Washington’ın Suriyeli isimlere yönelik yaptırımlar listesini açıklayarak Moskova'ya göndermek istediği ‘mesajlar’ ulaşmış gibi görünüyor. Haziran ayı ortalarında ‘Caesar Yasası’nın yürürlüğe girmesinin ardından Moskova'da ‘askeri zafer iddiasının doğru olmadığı ve siyasi bir yol düşünülmesi gerektiği’ fikrine sahip isimlerin ağırlığı daha fazla hissedilmeye başlandı.
En azından Amerikan düşüncesine göre Washington, Perşembe günü yayınlanan Caesar Yasası kapsamındaki üçüncü yaptırım listesinde ekonomi, siyaset ve askeri alandan 6 isme yaptırımlar uygulandığını duyurarak üç farklı kesime üç ayrı ‘mesaj’ gönderdiğini düşünüyor. Öncelikle Rami Mahluf'un mal varlıkları ve iş ağlarını kontrol etmenin yanı sıra kaçakçılık ağlarına katılmak için kullanılan ekonomi alanından isimlere yaptırımlar listesine eklendi. Ardından devlet ve hükümet kurumlarına sızmak için kullanılan siyasi isimlere yaptırımlar uygulandı. Üçüncü olarak ise askeri operasyonlara katılan ve İran ile Hizbullah’ın Suriye’deki varlığını kolaylaştıran sahadaki askeri isimler yaptırımların hedefi oldu.
Son yaptırım listesinin yayınlanmasının ardından yaptırım uygulayan taraflar arasında yaptırımların ‘başarılı’ olduğuna dair inancı daha da güçlendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırımlar listesine 6 isim daha eklenirken Avrupa yaptırımlarına destek veren Dışişleri Bakanlığı açıklamasında bir başka liste daha yer aldı. Caesar Yasası kapsamında yayınlanan birinci ve ikinci listeler ise Suriye Devlet Başkanı’nın eşi ve en büyük oğlu Hafız'ın isimleri de dahil olmak üzere onlarca kişiyi içeriyordu.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yeni yapılan açıklamada “(Bu isimlerin) Suriye'nin geleceğinde herhangi bir rolleri olmamalı” ifadeleri yer alırken bu durum, Washington'ın ‘kara listesini’ kamuoyuna açıkladığı ender anlardan biri oldu. Muhtemelen kara listenin açıklanmasının arka planında Moskova'ya mesaj gönderme amacı yatıyor. Washington, çatışmanın maliyetini artırmanın Rusya’da (Suriye Devlet Başkanı Beşşar) Esed’in askeri bir zafer kazanması üzerine iddiaya girme stratejisinin başarılı olamayacağına, aksine yalnızca çatışmanın sürmesi ve Moskova'nın istemediği şekilde İran ile Hizbullah’ın nüfuzunun artmasına yol açacağı kanaatine varılmasını sağlayacağına’ inanıyor. Washignton’a göre Moskova Şam’a açık çek vermemeli.
ABD’nin başkentinden alınan bilgilere göre Moskova’da iki görüş var. Birincisi, sadece askeri kararlılık üzerine bahis oynamak ve geçici aralardan ve ateşkeslerden sonra yine bu yolda devam etmek. İkincisi siyasi yolun bir kez daha değerlendirilmesi ihtiyacı. Çünkü nihai çözüm yalnızca siyasi olacaktır.
Washington'dan bazı kişiler, ‘zaman geçtikçe Moskova'da Rusya'nın Suriye'de izlediği yöntemin işe yaramadığını anlayanlar olduğuna’ ikna olmuş durumdalar. Yani Ruslar arasında şu soru soruluyor; “Suriye'ye yönelik beş yıllık askeri müdahalede beş yıl sonra yine aynı yerde mi olmak istiyoruz? Bir kısır döngü içinde kalmak istiyor muyuz?”
Öte yandan Washington araç olarak sadece yaptırımları kullanmıyor, başka yöntemleri de var. İsrail'in Suriye'deki ‘İran sahalarına’ yönelik baskınlarına doğrudan ve dolaylı destek veren Washington, aynı zamanda Türkiye'nin İdlib'deki ateşkesi sürdürme çabaları, Suriye’nin kuzeydoğusundaki ABD askeri varlığının sürdürülmesi ve ‘Rusya’nın tüm tacizlerine kararlı yanıt’ için siyasi, ekonomik açıdan yürütülen çalışmalar ve ‘diğer araçlar’ gibi birçok yönteme sahip. Bununla birlikte Arap ve Avrupa ülkelerine Şam'la ‘normalleşmemeleri’ için baskılar uygularken yine bu yönde tavsiyelerde bulunuyor. Bazı Arap ülkeleri ABD’nin tavsiyesine yanıt vermedi. Siyasi olarak bu mümkün. Ancak ekonomik açıdan zor bir durum. Çünkü Caesar Yasası, Suriye'de faaliyet göstermenin kendilerine olan maliyetini diğer kayıplarla karşılaştırmak zorunda olan ve hem uluslararası hem de ABD bankacılık sisteminde şüphelerle karşı karşıya kalan özel şirketler için bir gözcü görevi görüyor.
Amerikan düşüncesine göre Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinin ötesine geçmek için önlerinde halen uzun bir yol var. Caesar Yasası, yasal olarak iki taraflı bir temel sağladı. Yani İran ve Hizbullah'ın rolünün azaltılması anlamına gelen jeopolitik tavizler verilinceye ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararını uygulamak için siyasi değişim gerçekleşinceye kadar Şam tecrit edilmeye devam edecektir.
Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ve Suriye Özel Elçisi Joel Rayburn’un İstanbul ve Ankara ziyaretleri öncesi, Suriye Anayasa Komitesi'nin Pazartesi günü anayasa reformu tartışmalarına hazır olup olmadığının bir sınavını vereceği toplantıların gerçekleşeceği Cenevre'de olmaları bir tesadüf değil. Bununla birlikte bölgesel ve Rus yetkililerle yapılan görüşmeler yaptırımların sonuçlarına dair ipuçları verecek.
ABD son yatırımlarıyla hangi ülkelere mesaj verdi?
Suriye’nin kuzeydoğusunda gezen bir Amerikan askeri devriye aracı (AFP)
ABD son yatırımlarıyla hangi ülkelere mesaj verdi?
Suriye’nin kuzeydoğusunda gezen bir Amerikan askeri devriye aracı (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة


ABD Başkanı Donald Trump (DPA)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte Macron (AFP)