Yemen: el-Beyda’da 30 Husi milis öldürüldü

10 Ağustos’ta el-Beyda vilayetinin Kaniyye cephesinde ulusal ordu ve Halk Direnişi güçlerine mensup bir asker (SABA)
10 Ağustos’ta el-Beyda vilayetinin Kaniyye cephesinde ulusal ordu ve Halk Direnişi güçlerine mensup bir asker (SABA)
TT

Yemen: el-Beyda’da 30 Husi milis öldürüldü

10 Ağustos’ta el-Beyda vilayetinin Kaniyye cephesinde ulusal ordu ve Halk Direnişi güçlerine mensup bir asker (SABA)
10 Ağustos’ta el-Beyda vilayetinin Kaniyye cephesinde ulusal ordu ve Halk Direnişi güçlerine mensup bir asker (SABA)

Yemen ordusu kaynakları, pazar ve pazartesi günleri Yemen ordusuyla yaşanan çatışmalar ve el-Beyda vilayetinin kuzeyinde meşruiyeti destekleyen koalisyonun hava saldırıları sonrasında 30’dan fazla Husi milisin öldüğünü açıkladı.
Gelişme, batıdaki Hudeyde vilayetindeki temas hatları boyunca Birleşmiş Milletler (BM) ateşkesine karşı devam eden ihlallerin yanı sıra darbeci grubun, kuzeydeki Marib vilayetine baskı yapmaya çalıştığı bu cephedeki çatışmaların ardından yaşandı.
Yemen ordusundan resmi kaynaklar, Kaniye cephesindeki Mahliyye bölgesinin güney ve batısındaki Husi saldırılarının sonrasında pazar günü çatışmaların yeniden başladığını belirtti. Ordu ve halk direnişi güçlerinin saldırıyı geri püskürttüğü, milislerin ilk gün 10’dan fazla unsurun ölmesi ve 23 unsurun da esir olması dolayısıyla çok sayıda kayıp verdiği ifade edildi.
El-Beyda vilayetindeki el-Kurayşiye kasabasında yer alan Kifah bölgesinde kaynaklar, İşmah, Safvan, Zaac, el-Ataf, Nofan ve el-Cesime bölgelerinde Halk Direnişi güçleri ve Husi milisler arasında patlak veren çatışmaların, her iki taraftan da ölüm ve yaralanmalarla sonuçlandığını söyledi.
10 Ağustos’ta kaynaklar, çatışmaların Kaniyye ve el-Kurayşiye bölgelerinde devam ettiğini açıklarken, meşruiyeti destekleyen koalisyonun hava saldırılarında ve ordunun verdiği savaşlarda, en az 20 üyenin öldürüldüğüne dikkati çekti.
Hudeyde vilayetinde devam eden Husi tırmanışı çerçevesinde Yemen Ortak Kuvvetleri’ne bağlı askeri medya organları, İran destekli grubun, 10 Ağustos’ta kıyı kesiminin güneyindeki et-Tuhayta kasabasına bağlı el-Cebeliyye bölgesinde köylere ve vatandaşların tarlalarına makineli tüfekle ateş açtığını belirtti.
Amalika Tugayları’nın medya merkezine göre yerel kaynaklar, Husi milislerin 14,5 ve 12,7 silahlar da dahil olmak üzere orta düzey silahlarla köyleri hedef aldığını, saldırıların başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere vatandaşlar arasında korku ve paniğe neden olduğunu söyledi.
Medya merkezine göre ortak kuvvetler, geçen pazar günü Hudeyde’nin güneydoğusundaki Hays kasabasında bulunan mahalleleri ve ana caddeleri hedef alan Husi saldırılarının kaynaklarını söndürmeyi başardı.
Ortak Kuvvetler’den askeri kaynaklar, Yedinci Tugay (Amalika)  güçlerinin, mahalleleri hedef alan Husi saldırılarının kaynağını tespit ettiğini, milislerin ceplerinde ve sığınaklarda doğrudan kayıplar meydana geldiğini vurguladı.
Ortak Kuvvetler’e bağlı askeri medya organlarına göre geçen cumartesi günü milisler, Hudeyde şehrinin doğusundaki mahallelerde, sahil savunma kampında, Beşinci Askeri Bölge karargahında ve ed-Dabyani mahallesinde başarısız saldırıları gerçekleştirdi. Hudeyde vilayetinin güney kırsalında bulunan el-Huseyniyye kasabasının batısındaki el-Cah bölgesinde Ortak Kuvvetler tarafından engellenen bir başka saldırı daha başlattı.
Öte yandan Amalika Tugayları, Husi milislerin bu yıl 31 Temmuz’dan 6 Ağustos’a kadar bir hafta içerisinde BM ateşkesini 342 defa ihlal ettiğini açıkladı.
Yayınlanan bir bildiriye göre ihlaller arasında ‘sivillere karşı düşmanca eylemler’ de yer aldı. Husiler öncelikle, et-Tuhayta, ed-Dureyhimi, Hays, Kilo 16, 50’inci Cadde ve Hudeyde kasabasının doğusundaki es-Salih kasabasını hedef aldı.
Bildiriye göre Husiler, mayın ve el yapımı patlayıcılar döşeyerek, havan topları, ‘BNB’ ve ‘RPG’ler de dahil olmak üzere ağır ve orta ölçekli silahlarla saldırılar gerçekleştirerek çok sayıda ihlalde bulundu.
Meşru hükümet, Husi milislerin uluslararası toplumun ve BM’nin çabaladığı barışı sağlama amacı taşımadığını, yeni askerlerini seferber ettiğini ve kurtarılmış alanlara saldırılarını sürdürdüğünü vurguladı.
Grup, yaşadıklarını ölü ve yaralıların gerçek sayısı bakımından sessizliğini korurken, İb, Zamar, Hacca, Rayme vilayetlerindeki köy ve kasabalarda da askerini geri çekmek için kampanyalar yürütmeye başladı. Aynı şekilde grup lideri Abdulmelik el-Husi’nin emirlerini yerine getirmeleri için, birçok vilayette ‘dışlanmış’ silah tenli çok sayıda vatandaş ordu cephelerinde göreve alındı.



Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde