Başağa ile Serrac anlaşmazlığını ‘geçici’ olarak gideren arabuluculuk

Fayiz es-Serrac dün başkent Trablus'ta İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ile görüştü (Reuters)
Fayiz es-Serrac dün başkent Trablus'ta İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ile görüştü (Reuters)
TT

Başağa ile Serrac anlaşmazlığını ‘geçici’ olarak gideren arabuluculuk

Fayiz es-Serrac dün başkent Trablus'ta İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ile görüştü (Reuters)
Fayiz es-Serrac dün başkent Trablus'ta İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ile görüştü (Reuters)

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac ile eski İçişleri Bakanı Fethi Başağa arasındaki anlaşmazlık, dün motosikletli bir intihar saldırısına tanıklık eden başkent Trablus’ta uluslararası arabulucuların devreye girmesiyle ‘geçici’ olarak giderildi. Öte yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), Türkiye yanlısı Suriyeli paralı askerlerin başkentteki kamplarından birini hedef alan patlamada ölen ve yaralananların olduğunu açıkladı.
Fayiz es-Serrac’ın Başağa’ya Trablus'ta kötü hayat şartlarının daha da kötüleşmesi ve kamu hizmetlerinin çökmesini protesto eden son gösterilere ilişkin tutumu nedeniyle idari soruşturma açılması için verdiği 72 saatlik süre doldu. Soruşturmanın sonuçlarına değinilmeyen gayri resmi açıklama ile Serrac ve Başağa arasındaki anlaşmazlığın giderildiği duyuruldu. Başağa, ‘hükümete karşı disiplinli olma ve isyan etmeme’ sözü verdi.
Tüm bu gelişmeler dün sabah erken saatlerde Trablus'ta motosikletli bir intihar saldırısı sonrasında gerçekleşti. Patlamada intihar bombacısı kendisini havaya uçururken çevrede can kaybı veya maddi hasara sebep olmadı. Olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı, ancak yerel medya kuruluşları, bir yılı aşkın bir süredir ilk kez karşılaşılan böyle bir saldırıda, intihar bombacısının Trablus’un batısında Canzur semti yolundaki kavşakta üzerine yerleştirdiği bombayı infilak ettirdiğini belirtti.
Sahada ise LUO'ya bağlı el-Kerame Operasyon Odası'nın medya merkezi, dün Trablus'taki Yermuk Askeri Kampı’nı hedef alan bir patlamada Suriyeli paralı askerlerden ölen ve yaralananların olduğunu duyurdu. Türkiye'nin kendi saflarında savaşmak üzere getirdiği Suriyeli paralı askerlerin karargahı olan kampı kontrol eden UMH olayla ilgili sessiz kalmayı tercih ederken kentin geniş bir bölümünde duyulan patlamanın detayları açıklanmadı.
LUO’nun başkent Trablus'un ed-Direybi bölgesinde kimliği belirsiz kişilerce araçlarına ateş açılan üç Suriyeli paralı askerin öldürüldüğünü açıklamasından sadece birkaç saat sonra, yerel basın kuruluşları ve görgü tanıkları, kampın üzerinden dumanlar yükseldiğini gördüklerini aktardılar.
Bu saldırılar, dün Avrupa Birliği’nin (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyon Başkan Yardımcısı Josep Borrell’in Fayiz es-Serrac ve hükümet üyeleriyle Trablus’ta yaptığı sürpriz görüşmelerden sadece birkaç saat önce gerçekleşti. Görüşmede, ‘Libya'nın AB’nin en önemli önceliği olmaya devam ettiğini’ söyleyen Borrell, son ateşkes açıklamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Borrell, taraflar arasındaki anlaşmazlığı çözmek için Libya’da diyalogu ve siyasi çözümü desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.
