Suriye’de ABD ile Rusya arasında devriye yarışı kızışıyor

Suriye’de ABD ile Rusya arasında devriye yarışı kızışıyor
TT

Suriye’de ABD ile Rusya arasında devriye yarışı kızışıyor

Suriye’de ABD ile Rusya arasında devriye yarışı kızışıyor

Rola el-Yusuf
Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD-Rusya geriliminin tırmanma eğiliminde olması, Mayıs ayından bu yana Suriye meselesiyle ilgili bazı noktalarda karşılıklı anlayış sonucu bölgede ortak devriyelerin atılmasına rağmen iki büyük güç arasında gizli bir mücadele ve kontrol yarışını gözler önüne serdi. 
 Rus Tiger zırhlı araçları ve Amerikan Hummer araçları arasındaki çekişme, petrol ve gaz yönünden zengin olan bölgedeki sakin havayı bozdu. 25 Ağustos'ta meydana gelen son çarpışmada iki ABD askeri yaralandı.
 
Küllerin altındaki közler
İki ülkenin askeri liderlerini tırmanışı durdurmak amacıyla bir araya getiren bir dizi temas sonucu aynı devriyeler arasında şuan temkinli bir sakinlik söz konusu. Sonuncu mesaj, Pentagon'un Suriye'deki çatışmaları önleme mekanizmasına dönme çağrısıydı.
 Buna karşılık ABD devriyeleri çarpışma mahallinde harekete geçti. Yerel bir kaynak, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada ABD Deniz Piyade Kolordusu’ndan kuvvetlerin el-Malikiye ve Rumailan kırsal bölgelerindeki çatışma alanlarında dolaştığını bildirdi.
Aynı kaynak, ABD kuvvetlerinin "bir soruşturma gerçekleştirir gibi Rus kuvvetlerinin konuşlandığı bölgelerin teftişini" yaptığını belirtti.
Pentagon’un Suriye topraklarında çatışmalardan kaçınmak için Moskova’ya yaptığı çağrı, devriyeler arasında tekrarlanan bir dizi çatışmadan sonra Rusların iyi okuduğu bir mesaj oldu.
Öte yandan Rusya ordusunun iddiaları yayınlanan bir video ile belgelendi. Söz konusu videoda beş araçlık Rus konvoyuna ABD Hummer zırhlı araçlarının saldırısı kaydedildi. Aynı zamanda videoda alçaktan uçan bir helikopterin görülmesi, ABD kuvvetlerinin Rus jandarmasının hareketinden önceden haberdar edilmiş olduğunu gösterdi.
 
Yanlış zamanlama
 Diğer taraftan Suriyeliler, yabancı güçlerin dolaştığı, çatışmaların ve zırhlı araçların yarışları için bir arenaya dönüşen topraklarına ait videoları üzüntü ile seyrediyor.
Tarafsız siyasi çevreler tarafından aktarılanlara göre Suriyeliler, 2011 yılından bu yana silahlı çatışma yaşayan ülkelerinde demokrasinin kurulmasını, istisnasız tüm dış güçlerin bölgeden ayrılmasını, barışçıl siyasi çözümlerin dayatılmasını, savaşa son verilmesini ve iktidarın devredilmesini talep ediyor.
 ABD-Rusya çekişme sahnelerini gözlemleyenler bu eylemlerin, Washington'un özellikle Başkanlık seçimlerinin arifesinde olduğu bir dönemde kaçınmaya çalıştığı askeri bir çarpışmanın yakın olduğunu gösterdiğini aktardı.
 
Yeni bir tuzak
 Suriye'deki Rusya Mutabakat Merkezi'ne göre bu tırmanışa 25 Ağustos'ta ülkenin kuzeybatısındaki bir Rus aracının İdlib vilayetindeki M4 karayolu üzerinde ortak devriye (Rusya-Türkiye) aracı ile geçerken hedef alınması eşlik etti ve iki askerin hafif şekilde yaralandığı kaydedildi.
 Moskova, silahlı grupları bu operasyonları yapmakla suçlayarak, 18 Ağustos'ta Suriye Çölü’nde, uzmanların Rus ordusundaki bir komutanın ölümünün intikamını almak için başlatıldığını düşündükleri "Beyaz Çöl" adı altında bir askeri operasyon başlattı.
 Diğer taraftan, Arap köylerinde ABD devriyelerinin engellemek için yolları kapatan bölge sakinleri ile ABD güçleri arasında çatışmalar da devam ediyor. Rus güçleri de bu çatışmlara destek veriyor.
 Suriye’deki el-Cezire bölgesi, Fırat'ın doğusu ve Suriye'nin kuzeyi, Kürt Özerk Yönetimi'nin yanı sıra ABD, Rusya ve Türkiye kuvvetleri gibi çok sayıda yabancı güçlerle dolu. Ayrıca,  İran destekli yabancı terörist grupların Suriye'nin Irak sınırındaki Deyrizor vilayetine hakim olması da bölgeyi her an patlamaya hazır sıcak bir bölge haline getiriyor.



