Trump’ın damadı ve danışmanı Kushner: Barış, İsrail’in güvenliği ve ‘iki devletli’ çözüme dayanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kushner’ı ofisinde karşıladı (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kushner’ı ofisinde karşıladı (DPA)
TT

Trump’ın damadı ve danışmanı Kushner: Barış, İsrail’in güvenliği ve ‘iki devletli’ çözüme dayanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kushner’ı ofisinde karşıladı (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kushner’ı ofisinde karşıladı (DPA)

Abu Dabi’de başlayacak İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) müzakerelerin arifesinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile dün düzenlediği basın toplantısında, Trump’ın, İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili çözüm vizyonunun İsrail’in güvenliğini korumayı öngören güvencelerin yanı sıra “iki devletli” çözüme dayandığını söyledi.
Kushner, “Barış yolundaki atılımı kutluyoruz. Bu uzun bir yoldu ancak başarıyla sonuçlandı. Son üç yıldır, durumu değişmez olarak nitelendirdiler. Ancak biz sonunda bunun tamamen tersini gördük. İki büyük devlet, BAE ve İsrail arasında anlaşma var. Önümüzde diğer önemli ülkelerin de katılımı ve yeni anlaşmalar umudu var. İsrail ve Arap ülkeleri arasında barışı desteklemeye devam edeceğiz. Barış konusunda hiç bu kadar iyimser olmamıştım” ifadelerini kullandı.
Filistin halkının İsrail ile normalleşme adımlarını reddetmesine değinen Kushner, “Filistinliler fikirlerini değiştirmeye karar verdiklerinde ve bize katıldıklarında, yerleri olacak ve İsrail hazır olacak. Bu kutlanacak bir gün çünkü bu her gün olmuyor. Bunun imkânsız olduğunu düşünmemize neden olan sebeplerden biri de Trump'ın seçilmesinden önceki Ortadoğu’daki durumdu” diye konuştu.

Netanyahu: Trump’ın planı, kimse evini terk etmeden barışı destekleyen ilk plan
Netanyahu, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Filistin’in pozisyonunu küçümseyerek, “Trump’ın planı hiç kimsenin evini terk etmesine gerek kalmadan İsrail ve Filistin halkı arasında barışı destekleyen ilk plan. Daha fazla Arap devleti katıldığında, Filistinliler muhalefetlerinin bir kıymeti olmadığını anlayacaklar. Onlar her zamanki gibi geride kalıyorlar” ifadesini kullandı.

Netanyahu, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
“Eğer onları (Filistinlileri) beklemek zorunda kalırsak, bekleyişimiz sonsuza dek sürecek. Bazıları hala mümkün olduğunca çok sayıda İsrailliyi evlerinden çıkarmak istiyor. 1967 sınırlarına çekilmemizi ve böylece Yahudi devletini tanımadan bizden devletimizi tehlikeye atmamızı istiyorlar. Balfour Deklarasyonu sebebiyle İngiltere'ye bile dava açmaya çalışıyorlar. Bunu önlemek için iki şey var: Trump’ın planı ve Arap devletlerinin ABD’nin desteğiyle Filistin'in vetosu olmadan barışı desteklemesidir.

ABD heyeti İsrail’de
İsrail-BAE ilişkilerinin normalleştirilmesi kapsamında temaslarda bulunmak üzere Abu Dabi’ye gidecek olan ABD heyeti dün sabah İsrail’e ulaştı. ABD heyeti içerisinde Kushner’ın yanı sıra Ulusal Güvenlik Danışmanı ​​Robert O'Brien ve Eski İran Özel Temsilcisi Brian Hook da yer alıyor. ABD heyeti Tel Aviv’deki temasları çerçevesinde İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Netanyahu'nun koalisyon ortağı ve Savunma Bakanı Benny Gantz ve Dışişleri Bakanı Gabi Ashkenazi ile bir araya geldi. ABD heyetinin bugün İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat başkanlığındaki bir heyetle birlikte Abu Dabi’ye gitmesi bekleniyor. İsrail heyetinde ayrıca hükümet kabinesinin bir üyesi ve Dışişleri Bakanlığı’nda bölgesel ilişkiler ve turizm konularından sorumlu iki genel müdür bulunuyor. Abu Dabi’de yapılacak müzakerelerin ilk ayağında turizm, doğrudan uçuşlar, ticaret, ekonomi, enerji, sağlık ve koronavirüs salgınıyla mücadele konuları ele alınacak.

Savunma Bakanlığı ve istihbarat birimleri temsilcileri İsrail  heyetinden çıkarıldı
Netanya’nun basın ofisinden yapılan açıklamada, Savunma Bakanlığı ve istihbarat birimleri temsilcilerinin İsrail heyetinden çıkarıldığı ve bu temsilcilerin önümüzdeki iki hafta içinde Abu Dabi’yi ziyaret edecekleri bildirildi. Abu Dabi ve Tel Aviv arasında siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkiler ile güvenlik konusunun birbirinden ayırma kararının BAE hükümetinin kararı, ABD’nin onayı ve Netanyahu-Gantz ile koordinasyon sonucu alındığı öğrenildi. Bu doğrultuda Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Amir Eshel başkanlığında Mossad (dış istihbarat), AMAN (askeri istihbarat) ve Şabak (iç istihbarat) yetkililerinin yer alacağı güvenlik heyetinin bağımsız olarak Abu Dabi’yi ziyaret etmesi kararlaştırıldı. Üst düzey bir İsrailli yetkili, savunma bakanlığı ve istihbarat yetkililerinin heyetten çıkarılmasının arkasında, ilişkilerin ilk etapta sivil konularda müzakerelerle başlanması yönündeki talebin olduğunu söyledi.

İsrail’den BAE’ye ilk uçuş
Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı'ndan BAE’ye ilk resmi uçuş, İsrail ulusal hava yolu şirketi El Al’a ait Boeing 737-900 tipi uçakla gerçekleştirilecek.  İsrail Havaalanları Otoritesi (IAI) Tel Aviv'den Abu Dabi'ye giden uçuşu “LY 971” kodu ile dönüş uçuşunu ise “LY 972” kodu ile listeledi. El Al şirketi, Abu Dabi’ye gidecek uçağın üzerine Arapça, İbranice ve İngilizce “Barış” sözcüğünü yazdı. Uçağa aynı zamanda omuzdan ateşlenen füzeleri algılayıp uzaklaştıran lazer sisteminin kullanıldığı bir hava savunma sistemi monte edildi.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.