Borrell, toplantıda siyasi süreçte kaydedilen ilerleme, 5+5 formatında düzenlenen ortak askeri komite toplantılarının yeniden başlaması, Libya’nın petrol sektörü üzerindeki ablukayı kaldırmanın yollarını ele aldıklarını açıkladı. AB’nin, Libyalı taraflar arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmek için Berlin Konferansı sonuçları, arabuluculuk çabaları ve silah ambargosu dahil tansiyonu düşürmek amacıyla alınan önlemleri güçlü bir şekilde desteklediğini belirtti.
Öte yandan İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, dün başkent Trablus'ta Serrac ile bir araya geldiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Bize göre Libya, önemli bir oyuncu ve bölgedeki tüm ülkeler için gelişen ticaret ve büyüme fırsatları ile Akdeniz'de yeni bir kalkınma modeli inşa etmek için çok önemli bir cephedir” ifadelerini kullandı. Ateşkesin güçlendirilmesi için UMH ile Libya'nın doğusunu yöneten Tobruk Temsilciler Meclisi (TM) arasında varılan anlaşmayı desteklediklerini vurgulayan Di Maio, ‘tüm dış müdahalelerin durması gerektiğini’ vurguladı.
Diğer yandan Serrac, İtalyan haber ajansı Nova'nın aktardığı açıklamalarında, “Bir an önce İtalya ile Libya arasındaki ekonomik konularda bir komite oluşturacağız. İtalyan şirketlerinin Libya'daki kalkınma ve büyümeyi desteklemek için bize gelmesini istiyoruz” dedi. Bu arada ülkenin doğusunu da ziyaret eden İtalyan Bakan, ülkedeki siyasi durumu çözmenin yanı sıra ortak endüstriyel ve ticari işbirliği dosyalarını görüşmek üzere TM Başkanı Akile Salih ile bir araya geldi.
Libya’daki bu görüşmeler, Moskova’da yapılan Türkiye-Rusya görüşmeleriyle aynı zamana denk gelirken Libya krizindeki son gelişmelerle ilgili olarak Salih'in temsilcisi tarafından, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov'a bir mektup gönderildi. Mektupta Libya’daki duruma ciddi ve kapsamlı bir siyasi çözüm bulma konusunda Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) ile tam bir koordinasyon sağlanacağı vurgulandı.
Bir diğer gelişmede Trablus’taki protesto gösterilerini organize edenlerden ‘23 Ağustos Hareketi’ Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada taleplerini artırarak siyasi bölünmeye son vermeyi hedeflediğini duyurdu. Hareket, altı ay içinde vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir mini kriz hükümeti kurmaya çalışması, Anayasayı denetlemesi ve Birleşmiş Milletler'in (BM) gözetim ve güvencesi altında bir parlamentonun ve devlet başkanının seçilmesi koşuluyla Yüksek Yargı Kurulunun iktidara gelmesi ve tüm siyasi organların feshedilmesi talebinde bulundu.
Öte yandan UMH Başkanlık Konseyi dün, UMH’nin zayıf performansına karşı yapılan halk protestolarını kontrol altına alma çabaları bağlamında, gelirlerin düzenlenmesi amacıyla yerel gelir sistemi yönetmeliğini onayladı. Belediyelere iki milyar dinar tahsis etme kararı alan Başkanlık Konseyi, bu fonun yüzde 70'ini ‘belediyelerin yetki alanlarında kullanmalarını sağlamak, vatandaşlara daha iyi hizmet vermek ve beldelerde kalkınmayı sağlamak için gerekli fonları tahsis etmek’ amacıyla yerel kalkınma projelerine ve programlarına ayrıldı. Diğer yandan Fayiz es-Serrac İskan ve İmar Bakanlığı kurulması iiçin talimat verdi. UMH’den dün (salı) yapılan açıklamaya göre Serrac, yardımcısı Ahmed Maitik'i yaklaşık 9 milyar dinar sermayeli Ekonomik Kalkınma Fonu'nun Mütevelli Heyeti Başkanı olarak atadı.