Pentagon, Hegseth'in İran savaşı öncesinde bir savunma fonunda hisse satın almaya çalıştığı iddialarını yalanladı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)
TT

Pentagon, Hegseth'in İran savaşı öncesinde bir savunma fonunda hisse satın almaya çalıştığı iddialarını yalanladı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), dün Financial Times'ın, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in aracı bir kişisinin ABD-İsrail'in İran'a saldırısından önce büyük savunma şirketlerine büyük bir yatırım yapmaya çalıştığı iddiasını içeren haberinin doğruluğunu reddetti ve haberin geri çekilmesini talep etti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Pentagon sözcüsü Sean Parnell, "Bu iddia tamamen yanlış ve uydurmadır" dedi.

Financial Times, konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynağa atıfta bulunarak, ABD Savunma Bakanı adına çalışan bir aracının, savaştan önceki haftalarda büyük savunma şirketlerine büyük bir yatırım yapmaya çalıştığını bildirdi.

Haberde ayrıca, Hegseth'in Morgan Stanley'deki brokerinin, ABD'nin Tahran'a karşı askeri operasyonunu başlatmasından kısa bir süre önce, şubat ayında BlackRock ile şirketin aktif savunma sanayii borsa yatırım fonuna milyonlarca dolar yatırım yapma konusunda iletişime geçtiği belirtildi.

Gazete haberinde, aracı kurum Higseth tarafından müzakere edilen yatırım anlaşmasının, geçen yıl mayıs ayında piyasaya sürülen fonun Morgan Stanley müşterileri tarafından henüz satın alınamaz durumda olması nedeniyle sonuçsuz kaldığı belirtildi.

Haberde, aracı kurumun ABD Savunma Bakanı adına yatırım yapma yetkisinin olup olmadığı veya Higseth'in aracı kurumun eylemlerinden haberdar olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadı.

BlackRock konuyla ilgili yorum yapmayı reddederken, Morgan Stanley ve ABD Savunma Bakanlığı Reuters'ın yorum taleplerine yanıt vermedi.

Bu yatırım girişimine ilişkin rapor, ABD Başkanı Donald Trump'ın önemli politika kararları öncesinde finans piyasalarında ve tahmin piyasalarında (belirsiz gelecekteki olayların sonuçlarına dayalı sözleşmelerin alım satımına olanak sağlayan dijital işlem platformları) yapılan anlaşmaların daha geniş olarak incelendiği bir dönemde yayınlandı.


Netanyahu: Savaş hedeflerine ulaşma yolunda yolun yarısını geçtik

 Binyamin Netanyahu (Reuters)
 Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: Savaş hedeflerine ulaşma yolunda yolun yarısını geçtik

 Binyamin Netanyahu (Reuters)
 Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu pazartesi günü, İran'a karşı savaşın hedeflerinin yarısından fazlasını gerçekleştirdiğini açıkladı, ancak savaşın ne zaman sona ereceğine dair bir tarih belirtmedi.

Netanyahu, ABD merkezli televizyon kanalı Newsmax’a yaptığı açıklamada, “Kesinlikle yolun yarısını geçtik. Ancak savaşın ne zaman sona ereceğine dair bir takvim belirlemek istemiyorum” dedi.

Savaşın ‘zaman açısından değil, görevler açısından’ yolun yarısını aştığını kaydeden Netanyahu ve onunla birlikte 28 Şubat'ta İran'a savaş açan ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta operasyonun dört ila altı hafta süreceğini söylemişti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dün, petrol fiyatlarının yükselmesine neden olan savaşa karşı ABD halkı arasında geniş bir muhalefet varken, savaşın aylarca değil, ‘haftalarca’ daha süreceğini söyledi.

