ABD arabuluculuğunda İsrail-BAE anlaşması: İlhak planı rafa kalktı, iki devletli çözüm korunacak

ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı duyurduktan sonra kurmaylarıyla poz verdi (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı duyurduktan sonra kurmaylarıyla poz verdi (EPA)
TT

ABD arabuluculuğunda İsrail-BAE anlaşması: İlhak planı rafa kalktı, iki devletli çözüm korunacak

ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı duyurduktan sonra kurmaylarıyla poz verdi (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı duyurduktan sonra kurmaylarıyla poz verdi (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında ‘ilişkilerin tamamen normalleşmesi için anlaşmaya varıldığını’ açıkladı.
BAE resmi haber ajansı WAM'ın haberine göre, Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Görüşme sonrası ABD’den gelen açıklamada, “İsrail ve BAE arasındaki ilişkilerin tamamen normalleşmesi için anlaşmaya varıldı” ifadesi kullanıldı.
BAE, Ortadoğu’nun en güçlü iki ekonomisi olan İsrail ve BAE arasında ikili ilişkilerin başladığını doğrulayarak, bu adımın ekonomik kalkınmayı sağlaması, teknolojik yenilikleri teşvik etmesi ve iki halk arasındaki ilişkileri güçlendirmesi yoluyla bölgeye refah getireceğini kaydetti.
İsrail Başbakanı Netanyahu, anlaşmayı ‘tarihi bir gün’ diye niteledi.
Trump’ın arabuluculuğunda iki taraf arasında ilişkilerin başlaması sayesinde BAE, İsrail’den ‘Batı Şeria’nın bazı bölümlerini ilhak etme planını durdurma ve iki devletli çözümü koruma’ sözü aldı.
Beyaz Saray’ın açıklamasında, “Bu diplomatik atılımın bir sonucu olarak, ABD Başkanı Trump’ın talebi ve BAE’nin desteği üzerine İsrail, egemenliğin ilanını (ilhak planını) askıya alacak” denildi.
Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan, açıklamasında, “Bugün (dün) ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesinde, İsrail’in Filistin topraklarını ilhak etmesini durdurması konusunda anlaşmaya varıldı. Aynı şekilde İsrail ve BAE, ikili ilişkilere ulaşmak için ortak işbirliğinin başlatılması yönünde bir yol haritası belirlenmesi için anlaştı” ifadelerini kullandı.
Nahyan, “Bölgedeki barışa olan bağlılığından ve bunu başarmak için benimsediği eşsiz pratik yaklaşımdan dolayı” Trump’ı takdir etti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş, ülkesinin İsrail’den ‘Filistinli toprakların ilhakını durdurma taahhüdü’ aldığını belirterek, bu adımın iki devletli çözümü koruyacağını söyledi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Trump, bu ‘tarihi’ adımın bölgede güvenlik ve istikrarı sağlayacağını kaydetti.
Trump, “Bu, İsrail'in Arap dünyasının geri kalanıyla ilişkilerini geliştirmeye odaklanma yolunda atılmış bir adım” dedi.
Netanyahu ve Nahyan’ın birkaç hafta içinde Beyaz Saray’da bir araya gelerek anlaşma metnini imzalayacağını belirten Trump, anlaşmanın İran için ‘büyük bir darbe’ olduğunu vurguladı.
Ortadoğu’daki İran destekli milis gruplara büyük miktarlarda para transferlerinin gerçekleştiğini ancak ABD’nin nükleer anlaşamadan çekilmesinden bu yana İran’ın zor bir dönemden geçtiğine işaret eden Trump, “Seçimi kazandığımda 30 gün içinde İran’la bir anlaşma yapmış olacağım. Onlar çok hızlı bir anlaşma yapacaklar” ifadesini kullandı.
Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, Trump yönetiminin izlediği yeni strateji sayesinde bu ‘tarihi anlaşmanın’ yapılabildiğini kaydetti. Kushner, “Geçmişte kimsenin gerçekleştiremediği tarihi başarılar elde ettik” dedi.
Trump, anlaşmayı ilan etmesinin ardından Beyaz Saray’da kurmaylarıyla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi.