Irak bugün Kürt peşmerge güçlerinin birleştirilmesi sürecini tamamlıyor

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)
TT

Irak bugün Kürt peşmerge güçlerinin birleştirilmesi sürecini tamamlıyor

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı yetkilileri, Bağdat’ta güvenlik koordinasyonu amacıyla düzenlenen bir toplantıda. (Arşiv, Resmî medya)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi makamları, bugün Kürt peşmerge güçlerinin birleştirilmesinin ilanı dolayısıyla resmî bir tören düzenlemeye hazırlanıyor. Böylece Kürdistan Bölgesi’nde Peşmerge Bakanlığı’nın dışında herhangi bir Kürt silahlı gücünün bulunmadığı yeni bir döneme geçilmesi hedefleniyor.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan (INA) aktardığına göre, Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Sözcüsü Dilşad Şehab, bugün “peşmerge güçlerinin birleştirilmesinin ilan edileceğini ve 21 Eylül’den sonra Peşmerge Bakanlığı bünyesi dışında hiçbir peşmerge gücünün kalmayacağını” söyledi. Şehab, bu adımın güçlerin bakanlık çatısı altında birleştirilmesi için uzun süredir yürütülen çalışmaların sonucu olduğunu belirtti.

Şehab, birleştirme sürecinin 2016 yılında başladığını ve özellikle siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle geçen yıllarda önemli zorluklarla karşılaşıldığını ifade etti. Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin yürüttüğü çabaların yanı sıra, koalisyon güçleri ve dost ülkelerin desteğinin bu zorlukların aşılmasına ve birleşme sürecinin tamamlanmasına katkı sağladığını kaydetti.

Şehab ayrıca, sürecin tamamlanmasının ilan edileceği törenin, Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın himayesinde ABD Savunma Bakanlığı ile Kürdistan Peşmerge Bakanlığı arasında imzalanan mutabakat zaptının dördüncü yıl dönümünde gerçekleşeceğini belirtti. Söz konusu mutabakat, peşmerge güçlerinin birleştirilmesini ve bu güçlere destek sağlanmasını amaçlıyordu.

Irak’taki bütün silahlı grupların, Irak’a destek veren uluslararası koalisyon güçlerinin ülkeden tamamen çekilmesini tamamlamasının ardından, silahlarını en geç bu ayın 30’una kadar devlete teslim etmeleri bekleniyor.

Irak hükümeti, silahların teslim edilmesi dosyasına ilişkin bir mekanizma üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla başta Hizbullah Tugayları, Ensarullah el-Evfiya, El-Nuceba, Seyyidü'ş Şüheda, Seraya Evliyaü'd Dem ve Ehli Kehf olmak üzere silahlı grupların temsilcileriyle müzakereler yürütüyor.


Halep’in güneyinde Suriye ordusuna ait silah depolarında patlamalar

İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)
İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)
TT

Halep’in güneyinde Suriye ordusuna ait silah depolarında patlamalar

İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)
İsrail’in Suriye ordusuna ait askeri noktayı hedef alan hava saldırısının ardından Şam’ın bir banliyösünden yükselen dumanlar, (Arşiv-AFP)

Halep’in güney kırsalındaki bölgeler, bugün sabaha karşı Suriye ordusuna ait silah depolarında meydana gelen patlama sesleriyle sarsıldı.

Halep Sivil Savunma Operasyonları Komutanı Faysal Muhammed Ali, “Halep’in güneyindeki el-İys bölgesinde patlamaların devam etmesi, ambulans ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaşmasını engelliyor” dedi.

Ali, Suriye Haber Ajansı’na (SANA) yaptığı açıklamada, sivilleri patlamaların meydana geldiği bölgeye yaklaşmamaları konusunda uyardı.

