El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu ve Habitas çevre dostu bir tesis inşa ediyor

El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu ve Habitas çevre dostu bir tesis inşa ediyor
TT

El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu ve Habitas çevre dostu bir tesis inşa ediyor

El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu ve Habitas çevre dostu bir tesis inşa ediyor

El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu (RCU) ve küresel otel markası Habitas, şehrin turizmini geliştirmek için ortaklık anlaşmasına varılmasının ardından 100 odalı ve çevre dostu olan bir tesisin inşaatına başlandıklarını açıkladı.
Habitas, beş yıldızlı otellerdeki geleneksel lüks seçeneklerden ziyade, sosyal etkileşim ve otantik deneyimleri tercih eden seyahat severleri bir araya getirmeye odaklanarak modern lüksü yeniden tanımlayan küresel bir şirket olarak biliniyor.
Suudi Arabistan’ın kuzeybatısında yer alan ve ülkenin ilk Unesco Dünya Mirası Alanı olan Hegra’ya ev sahipliği yapan el-Ula, son yıllarda deneyimsel bir turizm dönüşümü geçirdi. El-Ula’nın miras alanları Ekim ayında yeniden ziyaretçilere açılacak.
Habitas, 2021’in ilk çeyreğine kadar 50 odayı teslim etmeyi planlarken, otel, turizm ve daha geniş konaklama endüstrilerinde küçük ekonomik faaliyetler sağlayarak el-Ula halkını güçlendirmeyi ve etkinleştirmeyi hedefliyor.
El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu Başkanı Amr el-Madani, “Habitas gibi sürdürülebilir ve kapsamlı kalkınma vizyonumuzu paylaşan kurum ve kuruluşlarla her zaman çalışmaya gayret ediyoruz. Bu anlaşma, el-Ula’nın kültürü ve doğasını korurken ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunan bir destinasyon olma tutkumuzu yansıtıyor. İnşaat devam ediyor. Toplumumuzu güçlendirip olanak sağlarken, konaklama sektöründeki bölgesel ve uluslararası yatırımcılar için aktif olarak yeni fırsatlar açmayı hedefliyoruz” dedi.
Habitas CEO’su Oliver Ripley ise konuya ilişkin şunları söyledi;
“El-Ula’ya yaptığımız ilk seyahatten beri tanıştığımız insanlardan, onun doğal güzelliği ve mirasından gerçekten ilham aldık. Burada evimizi yaratma fırsatı verdiği için RCU’ya minnettarız. RCU’nun sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı, değerlerimiz ve yerel toplulukları destekleme misyonumuzla çok yakın bir şekilde örtüşüyor. Dünyanın artık insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri ve aynı zamanda doğa ile bağlarını yeniden kazanabilecekleri yerlere her zamankinden daha çok ihtiyacı var.”



Suudi Arabistan, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı'nın Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskını kınadı

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı'nın Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskını kınadı

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)

Suudi Arabistan bugün İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in işgal polisinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesini ve ibadet edenleri alandan çıkarmasını en güçlü ifadelerle kınadı. Suudi Arabistan, İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kutsallığına yönelik devam eden bariz saldırılarını kınadığını yineledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) ait bir kliniği hedef alması kınandı. Suudi Arabistan, İsrail işgal güçlerinin Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım kuruluşları ile çalışanlarını hedef almaya devam etmesini kınadı.

Açıklamada, “Krallık, İsrail'in uluslararası hukuk ve insancıl hukuka yönelik bu sürekli ihlallerini kınamakta ve Kudüs'ün ve kutsal mekânlarının tarihi ve hukuki statüsünü tehlikeye atacak her şeyi kategorik olarak reddettiğini yinelemektedir” denildi.

Suudi Arabistan, BM ve yardım kuruluşları ile çalışanlarının korunması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası topluma hiçbir insani değer ya da uluslararası yasa ve norm tanımayan İsrail savaş makinesini durdurma çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan, uluslararası toplumun bu tür vahim ve süregelen ihlalleri caydırmada başarısız olmasının arzulanan barışın sağlanması şansını azaltacağı, uluslararası hukukun güvenilirliğinin ve meşruiyetinin azalmasına neden olacağı ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı olumsuz etkileyeceği uyarısını yineledi.