İsrail tarafında ise Başbakan Netanyahu, bu adımı ‘tarihi bir gün’ olarak nitelerken, merkez ve sol partiler anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Fakat Netanyahu’nun partisi Likud başta olmak üzere aşırı sağ partiler anlaşmadan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
Abu Dabi ile ilişkileri memnuniyetle karşılayan Yemina (Sağ) İttifakı lideri Naftali Bennet ise Netanyahu’nun bu kazanım karşılığında Yahudi yerleşimleri sattığını söyledi.
Anlaşma aynı şekilde BM ve Batılı ülkelerin de takdirini kazandı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, anlaşmayı öven ifadeler kullandı. Bahreyn, İsrail’in Filistin topraklarını ilhak planını durduracak ve barış fırsatını güçlendirecek olması nedeniyle anlaşmayı memnuniyetle karşılayarak, ABD’nin arabulucu rolüne övgüde bulundu. Bunun karşısında ise bazı Filistinli gruplar ve İran anlaşmaya tepki gösterdi.
Anlaşma, İsrail’in uzun yıllardır Arap dünyasıyla normalleşme çabalarının bir meyvesi olarak görülüyor. Anlaşmanın aynı zamanda yaklaşan ABD başkanlık seçimlerinde Trump’ın hanesine sayı olarak yazılması bekleniyor.
BAE-İsrail anlaşmasını yakından takip eden kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, iki devletli çözümün tasfiyesi olarak görülen İsrail’in ilhak planıyla mücadele konusunda daha önce bir dizi tartışmalar yürütülüyordu. Akabinde bu tartışmalara dahil olan Avrupalı ülkeler, İsrail ile ilişki kurulması yoluyla Filistin ve İsrail arasındaki müzakerelerin yeniden başlatılması önerisini ortaya attı. İsrail ve BAE arasındaki yeni anlaşmanın bu önerinin bir neticesi olduğuna işaret eden kaynaklar, ABD’nin bu önerinin ana destekleyicisi olduğunu kaydetti.
BAE resmi haber ajansı WAM'ın aktardığına göre, İsrail ve BAE yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının geliştirilmesi amacıyla işbirliğini güçlendirme ve hızlandırmak için derhal harekete geçecek. Bu yöndeki çabalar, din ayrımı yapılmaksızın bölge insanının hayatının kurtarılmasına yardımcı olacak.
Wam’da yer alan haberde, iki taraf arasında barışçıl diplomatik ilişkilerin başlamasının ABD’nin en güçlü iki müttefikini de bir araya getireceğine dikkat çekildi.
İsrail ve BAE’nin, güvenlik, ticari ve diplomatik işbirliğinin artırılmasını hedefleyen Ortadoğu stratejisindeki gündemleri hayata geçirme noktasında ABD’ye katılacaklarına işaret edilen haberde, iki ülkenin bölgedeki fırsatlar ve tehditler konusunda benzer bakış açılarına sahip oldukları belirtildi. İsrail ve BAE arasındaki anlaşmanın önümüzdeki süreçte iki ülke halklarının yanı sıra bölge halkı için de daha iyi yaşam koşullarının teminatı olacağı ifade edildi.
ABD ve İsrail, 28 Ocak’ta Beyaz Saray’da Trump’ın Yüzyılın Anlaşması’nı ilan ettiği törende BAE’nin de yer almasını övgüyle karşılamıştı.
Anlaşmayla birlikte tarafların, Filistin meselesine kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm bulma yolundaki çabalarını sürdürmesi bekleniyor. Yüzyılın Anlaşması’na göre, Mescid-i Aksa’da tüm Müslümanların namaz kılmalarına izin verilmesi ve Kudüs’teki mukaddes mekanların kapılarının bütün dinlerin mensuplarına açık olması gerekiyor.



İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.


Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
TT

Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)

Bir ABD yargıcı dün, Minnesota'nın Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı (ICE) eyaletteki göçmenlerin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini durdurmaya zorlama girişimini reddetti.