Halep Valisi Azzam el-Garib de el-İys ve çevresinde patlamalar meydana gelmesi nedeniyle bölge halkına bölgeye gitmemeleri çağrısında bulundu. Garib, “Herkesten evlerinden çıkmamalarını, patlama bölgelerine gitmemelerini ve güvenlikleri ile müdahale ekiplerinin güvenliği için bu alanların yakınında toplanmamalarını rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Garib ayrıca, “Hastaneler ile ambulans ve acil müdahale ekipleri teyakkuz halinde. İlgili makamlar sahadaki durumu takip ediyor ve her türlü acil duruma müdahale ediyor” dedi.

Suriye İçişleri Bakanlığı ise “el-İys’teki patlamaların ardından Şam-Halep uluslararası yolunun, İbcla Üniversitesi kavşağı ile Han Tuman Köprüsü’nde Halep yönünden trafiğe kapatıldığını” duyurdu.

Patlamaların meydana geldiği bölgeye yakın el-İys ve ez-Zerbe sakinleri, durumu korkutucu olarak nitelendirdi. Bölge sakinleri, onlarca füzenin havada uçtuğunu ve patlamaların bölgede büyük paniğe yol açtığını belirtti.

Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Halep’in güneyindeki el-İkarda bölgesinde yaşayanlar, “el-İys ve Tel Hediye beldelerinde şiddetli patlama sesleri duyuluyor. Füzelerin havada uçtuğu ve patladığı görüldü” dedi.

Bölge sakinleri ayrıca, “Hiç kimse askeri mevzilere yaklaşamıyor. Mevziilerde çok sayıda asker bulunuyor ancak onlardan ne durumda olduğu bilinmiyor” ifadelerini kullandı.

Halep kentinde yaşayanlar da patlama seslerinin kentten yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki el-İys beldesinden açıkça duyulduğunu belirtti.

El-İys bölgesi ve Halep’in güneyindeki diğer bölgelerin, muhalif grupların Halep’e girmesinin ardından İdlib vilayetine ve buradan Şam’a doğru ilerlediği dönemde İran Devrim Muhafızları ve Lübnan Hizbullahı güçlerinin kontrolünde olduğu belirtiliyor.


Rusya Suriye sahilinde kalıyor ancak misyon değişiyor

Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)
Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)
TT

Rusya Suriye sahilinde kalıyor ancak misyon değişiyor

Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)
Mutabakat, askeri üs ve tesislerin işlevini yeniden tanımlayarak, bunların Şam ile Moskova arasında ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürülmesini öngörüyor. (Independent Arabia)

Mustafa Rüstem

Rusya’ya ait bir gemi konvoyunun Suriye’nin batısındaki Tartus’a ulaşmasıyla birlikte, Rusya’nın Akdeniz kıyısındaki iki üssünden birinin bulunduğu bu limana Moskova-Şam mutabakatının ardından gelen ilk gemilerin ne taşıdığı gündeme geldi. Söz konusu mutabakat, Rusya’nın Suriye topraklarındaki varlığının geleceğine ilişkin düzenlemeleri içeriyor.

Rus konvoyunda yer alan dört gemi, bu ayın 7’sinde Akdeniz’e ulaştı. Rus çarlarının, 2024’ün sonlarında başlıca müttefikleri olan Suriye eski Devlet Başkanı Beşşar Esed’in devrilerek Moskova’ya kaçmasının ardından da Akdeniz’deki varlığını korumaya çalıştığı biliniyor.

Askeri-teknik iş birliği

Deniz istihbarat şirketi Sea Max’in uydu görüntüleri üzerinden yaptığı ilk incelemeye göre Rusya’ya ait Sparta ve ikmal gemisi Akademik Paşin konvoyda yer aldı. Reuters ise konvoydaki iki gemiyi görüntülerken, Rus petrol tankeri General Skobelev’in Suriye açıklarında demirlediğini ve boşaltma operasyonu sırasında limanın üzerinde bir gözetleme balonunun uçtuğunu bildirdi.

