Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac, beklenenin aksine birçok ağır problemle karşı karşıya. Bunlar arasında barışçıl protestolarda kendisine yapılan istifa çağrıları ve General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) karşı verilen savaşın son bulması yönündeki talepler gösterilebilir.
Barışçıl protestoların dozunun artmasıyla birlikte, her siyasi parti bu protestolara istediği veya umduğu gibi bakıyor. Ancak bu, pek çok senaryo üzerinden ülkenin, Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinin ilk yıllarında olduğu gibi "bilinmeze" sürüklenmesini beklemeyi saplantı haline getirenlere engel olmaz.
Libya’nın batısındaki sakinlerinin Serrac’ın makamını terk etmesinin (geçici de olsa) siyasi boşluğa neden olacağından endişe etmeleri, LUO’nun hızlı bir şekilde başkente geri dönmesine ve kontrolü ele almasına imkan sağlayabilir.
Bununla birlikte, Libyalı siyasi analist Abdulazim el-Başti, “Birleşmiş Milletler'in himayesinde yapılacak özgür ve adil başkanlık ve parlamento seçimleriyle demokratik bir güç değişimi” gerektiği görüşünü dile getiriyor.
Şarku’l Avsat’ konuşan Başti, “Fakat demokratik güç değişimi aşamasına, silahların ve Libya’nın batısı ve doğusundaki milis kontrolünün gölgesinde ulaşmamız düşük bir ihtimal” dedi.
Göstericilerin vatandaşların yoksullaşmasına neden olan cuntayı yargılamanın gerekliliğine dair attığı sloganların bilinmesine rağmen bu durum Serrac yanlılarının “başkent her gün bombardımana maruz kalırken bunlar (yöneticiler) neredeydi” sorusunu sormasına engel olamadı.
2015 yılı sonlarında Fas’ta imzalanan Suheyrat Anlaşması’nın Serrac’ı bu makama getirdiğini söyleyen Başti, “Başkanlık Konseyi’nin başına gelmesinin ardından Serrac ile görüştük ve aramızda şahsi bir konuşma geçti. O zaman bana, makamında diretmediğini ve çekilmek istediğini söyledi. Ancak bununla beraber siyasi boşluk oluşturmayacak bir formül bulunmasını istiyordu” diye konuştu.
Başti, “O dönem boşluğa düşülmesinden korkuyordum. Bu yüzden güç değişiminin demokratik bir formatta gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyordum çünkü (Başkan’ın) düzenlemeler olmaksızın evine gitmesi mümkün değil. Fakat şu an Serrac’ın değiştiği ve iktidarda direttiği açık bir şekilde görülüyor” dedi.
Başkanlık Konseyi, Başkan Serrac, 5 yardımcısı ve üç üyeden oluşuyor. Suheyrat Anlaşması’nın 4’üncü maddesinde, “Başkan’ın istifası veya ölümü ya da herhangi bir sebepten ötürü makamının boşalması durumunda hükümet tümüyle istifa etmiş sayılır (düşer). Bu durumda (dönemi sona eren) hükümet, yeni hükümet kurulana kadar günlük işleri yürütme görevini yerine getirir. Libya siyasi diyaloğu, özellikle (hükümete) alternatif seçme amacı doğrultusunda bir oturum yapmalı ve bu da Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmelidir” ifadeleri kullanılıyor.
En kötü senaryoyu dile getiren grup ise Serrac’ın istifa etmekte diretmesi halinde “Ülkede kaçınılmaz olarak siyasi akımların iktidar için şiddetli bir bölgesel askeri savaşa gireceğini ve her biri son dokuz yıl içinde elde ettikleri kazanımlarını ölümüne savunacaklarını” dile getiriyor. Bu grup ayrıca Serrac’ın silahlı kuvvetleri içindeki saldırı güçlerinin Misratalı olmasından hareketle Misrata halkından olan UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın oluşacak boşluğu dolduracağı görüşünde.
Serrac, göstericilerin talep çıtasının yükselmesini engellemek amacıyla önceki akşam Libya'da anayasanın hazırlanması için oluşturulan Kurucu Heyet’in Başkanı El-Cilani Arhum ve bazı heyet üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede “kurucu sürecin tamamlanması ve parlamento ve anayasal seçimlerin yapılması yoluyla ülkede demokratik bir sivil devlete geçişi” sağlayacak anayasal çözümlerin ele alındığı bildirildi.
Serrac, “Libya, herkesin tarihi ulusal sorumluluk düzeyin bilincinde olmasını gerektiren tehlikeli ve hayati bir dönemden geçiyor… Anayasa taslağının istenilen sivil devletin inşasında bir temel olarak halk tarafından kabul edilmesiyle bir projeye dönüşmesini memnuniyetle karşılamada yarışanlar arasındaydım” ifadesini kullandı.
Sefir İbrahim Musa Cerada, durumun karmaşıklığı karşısında, “Ayaklanan halk hareketleri, sona eren sabrı ve inleyen acıları taçlandırdı. Bu nedenle kısmi de olsa gerçekçi bir çözüm bulmaktan başka çaremiz yok” dedi.
Cerada, duruma çözüm olarak, Serrac’ın bir başbakan veya Suheyrat Anlaşması’nın usul sınırlamaları ihtimaline karşı Birinci Durum Bakanı atamasını, atanacak kişinin hükümet kabinesi kurmasını ve güven oyu alması için kabineyi Başkanlık Konseyi’ne sunması önerisinde bulundu.
Cerada, sunduğu diğer bir öneride ise Libya’nın batı ve doğusunda iki hükümet kurulmasını veya Yüksek Belediyeler Meclisi’ne seçilen belediye başkanlarını bir araya getirecek bir girişim çağrısında bulunulmasını tavsiye etti. Cerada, bu yolla yönetim ve koordinasyon heyetinin seçilebileceğini ve böylece yerel yönetimlerin güçlendirilerek iktidara destek olacağını kaydetti.
Cerada, “Bu çözüm mükemmel değil ve ilkel bir öneri. Fakat zorluklara rağmen yürütme organının görevlerine ve rolüne dair bazı faaliyetleri yeniden başlatmak ve donukluk halkasını kırmak için bu mümkün. Yeni hükümet Meclis’e dayandığı için içerde ve dışarda meşruiyet açısından daha güçlü olacak. Ayrıca bu yolla halka ciddiyet ve özür mesajı verilerek, son bir fırsat daha talep edilebilir” ifadesini kullandı.
Libyalıların çizdiği senaryolar: Serrac istifa ederse ne olur?
Başkanlık Konseyi’nin görevi bırakması talebinin dile getirildiği bir döviz (Twitter)
Libyalıların çizdiği senaryolar: Serrac istifa ederse ne olur?
Başkanlık Konseyi’nin görevi bırakması talebinin dile getirildiği bir döviz (Twitter)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة



