İran'da koronavirüse bağlı ölüm vakaları 19 bine dayandı

Üniversiteye giriş sınavı dikkatleri salgın krizinin üzerine çekiyor

Sağlık Bakanlığı dün Tahran’ı kırmızı renkte olarak sınıflandırdığını yenilerken, başkentteki bir caddede aşırı kalabalık vardı (Mehr)
Sağlık Bakanlığı dün Tahran’ı kırmızı renkte olarak sınıflandırdığını yenilerken, başkentteki bir caddede aşırı kalabalık vardı (Mehr)
TT

İran'da koronavirüse bağlı ölüm vakaları 19 bine dayandı

Sağlık Bakanlığı dün Tahran’ı kırmızı renkte olarak sınıflandırdığını yenilerken, başkentteki bir caddede aşırı kalabalık vardı (Mehr)
Sağlık Bakanlığı dün Tahran’ı kırmızı renkte olarak sınıflandırdığını yenilerken, başkentteki bir caddede aşırı kalabalık vardı (Mehr)

İran’da koronavirüse bağlı ölüm vakaları sayısı 19 bine dayanırken, gözler İran’daki koronavirüs gelişmelerinin en önemli gündem maddesi haline gelen 1,3 milyon adayın başvurduğu üniversiteye giriş sınavına çevrildi.
İran Sağlık Bakanlığı, İran’daki 31 vilayetin 26’sının alarm durumunda olduğunu bildirdi. Sağlık Bakanlığı sözcüsü Sima Sadat Lari, 15 vilayetin kırmızı renkte olduğunu, 11’inin ise alarm durumunda olduğunu belirtti.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre dün 188 kişi daha koronavirüs enfeksiyonuna hastalık sebebiyle hayatını kaybederken, ilan edilen toplam vefat sayısı 18 bin 988’e yükseldi.
Son 24 saat içerisinde virüsten enfekte olan 2 bin 510 vakayla birlikte, ülke genelindeki toplam vaka sayısı 333 bin 699’a yükseldi. Sağlık çalışanlarının 3 bin 940 kritik vaka ile mücadele verdiği hastanelere, tedavi görmek amacıyla bin 89 kişi daha nakledildi.
Sağlık Bakanlığı sözcüsü, İsfahan vilayetindeki vaka sayısının son altı hafta içinde yüzde 25 oranında arttığını ifade etti. Sözcü ayrıca, “İnsanların maske kullanması, son günlerde yukarı yönlü bir seyir gösteren yükselişte düşüşe neden oldu” açıklamasında bulundu.
Yaz aylarında turist çeken destinasyonlar arasında kabul edilen İsfahan vilayeti, Mart ayında ülkeyi vuran ilk dalgada virüsten en çok etkilenen vilayetler arasında yer aldı. Sağlık Bakanlığı, İsfahan eyaletindeki 11 ilin kırmızı renkte olduğunu, 5 ilin ise alarm durumunda olduğunu bildirdi.
Bu şartlar altında, İran Sağlık Bakanlığı, on günden daha kısa bir süre yapılması planlanan üniversitelere giriş sınavının yapılmasında ısrar ediyor. Bu durum, bakanlığın sınavı üçüncü kez erteleme talebinde bulunduğunu bildirmesinden sonra geldi.
ISNA haber ajansı Sağlık Bakanı Said Nemeki’nin dün “üniversiteye giriş sınavının erteleneceğini açıklamadık, konunun Koronavirüsle Mücadele Ulusal Komitesi’nde tartışıldığını, komitenin uygun görmesi halinde sınavın ertelenebileceğini söyledik” şeklindeki sözlerini aktardı.
Bakan, Sağlık Bakanlığı tarafından Eğitim Bakanlığı’ndan talep edilen “daha zor bir protokol” sebebiyle sınavın ertelenmesi talebini yineledi. Bakan ayrıca, spor salonlarında yapılması kararlaştırılan sınav için belirlenen yerlerde sosyal mesafe kuralına uyulması konusunu vurguladı.
Yüksek Öğretim Bakanlığı’ndaki sınav kurulu, sınav giriş belgelerinin önümüzdeki hafta sonunda dağıtılacağını duyurdu.
İran medyası, sınav tarihi konusundaki kararsızlık nedeniyle yetkilileri eleştirirken, bu kararsızlığın İranlı öğrencilerin ve ailelerinin moralini olumsuz yönde etkilediği konusunda uyarıda bulundu.
Öte yandan Bakan Nemeki, Sağlık Bakanlığı’nın devlet fonundan salgınla mücadeleye tahsis edilen bir milyar Euro’nun yalnızca yüzde 30’unu aldığını söyledi. Nemeki ayrıca, İran’ın geliştirdiği aşı hakkında detaylı bilgi vermeden, “aşının klinik test aşamasına girdiğini” ifade etti.
Bu arada, İran Sağlık Bakanlığı Medya Merkezi Direktörü Kiyanuş Cihanpur, Rusya’nın geliştirdiği koronavirüs aşısı “Sputnik-5” konusunda uyarıda bulundu. Cihanpur konuyla ilgili olarak Twitter hesabında yaptığı paylaşımda, “Tüm klinik testler tamamlanmadan önce, bu aşıyı kullanmak Pandora’nın kutusunu açmak anlamına geleceğini ve bu nedenle de potansiyel bir tehlike olacağını” ifade etti.
Şarku’l Avsat’ın, Alman Haber Ajansı’ndan (DPA) aktardığına göre Cihanpur, ülkelerin aşı geliştirmedeki asıl amacın insanların güvenliği ve sağlığı olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti.
İran Ticaret Odası’ndaki sağlık işlerinden sorumlu yetkili Mahmud Necefi Arab, ISNA ajansına verdiği demeçte, İran’ın Rusya’nın geliştirdiği koronavirüs aşısını satın almasının iki şarta bağlı olduğunu belirtti. Bu şartlardan birincisinin, aşının Rusya’da hastaları tedavi etmek için kullanılması, ikincisinin ise aşının orijinalliğinden emin olunması ve üretiminin yapılması için bilimsel detaylarının ortaya konulması gerektiği olduğunu söyledi.
Tahran, ülkedeki ikinci dalganın başlangıcından bu yana hala kırmızı durumda. Tahran’daki Koronavirüs Komitesi Başkanı Ali Rıza Zali, dün İran televizyon kanalı “Haber’e” verdiği demeçte, Tahran’da son 24 saat içinde 534 kişinin hastaneye sevk edildiğini açıkladı. Zali, Tahran’da hükümet tarafından yeniden uygulamaya konulan kısıtlamaların bir hafta daha uzatıldığını duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı Parlamento İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Ali Emiri, Koronavirüsle Mücadele Komitesi’nin dün Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye Sanayi ve Ticaret Bakanlığı aday seçim işlemleriyle ilgili oylamaya katılmaması konusunu tavsiye ettiğini ifade etti.
Öte yandan, Parlamento Sosyal İşler Komisyonu Başkan Yardımcısı Veli İsmaili, Cumhurbaşkanının koronavirüs salgını sebebiyle Sanayi Bakanı için yapılacak güvenoyu oturumuna katılmamasının “uygunsuz” olacağını ifade etti.
Başkan Yardımcısı, “Garip olan şey, Koronavirüsle Mücadele Komitesi’nin bir buçuk milyon öğrencinin planlandığı gibi üniversite sınavına girmesine izin verirken Cumhurbaşkanının parlamentoya girmemesi tavsiyesinde bulunmasıdır.” ifadelerine yer verdi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.