Bu sırada Sparta gemisi, Hmeymim ve Tartus üslerine gönderilen mühimmatın da bulunduğu malzemeleri boşalttı. Konvoydaki dördüncü gemi ise Rusya’ya ait Amiral Levçenko destroyeri. Konvoyun Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Akdeniz’e yönelmesi ve gemilerin sinyal yayınlarını kesmesinin ardından, uydu takibiyle Suriye kıyılarına ulaştıkları doğrulandı.

Rus siyasi işler uzmanı Dr. Roland Bijamov yaptığı değerlendirmede, Rus gemilerinin faaliyetlerinin iki ülke arasındaki yeni ilişkiler ve ikili iş birliği çerçevesinde, askeri-teknik iş birliğinin yeni bir modeli kapsamında yürütüldüğünü söyledi. Bijamov, Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Hmeymim Üssü’ne gerçekleştirdiği ilk ziyaretin, tarafların son dönemde vardıkları anlaşmaları fiilen uygulama aşamasına geçtiğini gösterdiğini belirtti.

 Rusya Akdeniz'den çekilmeyecek, Akdeniz'e kıyısı bulunan iki Suriye üssünde varlığını sürdürecek (Independent Arabia)
Rusya Akdeniz'den çekilmeyecek, Akdeniz'e kıyısı bulunan iki Suriye üssünde varlığını sürdürecek (Independent Arabia)

Bijamov’a göre Rusya Akdeniz’den çekilmeyecek; Tartus ve Hmeymim’deki varlığını sürdürecek, ancak buradaki faaliyetlerini ortak eğitim merkezleri ve lojistik merkezler şeklinde yeniden yapılandıracak.

Rusya’nın yeni Suriye ordusuna silah tedariki konusunda ise Bijamov, bunun mümkün olduğunu ancak sürecin kademeli ve pratik şekilde ilerleyeceğini, ilk aşamada Şam yönetimine yeni ordunun ihtiyaç duyduğu yedek parçalar ile askeri teçhizat bileşenlerinin sağlanmasıyla sınırlı kalacağını ifade etti.

Rus gemilerinin gelişinin, Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Rus üssüne gerçekleştirdiği askeri heyet ziyarete paralel olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Bijamov, iki gelişmenin aynı sürecin birbirine bağlı parçaları olduğunu belirtti. Bijamov’a göre Moskova, yeni koşullar altında varlığını sürdürürken, Şam da diğer uluslararası aktörlere karşı elini güçlendiren bir konum elde ediyor. Sürecin temelinde ise pragmatizm ve ortak çıkarlar bulunuyor.

Mutabakat ve Rusya’nın varlığı

Suriye-Rusya ilişkilerini takip eden uzmanlara göre, gerçekleşen gelişmeler Şam’ın dış politikasında, Suriyelilerin hafızasında önemli yer tutan en karmaşık meselelerden birinin çözümü açısından yeni bir adım oluşturuyor. Böylece iki taraf arasındaki eski düşmanlık, barış ve karşılıklı çıkar ilişkisine dönüştürülürken, uzun süre Rusya’nın mutlak nüfuzu altında bulunan bir bölgede Suriye egemenliğinin yeniden tesis edilmesi hedefleniyor.

Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Rus üslerine yaptığı ziyaretin ardından Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani de cuma günü Lazkiye Uluslararası Havalimanı’nı ziyaret etti. Şeybani’ye Genelkurmay Başkanı, deniz ve hava kuvvetleri komutanları ile askeri istihbarat başkanı eşlik etti. Heyet, mutabakatın uygulanmasına ilişkin süreci takip etmek ve üzerinde anlaşmaya varılan uygulama adımlarının ne aşamada olduğunu değerlendirmek üzere bazı Rus yetkililerle bir toplantı gerçekleştirdi.

