Netanyahu’nun Gantz ile arasındaki krizi erteledi

İsrail’de hükümet karşıtı gösteriler devam ediyor (AFP)
İsrail’de hükümet karşıtı gösteriler devam ediyor (AFP)
TT

Netanyahu’nun Gantz ile arasındaki krizi erteledi

İsrail’de hükümet karşıtı gösteriler devam ediyor (AFP)
İsrail’de hükümet karşıtı gösteriler devam ediyor (AFP)

İsrail'de, iktidardaki sağ bloğun çoğunluğunu kaybettiğini gösteren yeni bir kamuoyu yoklamasının sonuçları yayınlandı. Diğer yandan, Yahudi dini partilerin liderleri ise Başbakan Binyamin Netanyahu'yu bütçe konusunda uzlaşma önerisini desteklemeye ikna ettiklerini açıkladı. Bu gelişme, bugünlerde patlak verme ve hükümeti devirme noktasına gelen, aynı zamanda yeni seçimler tehdidinde bulunan koalisyon krizinin üç ay daha erteleneceği anlamına geliyor.
Söz konusu liderler, uzlaşmacı çözümün cari yıl bütçesini onaylama süresini 100 gün daha uzatmak olduğunu belirtti. Bu gelişme parti dahili ve İsrailliler arasında memnuniyetle karşılansa da, Netanyahu’nun sözcüsü “Bütçeyle ilgili mali soruna yönelik olan bu çözüm, koalisyon içindeki ve Mavi-Beyaz İttifakı ile olan krize bir son vermez. Yeni seçimlere gidiş fikrinin ortadan kalktığı anlamına da gelmez” ifadelerinde bulundu. Mavi-Beyaz İttifakı Lideri Benny Gantz’ın sözcüsü ise Netanyahu’nun seçimlere gitmek konusunda ısrarcı olduğu, şimdi ise dini partilerle ittifakını kaybetmemek için geri adım attığı idrakine vardığını belirtti. Aynı zamanda, “Ancak seçimleri ertelemek, kişisel menfaatlerin ulusal menfaatlere üstün gelmesini engellemeye çalıştığımız uzun yolda atılan başka bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Kendisine yakın kaynaklara göre Netanyahu, seçimlere gitmek için bir sonraki fırsatı değerlendirmesi yönünde yakınlarından baskı görüyor. Bugünkü koşulların seçimlere uygun olduğunu söyleyen bu kişiler, her gecikmenin daha fazla taraftar kaybına sebebiyet vereceğini ifade ediyor. Ancak Netanyahu ise bu kişilere bu adımın muhalefetin Yair Lapid liderliğindeki Yeş Atid-Telem bloğunun yarın Knesset’te sunacağı kanunun geçirilmesi yönündeki girişimlerini engellemek için atıldığını belirtiyor. Zirâ, kendisi gibi cezai suçlarla itham edilen bir kişinin başbakan adayı olmasını yasaklayan bu kanunun çıkarılmasından korkuyor. Dün Netanyahu ile Gantz arasında bir kriz patlak verseydi, Gantz ve partisi (16 milletvekili) yasanın geçirilmesi yönünde oy kullanacaktı. Netanyahu ise böyle bir durumun gerçekleşmesini önlemiş oldu.
The Times of Israel gazetesi yazarı ve siyaset uzmanı Shalom Yerushalmi, Netanyahu’nun bu davranışını ‘düpedüz kurnazlık’ şeklinde niteledi. Aynı zamanda Netanyahu’nun önceliklerinin değişmediğini, ispat aşamasının önümüzdeki Ocak ayında başlayacağı duruşması öncesinde siyasi düzeni istikrarsızlaştırmaya çalıştığını, erken seçimler için uğraştığını belirtti. Zirâ Netanyahu’nun devam eden yargılamasına karşı kendisini rahatlatacak yasalar çıkarmak için olası yeni seçimlerin Knesset’ten en az 61 üye tarafından desteklenen sağcı bir hükümet kurulmasına olanak sağlamasını umduğuna değindi.
Maariv gazetesi, dün, iktidardaki sağ bloğun, aynı zamanda Netanyahu ve Likud partisinin popülaritesini kaybettiğini gösteren yeni bir kamuoyu yoklamasının sonuçlarını yayınlandı. Sonuçlara bakıldığında, şuan seçimler düzenlendiği taktirde Likud partisinin bir ay önce anketlerde elde ettiği 41 sandalyenin 29’a düştüğü görülüyor. Likud seçimlerde 36 sandalye kazanmış, hükümetin kurulmasından iki ay sonra yapılan anketlerde ise bu rakamın 39, 40 ve 41’e çıktığı öngörülmüştü. Geçen ay ise partinin popülaritesinde düşüş yaşanmaya başladı.
Netanyahu’yu endişelendiren ise sağ kutuptaki partilerin çoğunluğunu kaybediyor oluşu. Zirâ söz konusu ankete göre bu kutuptaki sandalye sayısı ilk defa 59’da kaldı; rakipleri ise 61 sandalye elde etti: Lapid liderliğindeki Yeş Atid-Telem bloğunun 19, Arap Ortak Listesi partilerinin 14 (şuankinden bir eksik), Gantz başkanlığındaki Mavi-Beyaz İttifakı’nın 13, solcu Meretz partisinin 8, Avigdor Liberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu partisinin ise 7 sandalyeye sahip olacağı öngörülüyor.
Buna karşılık, Likud’un 29, Naftali Bennett liderliğindeki radikal sağ partiler birliğinin 14, Birleşik Tevrat Yahudiliği bloğunun 9, doğulu mütedeyyin Yahudileri temsil eden Şas partisinin ise 7 sandalye alacağı öngörülüyor. Nitekim, sağın ilk defa çoğunluk kaybettiği sonucu çıkıyor. Ancak sabırlı olmak ve bu üstünkörü hesaplamalara itimat etmemek gerekiyor. Ankete katılanların yüzde 12'si ise oy vereceklerinden emin olduklarını, oylarını daha sonradan değiştirebileceklerini belirtti.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.