da Barbenheimer'ın 244 milyon dolarlık rekor açılışını yakalayamadılar.

Demir Adam'ın (Iron Man) yıldızı Robert Downey Jr.'ın, Avengers: Endgame'le MSE'den (Marvel Sinematik Evreni) ayrılmasından 7 yıl sonra geri dönerek Doomsday'in kötü karakteri Doctor Doom'u canlandıracağı bu temmuzda açıklanmıştı. Kalabalık oyuncu kadrosundaki Chris Evans (Steve Rogers/Kaptan Amerika), Chris Hemsworth (Thor), Anthony Mackie (Falcon/Kaptan Amerika), Sebastian Stan (Bucky Barnes), Tom Hiddleston (Loki) ve Letitia Wright (Black Panther'dan Shuri) gibi birçok yıldız da geri dönüyor.

Avengers: Doomsday; Ian McKellen, Patrick Stewart, James Marsden ve Rebecca Romijn gibi birçok X-Men yıldızını da geri getirecek.

Zendaya'nın Chani rolünü yeniden canlandıracağı Dune: Part Three'de Josh Brolin, Florence Pugh, Rebecca Ferguson ve Anya Taylor-Joy da geri dönüyor. İlk Dune'da rol alan ancak ikincide olmayan Jason Momoa, Duncan Idaho rolünü Part Three'de yeniden canlandıracağını doğrulamıştı.

World of Reel'a göre Zendaya'nın "kapsamlı, birden çok yerde aylarca sürecek çekimler" için kısa süre önce gittiği Budapeşte'de çekimler başladı.

Avengers: Doomsday ve Dune: Part Three, 18 Aralık 2026'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe


Yeni Lara Croft tartışma yarattı

İlk olarak 1996'da piyasaya sürülen Tomb Raider'ın 2026 ve 2027'de iki oyununun daha çıkması planlanıyor (Nerdtropolis)
İlk olarak 1996'da piyasaya sürülen Tomb Raider'ın 2026 ve 2027'de iki oyununun daha çıkması planlanıyor (Nerdtropolis)
TT

Yeni Lara Croft tartışma yarattı

İlk olarak 1996'da piyasaya sürülen Tomb Raider'ın 2026 ve 2027'de iki oyununun daha çıkması planlanıyor (Nerdtropolis)
İlk olarak 1996'da piyasaya sürülen Tomb Raider'ın 2026 ve 2027'de iki oyununun daha çıkması planlanıyor (Nerdtropolis)

Amazon'a bağlı Prime Video, Tomb Raider'ın merakla beklenen dizi uyarlamasından ilk görseli paylaştı.

Game of Thrones'la tanınan Sophie Turner'ın Lara Croft rolündeki hali büyük ilgi çekti. 

Sosyal medyada yapılan yorumlarda pek çok kişi, Turner'ın bu role cuk oturduğunu söyledi. 

Diğer yandan Turner'ın, Angelina Jolie'nin yerini dolduramayacağını savunanlar da oldu. 

Bu rolde pek beğenilmeyen Alicia Vikander'ı hatırlatanlardan bazıları, onun dahi Turner'dan iyi olduğunu öne sürdü. 

Mayıs 2024'te yeşil ışık verilen video oyunu uyarlaması şu anda prodüksiyon aşamasında.

Daha önce HBO Max yapımı The Staircase'le de izleyici karşısına çıkan Turner, Angelina Jolie ve Alicia Vikander'dan sonra maceracı arkeoloğu ete kemiğe büründüren üçüncü isim olacak.

Kadroda Turner dışında Martin Bobb-Semple, Sigourney Weaver, Jason Isaacs, Martin Bobb-Semple ve Jack Bannon gibi ünlü oyuncular var.

Fleabag'in ödüllü yıldızı Phoebe Waller-Bridge dizinin yazarlığını ve yürütücü yapımcılığını üstleniyor. 

Waller-Bridge'in Tomb Raider hayranı olduğu uzun süredir biliniyor. Projenin geliştirilmesine 2023'ün ilk aylarında başlanmıştı.

40 yaşındaki yıldız senarist eylülde başrolü açıklarken şu ifadeleri kullanmıştı: 

Sophie Turner'ı Lara rolünde duyurabildiğim için çok heyecanlıyım. Böylesine büyük ölçekli bir projeyi, çocukken hayranı olduğumuz bir karakterle hayata geçirmek çok nadir karşılaşılabilecek bir fırsat. Tüm ekip Lara'ya tutkuyla bağlı; onun kadar cesur, çılgın ve eğlenceli. Hazır olun, Croft geliyor.

frgty6u
15 yıl önce Sansa Stark rolüyle Games of Thrones'ta ilk kez yer alan Britanyalı, artık 29 yaşında (Jay Maidment/Prime)

Sophie Turner ise duygularını şu sözlerle dile getirmişti:

Lara Croft'u oynayacak olmaktan tarif edilemez bir mutluluk duyuyorum. O, pek çok kişi için çok şey ifade eden ikonik bir karakter ve ben de elimden gelenin en iyisini vereceğim. Angelina ve Alicia'nın güçlü performanslarının ardından bu rolü üstlenmek büyük bir sorumluluk. Ama Phoebe'nin önderliğinde, hem biz hem Lara çok emin ellerdeyiz. Seyircilerin neler hazırladığımızı görmesi için sabırsızlanıyorum.

Independent Türkçe, Deadline, Variety