Moskova ile Şam arasında Rusya’nın iki üssünün geleceğine ilişkin müzakereler bir buçuk yılı aşkın süre devam etti. Taraflar, sivil nitelikteki tesislerin yönetiminde Suriye egemenliğini güvence altına alan bir anlaşmaya vardı. Buna göre Hmeymim Havalimanı ve Tartus Limanı’ndaki dördüncü ticari rıhtım gibi tesislerin kademeli olarak yeniden işletmeye alınması ve sivil yatırımlara açılması öngörülüyor.

Buna karşılık mutabakat, askeri nitelikteki tesislerde Rusya’nın varlığını yeniden düzenlerken, Akdeniz kıyısındaki bu bölgede Suriye’nin ulusal egemenliğini de güvence altına alıyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin açıklamasına göre yeni düzenlemelerin uygulanması için üç ayı aşmayacak net bir takvim belirlendi.

Eğitim ve silahlandırma

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre taraflar, 9 Ağustos’ta imzalanan mutabakat kapsamında askeri üs ve tesislerin işlevlerini yeniden düzenleyerek bunları ortak eğitim ve yetiştirme merkezlerine dönüştürme konusunda anlaşmaya vardı.

Askeri analist Ahmed Kabalan yaptığı açıklamada, anlaşmanın yeni Suriye ordusuna teknik destek sağlanmasının yanı sıra eğitim ve yetiştirme faaliyetlerine katkıda bulunmasının önünü açtığını söyledi. Kabalan, özellikle Şam’ın kurtarılmasının ilk günlerinde İsrail hava saldırılarında imha edilen ağır araçların ve hava savunma sistemlerinin onarımı konusunda iş birliği yapılabileceğini ifade etti.

Kabalan’a göre bunun karşılığında Moskova Akdeniz’deki iki üssünü koruyacak. Tartus Üssü’nün, Rusya’ya Akdeniz’in güney kesimindeki NATO faaliyetlerini izleme imkânı sağlaması nedeniyle önemli olduğunu belirten Kabalan, üssün kaybedilmesinin bölgedeki güç dengesini etkileyebileceğini, ayrıca farklı ülkelerde yürütülecek operasyonlar için bir ikmal ve hareket noktası niteliği taşıdığını ifade etti.

Suriye Gelecek Hareketi ise yayımladığı açıklamada, mutabakat hükümlerinin uygulanmasının hızlandırılması çağrısında bulundu. Açıklamada, açık bir uygulama planı, kesin takvimler ve askeri tesislerin sivil ve eğitim merkezlerine fiilen dönüştürülmesini denetleyecek mekanizmalar oluşturulması istendi. Ayrıca Lazkiye Havalimanı ve Tartus Limanı’nın geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir plan hazırlanması ve geri alınan tesislerin yönetiminde şeffaflığın artırılması, işletme faaliyetleri ve gelirler konusunda düzenli raporlar yayımlanması talep edildi.

Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı

Moskova, 2011’de Suriye’de halk hareketinin başlamasının ardından ülkenin içişlerine doğrudan müdahil oldu. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre Rusya, Çin’le birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisini kullanarak Esed yönetimi ile muhalifler arasındaki çatışmaları sona erdirecek uluslararası kararların önünü kesti.

Askerî açıdan Rusya’nın Suriye’deki varlığı 2015’te önemli ölçüde arttı. Moskova, önceki Suriye yönetimine silah ve teknoloji desteği sağlarken, Hmeymim ve Tartus’taki faaliyetlerini genişletti; ayrıca ülkenin farklı bölgelerinde çok sayıda askeri üs ve nokta kurdu.

Esed’in devrilmesine kadar devam eden bu varlığın ardından, muhaliflerin 27 Kasım 2024’te Halep’e yönelik operasyon başlatmasıyla Rusya, kentteki son askeri noktası olan Esed Askeri Akademisi’nden personelini çekti. Rusya ayrıca ağır araçlarını ve gelişmiş savunma sistemlerini batıdaki Hmeymim ve Tartus üslerine taşıdı ve varlığını korumak amacıyla diplomatik çözüm arayışlarına yöneldi.