Netanyahu ise savaşın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) binlerce üyesini öldürmek gibi hedefleri gerçekleştirdiğini belirtti.

Fransız Haber Ajansı AFP'nin aktardığına göre Netanyahu, İsrail ve ABD'nin ‘İran'ın silah endüstrisini yok etmek üzere’ olduğunu da sözlerine ekledi.

İsrail Başbakanı, sözlerine şöyle devam etti:

“Tüm fabrikaları, üretim tesislerini, nükleer programı ve tüm sanayi altyapısını, her şeyi yok ediyoruz.”

Netanyahu ve Trump defalarca kez, İran'ın nükleer silaha sahip olmak üzere olduğunu iddia ettiler. Ancak bu iddia, BM'ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından desteklenmezken Trump'ın geçtiğimiz yılki saldırılarda ana tesisleri ‘yok ettiğini’ söylemesine rağmen ortaya atılmaya devam ediyor.

Netanyahu dün İran rejiminin önünde sonunda ‘çökeceğine’ olan inancını dile getirirken, bunun ABD-İsrail'in İran’a karşı yürüttüğü savaşın amacı olmadığını bir kez daha söyledi.

Netanyahu, açıklamasında şunları söyledi:

“Bu rejimin içten çökeceğini düşünüyorum. Ancak şu anda yaptığımız şey, onların askeri yeteneklerinin ve balistik füze ve nükleer kapasitelerinin yanı sıra onları içten de zayıflatmak.”


Washington, Tel Aviv'in Filistinlilere yönelik idam yasasını adil bir şekilde uygulayacağını düşünüyor

 İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)
İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)
TT

Washington, Tel Aviv'in Filistinlilere yönelik idam yasasını adil bir şekilde uygulayacağını düşünüyor

 İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)
İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)

ABD dün, İsrail parlamentosu Knesset'in ‘terör’ suçlamasıyla hüküm giyen Filistinlilerin idamına izin veren bir yasayı kabul etmesinin ardından, İsrail'in kendi yasalarını belirleme hakkına saygı duyduğunu açıkladı. Bu adım, Avrupa ülkeleri ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle eleştirilmişti.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, “ABD, İsrail'in terör suçundan hüküm giyen kişilere yönelik kendi kanunlarını ve cezalarını belirleme konusundaki egemenlik hakkını saygıyla karşılıyor” dedi. Sözcü, “Benzer herhangi bir önlemin adil bir yargılama sürecinde uygulanacağından eminiz” diye ekledi.

ABD, NATO üyeleri arasında idam cezasını uygulama devam eden tek ülke ve İsrail’in başlıca diplomatik ve askeri destekçisi.

İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya, pazar günü yani Knesset’in tasarıyı onaylamasından önce ‘derin endişe duyduklarını’ ifade ederken bu adımın ‘İsrail'in demokratik ilkelere olan bağlılığını zedeleyebileceğini’ belirttiler.

Yasa tasarısına göre bir İsrail vatandaşına veya İsrail’de ikamet eden kişiye zarar vermek ve İsrail Devleti'nin varlığını sona erdirmek amacıyla kasten (başka bir kişinin) ölümüne neden olan herkes, idam veya müebbet hapis cezasına çarptırılacak.

Ancak tasarı, işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistinliler için, İsrail askeri mahkemelerinin cinayeti ‘terör eylemi’ olarak nitelendirmesi halinde idam cezasının varsayılan ceza olacağını öngörüyor.

Bu düzenleme uyarınca İsrail, bir İsrail vatandaşını öldüren herhangi bir Filistinliye idam cezası uygulayabilir, ancak bir Filistinliyi öldüren bir İsrailliye hiçbir koşulda idam cezası uygulanamaz.

İsrail, 1967 yılından bu yana Batı Şeria'yı işgal ediyor. Bu bölgede, suç işleyen Filistinliler, İsrail askeri mahkemelerinde, İsrailli yerleşimciler ise sivil mahkemelerde yargılanıyor.

İsrail yasaları idam cezasını öngörüyor. Ancak 1962 yılında Nazi Adolf Eichmann'ın idamından bu yana hiçbir idam cezası uygulanmadı.