Bu arada başka bir yargıç, Minneapolis'te göçmenlik polisi tarafından gözaltına alınan ve mavi şapka takarken çekilmiş fotoğrafı viral olan bir çocuğun serbest bırakılması kararı verdi. Yargıç kararında, "mutlak iktidara duyulan kötü niyetli açlığı" kınadı.

Trump yönetimi, Minnesota'da yasadışı göçmenleri aramak için geniş çaplı bir kampanya başlattı ve görevlendirdiği federal güçler operasyonlar sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve iki Amerikan vatandaşı öldürüldü; bu durum kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş çaplı öfkeye yol açtı.

Federal Yargıç Katherine Menendez, eyaletin geçici tedbir kararı talebine ilişkin kararında şunları belirtti: "Mahkeme, zararların dengesinin ihtiyati tedbiri ezici bir şekilde desteklemediğini tespit etmiştir."

Minnesota, bir ay süren federal güvenlik operasyonunun eyalet egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Menendez, ihtiyati tedbir kararı vermeme kararının, eyaletin genel davası hakkında nihai bir karar olmadığını açıkladı. Ayrıca, Minnesota'nın yasadışı göçmenliğe karşı yürüttüğü operasyonun yasayı ihlal edip etmediği konusunda da bir karara varmadı. Bu karar, cuma günü on binlerce Minnesota sakininin operasyona karşı katıldığı büyük bir protestonun ardından geldi.

Minnesota'nın en büyük şehri ve güvenlik operasyonunun ana merkezi olan Minneapolis'in belediye başkanı, yargıcın kararına ilişkin yaptığı yorumda, "Elbette hayal kırıklığına uğradık" dedi. Jacob Frey açıklamasında, "Bu karar, buradaki insanların yaşadıklarını değiştirmiyor: korku, kargaşa ve Minneapolis'te yeri olmayan federal operasyonun neden olduğu zarar"ifadesini kullandı. Buna karşılık, Adalet Bakanı Pam Bondi kararı "muazzam" bir hukuki zafer olarak nitelendirdi.

Maskeli ve makineli tüfekli federal ajanlar tarafından Renee Goode ve Alex Peretti'nin öldürülmesi ülke çapında büyük bir öfkeye yol açtı ve Başkan Donald Trump'ı Minnesota'daki Gümrük ve Sınır Koruma operasyonlarının başkanı Gregory Bovino'yu görevden alıp yerine kendi yönetimindeki sınır güvenliği başkanı Tom Homan'ı atamaya sevk etti.

Trump dün, protestocuları "isyancı" olarak nitelendirerek, Truth Social platformu aracılığıyla federal güçlerin onlarla mücadelede polise yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Polis operasyonları, büyük kuzey şehri Minneapolis'te hayatı altüst etti; bazı sakinler tutuklanma korkusuyla evlerine hapsoldu. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen Ana, "Böyle yaşamak, kendi evinizde bir mahkum olmak insanlık dışı" dedi. Meksikalı ailesi iki aydır evlerine hapsedilmiş durumda.

Bir başka kararda ise Federal Yargıç Fred Bailey dün, yetkililerin 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos ve babasını salı gününe kadar serbest bırakmasına hükmetti.

20 Ocak'ta Minneapolis'in karla kaplı sokaklarında gözaltına alınmaları, özellikle "ICE" çetesinin üyeleriyle çevrili, başında tavşan kulaklı şapka takmış ve korkmuş görünen çocuğun fotoğrafının yayılmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri dışında geniş çaplı bir öfkeye yol açtı.

O zamandan beri baba ve oğul, Teksas'taki göçmen aileler için kurulmuş bir gözaltı merkezinde tutuluyor. Yargıç Bailey kararında, "Bu davanın temelinde, hükümetin günlük sınır dışı etme kotalarını kötü planlayıp uygulaması yatıyor; bu durum çocukların travma geçirmesine yol açsa bile" ifadelerini kullandı.